TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Panik Bozukluğu Tedavisi

Kumru ŞERİFOVA Fotoğraf
Uzm.Psk.Kumru ŞERİFOVA
İstanbul
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Özel ÜyesiTavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 11 Makalesi varFotoğrafı MevcutMesleki Videoları Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 373,

* Yayın Tarihi : 30-08-2016 - 01:20 (178 gün önce),

* Ortalama Günde 2.10 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 7185 , Kelime Sayısı : 914 , Boyut : 7.02 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Uzm.Psk.Kumru ŞERİFOVA hakkında söyledikleri:
Kumruyla üniversitede tanıştım. O zamandan beri çok kıymet verdiğim birisidir kendisi. Üniversitede hep cok çalışkan, kendisini geliştiren başarılı bir arkadaşımdı. Daha sonra Londrada çok iyi bir üniversitede master eğitimine devam etti. İnsana çok kıymet veren, meslek etiğine sıkı sıkı bağlı ve hep daha fazla öğrenmeye çalışan biridir. Ayrıca kendisi özel hayatında da örnek alınması gereken karaktere sahiptir. Onun güzel huylarını, mesleğe verdiği önemi çok takdir ediyorum. Insanlara çok faydalı olacağından hiç şüphem yok. Büyük bir rahatlıkla ondan terapi hizmeti alabilirsiniz. Ingilizcesi ... [DEVAMI..]
(Psk.Sümeyye TURGUT, Sitemize Kayıtlı Profesyonel, 19-03-2016)

Uzm.Psk.Kumru ŞERİFOVA Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Panik Bozukluğu Tedavisi

Ayrı-ayrı zamanlarda Panik bozuklukla ilgili paylaştığım yazılarımı özetleyerek sizlere sunmak isterim.

Ilaç tedavisi ve terapi arasında ilişki ve fark nedir? Tedavi yöntemi olarak hangisini tercih etmemiz gerekir?


Beyninizde bazı kimyasallar, reseptörler, nöronlar kalıplaşmış halde belirli bölgelere yerleşmişler, ilaçlar onları yerinden oynatarak havadan asılı hale getirir, onların doğru yere oturması için ise terapi gereklidir. Yoksa ilaç kesildikten sonra havada asılan nöronlar farklı yerlere veya aynı yerlere otura bildikleri için ilaç kullanılan sürede ortadan kalkan rahatsızlıklar yeniden nüks eder veya başka halde geri döner. O yüzden terapinin önemini bu kadar ısrarla savunuyorum.

Ben İngilterede hem klinik psikoloji hem de nöro-psikiyatri okumuş ve her 2 alanda çalışma fırsatı bulmuş biri olarak her 2 alanın bir-biriyle çok fazla ilgili olduğunu görme şansı buldum. İngilterede 2 grub bir-biriyle o kadar collaborative yani işbirliği içinde çalışıyorki, Türkiyedeki uzmanları gördüğümde traji-komik durum karşısında hastaları düşünmeden edemiyorum… Psikiyatrist psikoloğu beğenmez, psikolog psikiyatristi…

PANİK BOZUKLUK için bir çok defa söylediğimi tekrar söylüyorum…

Tüm dünyada geçerli kılavuzlarda, özellikle İngilterede NİCE Guidline ilkelerine göre hafif ve orta derece panik ataklar için psikoeğitim ve BDT öneriliyor, ağır panik ataklara ilk aşamada BDT ve psikoeğitim öneriliyor, yetersizse ilaç tedavisi ile beraber yürütülmesi öneriliyor. Her 2 yöntemi beraber kullanarak %80 oranında iyileşme şansı doğuyorken, tek başına her 2’yöntemle tedavi olma şansları ağır vakalar için daha düşüktür. Bilimsel kanıta dayanarak ispatlı bir şekilde bunu sizlere sunuyorum…. (NİCE, 2011; Ocak). Artık bu saatten sonra ilaçsız tedavi olmaz, psikiyatrist tedavi eder, psikolog ne bilir gibi yorumlar karşısında sessizliğimi mümkün olduğunca koruyacağım. Gerisi artık KANITA DAYALI TIP’ın ne olduğunu bilen ve bilmeyen hekimlerin ve uzmanların insiyatifine bırakıyorum… Bilmeyenlere ısrarla KANITA DAYALI TIP’ı araştırmalarını öneriyorum.

Dünyada iç açan bir durum olmadığı gibi, Türkiye'de de içler karartan bir tablo var. Maalesef, hasta ve hekimlerin görüşleri yüzünden psikiyatriste giden herkese istisnasız gerek olsa da olmasa da ilaç reçete ediliyor. Türkiye'ye ilk geldiğimde psikiyatristleri çok kınamıştım - 'neden herkese terapisiz ilaç öneriliyor diye', sonuçta bu bir suçtur, etik değildir. Çünkü tüm kılavuzlarda ilaç bir çok rahatsızlıklar için (panik atak, anksiyete, agorafobi , sosyal fobi, depresyon ve s.) en son çare olarak düşünülüyor ve öneriliyor (NICE Guidline, 2011). Sonra burada çalışmaya başladıktan sonra gördüm ki hastalar o kadar bilinçsiz ki, doktora gelip 1 seansta çare istiyorlar ve 2.seansa da gelmek istemiyorlar. Zannedersem o yüzden herkese ilaç reçete ediliyor Türkiye'de. Lütfen, hafif, orta şiddetli sorunlar için ilaç almayın, öncelikle terapi denenmeli, orta ve ağır rahatsızlıklar terapiye yanıt vermezse ilaç tedavisine başlatılmalıdır.

Lütfen ilaç kullanıyorsanız hekiminize danışmadan kafanıza göre kesmeyin. Bu sağlığınız için çok tehlikelidir.

Panik Bozukluk teşhisi almış hastaların hiç bir zaman tedavi olamayacaklarına inanmaları çok yaygındır. Uzun süren ilaç tedavilerinin yan etkileri, beyin kimyasallarında değişme ve s. derken 6,5 senelik Panik bozukluk yaşayan danışanımla olumlu sonucumuzu alarak bugün terapimizi sonlandırdık. Danışanımın psikolojik yardım almasının en başdaki sebebi hamileliğiydi. Danışanımla -'hamile olmasam kesinlikle terapi almazdım' cümlesiyle terapiye başlamıştık. Genelde haftada bir olan seanslarımızı onun durumunu göz önünde bulundurarak haftada 3 yaptık ve sadece 6 seans yani 2 hafta sonra 'iyiki terapi almışım, her işte bir hayır varmış, bebeğim annesine yardımcı oldu' düşüncesiyle seanslarımızı sonlandırdık. Geriye 1, 3 ve 12 ay sonra kontrollerde görüşmek kaldı.

Vakanı sizinle kendisinin izni olarak paylaşıyorum.

Bunu yapmakta maksadımız Panik bozukluk için destek almanızın ne kadar önemli olduğunu anlatmaktır. Maalesef ilaçlar her zaman kesin çözüm olamıyor. Hatta ilaçlar en son çare olarak düşünülmelidir (Nice, 2011) Dünyada geçerli tüm tıbbi klavuzularda birincil tedavi yöntemi terapidir (Nice, 2011).

Bu yazını paylaşmakta maksadım aslında PB hastalarına bir umut vermektir. Panik Atak tedavisi olan bir rahatsızlıktır. Bunun için önemli olan Bilişsel Davranışçı terapi ekolünde çalışan klinik psikolog bulmanız- ve yüzleştirme ve bilişsel yeniden yapılandırma yöntemini kullandığına emin olmanız gerekir.

panik atak nedir?

Panik atak, beyin ve vücudun ortaklaşa farkında olduğumuz ya da olmadığımız bir olaya karşı verdiği ani, beklenmedik tepkidir. Ataklar şeklinde kendini gösterir, 5-20 dakika arası sürer ve kişi o an için kalp krizi geçirdiğini, boğulduğunu, öleceğini düşünür. Atak geçtikten sonra hasta kendini yorgun, bitkin hisseder, yalnız kalmaktan korkar ve sürekli birilerinin yanında olmasını ister.
Atak anında fiziksel olarak:
1. Kalp hızınız artar, çarpıntı normalden çok yükselir
2. Terleme
3. Titreme
4. Hyperventilation – nefes darlığı, kısa nefes almalar, nefes almanı unutmak*
5. Şok yaşamak, ne olduğunun farkında olmaya çalışmak ve durumu analiz edememe: “ne oluyor”gibisinden bir his
6. Sinede ağrı
7. Kendini yorgun ve kötü hissetme

Panik hastalarının bilmesi gereken ilk kural:***

– Vücudunuzda bu tür fiziksel değişimlerin sebebi aslında sizin “kaç ya da savaş” dediğimiz yanıtın sonucudur, yani siz kendinizi korkuttukça vücudunuz tehdit olduğunu algılıyor ve bu yüzden bu şekil tepki veriyor. Aslında algıladığınız gibi bu bir ölüm, kalp krizi ya da kendinizi en kötüye hazırladığınız en kötü senaryo değil. Bunun bilincinde olmak çok önemli

Kural iki:
Nefes… Nefes… Nefes….

Doğru nefes almak. Kendini tehdit altında hisseden her bir birey o an için farkında olmadan nefesini tutar. Ya da normalden hızlı nefes alıp-verir. Farkında olmadan nefes almayı unutan kişi atağın başlamasına ya da başlamış atağın daha da artmasına sebep olabiliyor. Bunun için panik başlaması ile doğru nefes almaya başlamanız çok iyi gelecektir:
1. Burnunuzdan derin nefes alıyorsunuz
2. Nefesi ağzınızdan yavaş yavaş veriyorsunuz
3. Ve bunu yaparken gözlerinizi kapatıp “sakin” olduğunuza kendinizi inandırın.

Sakin olup bunu bir süre yaptığınızda kanınızdaki karbondioksit normale dönecektir. Kendinizi sonrasında yine yorgun hissedebilirsiniz.

Bu durumda panik atağınızın geçmesi gerekir.

Genelde kendinizi panik ataktan korumak için ise:
1. Gevşeme teknikleri öğrenmeli, hayatınızın bir köşesine yerleştirmelisiniz. Namaz kılmak, meditasyon yapmak, yoga, pilates de ilave olunabilir.
2. Kan şekerinizin dengede kalması için düzenli yemeniz gerekir. Kan şekerinizi ani düşürecek gıdalar tüketmemeli ve gerektiğinde ana öğünlere ek ara öğünler yapılmalı, zamanında ve sağlıklı gıdalar yemeniz de çok önemli.
3. Kafein, alkol, sigara alışkanlığınız varsa kesmeniz çok önemli.
4. Uyku düzeniniz çok önemli, geceleri erken yatıp, sabahları güne erkenden başlamanız çok önemli

Reference:
https://www.nice.org.uk/guidance

https://www.nice.org.uk/guidance/cg113

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Panik Bozukluğu Tedavisi ile İlgili Kavramlar : panik bozukluk, panik atak, anksiyete
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Panik Bozukluğu Tedavisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Kumru ŞERİFOVA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Teknoloji ve Çocuklar , Uzm.İpek ÖRGÜT
  • Alkol/Madde Kullanımının Aile Üzerine Etkisi , Uzm.Havva BAYAR
  • Sorumluluk ve Özgüven , Aslı PAKSOY
  • Sosyal Becerilerin Kazanımında Ailenin Rolü ve Önemi , Aslı PAKSOY
  • Şemalar, Şema Terapisi ve Bağlanma , Uzm.Ali İhsan YAKA
  • Anne - Baba Tutumu ile Çocuğun Cinsiyet Rolü Arasındaki İlişki , Ramazan KAMÇI
  • Aşk Hakkında Herşey , Nihan DİKME
  • Çocuklarda Görülen Davranış Bozuklukları, Nedenleri ve Çözüm Yolları , Uzm.Ayşe YILMAZ
  • Çocuklarda Saldırgan Davranışların Önlenmesi , Uzm.Havva BAYAR
  • Eşimi Seviyorum, Beni Aldattı! , Dr.Mehmet TEKNECİ
  • Partneriniz Bir "Narsist" mi? , Dila HOTLAR
  • Sosyal Destek , Uzm.Suna BAYRAM
  • Duygu Odaklı Çift Terapisi , Dr.Mehmet TEKNECİ
  • Çocuğun Dil, İletişim, Bilişsel ve Sosyal Gelişimini Olumlu – Olumsuz Yönde Etkileyen Etkenler , Uzm.Engin OLGUN
  • Kaygılarımızın Anlamı , Özlem ATA
  • Kadınlarda Cinsel İstek Bozukluğu , Uzm.Havva BAYAR
  • Duygusal Özgürleşme Teknikleri (Eft) Nedir? Nerelerde Kullanılır? , Aysel KESKİN
  • Çocuklarda Yeme Problemi , Uzm.Aysu YENİEL SİLLE
  • Terörün Toplum Ruh Sağlığına Etkisi , Burçin KOYUNCU
  • Çatışmadan Kaçınmak İçin Ötekini Memnun Etmek , Dr.Fatih SÖNMEZ
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    11:19
    Top