2007'den Bugüne 77,797 Tavsiye, 25,209 Uzman ve 17,435 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Mutluluk
MAKALE #19995 © Yazan Psk.İ.Nil BİREYŞOĞLU ÖZEN | Yayın YENİ Kasım 2018
Öznel İyi Oluş Tanımı ve İlişkili Kavramlar

Mutluluk, tarihçesine baktığımızda milattan önceden bu yana pek çok kişi tarafından açıklanmaya çalışılmıştır (Eryılmaz, 2009). Mutluluk kelimesi yunanca Eudaimonia kelimesinden gelmektedir (Kuru, 2017). Mutluluğun birçok tanımı bulunmaktadır. Mutluluk hayatın bilişsel ve duyuşsal açıdan değerlendirilmesi yani olumlu duyguların sık yaşanırken olumsuz duyguların az yaşanması ile aile ve iş gibi alanlarda doyumun yüksek olması ile açıklanmaktadır (Doğan, Sapmaz ve Çötok, 2013, Kuru, 2017). Başka kaynaklarda hayat standartlarının kalitesi, yaşam doyumu, olumlu duygular (Asıcı ve İkiz, 2015, Mameghani, 2017) ve kendini olduğu gibi kabul etme, iyi sosyal ilişkiler, çevresel ustalık, kişisel gelişim ve hayatın amacı olarak tanımlanmıştır (Ryff, 1989).

Mutluluk kavramının alan yazınında ele alınışına baktığımızda felsefe, din, biyoloji, psikoloji ve sosyal bilimler tarafından araştırılmış bir konudur. Ancak felsefeciler mutluluk üzerinde dururken, psikologlar ve sosyal bilimciler daha çok sorunlar ve mutsuzluk üzerine yoğunlaşmış ve mutluluk ve öznel iyi olma üzerinde durulmamıştır. 1970’li yıllarda mutluluğun olumsuz duyguların ortada olmadığı durum olduğu düşüncesi eleştiriler almaya başlamıştır. Psikologlar ve sosyal bilimciler 1970’li yıllarda öznel iyi olma hakkında kuramsal ve deneysel çalışmalar yapmışlardır. Öznel iyi olmanın temelini oluşturan çalışma 1960 yılında yapılmış bir doktora tezidir (Bülbül ve Giray, 2011, Kangal, 2013).

Mutluluk alan yazınında genel olarak, mutluluğun bir puan sistemi ile hesaplanması ve sosyodemografik değişkenlerle ilişkileri açısından incelenmiş ve bunun yanında mutluluk kavramının değişik kavramlarla birlikte katılımcılara sunulduğu bir araştırma ile mutluluğun birçok kültür için önemini ortaya koyan bir çalışma da bulunmaktadır (Bülbül ve Giray, 2011; Mameghani, 2017). Mutluluğun derecesinde aile büyük bir önem taşımaktadır. Aile ile ilgili yapılan çalışmalar sonucunda ergen öznel iyi oluşunda etkisi bulunan altı faktör belirtilmiştir. “Güvenli ev ortamı, sevgi atmosferi, açık iletişim, aile üyesinin aileye katılımı (ait olma), dışsal ilişkiler ve aile içerisinde kişisel önem duygusunun hissedilmesi anılan faktörlerdendir.”(Eryılmaz, 2009).

Öznel iyi oluş bireyin hayatındaki değerlendirme biçimlerinin değişik boyutlarını içeren; (başarma duygusu, neşe, yaşam doyumu ve özsaygı vb.) genel bir kavramdır (Diener, 2006). Ryff (1989)’ e göre otonomi, diğerleriyle pozitif ilişkiler, kendilik kabulü, kişisel ilerleme ve çevresel avantaj öznel iyi oluşun boyutlarıdır. Bu boyutların en önemli özellikleri, pozitif yönlü faaliyetlerle pozitif, negatif yönlü faaliyetlerle negatif bağlantıdadırlar. Son yıllarda kendini gösteren ve olumlu psikoloji şeklinde de isimlendirilen saha, bireyin gelişim sağlamasına katkı yapan faktörlerin neler olduğuna odaklanmıştır. Tıp ve psikoloji ise kusurların, noksanların nelerden oluştuğu ve bu kusurların ne şekilde düzeltileceği üzerine yoğunlaşma gösterirken, pozitif yönlü psikoloji incelemelerinde amaç, doğrunun ne olduğu ve bunun ilerlemesinin nasıl sağlanacağıdır. 1980’li yıllardan bu zamana bir manada mutluluk anlamı taşıyan, pozitif iyi oluş araştırmalarında artış yaşanmaktadır.

Literatüre bakıldığında, öznel iyi oluş ile birlikte insanın olumlu işlevselliğini ifade eden psikolojik iyi oluş ve iyilik hali gibi kavramların da kullanıldığı görülür. Bu kavramlarla öznel iyi oluş arasındaki ilişkileri ortaya koymadan önce, kavramlar arasındaki hiyerarşik yapıyı belirtmek faydalı olabilir. Adı geçen üç kavramı içinde barındıran terim, iyi olmadır. İyi olma, Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlık tanımına dayanmaktadır. Yani sağlık, fizyolojik, psikolojik ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir (Ryff ve Keyes, 1995).

Hayat zorluklarla doludur. Psikolojik iyi oluşa sahip kişiler yaşamlarındaki zorluklara rağmen belirledikleri amaçlara varmaya, bunlar için uğraşmaya devam eder ve hayatla savaşımlarında kolay kolay pes etmezler. Psikolojik iyi oluş; kişinin toplumsal, biyolojik ve ruhsal olarak sığasını genişletmesi ve hayata adaptasyonudur. bireyingüçlükler karşısında yaşama uyumudur. Ryff’a (1989) göre, psikolojik iyi oluşun iki boyutu bulunmaktadır. Psikolojik açıdan büyümeyi ifade eden “eudaimonic boyut” birinci boyuttur. Ryff’a ve Singer ‘e (2008) göre, “eudaimonic boyut “ Aristoteles ’in felsefesine dayanmaktadır. Bu felsefeye göre, yaşamı en üst düzeyde iyi bir şekilde yaşamak temel amaçtır. Bu amacı gerçekleştirmenin yolu, kişinin kendini gerçekleştirmesi ve gelişmesidir. Eudaimonic boyutta, kişi güçlükler karşısında mücadele ederek, kişisel gelişim duygusunu yaşar. Kişi, altı alanda gösterdiği davranışlarla psikolojik iyi oluşunu geliştirir. Bu alanlardan ilki, kendini kabuldür. Kendini kabul, kişinin kendisine ait pozitif ve negatif tüm özellikleriyle kendini kabulüdür. İkinci alan, kişinin diğerleri ile kurduğu pozitif ilişkilerdir. Bu ilişkilerde kişi kendini diğerinin yerine koyabilmeli, sevgi ve sevecenlik ilişkisi kurabilmeli ve itimat hissetmeli ve hissettirmelidir. Üçüncü saha bağımsızlıktır ve bir eylemin kontrolünün iç odaklı olmasını temsil eder. Kendi ihtiyaçlarını karşılayacak bağlantıları kurmak için yapılacak çalışmalar çevrede ustalaşmayı temsil eder. Hayatının gayesini ve mealini arayıp bulmaya çalıştığı saha beşinci sahadır. Kişinin kapasitesini genişlettiğine ve birey olduğuna dair içsel inançlarını içeren alan ise bireysel gelişimdir (Ryff ve Keyes, 1995; Ryff ve Singer,2008).

Bireyin yaşamından aldığı hazzı ifade eden hedonik, boyut ise psikolojik iyi oluşun diğer uzanımıdır. Ryff’a (1989) göre, bireyin yaşam doyumu ve yaşamdan aldığı hazlar hedonik boyutu oluşturmaktadır. Kişi, hedonik boyutta, olumsuz duyguları en aza indirmeyi ve olumlu duyguları en üst düzeye çıkarmayı amaçlamaktadır. Hedonik boyut, öznel iyi oluş olarak ele alınmaktadır. Zevk veren yaşantıların, zevk vermeyenlerden daha fazla olması durumu ve hayatın birçok noktasında doyum hissetmesi, mutluluk durumudur. (Ryff, 1989;Ryff ve Keyes, 1995; Ryff ve Singer, 2008).

Psikolojik iyi oluş ve öznel iyi oluşla ilişkili görülen bir diğer kavram, iyilik halidir. Kişinin bireysel, toplumsal ve etrafsal sahalarda bütün olarak fonksiyonel bir hayatı devam ettirebilmesi amacıyla fizyolojik, ruhsal ve sosyal anlamda fonsiyonel olması iyilik hali olarak tanımlanır. Kişiler meslek hayatları ile günlük yaşantılarında, dostluk ilişkilerinde, ruhani hayatlarında ve sevgi ilişkilerinde bütün olarak fonksiyonelliklerini artırmaya çalışarak iyilik durumlarını artırmak için çaba gösterirler (Myers, Sweeney ve Witmer, 2000). Birey, psikolojik iyi oluşunu, iyilik hali alanlarını kullanarak artırmaya çalışmaktadır. Bu alanların kullanılması bilinçli ya da bilinçsiz olabilir. İyilik hali alanında çalışmalarda bulunanlar, yapılandırılmış programlar geliştirmişlerdir. Bu programlar aracılığı ile bireylerin iyilik halleri, artırılmaya çalışılmaktadır (Myers, Sweeney ve Witmer, 2000).

Mutluluk ile iyilik hali arasındaki ilişkilere bakıldığında; iyilik hali, bireyin tam işlevde bulunması için ilgili yaşam alanlarında nasıl dengeli bir şekilde yaşayacağı üzerinde dururken; öznel iyi oluş, bireyin ilgili yaşam alanlarından aldığı doyumlara, bireyin haz veren ve vermeyen yaşantıları arasındaki dengeye odaklanmaktadır (Ryff, 1989).

Özetle, psikolojik iyi oluş, öznel iyi oluş ve iyilik hali arasındaki ilişkiler şu şekilde değerlendirilebilir: İyi olma, üst bir boyuttur. İyi olma, psikolojik iyi oluşu, öznel iyi oluşu ve iyilik halini içinde barındırır. Bu üç yapı için ortak olan nokta, hepsinin değerlendirme yapmayı içermesidir. İyilik hali, bilinçli olarak yaşama yön vermeyi içerir. Kişi, ilgili alanlarda iyilik halini artırırken aynı zamanda, psikolojik iyi oluşunu da olumluya götürmektedir. Psikolojik iyi oluş ve iyilik hali, bireyin yaşamını ve potansiyellerini geliştirmeyi hedeflerken; öznel iyi oluş, bu süreçte olumlu duygulara ve doyumlara odaklanır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Mutluluk" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İ.Nil BİREYŞOĞLU ÖZEN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İ.Nil BİREYŞOĞLU ÖZEN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
İ.Nil BİREYŞOĞLU ÖZEN Fotoğraf
Psk.İ.Nil BİREYŞOĞLU ÖZEN
Hatay
Psikolog
Psikoterapist-Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Öğrencisi - Psikolog - Psikoterapist - Hipnoterapist
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi9 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İ.Nil BİREYŞOĞLU ÖZEN'in Makaleleri
► Mutluluk Uzm.Psk.Özlem SANAN ŞENBAY
► YENİEvlilikte Mutluluk Psk.Dnş.Kıvanç TIĞLI
► Mutluluk Nerededir? Psk.Serap DUYGULU
► Mutluluk Nerededir? Psk.Serap DUYGULU
► Timus Bezi ve Mutluluk Psk.Yasemin MERİÇ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,435 uzman makalesi arasında 'Mutluluk' başlığıyla benzeşen toplam 15 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► YENİMutluluk Kuramları Kasım 2018
► YENİBenlik Saygısı Kuramları Kasım 2018
► YENİSosyal Kaygı Kasım 2018
► YENİKaygı ve Sosyal Kaygı Kasım 2018
► Uyku Nisan 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


05:38
Top