2007'den Bugüne 81,961 Tavsiye, 25,995 Uzman ve 18,198 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Küreselleşen Dünyamızda Beslenme
MAKALE #14440 © Yazan Dyt.Mahmut GÜMÜŞAY | Yayın Mart 2015 | 2,002 Okuyucu
KÜRELLEŞEN DÜNYAMIZDA BESLENME

Küreselleşme, son yirmi yıl içerisinde, gerek uluslararası politika ve diplomasi alanında gerek bu alana ait akademik çalışmalarda en çok kullanılan terimlerin başında gelmektedir. Bu özelliğine rağmen, küreselleşmenin genel kabul gören bir tanımı bulunmamakta, bu kavram birbirinden farklı anlamlara gelebilecek şekilde kullanılmaktadır. Örneğin, literatürde küreselleşmenin, uluslararasılaşma, evrenselleşme, liberalizasyon, Batılılaşma, karşılıklı bağımlılık, modernizasyon gibi çeşitli terimlerle eşanlamlı olarak kullanıldığı görülebilmektedir(1).Biz bu makalemizde küreselleşmenin ‘’beslenme yaşam tarzımıza’’ olan etkilerini açıklayacağız.Çünkü varlığımızın temelinde beslenme yatmaktadır.Günlük aktivitelerimizin temelini beslenme oluşturuyor.Varlığımızın kaynağıdır beslenme.Durum böyle olunca varlığımızı yani beslenmemizi etkileyen etkenlerinin ne olduğu üzerinde kapsamlı bir araştırılma gerekmektedir.

20. ve 21. yy. ile birlikte yaşam tarzımız katlanarak değişmektedir.Bu değişim her alanda olduğu gibi fiziksel yaşamımızı,beslenmemizi,yaşam tarzımızı,alışkanlıklarımızı,üzüntülerimizi sevinçlerimizi,hastalıklarımızı,sağlıklarımızı,umutlarımızı,kaygılarım ızı değiştirmiş durumdadır.Hal böyle olunca varlığımızın devamı için değişen dünyaya uyum sağlamak kaçınılmaz olmuş ve bu uyumun bir takım sorunları beraberinde getirdiği göz ardı edilmeyecek bir gerçektir.Bu gerçeklerin en başında BESLENME gelmektedir.Varlığımızı sürdürebilmemiz için beslenmemiz gereklidir.Beslenmemiz gereklidir ama peki nasıl?Ne şekilde beslenmemiz gereklidir?Dünyamızda her şeyin hızla değiştiği bir zaman da yaşam tarzımızda beslenmemizde her an her saniye değişmektedir.

Biz canlılar olarak bir an önce değişen dünyaya uyum sağlayabilmek adına yaşamımızda değişimler yapmak zorundayız ve bu değişimlerin en başında mutlaka beslenme gelmelidir.Çünkü yukarıda da dile getirdiğim gibi beslenme eşittir VARLIĞIMIZ.Hal böyle olunca varlığımızı sürdürebilmek için hem fiziksel olarak hem de psikolojik olarak beslenmeyi öğrenmeliyiz.Çünkü beslenme demek yemek içmek değildir.Yemek içmek bir sanattır.Peki yemek içmek yaşamak bir sanatsa insanoğlu en büyük sanatçı olmuyor mu?En büyük sanatçının varlığının devamı ne şekilde devam etmektedir.Varlığı diyorum çünkü şekil değiştirmesi bir bedenden farklı bir bedene bürünmesi varlığının değiştirdiğini göstermektedir.Bence 80 kilodaki ve 180 kilodaki aynı insan birbirinden farklı iki insandır.EVET hiç karşılaşılmamış bir olgudan düşünceden söz ediyorum şuan…Kişi aynı fakat vücuttaki kilolar aynı olmadığı için bu kişi farklı 2 kişidir diyorum.Peki neden böyle diyorum?Çünkü kişi aynı fakat fazla kiloların vücudumuzda meydana getirdiği değişimler psikolojik haller farklıdır.Yani normal kilodaki bir insan günlük yaşamında kilo ile ilgili pek çok şeyi düşünmeyebilir ve kafasına takmayabilir ama kilo problemi olan bir vatandaşımız fazla kilonun getirdiği sıkıntılarla birlikte psikolojik ve fiziksel olarak yıpranmış durumda olabilir.Farklı kilolar eşittir farklı psikolojik etkiler.Aynı zamanda farklı kilolar eşittir farklı sağlık-hastalık durumu.Fazla kilolar kalp rahatsızlıklarından tansiyona,tansiyondan diyabete,diyabbeten tutunda kas-iskelet-kemik rahatsızlıklarına kadar birçok hastalığın ana etkenidir.Fiziksel olarak Sağlıklı ve psikolojik olarak sağlıklı aynı kişi ile hem fiziksel olarak hastalıklı ve psikolojik olarak hastalıklı insan aynı kişi olarak nitelendirilmeyebiliriz bence.Çünkü birbirinden hem fiziksel olarak hem de psikolojik olarak epeyce farklı iki insandan söz ediyoruz.

Değişen dünyada her şeyimiz değişti.Sevincimiz üzüntümüz,düşünlerimiz bilgilerimiz,yaşam tarzımız beslenmemiz her şeyimiz değişti.Ben bilime bilgiye farklı bilim dallarına giren konulara pek giriş yapmadan değişen beslenmemizi ele almak istiyorum.Beslenmemiz değişti ve değişiyor.Peki bu olumlu yönde mi olumsuz yönde mi değişiyor sorusunu akla getiriyor ben şahsi kanaatime ve bilgilerime dayanarak kötü yönde değiştiğini dile getireceğim.İnsan ömrü uzuyor ama beslenmemiz kötüleşiyor öylemi?Evet aynen öyle…Peki beslenmemiz kötüleşiyorsa ve hastalıklı olma durumu artıyorsa nasıl oluyor da insan ömrü uzuyor?Tıbbın gelişmesiyle pekâlâ….Beslenmemiz kötüleşiyor ama beslenmemizin meydana getirdiği hastalıkları tıp eskiye nazaran daha sağlıklı tedavi ediyor.Daha hızlı iyileştiriyor.Hücrelerin ölümleri meydana gelmeden daha hızlı müdahale ediliyor ve kurtarılıyor.Anne ölümleri gelişmiş ülkelerde ve gelişmekte olan ülkelerde azalmaya devam ediyor.Tıp gelişiyor ama küreselleşen dünyada beslenmemiz geriliyor öyle mi?Evet geriliyor çünkü sağlıklı besinlerin elde edilmesi zorlaştı.Azot karbondioksitin besinleri kirletmesi arttı.Genetiği değiştirilmiş organizmalar arttı(GDO).Atıklar arttı ve bu atıkların depolama alanları sağlıklı bir şekilde yapılmamaktadır veya yeteri kadar önem verilmemektedir.Küreselleşen dünyamızda beslenmemiz ne durumda ve hangi alanların etkisi alanındadır.

TEMİZ SU KAYNAKLARI HIZLA KİRLENİYOR

Dünyamız hızla kirleniyor ve bu kirlenme İle birlikte temiz SU kaynaklarımız hızla kirlenmektedir.Havamız kirleniyor,temiz hava sahamız kalmıyor.Dünyamız kirleniyor,toprağımız kirleniyor,havamız kirleniyor ve Suyumuz kirleniyor.Bununla birlikte Besinlerimizde kirleniyor.Sağlıklı besin yetiştirilmesinde ve temininde zorluklar yaşanıyor,sağlanamıyor.Bunların beraberinde beslenmemiz kötü yönde değişmektedir,etkilenmektedir.

AKTİF BİR YAŞAMDAN PASİF BİR YAŞAMA GEÇTİK

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte yaşam tarzımız değişti.Aktif bir yaşamdan pasif bir yaşama geçtik.Tarım ülkelerinden hizmet Ülkerlerine dönüşüyoruz hızla.Tarımda çalıştığımız zamanla hizmet sektöründe masa başı işlerde harcadığımız enerji hızla değişti ve azaldı.Masa başı işlerin getirdiği etkilerden dolayı beslenme şeklimiz değişti.Tarlada aktif yaşamla tükettiğimiz besinler farklı iken(sebze ağırlıklı,ev yemekleri vb.),masa başı işlerin getirdiği yaşamla beslenme değişti.Şehrin göbeğinde FAST-FOOD mağaza zincirleri,atıştırmalık enerji içeriği yüksek ambalaj ürünlerinin getirdiği olumsuz etki hızla arttı.Harcadığımız enerji azaldı fakat tükettiğimiz enerji hızla arttı.Aktif bir yaşamdan pasif bir yaşama geçtik.Mesafeler aynı fakat zaman dilimi kısaldı.Uçak seyahatleri hızla artmaktadır.Araçlar hızla artmaktadır.Yürüme unutulmamaktadır.Merdiven yerine asansör kullanılmaktadır.Piknikler yerine kocaman avm’ler de zaman geçirilmektedir.

ENERJİ YOĞUNLUĞUNDAN YÜKSEK BESLENİYORUZ

Tarım toplumundan sanayi toplumuna geçmekle birlikte besinlerimiz enerji yoğunluğu da hızla değişti. Makinelerle hızlı arıtma yoğunlaştırma başladı. Rafine işlemleri birçok besine uygulanmaya başlandı. Tek üründen birçok ürün elde edilmeye başlandı. Bununla birlikte enerji yoğunlaştırılması da hızla arttı. Bir kaç tane paket ürünleri(çikolata, jeli bon, kek, pasta, bisküvi, cips vb) bir öğünümüzü kimi zaman bir günlük enerjimizi karşılayacak düzeye gelmiş durumdadır. Peki, birde bu ürünleri öğünlerle ile birlikte aldığımız zamanı hayal edebiliyor musunuz? Tam bir facia söz konusudur çağımız için. Onun içindir ki obezite hızla artıyor ve artmaya devam edecektir bu gidişle…

DENGESİZ BİR YAŞAMIMIZ VAR

Uyku düzenimiz bozuldu. Dengesiz ve sağlıksız uyuyoruz. Uykuya gereken önemi vermiyor ve uyumuyoruz veya sağlıksız çok uyuyoruz. Sağlıklı uyuma saatleri gece 21.00 ile sabah saat 08.00 saatleri arasıdır. Günde 5 saatten az ve 8 saatten yüksek uyuduğumuz zaman vücudumuz dengesizleşir ve kilo alır. Onun için kaliteli ve sağlıklı uykuyu tercih etmeliyiz. Gecenin geç saatlerine kadar televizyon izleyip, bilgisayar, tablet ve telefonla zaman geçirip uykusuz kalmamalıyız.

MUTFAĞA GEREKEN ÖNEMİ VERMELİYİZ

Yemek yapmayı, ev yemekleri yapmayı ve hazır gıda beslenmemeyi alışkanlık haline getirmeliyiz. Böylesi hem daha sağlıklı hem de daha ekonomik ve lezzetlidir. Lokantada yemek yenilmeye başlandı, derken sokaklardan ayağımıza kadar gelindi, derken internet siteleriyle bilgisayar, telefonla yatak odamıza kadar yemek hizmetleri geldi. Mutfakta eşler, aile bireyleri hep beraber yemek yapmayı başarabilmeli ve öğrenmelidirler. Çocuklarımız yemek yapmayı öğrenmelidirler. İlkokulda yemek yapma dersi diye ders olmalıdır. Bugün itibariyle sizlere yeni bir ders alanı daha çıkartıyorum. Çocuklarımıza sağlıklı beslenmeyi öğreten eğitimler vermeliyiz ve bunun üzerinde durmalıyız. Eğer obezite ile mücadele edilecekse mutlaka diyetisyen bu projenin en aktif insanlarından bir tanesi olmalıdır. Çünkü geleceğimize yatırım yapmak istiyorsak bu gelecek çocuklarımızdır. Çocuğa yapılan yatırım geleceğe yapılan yatırımdır. Onun içindir ki beslenme eğitimine, mutfak eğitimine bir an önce başlanmalıdır.Mutfak bizim evimizdir…

Diğer bir makalemde de belirdiğim gibi(Sağlıklı ve Dengeli Beslenmenin; 10 Altın Kuralı) sebze,meyve,karbonhidrat,protein,yağ dan dengeli beslenmeliyiz.Karbonhidrat diyetimizin(beslenmemizin) %55-60,yağlar %20-25, protein %15-20’si olmalıdır.Vitamin ve minerallerden dengeli beslenmeliyiz.En önemlisi beslenme konusunda aldığımız bilgilerin kaynağı önemlidir.Her önümüze gelen kişiden bilgi edinmemeliyizHer mesleğin uzmanı ayrıdır.Her işin uzmanı ayrıdır.En büyük zenginliğimiz sağlığımızdır;öyle ise geleceğimize yatırım yapmaya buyurun…

DİYETİSYEN MAHMUT GÜMÜŞAY
(BESLENME VE DİYET UZMANI)

Kaynak:
http://www.mfa.gov.tr/data/Kutuphane/yayinlar/EkonomikSorunlarDergisi/sayi32/firatbayar.pdf
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Küreselleşen Dünyamızda Beslenme" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Mahmut GÜMÜŞAY'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Mahmut GÜMÜŞAY'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Mahmut GÜMÜŞAY'ın Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,198 uzman makalesi arasında 'Küreselleşen Dünyamızda Beslenme' başlığıyla benzeşen toplam 12 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


06:23
Top