2007'den Bugüne 75,895 Tavsiye, 24,840 Uzman ve 17,065 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Veteriner Hekim Anlamaz
MAKALE #10608 © Yazan Vet.Hek.A.Kutlu DAYIOĞLU | Yayın Mart 2013 | 3,298 Okuyucu
Bir çok forum ve gruplarda alışılmış hayvanlar dışındaki hayvanları besleyen hayvan severler hep veteriner hekimlerden şikayet ederler ve hayvanımı kliniğine götürdüm ‘’Bu ne?’ dedi. ‘’Guinea pigi tanımıyormuş’’ ‘’Papağandan anlamazmış’’ Hatta ‘’kedi köpekten anlamazmış’’ diye veteriner hekimler eleştiriliyor. Tabi burada sadece klinisyen hekimlerden bahsediyorum. Biliyorsunuz Veteriner Fakültesi’nden her mezun olan klinik açmaz. Çoğu meslektaşım özellikle gıda hijyeni olmak üzere, tavukçuluk, besicilik, hipermarketlerde, mezbahalarda, laboratuar uzmanlığı, tıp fakültelerinde temel bölümler gibi iş kollarında fakültede aldığı eğitiminin temeli ile bir çok sektörde insanlara hizmet eder. Bugün yediğiniz her gıdanın sağlıklı olmasında veteriner hekimlerin katkısı vardır.

Evet Veteriner Hekimler her hayvandan anlayamıyorlar ne yazık ki! Ama özellikle klinisyen hekimlerin kendilerini yetiştirmemeleri için bir engel yok. Veteriner hekimler bilmemekte anlamamakta tam olarak haklılar da demiyorum ama şunu da unutmayın fakültedeki 5 yıllık eğitimde siz isteseniz de istemesiniz de sınavlarından geçer not almanız gereken At-Eşek-İnek-Koyun-Keçi-Manda-Köpek-Kedi-Tavuk-Hindi hatta domuz gibi hayvanlar konusunda bilgi alıyorsunuz. Hepsinin anatomisi belli açılardan benzese bile aynı zamanda aklınıza gelmeyecek kadar çok farklar da var. Dolayısıyla her hayvanın hastalıkları farklı olduğu gibi, tutulması, muayenesi, kan ve idrar alınması ve tahlilleri, fizyolojik değerleri, röntgen ve ultrason değerlendirmeleri, teşhisi ve tedavisi de farklı farklıdır. Bir de buna her hayvanın yeni doğmuştan başlayarak-bebek-yavru-genç-yetişkin ve yaşlı olmasının oluşturduğu farkları da ekleyelim.

Farkındaysanız daha Guinea pig gibi bir hayvana sıra gelmeden neler söz konusudur. Ders konularına gelince ise iş iyice içinden çıkılmaz hale gelir. Yine bir çok hayvanın farklı farklı özelliğinin olduğu durumda fizyoloji, bakteriyoloji, anatomi, pataloji, histoloji ve embriyoloji, farmakoloji, dahiliye, cerrahi, ortopedi, doğum ve jinekoloji, psikoloji, besin hijyeni, su hijyeni gibi derslerden başka Et endüstrisi dersinde sucuk salam pastırma yapmaya kadar uygulamalı dersler, süt endüstrisinde ise yoğurttan peynire yine her süt ürünü ile ilgili hem bilgi hem de uygulamalarla karşı karşıyasınızdır. Okula girmek zor olduğu gibi veteriner Fakültesinde okumak da kolay değildir ve çok kapsamlı ve ağır dersler alırsınız. Bu da yetmezmiş gibi okuldan mezun olduktan sonra yöneldiğiniz işte yine pratik ve bilgi anlamında kendinizi yetiştirmeye, yeni ilaç ve uygulamaları öğrenmek için güncel yayın ve bilgi akışını araştırmaya ve takip etmeye devam etmelisiniz. Sıra ekzotik hayvanlara gelmeden dahi bu kadar ilginç bir meslektir bizimkisi! Yazımın başında bir sürü hayvan saymıştım değil mi!? O saydığım ilk gurup hayvanın yanında benim kliniğime gelen diğer hayvanları da sayayım size : Başta Guinea pig evet, ama dahası var: Sincabın her türü, tavşan türleri, hamster, kara kaplumbağası, su kaplumbağası, semender, kurbağa ( evet kurbağa bile ) iguana, piton vb yılan türleri, leopar geko, bukalemun, diğer sürüngen türleri, tarantula, akvaryum balıkları, ördek, süs tavuğu, güvercin her türü, sülün, keklik evcil ve yabani, kanarya, muhabbet kuşu, papağanın her türü, evcil kumru türleri, hint bülbülleri, ispinozlar, daha yaban hayvanlarını saymadım ; Şahinler, baykuşlar,kerkenezler, yalıçapkınları, yabani kumrular, ebabiller, kırlangıçlar, yaban güvercinleri, yaban ördeği türleri, flamingolar, pelikanlar, balabanlar, balıkçıllar, karabataklar, martılar, diğer su kuşları, yabani sincaplar, karaca, tilki, yaban tavşanları daha neler neler! Bir de tabi sokak hayvanları var. Sokak hayvanı evcil hayvandan bambaşka bir veteriner hekimlik alanıdır. Hemen her zaman insanların umursamazlığı nedeniyle kliniklere geç getirilirler. Çünkü insanlar duyarsızlıkları ile çoğunlukla yaralı, muhtaç, kör hayvanların yanından yürüyüp geçip gitme eğilimindedirler. Veteriner hekim eğer bir klinisyense işte kliniğine şifa bulmak için bu hastalar gelir.

Veteriner hekim bu durumda guinea pigten anlamayabilir. İlk defa gördüğünde kıvırcık tüylü ve düz tüylü ırkları ayıramayabilir doğru, ama eğer ki kliniğine bu tip hastalarda geliyorsa hızlı bir şekilde onlara da yardım edebilmesi için bu hayvanlarında hastalıklarını, teşhis ve tedavilerini öğrenmek zorundadır. Aksi taktirde insanlar çaresiz kalır. Birbirlerine ilaç ve tedavi tavsiye etmeye başlarlar. Bu ilaç tavsiye etme ve başka bir hayvanseverden duyduğu ilaç ve tedaviyi uygulama olayı eskiden güvercin, kanarya besleyenlerde ve av köpeği sahiplerinde çok yaygındı. Şimdi de onlara ek olarak guinea pig, papağan, hamster, iguana vb besleyenlerde görülüyor.

Burada doğruyu bulmak adına konuyu anlatırken asıl önemli olandan uzaklaşmamak gerekir. Asıl önemli olan hasta olan bir hayvanın en kısa sürede nasıl tedavi olup sağlığına kavuşacağı ve hayvanların yanlış uygulamalarla, yanlış ilaç veya eksik-fazla ilaç dozlarıyla iyileşmelerinin gecikmesi, boşuna tedavi oluyormuş gibi oyalanmaları hatta ölmelerinin önüne nasıl geçeceğimiz konusudur. Ben kendi adıma veteriner hekim olarak üzerime düşeni yapmaya çalışıyorum. Kliniğime gelen guinea pig gibi hayvanların tedavilerini en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum. Bu hayvanlar ve diğer hayvanlarla ilgili bana facebook, mail, forum vb gibi internetten veya telefonla arayarak ulaşabilen her hayvana (ve tabi hayvan sahibine) şartlarına uygun şekilde yardım etmeye çalışıyorum. Eğer bulunduğu yerde veteriner hekim varsa mutlaka hekime gitmesini istiyorum. Gittiği veteriner hekim zaten ben bu hayvanlardan anlıyorum diyorsa mesele yok. Ama bu hayvandan anlamıyorsa da sonuçta hekimdir. Bir hayvanın ateşine bakmak, dehidrasyonu var mı yok mu tespit edebilmek, genel durumunu, makro ve mikro bulguları tespit edebilecek eğitime ve yetkiye sahip tek meslek sahibi olarak eğer baştan ben anlamam diyerek kesip atmazsa muayenesini yapabilir. Sonra da belki hasta sahibinin yanında çekinmeden rahatsız olmadan beni veya bu konulardan anlayan başka bir meslektaşımı arayarak destek ve konsultasyon yoluna gidebilir. Sonuçta zaten aldığı fikirlerin ve tedavi şekillerini kendi bilgisi, tecrübesi ve eğitiminde süzdükten sonra aklına yatanını uygulayacaktır. Çünkü başka hekime danışsa bile tedavi sorumluluğu uygulamayı yapan hekimdedir. Meslektaşlarımızın bazıları hiç rahatsız olmadan kolayca arayıp, danışıp, karşılıklı saygı ile hastaya yararlı olmak adına bir şeyler yapmaya çalışırken bazıları bu tür aramalardan rahatsız olmakta, başka hekimle bir hasta hakkında konuşmakla ilgili çekingen hatta gergin hissetmektedirler. Tabi danışılan hekim olarak sizinde karşınızdaki meslektaşınızı aşağılayıcı, küçümseyici gereksiz terim, bilgi ve jargonlar kullanmanızda hiç yakışık almaz ve deontolojiye aykırıdır. Amaç hastayı iyileştirmek hatta çoğu zaman kurtarmaktır. Karşındakine hava atmak ve kendini tatmin etmek değildir.

Umarım önümüzdeki yıllarda telefonla vb konuştuğumuz meslektaşlarımız çok daha kompleksiz, asıl amaçlarını bilerek, birlikten kuvvet doğar ilkesi ile hastasını da düşünerek kendisine karşılıksız bilgi ve tecrübesini sunan hekim arkadaşlarıyla daha iyi diyaloglara girerler.

Sonuç olarak :


Veteriner hekimseniz özellikle de bir kliniğiniz varsa mesleğinizin en başta gelen amacı her şekilde hayvanlara sağlık vermektir. Bunun içinde hiç bitmeyecek şekilde çalışıp, araştırıp, bilgi ve tecrübelerinizi eğitiminizin potasında eritip, iyi niyetle becerinizi de katarak hayvanlara yardımcı olmaya çalışmalısınız. Unutmayalım hayvanların bizden başka gideceği bir doktorları yok. Bakış açısı bu olmalıdır diye düşünüyorum : Hayvan doktoru olmak veteriner hekim olmak böyle bir şeydir.

Bir hayvan sahibiyseniz hayvanınızın her türlü sağlık sorununda başvuracağınız yetki ve bilgi sahibi tek meslek sahibinin veteriner hekim olduğunu unutmamalısınız. Hayvan beslerken edinilen tecrübe tabi ki önemlidir ama her zaman bir kişinin hayatı boyunca edinebileceği tecrübe aciz ve kısıtlıdır. Beslenme, bakım, tarama, ırk ayırımları, çiftleştirme seçenekleri, barındırma, temizlik, alıştırma, eğitim, hatta davranış konularında her zaman daha önce hayvan besleyenlerle konuşmak yararlıdır ve onların tecrübelerinden yararlanmak (çoğu zaman) sizi doğruya götürebilir. Ama hayvan sağlığı konusu veteriner hekimin konusudur. Size iyi niyetle tavsiye edilen ilaç ve tedavi şekillerini bir veteriner hekime danışmadan uygulamamalısınız. İyi niyetle yapılan tavsiyeler diyorum çünkü bir hayvanın hayatını kurtarmak için başka bir hayvan severin kötü niyetle tavsiyede bulanabileceğini sanmıyorum. Ama bu iyi niyetli tavsiyeler sadece yaşanan tecrübeler, veteriner hekimlerden öğrenilen, internetten yapılan araştırmalar ve diğer hayvana meraklı kişilerin ömürleriyle kısıtlı zamanda edindikleri tecrübelerdir. Bu nedenle tecrübelerini belki sadece kendilerinin kullanmaları ve başkalarına yardımcı olmaya çalışırken bazı kurallara uymayarak konuya tam hakim olmadıkları ve hayvan sağlığı konusunda bilgileri kısıtlı olduğu için hata yapabilecekleri, hata yaptırabilecekleri gerçeğini göz ardı etmemelidirler. Tüm bu yazıda amaç meslektaşım veya değil, birilerinin yaptığını eleştirmek veya kötülemek değildir.

Amaç hepimiz için malumdur; her şekilde bir hayvanın vakit kaybetmeden en kısa sürede doğru şekilde sağlığına kavuşması ve hayatını kaybetmemesidir
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Veteriner Hekim Anlamaz" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Vet.Hek.A.Kutlu DAYIOĞLU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Vet.Hek.A.Kutlu DAYIOĞLU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Vet.Hek.A.Kutlu DAYIOĞLU'nun Yazıları
► Veteriner Hekim Olmak Vet.Hek.Dr.Başak TUNÇER ULUKARTAL
► Kamuda Veteriner Hekim İstihdamı PDF Vet.Hek.Dr.Mustafa ALTUNTAŞ
► Veteriner Kardiyoloji Vet.Hek.Gökhan ÖZTÜRK
► Veteriner Tıpta Endoskopi Vet.Hek.Doç.Dr.M. Alper ÇETİNKAYA
► Veteriner Ortopedide Biyoseramikler Vet.Hek.Doç.Dr.M. Alper ÇETİNKAYA
► Avrupada Veteriner Hekimlik PDF Vet.Hek.Dr.Mustafa ALTUNTAŞ
► Kurban,hayvancılık ve Veteriner Hizmetleri Vet.Hek.Dr.Mustafa ALTUNTAŞ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,065 uzman makalesi arasında 'Veteriner Hekim Anlamaz' başlığıyla benzeşen toplam 13 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kedilerde Agresiflik-Saldırganlık ÇOK OKUNUYOR Nisan 2013
◊ Bu da Bir Akrep Macerası ÇOK OKUNUYOR Haziran 2017
◊ Pisipisi Otu Ekim 2009
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


07:28
Top