2007'den Bugüne 77,797 Tavsiye, 25,209 Uzman ve 17,435 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Benlik Saygısı Kuramları
MAKALE #19994 © Yazan Psk.İ.Nil BİREYŞOĞLU ÖZEN | Yayın YENİ Kasım 2018
Benlik Kuramları

Psikanalitik Kurama Göre Benlik

Freud’a göre benlik kişiliğin gerçeklik ilkesine göre hareket eden, içsel dürtülerle dış dünya arasında denge sağlayan, mantıklı düşünen ve gerçekçi değerlendirme yapabilen bölümü olarak tanımlanmaktadır (Bacanlı, 2002). Psikanalitik Kuramda benlik, egonun karşılığıdır. Alt benlik de id’in karşılığıdır. İd doğuştandır ve haz odaklı hareket etmektedir. Alt benlik oldukça bencildir, tek isteği ihtiyaçlarının karşılanmasıdır bu yüzden fiziksel ve toplumsal sınırları dikkate almaz. Bireyin benliği yaşamın altıncı ve sekizinci aylarında ben ve ben olmayan ayrımını yapmaya başlamasıyla idden ayrımlaşarak gelişmeye başlar. Benliğin ilkesi gerçekliktir. İd’in beklentilerinin gerçek hayatta karşılığını bulmakla sorumludur. Yani alt benlik ve gerçek dünya arasındaki dengeyi sağlamakla yükümlüdür. Ego, aynı zamanda alt benliğin ihtiyaçlarının karşılanmadığı durumlarda ortaya çıkan gerilimi azaltmayı da sağlar. Benliğin en son aşamada gelişen kısmı üst benlik yani süperego’dur. Kişinin içinde yaşadığı toplumda etkin bir şekilde var olmasına hizmet eder. Freud insanların üst benliği olmadan dünyaya geldiklerini söyler. Üst benlik bireyin çevresiyle etkileşimi sonucunda oluşan bir yapıdır. Benliğin vicdan tarafını temsil eder. Sağlıklı bir bireyde ne üst benlik ne de alt benlik benlik üzerinde bir kontrol sağlayabilir (Duman, 2016).

William James’in Benlik Kuramı

Benliği ve benlik saygısını, ilk ele alan psikolog William James’tir. James’e (1950) göre benlik, kişinin kendisidir. Kişinin kendisiyle ilgili sayabileceği her şey, bedeni, özellikleri, beceri ve kabiliyetleri, sosyal hayatındaki kişiler v.b. benliği oluşturur. James, benliğin iki boyutu olduğunu söyler. Bunlar “özne ben” ve “nesne ben” dir. Özne ben, kişinin kendisine dönük algılama biçimidir, yani kendisine ilişkin yargısıdır. Nesne ben ise bireyin diğerleri tarafından algılanan yönüdür. Benliğin özne olan kısmı aktif olandır. Algılar, hisseder, deneyimler, hayal kurar, hatırlar, seçimler yapar. Nesne olan yönü ise yaşantı ve deneyimlerin nesnesidir. Bu yüzden pasiftir ve etkilenendir (Akt.Yılmaz, 2016).

James’ e göre insanların kendilerini tanımlarken kullandığı benliğin, Maddesel Benlik (sahip olduğu eşyaları, vücudu, arabası gibi şeyleri görmesi, bunları algılaması), Sosyal Benlik (sosyal hayatının içinde kullandığı maskelere ya da rollere uygun davranması), Ruhsal Benlik (kendisinde olduğunu algıladığı yetenek, beceri, ilgi ve tutumları) ve Saf Ego (kişinin sahip olduğu şeylerden ayrı olarak kendisini görmesi) olmak üzere dört yönü vardır(Akt. Bacanlı, 1997).
Rogers’ın Benlik Kuramı

Carl Rogers benlik bilincinin önemini vurgulamıştır. Benlik saygısı benliğin duygusal bir boyutudur, bireyin benliğini ne düzeyde beğendiğiyle ilgili olmakla beraber benlik kavramının üç bileşeni benlik imajı, ideal benlik, benlik saygısıdır (Çeçen Eroğul ve Yurtal, 2014). Benlik imajı, bireyin nasıl olduğu, başka bir deyişle gerçek benliğidir. İdeal benlikse; bireyin gerçek olmayan ancak olmak istediği ya da olmaktan çekindiği benlik halidir. Rogers benlik saygısının, ideal benlik ve benlik imajı arasında oluşan mesafe sonucunda bireyde ortaya çıkan duyguları kapsadığını belirtmektedir. Ayrıca ideal benlikle gerçek benlik arasında oluşan fark ne kadar az olursa, bireyin yaşam doyumunun da o kadar fazla olacağını belirtmiştir(Çeçen Eroğul ve Yurtal, 2014). Benlik algısının nasıl olduğu bireyin benlik saygısı düzeylerini belirlemektedir(Yurtsever, 2009).

Fenomenolojik Yaklaşım’ın kurucusu olan Rogers’ın en temel kavramlarından biri benlik (self) dir. Rogers bu kavramı, organize olmuş, tutarlı bir ben kavramı algılamalarından oluşmuş bütünsel bir yapı olarak değerlendirir. Başka bir ifade ile benlik, “beni” karakterize eden düşüncelerin, algıların ve değerlerin tümüdür. Benlik kişinin ne olduğu ve ne yapabildiğine ilişkin algılamaları da içerir. Algılanan bu benlik, kişinin dünyayı ve kendi davranışlarını değerlendirmesini etkiler. Güçlü ve olumlu bir benlik kavramı olan kişi, dünyayı zayıf ve olumsuz bir benlik algısı olan kişiden oldukça farklı görüp algılar. Rogers’a göre birey her yaşantısını benlik kavramına göre değerlendirir (Zastrow & Ashman, 1990).

Her birey içinde yaşadığı dünyanın merkezidir. Gerçek, bireyin algılarına göre yani kendi ben kavramına uygun olarak algılanıp yorumlanır. Birey hayatı boyunca benliğini sürdürebilme ve onu geliştirme çabası içindedir. Rogers’a göre her insan doğuştan mutluluğu aramaktadır. İnsanın doğası iyimserdir ve gelişme odaklıdır. Benlik bilinci, insanın kendisini nasıl gördüğünü ifade eder. Benlik bilinci iyi, orta ya da kötü olabilir. Benlik bilinci her zaman gerçeği tam olarak yansıtmayabilir. Kişi yetenekli olduğu halde kendisini yeteneksiz olarak değerlendirebilir veya yeteneği olmayan bir kişi kendisini yetenekli olarak tanımlayabilir. Yani benlik bilinci, kişinin kendisiyle ilgili düşüncelerini, algılamalarını, kanaatlerini içerir. İnsanlar daha olumlu ve gelişmiş bir benlik oluşturma gayretindedirler. Karşılaşılan olumsuz durumlar ve engellemeler bireyi, kızgın, bencil ya da etkisiz kılabilir. Bireyin doğası engellenmezse birey kendini gerçekleştirme eğiliminde hareket eder (Geçtan, 1982).

Uzun’a göre olumlu bir benlik geliştirebilmek için içinde bulunduğumuz çevrede koşulsuz sevgi görmemiz gerekir. Birey yaptıklarından, söylediklerinden bağımsız olarak sevgi ve saygıyı hak ettiğini bilmelidir. Davranışlar hatalı olabilir ve cezayı hak edebilir fakat bu insanın her zaman sevilmeye ve sayılmaya değer olduğu gerçeğini değiştirmemelidir. Bu nedenle ebeveynler çocuklarına bu doğrultuda yaklaşmalıdır (Uzun, 2003).

Koşulsuz sevgi ortamında yetişen kişilerin benlikleriyle ilgili anlayışları güçlü ve olumlu olacaktır. Bireyin davranışları ve benlik bilinci arasında farklılık olduğunda bireyde kaygı oluşur. Bu fark arttıkça kaygı da o oranda artar. Birey kendini aldatmaya başlar ve kaygı düzeyi de artar. Bunun sonucunda benlik bilinci temelden sarsılır. Birey hataları karşısında kendine karşı bağışlayıcı olmalı, kendisini olduğu gibi, koşulsuzca kabul edip sevmelidir. Böylece birey sağlıklı bir yaşam sürebilir (Gürsoy, 2003).

Maslow’un Benlik Kuramı

Benlik saygısı hakkında çalışma yapan bir diğer kişi ise Abraham Maslow’ dur. Maslow’un teorisi, bireylerin belli gruplardaki gereksinimlerini karşılamaları ile kendi aralarında basamaklar oluşturan daha 'üst ihtiyaçlar' için doyum sağlama arayışında olduklarını ve bireyin geliştirdiği kişilikte, o zaman için daha üstün olan ihtiyaç grubunun niteliği yönünden belirlendiğini söylemektedir. İhtiyaçları, fizyolojik ihtiyaçlar, güvenlik ihtiyacı, ait olma( sevgi, sevecenlik) ihtiyaçları, saygınlık ihtiyacı ve kendini gerçekleştirme ihtiyacı olarak sınıflandırmıştır (Taşgit, 2012).

Maslow’un kuramı bir kişilik kuramı olsa da benlik bilinci, kuramda önemli bir yer teşkil eder. Maslow, insanın ihtiyaçlarını hiyerarşik bir model olan piramit şeklinde ortaya koymuştur. En aşağıda en temel olan, yaşamda kalmak için zorunlu olan biyolojik ihtiyaçlar vardır. Biyolojik gereksinimler karşılandığında güvenlik ihtiyacı ortaya çıkar. Ardından ait olma bir yere bağlı hissetme, sevme ihtiyacı kendini gösterir. İnsan arkadaşa, dosta, sevgiliye ihtiyaç duyar. Sevilme ihtiyacını gideren birey artık değer ve saygı görmek ister. Çevresinden saygı görmek isteyen birey başarıyı, itibarı, takdir edilip onaylanmayı arzular. Bu sayede benlik saygısı gelişen kişi en son aşama olan kendini gerçekleştirme aşamasına gelir (Arık, 1996). Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde kişi kademeli olarak gereksinimlerini karşılamaktadır. Alt basamaktaki gereksinimini karşılayan birey bir üst aşamadaki güdülerini doyurmaya çalışacaktır. Kişi en son aşamada kendini gerçekleştirecektir (Cüceloğlu, 1996).

Maslow’a göre kendini gerçekleştirmiş bireylerde bazı özellikler gözlenmektedir. Kendini gerçekleştirmiş bir birey, gerçeğin bilinebilecek yönlerini doğru olarak algılayabilir ve bilinemeyecek olanların bilinemeyecek olduğunu algılar. Bu kişiler gerçeği, kendini ve başkalarını olduğu gibi kabul eder. Kendini gerçekleştiren bir kişi, yaşamın getirdiği olayları tam anlamıyla yaşayıp tadını çıkarır. Hareketleri kendiliğinden ve spontandır. Mizah anlayışları vardır ve davranışları yaratıcıdır. Kendini gerçekleştiren bir birey insanlığa karşı duyarlıdır ve sorunlarını önemser. Yakın ve derin dostluklar kuran bu kişiler yaşamı, yeri geldiğinde bir çocuğun gözü ve kalbiyle görüp yaşayabilirler. Dürüst davranmak onlar için bir prensip olmuştur. Gerektiğinde çokça çalışıp sorumluluklarını yerine getirirler. Çevreye duyarlıdırlar, çevreyi araştırırlar ve yenilikleri deneme konusunda cesurdurlar. Olaylar ve durumlar karşısındaki tutumları savunmacı değildir (Cüceloğlu, 1996).

Varoluşçu Yaklaşıma Göre Benlik Saygısı

Varoluşçu bakış açısına göre benlik saygısı yaşantımızın önemsizliği hakkındaki kaygılarımızı azaltmaya yarayan bir araçtır ve yaşamımızı sürdürdüğümüz toplum içerisinde kendimizi önemli bir kişi olarak algıladığımızda benlik saygısını hissederiz. Kişinin kendini önemli hissettiğinde içinde bulunduğu toplumda sosyal yönden önemli bir rolü olduğunu düşünmesi ve hayatı ile ilgili kaygı duymamasını engeller (Hamarta, 2004). Bu yönden benlik saygısı, kişilik içindeki kaygıya yönelik bir tampon görevi görebilmektedir(Akt. Hamarta, 2004).

Erik Erikson ve Benlik Saygısı

Benlik kavramı için önemli katkılar yapan kuramcılardan biri de Erik Erikson’dur. Erikson, insan hayatını, kişiliğinin gelişmesini, kişinin toplumsallaşma basamakları ile aynı anda ele alarak tüm hayatı sosyal zenginlik ve yoksulluk kontekstinde değerlendirmiş ve kişiliğin gelişiminin bu olgudan ne şekilde etkileneceği sonucunu elde etmeye çalışmıştır. Erikson bunu “insanın sekiz çağı” olarak tanımlamıştır (Öztürk, 1997). Bu evreler: a)Temel Güven – Güvensizlik b)Bağımsızlık - Utanç ve Kuşku c) Girişimcilik - Suçluluk d) Çalışkanlık - Aşağılık Duygusu e) Kimlik Kazanmaya- Rol Karmaşası f) Yakınlık – Yalıtılmışlık g)Üreticilik – Verimsizlik h) Benlik Bütünlüğü – Umutsuzluk ‘tur.

Erikson benlik saygısının gelişiminin birinci evredeki temel güven duygusunun gelişimine bağlı olduğunu, fakat benlik saygısının gelişiminde en önemli dönemin ise ergenlik dönemi olduğunu vurgular(Hamarta, 2004).

Ergenin kendi "beni (ego) ile özdeşmesi (ego identity) için benlik saygısının daha önceki dönemlerde gelişmesi gerekir ve gerçeklere dayalı mükemmel "ben"in gelişmesi, kimlik duygusunun gelişmesini sağlayan benlik saygısının yeteneklere ve toplumsal ilişkilere bağlı olarak ortaya çıkmasına dayalıdır (Özkan, 1994). Geç ergenlik benlik saygısının pekiştiği dönemdir. Kendi beni ile özdeşme duygusu (sens of self identity), anlamlı özdeşimler, bireyin temel ruhsal ihtiyaçlarının doğuştan gelen kabiliyetleri ve yaşantılarla başarılı olarak süregeldiğinde, her dönemde benlik saygısı artarak devam eder (Özkan, 1994).

Freud ve Benlik Saygısı

Freud’da benlik konusu ile ilgili çalışmalar yapmıştır. Freud’un kişilik kuramı, kişiliğin yapısının id, ego ve süperego olmak üzere üç ana olgudan meydana geldiğini belirtmiştir.

İd (alt-benlik): klasik psikanalitik kuramına göre id, insandaki iki ana içgüdüyü, yaşam-ölüm içgüdüsünü içinde bulunduran beyin kısmıdır (Dereboy, 1993). Kalıtım ile birlikte gelen içgüdüleri de içinde bulunduran ve doğuştan gelen psikolojik potansiyel güçlerin tamamıdır(Geçtan, 2002). Freud’ a göre bebek alt benlikle birlikte dünyaya gelir. Bu kişilik yapısı haz ilkesine göre hareket etmektedir, herhangi bir bedensel ve çevresel sınırlandırmayı dikkate almadan, sadece kişisel doyumu sağlayabilecek şeylere ilgi duyar (Burger, 2006). İdin fonksiyonları içinde yeme, içme, nefes alma gibi yaşamın devamlılığını sağlayan ihtiyaçlar ve bunlarla beraber saldırganlık, cinsellik gibi içsel dürtüler ile ilişkili olarak acı ve rahatsızlık veren duygulardan uzak durmaya yönelimi de bulunmaktadır(Oktuğ, 2007).

Ego (benlik): Kişinin bilinçdışı fonksiyonelliğinin psikanalitik alan yazınındaki isimlendirmesi ego’ dur ve bu fonksiyonellik temelde, yaşantıları dikkatlice incelemek ve birleştirmektir (Dereboy, 1993). Freud’a göre (1996) alt benlik basit şekilde bilinçsizdir, bilinç benlikte (ego) bulunup dışarıdaki çevreyi algılamakla vazifelendirilmiş en dış tabakaların bir işlevidir. Kişinin iç dünyasının haz isteği ile dış dünyanın kuralları arasında denge kurmakla sorumlu olan ego, bu sorumluluğu yerine getirirken ilk olarak dürtülerin ne olduğunu anlamakta, aynı anda da dış çevrenin şartlarına göre etkin bir şekilde değerlendirerek, var olan şartlara uygun olan davranışı harekete geçirmektedir(Oktuğ, 2007). Benliğin bir başka işlevi de alt benliğin hazza yönelik talepleriyle; ahlaki, vicdani, toplumsal özellikli ve ideal kimlik olarak benimsenen süper egonun içsel istekleri azaltma isteğini bastırmak ve bunu gerçeklik algısına uyumlu olarak yapmaktadır (Özakkaş, 2015).

Süperego (üst-benlik): Dereboy (1993), bir iç yekte olarak işlevi olduğu düşünülen süperegonun, vicdanımızın sesinin özü şeklinde düşünüldüğünü belirtmiştir. Freud’a göre (1923), egoda ortaya çıkan her davranış yönelimi veya istek, süperegonun kontrolünden geçer ve tasdiklenmeyen davranış yönelimlerinin ortadan kaldırılmasını egoya haber verdikten sonra süperegonun isteğinin yerine getirilmemesinin cezası, egoda suçluluk hissinin ortaya çıkmasıdır (Dereboy, 1993).

Süper egonun verdiği içsel ceza, benlik saygısının azalması şeklinde hissedildiği gibi bireylerin kendilerini yalnızca haklı bulmalarını değil, başka kişilerin kendileri hakkında ne düşündüklerini dikkate almalarına olanak sağlar (Hamarta, 2004).

Coopersmith ve Benlik Saygısı

Coopersmith, benlik saygısını kişiliğin olumlu bir kişilik özelliği ve önemli boyutu olarak kabul ederken, kişinin kendini önemli, yetenekli, başarılı ve değerli hissetme derecesi olarak tanımlakta ve kişinin hayatında önemli bir yeri olan çevresindeki kişilerden gördüğü ilgi, onaylanmanın ve saygılı davranmanın derecesnini, sahip olduğu başarılarında bulunduğu yer ve elinde bulundurduğu statünün, başka insanlar tarafından kendisi hakkında varılan yargılara nasıl tepki verdiğinin ve kişinin başka insanlar tarafından onun için konulmuş ve kendi istediği hedeflere ulaşıp ulaşamamasının benlik saygısının gelişimindeki en önemli unsurlar olduğunu belirtmiştir (Bilgin, 2001).

Rosenberg ve Benlik Saygısı

Bu yaklaşımda benlik saygısı bireyin kendisine yönelik pozitif veya negatif yaklaşımı açısından değerlendirmektedir. Bireyin kendisiyle ilgili tavrı pozitif ise yüksek benlik saygısına; negatif bir tavırdaysa düşük benlik saygısına sahiptir. Yüksek benlik saygısı olan bir kişi, kendisine saygı duymakla beraber kendisinin toplum içinde kıymetli olduğunu düşünmektedir. Düşük benlik saygısına sahip olan bireyse, genelde sürekli ve kalıcı bir şekilde bireyin kendini olumsuz değerlendirmektedir (Hamarta, Arslan, Saygın ve Özyeşil, 2009).
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Benlik Saygısı Kuramları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İ.Nil BİREYŞOĞLU ÖZEN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İ.Nil BİREYŞOĞLU ÖZEN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
İ.Nil BİREYŞOĞLU ÖZEN Fotoğraf
Psk.İ.Nil BİREYŞOĞLU ÖZEN
Hatay
Psikolog
Psikoterapist-Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Öğrencisi - Psikolog - Psikoterapist - Hipnoterapist
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi9 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İ.Nil BİREYŞOĞLU ÖZEN'in Makaleleri
► Benlik-Benlik Saygısı ve Ana-Baba Tutumları Uzm.Psk.Mehmet Emin KIZGIN
► Çocuklarda Benlik Saygısı Psk.Nurhan ÜNDER
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,435 uzman makalesi arasında 'Benlik Saygısı Kuramları' başlığıyla benzeşen toplam 14 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► YENİMutluluk Kuramları Kasım 2018
► YENİMutluluk Kasım 2018
► YENİSosyal Kaygı Kasım 2018
► YENİKaygı ve Sosyal Kaygı Kasım 2018
► Uyku Nisan 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


05:39
Top