2007'den Bugüne 81,758 Tavsiye, 25,959 Uzman ve 18,160 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Çocuklarda Özgüven ve Benlik Saygısı Geliştirme Yolları
MAKALE #16287 © Yazan Uzm.Psk.Engin OLGUN | Yayın Şubat 2016 | 4,161 Okuyucu
Çocukluk dönemi; özellikle erken çocukluk da denilen 0-6 yaş arasındaki dönem, çocukların çevreleri ile etkileşimlerinden en çok etkilendikleri dönemdir. Çocuk yetiştirmede ve ailenin çocuğa karşı tutumlarını belirlemede, anne-baba tarafından çocuğun gelişim dönemlerinin özelliklerinin neler olduğunun bilinmesi çok önemlidir. Anne baba tutumu; anne, baba ve çocuk arasındaki etkileşimin türüne denir. Çocuğa karşı takınılan anne-baba tutumlarını etkileyen birçok faktör vardır.

Bebek, çocukluğa doğru geliştikçe yeni beceriler kazanmaya, davranışlarını kendi denetimi altına almaya başlar. Bu dönemde ailenin rehberliği çocuğun gelişimi üzerinde çok etkili olur. Hatalı anne baba tutumu sağlıksız bir gelişimin ve uyumsuzlukların başlıca kaynağı olabilir. Anne-baba, bazen çocuğa çok şey vererek onun kendi gelişimine yön vermesini engeller. Bazen de çok az şey vererek ona gerekli desteği sağlayamaz ve uygunsuz davranış örüntülerinin gelişimine neden olur. Dolayısıyla anne, baba ve ailenin diğer bireylerinin çocukla olan etkileşimi, çocuğun ileride nasıl bir birey olacağını etkilemektedir.

Uygun anne- baba tutumlarının, çocuğun sosyal gelişimindeki etkileri şöyle sıralanmaktadır:

Aile, çocuğun grup içinde dengeli bir birey olabilmesi için güven duygusu aşılar.
Çocuğun sosyal kabul görebilmesi için gerekli ortamı hazırlar.
Toplumsallaşmayı öğrenebilmesi için, kabul edilmiş uygun davranış biçimlerini içeren bir model oluşturur.
Sosyal açıdan kabul edilmiş davranış biçimlerinin gelişimi için rehberlik eder.
Çocuğun yaşam ortamına uyum sağlarken rastladığı sorunlara çözüm getirir.
Uyum için gerekli olan eylemsel, sözlü ve toplumsal alışkanlıkların kazanılmasına yardımcı olur.
Okul ve sosyal yaşamda başarılı olabilmeleri için çocuğun yeteneklerini uyarır, geliştirir.
Çocuğun ilgi ve yeteneklerine uygun arzuların gelişimine yardım eder.

ÖZGÜVEN NEDİR?

Özgüven, kişinin kendine verdiği değer, benliğine yönelik duyduğu saygı, kişilik özelliklerinin ne ölçüde olumlu ya da olumsuz olduğu hakkındaki yorumu, kendisine ilişkin düşünceleri ve bu düşüncelerin yol açtığı duyguları ayrıca bu duygu ve düşüncelerin ifadesi olan davranışları içerir. Özgüveni süreklilik gösteren bir kişilik özelliği olarak ve geçici bir psikolojik durum olarak düşünmek mümkündür. Son olarak, özgüven sınırlı bir alan için geçerli olabileceği gibi genel bir kavram olarak da düşünülebilir. Kişi özgüven düzeyine göre kendini iyi, kötü, gerekli, gereksiz, olumlu ya da olumsuz biri olarak algılayabilir. Özgüveni yüksek olan birey, kendi olmaktan memnundur ayrıca, kendisi ve çevresiyle barışık özellikler sergiler.

Özgüven sorunu yaşayan birey, uyum sağlamada güçlük, başarı elde etmede güçlük, öfke ve saldırganlık belirtileri gösterme, içe kapanıklık ya da sosyal izolasyon, inisiyatif kullanamama, kendine ve çevresine güven duyamama, çevresine karşı şüphe ve kıskançlık duyguları besleme gibi sorunlar yaşadığı gözlenmektedir.

Özgüven, aşırı yüksek ego sorunları, megalomani ya da egosantrik kişilik özellikleriyle karıştırılmaması gereken bir olgudur. Ayrıca aşırı bir özgüven duygusu; bireyin sınırları olduğunu kabul etmek istememe, yetenekler ve beceriler hakkında gerçekçi olmayan düşüncelere kapılabilme gibi sorunlar yaratabilir. Aşırı düşük özgüven sorunu da toplumsal hayattan geri çekilme, başarısızlık, psikolojik sorunlar yaşama yada daha ciddi sosoyal sorunlara yol açabilmektedir.

Optimal düzeyde bir özgüvene sahip ve kendisiyle barışık bir birey, toplum içerisinde kabul gören ve takdir edilen davranışları sergileme hususunda başarılıdır. Sağlıklı bir özgüven düzeyi, bireyin sorumluluk alma, çözüm üretme, sosyal olma, toplumsal ve akademik hayatta başarılı olma, kendine ve çevresine saygı duyma, sorun çözme ve sorunlarla baş edebilme gibi alanlarda olumlu sonuçlar elde etmesini sağlayabilmektedir.
Çocuğun Kendisini Değerli Hissetmesinde Rol Oynayan Etkenler Bireylerin kendilerine yönelik iyi duygular geliştirmeleri daha ilk yaşlardan, hayatlarındaki önemli insanlar (anne-baba, öğretmen ve diğer büyükleri, ilerleyen yaşlarda arkadaşları) tarafından nasıl değerlendirildiklerine bağlıdır.

Büyükleri tarafından sevgi gören, gereksinim duyduğunda beklediği yakınlık ve ilgiyi bulan, fikirlerine değer verilen ve önemsenen, güven duyulan ve sorumluluklar verilen, iyi yaptığı şeyler için övülen, gurur duyulan, yaptıklarında hataya yer verilen ve olduğu gibi kabul edilen çocuğun kendine özgüveni olur.

Buna karşılık sevildiğini, önemsendiğini hissetmeyen, beklediği yakınlık ve ilgiyi göremeyen, sürekli eleştirilen ve olduğu gibi kabul edilmeyen çocuk kendisini değerli hissetmez ve özgüveni olmaz. Kendisini değerli görmeyen (özgüveni olmayan) çocuk yaşadığı aile, çevre, okul ve toplum içinde problemlere sebep olur.

Özgüven sadece okul yaşamında değil, kişisel ve sosyal yaşamda da önemlidir. Araştırmacılar, birbirlerini tamamlayan iki çeşit özgüvenden bahsetmektedirler. Bunlardan birincisi iç, diğeri dış özgüvendir. İç özgüven, kendimizden memnun ve kendimizle barışık olduğumuza dair inancımız ve bu konuda hissettiklerimizdir. Dış özgüven ise dışarıya kendimizden emin olduğumuz şeklinde verdiğimiz görüntü ve davranışlardır.

İÇ ÖZGÜVEN • Kendilerini severler • Kendilerini tanırlar • Kendilerine açık hedefler koyarlar • Pozitif düşünürler

KENDİNİ SEVME Kendini seven çocuklar hem duygusal hem fiziksel gereksinimlerine değer verirler. İstedikleri şeyleri elde etme konusunda suçluluk duymazlar. İhtiyaçlarının karşılanmasını hakları olarak görürler. Övgü almayı ve ödüllendirilmeyi açık açık talep ederler. Başkalarının kendileri ile ilgilenmesinden ve kendileri için bir şeyler yapmasından çok hoşlanırlar. İyi nitelikleriyle gururlanır ve bu niteliklerinden daima yararlanırlar. Başkalarını, mutluluklarını ve yaşamlarını sabote edecek şeylerden kaçınırlar.

KENDİNİ TANIMA Kendini tanıyan çocuklar güçlü ve zayıf yönlerinin farkındadırlar. Hiçbir zaman kalabalığın içinde kaybolmazlar. Kendi değerlerini bilirler. Kendilerine uygun arkadaşlar bulurlar. Başkalarının görüşlerine açıktırlar ve eleştirildiklerinde hemen savunmaya geçmezler. Eksik yönlerini geliştirme ve değiştirme özellikleri vardır. Yapıcı olacağına inanırlarsa yardım almaya açıktırlar.

KENDİNE AÇIK HEDEFLER KOYMA Kendilerine başarabilecekleri hedefler belirlerler. Bunları başarmak içinde başkalarına bağımlı olmazlar. Yeterince motive oldukları için başkalarına kıyasla hedefleri gerçekleştirmede daha istekli ve enerjiktirler. Tutarlı davranırlar, çünkü hedef belirlerken en ayrıntılı noktaları önceden tahmin edebilirler. Öz eleştiriyi öğrenmişlerdir. Kendi ilerlemelerini kontrol edebilirler. Kolay karar verebilirler.

POZİTİF DÜŞÜNME Pozitif düşünen çocukların iyi deneyimler yaşama ve bunlardan iyi sonuçlar elde etme konusunda umutları vardır. İnsanlar hakkındaki düşünceleri genellikle olumludur. Her sorunun bir çözümü olacağına inanırlar. Geleceğin geçmişten daima iyi olacağına inanırlar. Yaşamlarındaki değişikliklere çabuk uyum sağlarlar. Değişikliklerin insanı ilerletip geliştireceğine inanırlar.

DIŞ ÖZGÜVEN • İletişim • Kendini İfade Edebilme • Duygularını Kontrol Edebilme

İLETİŞİM İletişim konusunda beceriler kazanmış olan bir çocuk başkalarını anlayışla, sakin ve dikkatle dinleyebilir. Yüzeysel konulardan, daha derin sohbetlere ne zaman, nasıl geçeceklerini bilirler. Başkalarının sözsüz ifadelerinden ve beden dilinden anlarlar. Utanıp sıkılmadan toplum önünde konuşurlar.

KENDİNİ İYİ İFADE EDEBİLME Kendini iyi ifade edebilen çocuklar, dolaysız yoldan ve açıkça gereksinimlerini söylerler. Kendilerinin ve başkalarının haklarını korurlar. Teşvik etmeyi bilirler ve karşısındakinin de kendisini teşvik etmesini isterler. Övgü kabul ederler, başkasını övebilirler. Gerektiğinde etkin bir şekilde şikayet ve mücadele edebilirler.

DUYGULARINI KONTROL EDEBİLME Duyguları ile başa çıkabilen çocuklar duygularının esiri olmazlar. Beklenmedik davranışlar göstermezler. Korkuları ve endişeleri ile başa çıkabildikleri için riskleri göze alabilirler. Mutsuzluklarının kendilerini sürekli engellemesine izin vermedikleri için sıkıntılı dönemlerini kısa sürede atlatabilirler. Anlaşmazlık olduğunda kendilerini iyi savunurlar. Kıskançlık, öfke gibi doğal olan duyguları yaşadıklarında suçluluğa kapılmazlar. İlişkilerinde neşe, sevgi ve mutluluk ararlar.

ÇOCUKLARIN ÖZGÜVENLERİNİ SAĞLAMAK İÇİN YAPILACAK ŞEYLER
- Var olmalarının sizin için ne kadar önemli olduğunu onlara hissettirin. Onlara olan sevginizin başarı ya da başarısızlıklarına bağlı olmadığını, var olmalarının sizin için ne kadar önemli olduğunu ve ne olursa olsun onları daima seveceğinizi söyleyin.
- Kendilerine olan özgüvenlerinde sarsıntı gördüğünüz an harekete geçin. Unutmayın kendine özgüven duymak kendini beğenmişlik ya da kibirlilik demek değildir. Özgüven sadece olduğu gibi kabul edilmiş olmanın verdiği kendini rahat, iyi ve güvenlik içinde hissetmektir. Başarısı ile şımaran, kibirli davranışlar gösteren çocuğun kendisine olan özgüveni yok ya da düşük demektir.

- Çocuğunuza gerçek özgüveni sağlamasında yardımcı olun. Çocuğunuzun zayıf yanlarını görmezlikten gelmeyin, dürüst olun, ama onları eleştirmeyin. Çocuklar kendilerindeki eksiklikleri ve kusurları kabullenmelidir. Bunun yanı sıra iyi ve kuvvetli oldukları yanları ile gurur duyabilmelidirler.

- Çocuğunuza kendisine has yeteneklerini ortaya çıkarmasında yardımcı olun. Çocuklar birbirlerinden farklıdır. Her çocuğun farklı özellikleri ve yetenekleri vardır. Hepsinin başarılı olduğu alanlar değişiktir. Çocuklarınıza kendi ilgi alanları ve yetenekleri doğrultusunda faaliyetlere katılma imkanı sağlayarak onların araştırmaları ve yeni şeyler keşfetmeleri için destekleyin. Böylece kendilerinde var olan yeteneklerin ortaya çıkmasını sağlayarak kendilerine özgüven duymalarını sağlamış olursunuz.

- Yaptıkları ve ilgilendikleri şeylerin sizin için önemli ve değerli olduğunu gösterin. Katıldıkları faaliyetleri ve ilgilendikleri şeyleri sorun, okulda katıldıkları faaliyetlerin gösterilerine gidin. İlgilendiği şeylerle ilgili okuduğunuz bir yazı ya da resmi onunla paylaşın. Çocuklara eğlenceli veya yararlı olan etkinlikleri önerin. Fakat onu ön yargılı davranmaya zorlarsanız, çocuk kendisinin yeterince iyi olmadığı mesajını alacaktır.

- Evinizde herkesin birbirine güveneceği bir ortam oluşturun. Duygularını, düşüncelerini, sevgisini, başarı ya da başarısızlıklarını, hayal kırıklıklarını aile fertleriyle rahatça paylaşabilen çocuklar özgüvenli olurlar. "Söylediğin kadar da kötü değilmiş" ya da "Geçer canım merak etme" şeklinde cevap verme yerine, onların duygu ve düşüncelerini ciddiye alın.

- Çocuğunuza kendi davranışlarınızla örnek olduğunuzu unutmayın. Çocuklarınıza, onlarda görmek istemediğiniz davranışlarda bulunmayın. Unutmayın çocuklar size sizin onlara davrandığınız gibi davranacaklardır. Sinirlenip onlara bağırdığınızda bunu şiddet olarak değerlendirecektir. Kendisi de kızdığında bağırmanın fiziksel veya sözel şiddet uygulamanın normal olduğu düşünecek kendi ilişkilerinde de bu yolu tercih edecektir.

- Beklentileriniz çoğunuzun seviyesinde olsun, onu aşacak beklentilerden kaçının. Her çocuğun farklı yapabilme kapasitesi ve seviyesi vardır. Çocuğunuzun bir şeyi yapamayacağını bildiğiniz halde bunu ondan bekleyip sonunda hayal kırıklığı yaratmayın. Ulaşabilecekleri hedefler amaçlayıp başarılı olmalarını sağlayın.

- Çocuklarınıza sorumluluklar verin. Kendisine güvenilip sorumluluk verilen çocuklar kendilerini yararlı ve önemli hissederler.

- Sadece çok özel yetenek ya da başarılarına değil her şeyine değer verdiğinizi ve takdir ettiğinizi belirtin. Küçük bile olsa yaptığı güzel birşey ya da davranışı için onu övün ve bunun ne kadar önemli olduğunu belirtin. Ama anne babanın en önemli etkileme aracının, çocuklarıyla olan ilişkisi olduğunu her zaman hatırlayın. Çocuğunuza değer veren bir ilişki, doğal olarak onun özgüvenini artırır. Koşullu sevgi çocuklarda korkular, bağımlılıklar ve özgüven sorunları doğurur. Kişi ve davranışı birbirinden farklıdır. Bir çocuğun kişiliğini onun davranışıyla karıştırmayın. Çocuklarınızı yaptıkları şeyler yüzünden değil, kendileri oldukları için sevdiğinizi belli edin.

- Ne yaparlarsa yapsınlar onlara sevgi ile emniyette olduklarını hissettirin. Çocuklarınızı disipline edin ama bunu hiç bir zaman sinirle ve katı kurallarla yapmayın. Onları disipline etmeniz katı kurallarla katı cezalar verme şeklinde olmasın. Çocuklar adaletsiz davrandığınızda bunu çok iyi bilirler. Onların güvenini sarsmayın.

- Birlikte vakit geçirin. Ortak yapacağınız faaliyetler bulup birlikte zaman geçirin.

- Onların özgüvenlerini sağlayacak sözlerde bulunun. "Yardımların çok işime yaradı, teşekkür ederim" ya da "Bak bu aklıma gelmemişti bu konudaki fikrini çok beğendim" gibi sözlerle onların katkılarına değer verdiğinizi gösterin.

- Çocuğunuzla ilgili problemleri onu suçlamadan ya da onun karakterini eleştirmeden tartışın. Çocuklar kendileri ile ilgili problemlerde kendilerine saldırılıp eleştirilmeden konuşulduğunda bu problemi çözmek için çaba sarf ederler. Onun karakterine değil, yaptığı şeye hitap ederek konuşun. Kontrollerini kaybederek çocuklarını eleştiren anne baba, kontrolü çocuklara vermiş olur. Örneğin, 4 yaşındaki çocuğunuz oyuncağını yatmakta olan kardeşinin yatağına fırlattığı için sinirlisiniz. "Sen kötü bir çocuksun!" ya da "Yapma!" yerine, "Sen oyuncaklarını attığında kendimi sinirli hissediyorum. Ona gerçekten zarar verebilirdin" diyebilirsiniz. Buradaki mesaj, duygularınızın onun çocuk dünyasına değil onun belirli davranışlarına yönelik olduğudur.

BENLİK SAYGISINI AZALTACAK BİR DİL Aşağıdaki sözcükleri belki çok masumca kullanıyorsunuzdur. Fakat unutmayın ki, bu sözcüklere eşlik eden sözsüz bir dil de varsa, işte o zaman sözcükler artık aşağılayıcı ve zarar verici olur.
• Etiketlemek Ne kadar yaramazsın. • Eleştirmek
Hiç ders çalışmıyorsun.
• Suçlamak
Senin yüzünden böyle oldu.
• Yargılamak Başarısızsın. Sen yapamazsın.
• Mesafe koymak Seni dinlemiyorum
• Karşılaştırmak
Kuzenin çok başarılı. Ablan böyle davranmazdı. Bizim zamanımızda biz çok iyiydik.
• Abartma Sen zaten her zaman Bütün söylediklerim bir kulağından giriyor bir kulağından çıkıyor
• Alay etmek Bebek gibisin Büyüdüğünü zannediyorsun ama
• Küçük Düşürmek
Bu böyle işte, başarısız.
• Büyüklük taslamak Senin yaşında birisi için oldukça iyi İlk deneme için hiç fena değil
• Alaycı Konuşmak Şimdi buna çalışma mı diyorsun
• Kehanette Bulunmak Böyle gidersen... Bunu hiçbir zaman başaramayacaksın
BENLİK SAYGISINI KAZANDIRACAK BİR DİL İşte size çocuklarımıza yüksek sesle söylememiz gereken sözlerden birkaçı. Eğer aynı zamanda sesiniz sevgi doluysa, gülümsüyorsanız, ona sarılıyorsanız, gözleriniz pırıl pırılsa söylediklerinizin etkisi çok daha etkili olacaktır.
• Olumlu duyguları paylaşmak Seninle kitap okumak çok hoşuma gidiyor, Seninle beraberken çok mutluyum.
• Takdir ettiğinizi belirtme Bunu başardığın için kutlarım. Ne kadar yaratıcısın. Şu çalışmana bir bak. Çok yeteneklisin. Ne kadar iyi bir dostsun.
• Çaba ve başarılarının takdir edilmesi Bütün zorluklara rağmen kaydettiğin ilerlemeye bakar mısın? Kendinle övünebilirsin çünkü .... konusunda çok çaba gösterdin.
• Onu koşulsuz kabul ettiğinizi gösterme Bu hatayı yapman normal, şimdi nasıl düzelteceğimize bakalım. Her zaman kusursuz olamazsın ki!
• Güven duyduğunuzu belirtme Eminim elinden geleni yapacaksın. Bu konuda senin fikrin benim için çok önemli. Bu konuda bana yardım edebilir misin?

KAYNAKÇA

Montessori, M.(1995). Çocuk Egitimi. Çeviren: Yücel, G. Özgür Yayınları, İstanbul.
Aral, N., A. Kandır ve M. Can Yasar (2003). Okul Öncesi Egitim( İkinci Baskı). Ya-Pa Yayınları, İstanbul.
Aydın, A. (2000). Gelisim ve Ögrenme Psikolojisi ( İkinci baskı), Alfa yayınları, İstanbul.
Bakırcıoglu, R. (2002). Çocuk Ruh Saglıgı ve Uyum Bozuklukları. Anı Yayıncılık, Ankara.
Cüceloglu, D. (2002). İçimizdeki Çocuk, (Otuzuncu basım), Remzi Kitabevi, İstanbul.
Demiriz, S. (1997). “9 ve 12 Yas Çocuklarının Benlik Kavramları ile Ana-Baba Tutumları Arasındaki İliskinin İ ncelenmesi”. Doktora Tezi, Gazi Üniversitesi, Ankara.
Eksi , A. (1990). Çocuk, Genç, Ana Babalar, Bilgi Yayınevi, Ankara.
Gordon, T. (2010). Etkili Anne Baba Eğitimi. Profil Yayıncılık. İstanbul
Kırkıncıoglu, M. (2003).Çocuk Ruh Saglıgı. Ya-Pa Yayınları, İstanbul.
Navaro, L. (1987). “Çagdas Anne/Baba Egitimi Neleri Kapsayabilir?”, Ya-Pa 5. Okul Öncesi Egitimi ve Yaygınlastırılması Semineri, Antalya.
Yavuzer, H. (2012). Çocuğu Tanımak ve Anlamak, Remzi Kitabevi. İstanbul. Yavuzer, H. (2014). Çocuk Psikolojisi. Remzi Kitabevi. İstanbul.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuklarda Özgüven ve Benlik Saygısı Geliştirme Yolları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Engin OLGUN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Engin OLGUN'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     3 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Engin OLGUN Fotoğraf
Uzm.Psk.Engin OLGUN
Hatay
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi24 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Engin OLGUN'un Makaleleri
► Çocuklarda Benlik Saygısı Psk.Nurhan ÜNDER
► Çocuklarda Özgüven ve Özsaygıyı Geliştirme Uzm.Psk.Dnş.Evrim Alkış DEMİREL
► Benlik-Benlik Saygısı ve Ana-Baba Tutumları Uzm.Psk.Mehmet Emin KIZGIN
► Benlik Saygısı Psk.Muharrem ÇAPKIN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,160 uzman makalesi arasında 'Çocuklarda Özgüven ve Benlik Saygısı Geliştirme Yolları' başlığıyla benzeşen toplam 19 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


21:15
Top