2007'den Bugüne 84,172 Tavsiye, 26,367 Uzman ve 18,814 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Yeme Bozuklukları
MAKALE #16029 © Yazan Uzm.Psk.Tamer Numan DUMAN | Yayın Ocak 2016 | 2,159 Okuyucu
YEME BOZUKLUKLARI
Tıbbi olarak yeme bozuklukları yeme davranışında şiddetli bozulma olarak tanımlanmaktadır. İki tür bozukluktan oluşur. anoreksiya nervoza ve bulimia nervoza. AN’ın başlıca özelliği kişinin normal sayılan en az vücut ağırlığını bile reddetmesi, kilo almaktan aşırı korkması ve vücut biçimini ya da boyutunu algılamada belirgin bozukluk göstermesidir. Bireyin olağan sayılan vücut kitle endeksinde boy ve cinsiyetine göre sahip olması beklenen en az kilodan %15 eksik kiloya sahip olması başka tıbbi nedenler yoksa anoreksiya nervozayı düşündürebilir. AN’ın Kısıtlı Tip ve Tıkanırcasına yemek yeme/kusma olarak iki alt kategorisi vardır. İkinci tip AN hastalarını bulimia nervozadan ayıran özellik normal kilo sınırlarının çok altında olmalarıdır. Yeme bozuklukları kadınlarda (%90) daha çok görülmektedir. Avrupa ve Amerika’da görülme sıklığı An için %08, BN için%1-2 olarak gösterilmiştir. Türkiye de üniversite öğrencileri arasında BN görülme sıklığını %1.57 olarak gösteren çalışmalar vardır. Başlangıç yaşı genellikle ergenlik ya da genç yetişkinlik dönemidir.
Aşağıda anoreksiya nervozanın tıbbi tanı ölçütleri DSM IV’e göre verilmiştir.
A. Yaşı ve boy uzunluğu için olağan sayılan en az kiloda ya da bunun üzerinde bir vücut ağırlığına sahip olmayı kabul etmeme
B. Beklenenin altında bir vücut ağırlığına sahip olmasına karşın kilo almaktan ya da şişman biri olmaktan aşırı korkma.
C. Kişinin vücut ağırlığı ya da biçimini algılama biçiminde bozukluk olması, kendini değerlendirmede vücut ağırlığı ya da biçiminin anlamsız bir etkisinin olması ya da o sırada vücut ağırlığının düşük olmasının önemini inkar etme.
D. Bayanlarda menarş (menstürasyonun başladığı dönem) sonrası amenore( en az 3 ay süre adet görememe) görülmesi.
Anoreksiya nervozası olan kişiler bulimia nervozada olduğu gibi dönem dönem tıkanırcasına yemek yemek yiyip sonrasında kusarak veya ilaç kullanarak bunu telafi etmeye çalışabilirler. Bazı kişilerde ise kilo kaybının birincil nedeni aşırı diyet yapma, aç kalma, ya da aşırı egzersiz yapmaktır.
Bulimia nervozanın başlıca özellikleri ise tıkanırcasına yemek yeme ve kilo almaktan sakınmak için uygunsuz dengeleyici yöntemler kullanmaktır. DSM-IV Tanı ölçütleri aşağıdaki gibidir.

A. Yineleyen sık yeme epizodlarının olması. Bir tıkınırcasına yeme epizodu aşağıdakilerden her ikisi ile belirlidir:
(1) aynı zaman diliminde ve benzer koşullarda çoğu insanın yiyebileceğinden hiç tartışmasız çok daha fazla miktarda olan yiyeceği belirli bir zaman diliminde yeme
(2) bu epizod sırasında yeme kontrolünün kalktığı duygusunun olması (Örn. yemeyi durduramayacağı ya da ne yediğini , ne kadar yediğini kontrol edememe duygusu)
B. Kilo almaktan sakınmak için, kendisinin yol açtığı kusma, laksatiflerin, diütetiklerin, lavmanların ya da diğer ilaçların yanlış yere kullanımı, hiç yemek yememe ya da aşırı egzersiz yapma gibi uygunsuz dengeleyici davranışlarda tekrar tekrar bulunma.
C. Tıkınırcasına yeme ve uygunsuz dengeleyici davranışların her ikisi de 3 ay süreyle ortalama olarak en az haftada iki kez ortaya çıkmaktadır.
D. Kendini değerlendirirken anlamsız bir biçimde vücudun biçimi ve ağırlığından etkilenir,
E. Bu bozukluk sadece Anoreksiya Nervoza epizodları sırasında ortaya çıkmamaktadır.

Yeme bozukluklarında kişinin nasıl göründüğü ve kilosuyla aşırı ilgilenmesi söz konusudur. Kişi benlik değerini nasıl göründüğü ve kilosuyla ilişkilendirir. Yani kişi için kilolu olmak demek çirkin, beğenilmeyen, istenmeyen, zayıf, değersiz vs. olmak demektir. Dolayısıyla kilo almayı, kilolu görünmeyi felaketleştirme söz konusudur. Hal böyleyken biçim ve ağırlıklarına ilişkin düşüncelerle aşırı meşgul olurlar. Biraz şişkinlik, hazımsızlık, aynada kendini kontrol etmek gibi tetikleyici durumlar, hatta hiçbir tetikleyici olmadan sadece “kilo aldım” düşüncesinin aklına gelmesi bile yoğun bir huzursuzluk ve kaygıya yol açar. Kaygı ve huzursuzluk da “kilo aldım” düşüncesini otomatik olarak tetikler. Bir çok vakada gerçeği değerlendirmede bozulma ortaya çıkar. Öyle ki kişinin kilo kaybı sağlığını tehdit edici boyutlara ulaşmış olmasına rağmen kilolu olduğunu, daha fazla kilo vermesi gerektiğini düşünebilir. Kiloyu kontrol etmek için sağlıklı olmayan bir takım davranışlar göstermeleri tipiktir. Yemek yedikten sonra kusmak, çeşitli idrar söktürücü ve ishal yapıcı ilaçları kullanmak, aşırı diyet ve egzersiz yapmak gibi. Kusma önceleri zorlayarak kendi kendini kusturma ile olurken zamanla kendiliğinden kusmaya dönüşebilir. Kusma davranışı anlık bir rahatlamaya yol açar. Bu rahatlama hissi davranışın pekişmesine yol açar. Kişi sadece kilosunu kontrol etmek için değil, kaygısını anlık rahatlatmak için de kompulsif bir şekilde bu davranışı devam ettirir.
Kişi kusma ve idrar söktürücü, ishal yapıcı ilaçların kalori emilimini azalttığına inanır bu da tıkanırcasına yemek yeme eğilimini arttırır. Kişi “nasılsa kusacağım” düşüncesiyle tıkanırcasına yemek yeme eğilimini devam ettirir. Beslenmek canlılarda en temel hayati bir fonksiyondur. Canlı yeterince beslenmediğinde hayatını devam ettiremez. Açlık dürtüsü bu nedenle doğamızda vardır. Beynin en temel işlevlerinden birini oluşturur. Aslında bu dürtü canlının yemek yemesi gerektiğini gösteren doğal bir uyarı alarmıdır. Canlının beslenmediği süre ne kadar uzarsa açlık dürtüsü de o oranda şiddetlenir. Ayrıca beslenmek insanda ve diğer canlılarda en fazla haz verici fonksiyondur. Kilo kontrolü için aç kalmak, çok az ya da hiçbir şey yememek aşırı açlık dürtüsüne, bu da aşırı iştah artışına ve dolayısıyla aşırı yemek yeme davranışına yol açar. Kişi uzun süreli bir açlıktan sonra yemek yediğinde bundan haz alır ve rahatlar. Bu haz ve rahatlama hissi aşırı yemek yeme davranışını pekiştirir. Çünkü kişi o hazzı ve rahatlamayı tekrar tekrar yaşamak ister.

Terapi sürecinde önce danışan nasıl bir sorun yaşıyor bu araştırılır. Kilosu belirlenir. Kilosunun normal sınırlar içinde olup olmadığına bakılır. Yemek yeme davranışı paterni araştırılır. Ne sıklıkta ve miktarda yemek yiyor, yedikten sonra ne yapıyor, kusuyor mu, egzersiz mi yapıyor, ilaç mı kullanıyor, ne olmasından kaygılanıyor ya da huzursuz oluyor, bu kaygı ya da huzursuzluk hangi durumlarda ortaya çıkıyor, o anda aklından ne geçiyor? Tüm bunlar araştırılır. Yeme bozukluğu sorunu yaşayanlar kilo almaktan aşırı kaygı duyar. Peki kilo alırsa bu onun için ne anlama gelir, bunun kötü tarafı ne? Bu sorunun cevabı danışanın bu sorunu yaşamasında kritik öneme sahip, işlevsel olmayan inancını ortaya koyar. Bu inançlar belirlendikten sonra danışana yaşadığı sıkıntı ile bu inançları arasındaki ilişkiyi fark etmesi sağlanır. Terapist elde edilen tüm bilgileri toparlar ve özetler “sen kilo almaktan çok huzursuz oluyorsun çünkü eğer kilo alırsan … olacağını düşünüyorsun; senin kendini çok huzursuz hissetmenin sebebi … olacağını düşünmen. Kilo almamak için de … yöntemleri uyguluyorsun” gibi. Sonrasında bu inançları ele alınarak bilişsel yeniden yapılandırma uygulanır. danışandan bir takım gözlemler yapması ve bunları kayıt etmesi istenir. Gözlem ve kayıt tutmak hem terapist, hem de danışana yemek alışkanlığını ve sorunların hangi koşullarda ortaya çıktığını açıklamaya yardımcı olur. Bilişsel yeniden yapılandırma tedavinin önemli bir bileşenidir. Bu kapsamda danışana psiko-eğitim verilir. Yaşa ve cinsiyete göre normal ağırlık nedir? İdrar söktürücü, ishal uyarıcı ilaçlar kullanmanın ya da kusmanın ne gibi fiziksel sonuçları oluyor? Bu sonuçlar danışanın amaçlarına uygun mu? Aşırı diyet yapmanın sonuçları ne oluyor? Aşırı diyetle tıkanırcasına yemek yemenin ilişkisi vs. bilişsel yeniden yapılandırma sürecinde tüm bunlar danışanla konuşulur. Düzenli bir yemek yeme diyeti önerilir ve bu diyet danışan tarafından uygulanır. Bu süreç boyunca danışan düşünce, duygu ve davranışlarını kayıt etmeye devam eder. Sonuçları tartışılır. Bir taraftan kognitif yeniden yapılandırmaya devam edilir. Danışanda normal bir yemek yeme paterni oluştuktan sonra relaps önleme görüşmeleri yapılır. Getirdiği sorunlar üzerinden problem çözme yöntemleri üzerinde durulur. Yeme bozukluğu olan kişilerde depresyon gibi başka ruhsal bozukluklar da görülebilir. Terapi sürecinde tüm bu sorunlara da müdahale edilir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Yeme Bozuklukları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Tamer Numan DUMAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Tamer Numan DUMAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Tamer Numan DUMAN Fotoğraf
Uzm.Psk.Tamer Numan DUMAN
Ankara (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi30 kez tavsiye edildiTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Tamer Numan DUMAN'ın Yazıları
► Yeme Tutumu ve Yeme Bozuklukları Psk.Şeyma ALTINEL
► Yeme Bozuklukları Psk.M.Enes İMERT
► Yeme Bozuklukları Psk.Dnş.Özkan KENARLI
► Yeme Bozuklukları Dr.Psk.Ezgi TUNA
► Yeme Bozuklukları Psk.Seda GENÇ
► Ergenlerde Yeme Bozuklukları Psk.Semra EVRİM
► Yeme Bozuklukları ve Sonuçları Psk.Büşra GÜNEŞ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,814 uzman makalesi arasında 'Yeme Bozuklukları' başlığıyla benzeşen toplam 34 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Neden Duygularımız Var? Aralık 2015
► Sınav Kaygısı Ocak 2015
◊ Sosyal Fobi Eylül 2014
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


16:07
Top