Arama : | Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Günümüz İnsanı Stres ve Yaşam
MAKALE #18733 © Yazan Psk.Cüneyt KAYA | Yayın YENİ Eylül 2017 | 177 Okuyucu
Günümüz İnsanı Stres Ve Yaşam

Öncelikle stres konusu da psikolojideki pek çok konuda olduğu gibi spesifik bir konudur ve tek bir nedene bağlanması doğru olmaz. Fakat stres yaratan esas konulardan birinin değişim olduğunu söyleyebiliriz. Yani bu anlamda kişinin hayatındaki köklü bir değişiklik büyük bir stres kaynağıdır diyebiliriz. Kadınlar Erkeklerden %33 Daha Stresli olduğu da araştırmalarda ortaya konmuştur. Değişim konusunu biraz daha açacak olursak hepimizin yaşamında “comfort zone” olarak adlandırılan güvenli bölgeler vardır. Bu bölgeler kişinin kendini rahat ve huzurlu hissettiği ortamlar, güvende hissettiği durumlar olarak açıklanabilir. Örneğin kişi için taşınmak, bir yakın kaybı, yeni bir okula/işe başlamak kişinin hayatında büyük değişimler yaşattığı için strese de neden olur. Evlilikte böyledir. Üstelik evlilik noktasında kadınların daha stresli olmasında hiç şüphesiz kültürel kuralların da etkisi çok büyüktür. Kadın evlilik hayatına adım atmakla beraber eşinin, eşinin ailesinin ve olacak çocuklarının yükünü üzerine almakla sorumlu kabul edilir. Aksatmadan yemek, temizlik, çocukların bakımı gibi pek çok işle aynı anda ilgilenmesi gerektiği düşüncesi hakimdir. Akrabalarının, komşularının ve etrafındaki aklımıza gelebilecek hemen herkesin kadından yeni beklentileri vardır. Değişim faktörüyle toplumsal rollerin bağlantısını kuracak olursak evlilikle beraber toplumun kadından beklentisi daha fazla olduğu için kadınların yaşadığı değişim daha fazla olur bu yüzden stres düzeyleri de erkeklerden daha fazladır. Böylece kadın için işler daha da zorlaşır. Bu noktada yapılabilecek şeylerden en önemlisi kişinin hayatında zaten büyük bir değişiklik olduğu için diğer durumları olabildiğince stabilize bir durumda tutmaktır. Çünkü yapılacak her değişim kişiye bu noktada yeni sorumluluklar yükleyip işleri zorlaştırabilir. Toplumun kadına bakış açısını değiştirmekte bu noktada çok önemlidir ve bu algının değişmesinde psikologlar, sosyologlar, öğretmenler ve ebeveynlerle beraber toplumun her ferdine görev düşmektedir. Stres oluşturan önemli etmenlerden birisi de işsizliktir.
Konuyu açıklamada bu durumun neden psikolojik sorunlara yol açtığını açıklamakla başlamak doğru olur diye düşünüyorum. Bu noktada şunu bilmek önemli. Bir kişinin yetişkin sayılabilmesi için biyolojik, psikolojik ve toplumsal olarak belirli bazı aşamalardan geçmiş olması beklenir. Bunlardan biri de bir işe sahip olmak ve yaşamını maddi anlamda başka birine gerek duymaksızın sürdürebilmesidir. Pek çok gençten toplumun beklentisi de budur. Kişilerin okullarını bitirdikten sonra yeni bir yaşama adım atmaları için işlerini ellerine almaları gerektiği düşünülür. İşte bu noktada kişi belirli nedenlerle iş sahibi olamadığında tam anlamıyla yetişkin kabul edilebilmesi için en önemli koşullardan birini gerçekleştirememiş düşüncesine kapılıp kendilerini “işe yaramaz” olarak nitelendirebilirler. Bu kişilerin kendi gözlerindeki imajlarını zedeleyip bir özgüven kaybına neden olabilir. Bununla beraber toplumsal beklentileri karşılayamamış olmanın verdiği stresi de unutmamak gerekir. Bu noktada amiyane tabirle mahalle baskısı kişilerin yaşamında sarsıcı bir noktada yer alır ve pek çok kişi artık bu konularla ilgili sorulardan bunalmış bir hale gelirler. İş sahibi olamamak kişilerin hayatlarında başka bir sürü noktayı da etkiler ve kişiler bir işlerinin olmaması nedeniyle evlilik, ebeveyn olma gibi diğer pek çok şeyi de ertelemiş olurlar. Geleceklerine dair bu belirsizlik kişileri giderek daha da kaygılı hale getirir. Kişiler işlerinden uzak kalma süreleri arttıkça giderek o alandaki becerilerinin azaldığını düşünürler bu da onları negatif yönde etkiler.
Bu bağlamda yapılması gereken esas şey kişinin kendini yeniden değerli ve önemli hissetmesi ve sandığının aksine “işe yaramaz” olmadığını kavramasıdır. İlgili olduğu meslek dalıyla bağını koparmamalı ve bu alanla ilgili gelişmeleri, yenilikleri takip etmelidir, bu durum işine karşı oluşacak soğumayı önlemekte önemlidir. Ayrıca kişinin katılacağı kurslar, edineceği hobiler ve yeni ilgi alanları keşfedip kendini geliştirmesi depresyon durumunu engellemede başat rol oynamaktadır. Bu hobiler meslek dalıyla ilgili olabileceği gibi tamamen yabancı olduğu bir konuda olabilir. Bu uğraşla ilgili zaman geçirmesi, kafa yorması kişiyi sürekli işsizlik durumunu düşünmekten de alıkoymaktadır. Katıldığı yeni ortamlarda yeni kişilerle tanışması sosyalleşmesi açısından önemli kabul edilir. Bu konuyla alakalı sorumluluk sahibi diğer kişiler ise bu bireylerin yakın çevreleridir. Onlar bu noktada kişinin hala önemli ve değerli olduğunu hissettirmeyi unutmamalı faydalı bir sosyal destek ortamı oluşturmalılardır.
Ancak çağımızın belki de en büyük sorunlarından birisi insanın kendisine yabancılaşmasıdır. İletişim çağında olduğumuz bu dönemde iletişememek ve kendimize olan yabancılığımız bizi sorunlar ve stres karşısında daha da çaresizleştirmektedir. Sadece sorunlarımıza ve çözümüne odaklanırken asıl gerçeği kaçırıyoruz o da yaşamın kendisi. Artık sağlıklı bir yaşam dengesinden yoksun hayatlar süren insanoğlu görev ve sorumluluklarıyla, sıkıntılarıyla, yapması ve yapmaması gerekenlerle öyle meşgul ki kendisine verilen tek kullanımlık hayat hediyesini boşa harcamakta sadece kendisine ve çevresine eziyet etmektedir. Ne sorun yaşarsak yaşayalım sorunların asıl çözümü onların hiç oluşmamasıdır. Nasıl ki tıbbi hastalıklarda olduğu gibi korunma tedbirlerine sıkı sıkı sarılırsak hastalıklarla baş etmiş olmaktayız mutluluğumuzun önündeki engellerin de ortadan kalkması için stressiz bir yaşam için huzurlu bir ömür için bunlara engel olan ne varsa oluşmasına engel olmak gerçek anlamda stres ile mücadele ve psikolojik tedavinin ta kendisidir. Çareyi şikâyet etmekte veya maddi ve manevi olarak bizi sömüren ilaçların bir kısmında aramak yerine ayağa kalkmalı ve mücadele etmeliyiz. Bizi değerli hissettirecek olan şey de bir işe yaradığımızı görmektir.
Çevremizde çok çeşitli insan davranışları görmekteyiz. Kimisi sessizce büyük bir kabullenme içerisinde olanı izlemekte kimisi kendi kaderinin yazarlığına soyunmakta kimisi sadece isyan etmekle yetinmekte kimi de bu gidişe bir dur diyecek kişinin kendisi olduğunu bilip bu gücünü sonuna kadar kullanmakta. Önemli olan sizin bunlardan hangisini örnek aldığınız. Eğer doğru modelle yolunuza devam ediyorsanız sizin için stres veya sorun yok sadece aşılması gereken sıradan küçük engeller olacaktır. Bu noktada asıl önemli olan sizin yaptığınız seçimdir. Yanlış seçimler yanlış sonuçlara götürecektir sizce sonra bunun şikâyetini yapmak ne kadar mantıklı olur? Bu nedenle çevrenizde kimlerin olduğu, arkadaşlarınızın kişilik yapıları, izleyip etki altında kaldığınız film ve dizilerin hangileri olduğu, anne ve babanızın davranışları, içinde bulunduğunuz sosyal yapının içerdiği yapı taşları ..vb gibi bir çok faktör sizin seçimlerinizi belirleyebilmektedir. Çıkmaza girdiğimizde sorunlarımızın veya stresimizin sebebini tek bir şeye mal etmek ne kadar mantıklı olur işte çözüme giden yollarda hayatımıza daha bütüncül bakmak bu denli önemlidir. Çareyi daha iyi ilaçlarda, daha fazla kazançta, daha fazla tatilde, daha fazla eşyada, daha büyük evde, daha hızlı arabada, daha güzel elbisede aradığımız sürece yolumuzu hep şaşıracağız ve biz psikologlara çok iş düşecek.
Psikolog Cüneyt Kaya
Aile Danışmanı
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Günümüz İnsanı Stres ve Yaşam" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Cüneyt KAYA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Cüneyt KAYA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Cüneyt KAYA'nın Yazıları
► Stres ve Yaşam Psk.Kemale GÜNHAN
► Günümüz Aileleri ve Evde İletişim Uzm.Psk.Dnş.Hakan METAN
► Günümüz Toplumunda Meslek Seçimi Yrd.Doç.Dr. Özge SOYSAL
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,491 uzman makalesi arasında 'Günümüz İnsanı Stres ve Yaşam' başlığıyla benzeşen toplam 35 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Takım Tutmak ve Aidiyet Mayıs 2017
► Aile ve Evlilik Terapisi Mayıs 2017
► Hepimiz Hipnozdayız Ağustos 2013
► Kadınlar Ne İster ?... Kasım 2009
◊ Aldatılırsam Ne Olur? Mayıs 2017
◊ Stres Çarkı Çark Etti Mayıs 2017
◊ Kadın Dediğin… Mart 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


17:39
Top