TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



PSİKİYATRİK YANİ PLASTİK HASTALIKLAR NASIL ÜRETİLDİ

İzzet GÜLLÜ Fotoğraf
Psk.İzzet GÜLLÜ
Malatya
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi15 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 473 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 683,

* Yayın Tarihi : 04-12-2013 - 10:35 (357 gün önce),

* Ortalama Günde 1.91 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 4622 , Kelime Sayısı : 637 , Boyut : 4.51 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Psk.İzzet GÜLLÜ hakkında söyledikleri:
İzzet Güllü'nün mesleğindeki birikimi ve başarısını vurgulamak istiyorum. Sanırım bunun sebebi biraz da insanlarla olan iletişimi ve sevgisi. İnsanı bir makine olarak gören ve onu bu açıdan elen alan yaklaşıma karşı oluşturduğu insani yaklaşım dikkate değer. Eminim pek çok hastanın boşyere ilaç tedavisi almasını da bir şekilde engellemiştir. Ayrıca kötü niyetli yaklaşan kişiler için de kesin olarak engelleyici bir etkisi var. Dilerim onun bu yaklaşımı, kendi gibi düşünenlerin cesaretini ve sayısını artırır.

Saygılarımla

(Nergis , Danışan, 19-10-2012)

İzzet hocamı tesadüfen okudugum bir makalesınden dolayı tanıdım ve kendısıne yazdıgım maile kısa surede cevap vermesı,bana tavsıyelerde bulunması para vererek gıttıgım psıkolog dan daha fazla yardımcı oldu.
keşke bu kadar uzak mesafelerde ıkamet etmıs olmasaydımda kendısını sahsen zıyaret etme lüksüne,sansına erısebılseydım.
ask acısı yasayan,terk edilmiş olan hatta benım gıbı cok karmasık bır durumdayım dıyen arkadaslarıma İzzet bey le tanısmalarını tavsıye edıyorum.
her ne kadar ınsan her sorunu ıcınde bıtırmelı mantıgı dogru olsada ızzet bey gıbı hocalardan desdek almak bulunmaz nımet g... [DEVAMI..]

(erhan Kxx, Danışan, 28-07-2012)

Psk.İzzet GÜLLÜ Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
PSİKİYATRİK YANİ PLASTİK HASTALIKLAR NASIL ÜRETİLDİ

Plastik petrolden üretilir. Plastik hastalıklar ise sağlam insanlardan! Bir süre sonra petrol artık saksıdır, kovadır, tabaktır. Kimse bunun aslının petrol olduğunu tanıyamaz! Plastik hastalıklar da böyledir işte! Kişiler bu fabrikasyon işlem sonunda sorunlarının aslını petrol olarak değil; saksı yahut tabak olarak görmeye başlar artık! >

Sevgi, korku, özlem, saygı, kin, öfke, nefret, üzüntü, neşe, sevinç... Bunlar ve benzerleri temel duygulardır. Temel duygular yani yeri, zamanı geldiğinde yaşanması gereken, hatta bu kaçınılmaz olan, bazen az bazen çok, bazen bir - iki ek duyguyla bazen de daha fazla duygu nezaretinde ama mutlaka yaşanması gereken temel duygular...

Temel duygular ne demektir? Var olan ve yaşanması kaçınılmaz olan duygu türleridir. En azından daha düne kadar böyleydi! Bundan bir süre önce; insan ruhunu çok iyi bildiklerini ve bu konuda otorite olduklarını iddia eden (ancak çoğu ruh denilen yapıyı bile kabul etmeyen yani ruha dahi inanmayan) birileri öncelikle duyguları tasnif ettiler, kategorilere böldüler! Kabaca bu temel duyguları olumlu ve olumsuz duygular diye ikiye ayırdılar.

Önce olumsuz dedikleri duygulara bakışlar olumsuz yönde değişince, daha doğrusu bu psikolojik şartlandırma operasyonu tamamlanınca zamanla bozukluk etiketi yapıştırma aşamasına geçtiler. Bu aşamalı süreçte merdiven çıkma tekniğini kullandılar. Kitaplarda vs. bozukluk dedikleri duygulara ise sağda - solda yani her fırsatta hastalık demeye başladılar. Çünkü artık algılar bunu kabul etmeye hazırdı! Bir duygu olumsuz ise aynı zamanda bir hastalık yahut bozukluk da sayılabilirdi pekala!

Önce temel duyguları olumlu duygular ve olumsuz duygular diye ikiye ayırdılar.

Sonra, zihinler istenilen kıvama gelince, duygulara bakış istenilen mecraya girince bozukluk demeye başladılar.

Daha sonra ise kitaplarında vs. açık - açık bozukluk yazdığı halde sağda - solda hastalık da hastalık söylemine başladılar. Bu süreçte insanların sorgulama eksikliğinden cesaret aldılar. Bilenler zaten susuyordu, bunların dışındakiler ise zaten bilmiyordu! Bilip de susmayan, yılmayan, ürkmeyen, her türlü saldırıya göğüs gererek konuşmaya cüret eden bir - iki "densiz" çıkarsa da onların sesi kime ne kadar ulaşabilirdi ki! Çoğunluğa meftun olan, çok olmayı doğru yolda olmak sanan, az olmayı da yanlışa delalet sayan kitleler bir - iki aykırı sesi dinler mi, dinlese bile o az sayıdaki kişiye kim inanır ki hem!

Böylece duygu operasyonu tamamlandı! Sonra ikinci aşamaya geçtiler. Aynı teknikle temel düşünceleri ikiye ayırdılar. Olumsuz düşünce dediler bir bölümüne! Daha sonra olumsuz denilen düşüncelere karşı milletin duyarlılığı arttı haliyle! "Bu mahallede iyi köpek ve kötü köpekler var" deseler her köpek gördüğünüzde tedirgin olmaz, "Bu iyi köpek mi yoksa kötü köpek mi acaba" demez misiniz!

Millet işini - gücünü bırakıp düşünceleriyle yatıp düşünceleriyle kalkar hale geldi. Sonra olumsuz düşünce sık geliyorsa bozukluk demeye başladılar. "Hem olumsuz düşüncem var hem de sık geliyor, eyvah, demek ki sorunum var" algısı ve inancı kurdular beyinlerde! Oysa her düşünce şekli temel bir düşünce türüydü, her tür düşünce beyne bazen az bazen de yoğun bir şekilde gelip - giderdi; bundan daha doğal ne olabilirdi!

Böylece sindirim siteminin nasıl işlediğini bir kez olsun merak etmeyen kitleler duygularının nasıl olduğuyla, düşüncelerinin olumsuz ve sık olup olmadığıyla yatıp kalkar hale geldi. Sürekli yatıp - kalkan kısa sürede yorulmaz mı, bu işten bir biçimde etkilenmez mi?

Eee bir düşünce türü olumsuz ise, hatta bu takıntı hastalığıysa buna karşı kim, hangi akıl sahibi varlık kayıtsız kalabilir ki!

"Olumsuz düşünce madem olumsuz düşünce, hatta madem bu takıntı, öyleyse zihnime hiç gelmemeli yahut çok az gelmeli, a zgelirse iyiyim çok gelirse hastayım" hatalı beklentisi inşa ettiler. Yani kitleler artık temel bir düşünce türünün zihinlerine gelmemesini istemeye, bunu beklemeye başladılar! Oysa bu rüzgara karşı tüfekle nöbet tutmaktan başka bir şey değildi. Bedeli ise sadece soğuğu engelleyememek değil; üşütüp zatürreye yakalanmak oldu haliyle!

Bu yüzden hep söylüyorum: Bu statüko sadece hastalık üretir, tedavi değil! Tedavi bu hastalık üretme sürecini perdeleyen sinsi ambalajdır!

Önce çok iyi kurgulanmış ve son derece sinsi işletilen bir operasyonla ve buna suskun kalarak kitleleri evvela yapay yani plastik hasta eder. Sonra da bunları tek tek, hem de alakasız metotlarla iyileştirmeye kalkar, göz boyar! Kitleler ise, "Bunca kişi yanılıyor olamaz" inancı yüzünden bu çarkın dişlileri arasında ruhen alabora olmaya devam edip gider!

Psikolog
İzzet Güllü

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

PSİKİYATRİK YANİ PLASTİK HASTALIKLAR NASIL ÜRETİLDİ ile İlgili Kavramlar : psikiyatrik hastalıklar
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"PSİKİYATRİK YANİ PLASTİK HASTALIKLAR NASIL ÜRETİLDİ" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Psk.İzzet GÜLLÜ Tarafından Yazılan Diğer Makaleler:
  • Depresyon Yalanları
  • Biblioterapi: Takıntılarla (Okb, Vesvese Vb.) Başa Çıkma Yazısı
  • Psikologların Hep Gözardı Edilen Esas İşlevi
  • Biblioterapi Ve İyi Bir Cevap
  • Psikiyatri Ve Bonzai İlişkisi
  • Psikolog Psikiyatristin Hemşiresi Değildir
  • Uzmanlardan Karne Yalanları
  • Gereksiz Antibiyotik Kullanımı
  • Yeni Psikolog Yönetmeliği Mesleği Bitiriyor Mu?
  • Stresine Sahip Çık (Malı Mı)
  • Gençlerde Mutsuzluk: İki Gencecik Kızı Suya İttiler
  • Psikiyatri Cani Ve Sapık Aklama Branşına Dönüşmemelidir
  • Böyle Ruhsal Yardıma Böyle Cinnet
  • Bir Psikoloğun Cinneti Özelinde: İnsan Neden Cinnet Geçirir
  • Türk Kadınının Kusurları
  • Çocuğunuzdaki Dikkat Bozukluğu Mu Yoksa Dikkat Dağınıklığı Mı
  • Belki Keramet Öbür Firmanın Markasındadır
  • Kapalı Bir Toplumda Açık İletişim: Nedir, Faydaları Nelerdir
  • Bazen Hayattan Nefret Etmek Kötü Bir Şey Midir
  • Psikiyatrinin Topluma Ve Sağlığımıza Verdiği Diğer Zararlar
  • Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • “öğrenilmiş Çaresizlik”ten Nasıl Kurtuluruz? , Mahir Efe FALAY
  • Bentonit Kili: Dna-Rna İlişkisi - Bentonit Dikkat Eksikliği Hiperaktivite ,otizm Gibi Rahatsızlıklarda Şelasyon Amacı İle Kullanılabilinir Mi? , Meltem KIRMIZI
  • İnternet Bağımlılığı Ve Çocuk , Özgür TÖNBÜL
  • Evlilik Danışmanlığı Ve Arabuluculuk Arasındaki Fark , Hülya ARSLAN KABA
  • Boşanma Sürecinde Arabuluculuk , Hülya ARSLAN KABA
  • Öfke Yönetimi (Anger Management) , Hasan Turgut ERDOĞAN
  • Yetersizlik Hissi , Nihan DİKME
  • Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Transeksüel, İnterseks (Lgbti) , Nihan DİKME
  • Kayıp Ve Yas , Dr.Doğan Demirkan ÖZDEMİR
  • Özgül Öğrenme Bozukluğu , Sevda ACAR
  • Evlilik Öncesi Terapi Neden Gereklidir ? , Hülya ARSLAN KABA
  • Asertif Olmak , Dr.Doğan Demirkan ÖZDEMİR
  • The Effects Of Happıness Level On Task Persıstence , Derya SOY
  • Corporal Punıshment , Derya SOY
  • The Effect Of Marrıage On Emotıon , Derya SOY
  • Bilişsel Süreçler Ve Psikopatoloji Arasında İncelenen İlişkiler , Derya SOY
  • Uygulamalı Psikoloji & Bireysel Alan İle İlişkisi Ve Alan İçinde Kullanımı , Derya SOY
  • Toplumsal Psikoloji , Derya SOY
  • Kadın Ve Şiddet , Derya SOY
  • Ekolojik Yaklaşım Kuramı , Derya SOY
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    04:45
    Top