2007'den Bugüne 89,675 Tavsiye, 27,648 Uzman ve 19,669 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Çocuklarda Cinsel Eğitim ve Önemi
MAKALE #19479 © Yazan Uzm.Psk.Dnş.Sibel DEMİR SARIOĞLU | Yayın Mart 2018 | 2,901 Okuyucu
Cinsellik, doğumdan ölüme kadar hayatın ayrılmaz bir parçası olan son derece doğal ve normal bir durumdur.

Çocukluğumuzdan itibaren cinsellik konusunda hem anne – babamız hem de çevremiz ve toplumumuz tarafından bir takım söylem, tutum ve algılar ile yetiştiriliyoruz. Ancak ne yazık ki bunların birçoğu bilimsel gerçeklerden uzak, abartılı, cinsellikle ilgili doğru bilinen yanlışlar ve mitlerden meydana gelmektedir. Cinselliğin kapalı kapılar ardında konuşulması, tabulaştırılması, ayıplanması, günah ve yok sayılması; doğru cinsel bilgilere ulaşmayı engellemekte; yanlış bilgileri ve mitleri daha da kamçılayıp utanç, korku, kaygı, suçluluk, başarısızlık duygusu gibi duyguları da beraberinde getirerek cinsellikle ilgili algılarımızı, duygularımızı, cinsel hayatımızı ve ilişkilerimizi etkilemektedir.

Cinsel problemlerin ve cinsel işlev bozukluklarının çok büyük bir oranının cinsel bilgi eksikliğinden ve mitlerden kaynaklandığı düşünülürse; henüz çocukluk yıllarında doğru ve yerinde yapılan bir cinsel bilgilendirmenin; yani cinsel eğitimin ne kadar önemli olduğu da görülür. Ancak bunun için ebeveynlerin de cinsel bilgilerinin yeterli olması gerekir.

Fiziksel, ruhsal, sosyal, zihinsel ve cinsel gelişim bir bütün olmasına rağmen; cinsel gelişim dışındaki diğer boyutlar ve yapılması gerekenler belli iken, cinsel gelişim ise aileler tarafından göz ardı edilmekte ve yok sayılmaktadır. Ancak en başta kabul edilmesi gereken olgu şudur ki; sağlıklı gelişen her bireyde cinsel gelişim vardır ve bu, çocuğun boyunun uzaması, kilosunun artması kadar doğal bir durumdur. Cinsel eğitim doğumdan başlayarak ergenlik dönemine kadar olan bir dönemi kapsamaktadır. Cinsel eğitime başlamak için belli bir yaş bulunmamasına rağmen, anne babalar, çocukları okul öncesi dönemdeyken (3-4 yaş dolayında) ilk sorularla karşılaşmaya başlarlar (Bozer, 2009).

Zamanında ve doğru bir şekilde verilen cinsel eğitim; kişinin kendini ve bedenini tanımasına, cinsiyetine özgü özelikleri öğrenmesine, cinselliğin ayıp, kötü, günah, pis, suçlanacak bir durum değil; normal ve sağlıklı bir durum olduğunu bilmesine, cinsel gelişim sürecinde problem yaşama olasılığının azalmasına, ne isteyip ne istemediğini fark edip ifade edebilmesine, daha sağlıklı kız / erkek arkadaş ilişkileri kurabilmesine ve cinsel tacize uğrama olasılığının azalmasına önemli rol oynar. Böylece henüz çocuklukta edinilen doğru ve yerinde bilgiler ilerdeki cinsel hayatı da olumlu yönde etkileyerek daha sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşamın kapılarını açacaktır.

Cinsel eğitimin zamanında ve gerekli düzeyde verilmesi, gelecek nesilleri cinsellikle ilgili mit ve yanlış düşüncelerden de kurtarır. Pek çok cinsel problemin yanlış bilgi ve inanışlardan ortaya çıktığı düşünülürse; doğru ve yerinde bir cinsel eğitimin önemi daha da anlaşılır. Ancak; özellikle ülkemizde cinselliğin tabu, ayıp, günah, yasak olarak görülmesi, cinselliği öğrenmenin ergenlikle başladığının düşünülmesi; 0- 6 yaş arasındaki çocuğun sorularının cevaplanmamasına ve bu dönemdeki arayışın sağlıksız tamamlanmasına neden olur. Bunun sebebi ebeveynlerin cinselliği çocuğun masumiyetine yakıştırmamaları, çocuğun cinsellik algısının yetişkinlerinki gibi olacağı düşüncesidir. Oysa bu dönemde çocuk cinselliği yetişkinler gibi algılamamakta; bebeğin nasıl dünyaya geldiğini, anne karnında neler olduğunu, çocukların nasıl doğduğunu, cinsiyetler arası farkları sorgulamak istemektedir. Ayrıca çocuklar sordukları bu sorular ile nelerin yasak, ayıp veya suç olduğunu, sınırların nerede başlayıp bittiğini de öğrenmeye çalışmaktadır (Keçe, 2012). Ebeveynlerin bu tarz sorulara muhatap olmamak için çocuklarını korkutmaya çalışmaları; “bacağını ört”, eteğini kapa” gibi söylemler ne kadar masum görünürse görünsün kızlarda vajinismus; erkeklerde ise cinsel organınla oynarsan “koparırım”, “oynarsan düşer” gibi sözler erken boşalma ve sertleşme sorunlarına yol açabilir (Keçe, 2012). Ayrıca çocuğun cinsiyete özgü rolleri kazanmasında ailenin davranışları oldukça önemlidir. Örneğin, bazı aileler erkek çocukların saçlarını 9 – 10 yaşına kadar kestirmez; sahip olamadığı kız çocuğunun eksikliğini oğlan çocuğuna kız çocuğu gibi davranarak gidermeye çalışırlar. Bu durum çocuğun psiko – seksüel gelişimi açısından yanlış olup bazı eşcinsel yönelimlere yol açabilir (Muhteşem, 1991). İnsanların ilk cinselliğe yönelik arayışları 0 – 6 yaş döneminde başladığı düşünülürse bu dönemde cinsiye özgü roller hakkındaki olumsuz ve yanlış tutumlar, davranışlar; cevaplanmayan sorular; ayıp, günah, yasak olarak görülür ve çocuk; gelişiminin bir parçası olan bu doğal merakından dolayı azarlanırsa cinselliğe dair öğrendiği bu olumsuz izlenim ve tutumlar ömrü boyunca devam edecek ve tüm yaşamını etkileyerek sağlıksız, başarısız ve mutsuz bir cinsel hayatın temellerini atacaktır. Ayrıca bu olumsuz bakış açısı ve tutum ile çocuk kendi bedeninden ve cinselliğinden de utanıp suçluluk duyguları geliştirecektir. Anne – babaların “seni leylekler getirdi”, “çingenelerden aldık”, “cami avlusundan bulduk” gibi durumu kurtarmak için söyledikleri yalanlar ise çocuğun gelişimini olumsuz etkileyecek ve güven duygusunu da sarsacaktır.

Çocukların sorduğu sorular karşısında uygulanacak en uygun tutum ise; meraklarından dolayı çocukları azarlamadan, ayıplamadan, sorularına yumuşak bir üslupla, doğru ama anlayabilecekleri bir seviyede kısa ve net cevaplar vermektir Çocuğa kendini ifade edebileceği, merak ettiği soruları rahatlıkla sorabileceği ve tatmin olabileceği cevaplar alabileceği ortam yaratmak önemlidir. Özellikle cinsiyet farkları, cinsel gelişim, cinsel organlar, ergenlik dönemi ile birlikte yaşanan fiziksel değişim, adet dönemleri, doğum gibi konular hakkında bilgiler vermek gerekir.

Çocuklara temel duygusal ve cinsel sağlamlığı vermek her anne – babanın sorumluluğudur. Bu sorular karşısında ebeveynler 1. Sabırlı olmalı 2. İyi bir dinleyici olmalı, çocuğun neyi öğrenmek istediğini tam olarak anlamalı. 3. Terimleri sadeleştirmeli, tek anlamlı kelimeler kullanmalı ve cevapları çocuğun tecrübe ve anlayış derecesine göre ayarlamalı. 4. Dürüst olmalı 5. Oldukları gibi görünmeli ve gerçekçi olmalıdır (Arıt, 1972). Ayrıca ebeveynler cinselliği konuşmaktan korkmamalı, çocuk sorular sormaya başladığı ilk andan itibaren iyi bir iletişim kurmalı, her şeyi hemen anlatmamalı ve anlamayacağı detaylara girmemeli, çocuğun soru sormasını beklemeli, sorulara cevap verirken çocuğun yaşını temel almalıdır (Keçe, 2012).

Cinselliği geliştirmemiz, tüm yaş dönemlerinde yaş özelliğine göre farklı soruların sorulması ve bu sorulara alınan cevaplar ile gerçekleşmektedir (Keçe, 2012). Bu yüzden çocukların sorduğu sorulara doğru, açık ve net cevaplar vererek zamanında ve doğru bir şekilde yapılan cinsel eğitim oldukça önemlidir.

Uzm. Psk. Danışman / Aile Danışmanı / Profesyonel Koç
Sibel Demir SARIOĞLU

KAYNAKLAR:
1. Arıt, F. (1972). Çocuğun Cinsel Eğitimi. Genel Kültür Dizisi: 75, İstanbul: Yalçın Ofset.
2. Bozer, M. (2009). Din Eğitimi Açısından 0 – 12 Yaş Arası Çocuklarda Cinsel Tutum ve Davranış Eğitimi, Yüksek Lisans Tezi. Selçuk Üniversitesi, Sosyal Bilimleri Enstitüsü, Konya.
3. Keçe, C. (2012). Yatak Efsaneleri (1. Baskı). Ankara: Pusula Yayınevi.
4. Sarıoğlu, S. (2015). Cinsel İşlev Bozuklukları ve Cinsel Eğitim, Tezsiz Yüksek Lisans Bitirme Projesi. Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Konya.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuklarda Cinsel Eğitim ve Önemi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Dnş.Sibel DEMİR SARIOĞLU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Dnş.Sibel DEMİR SARIOĞLU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     3 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Sibel DEMİR SARIOĞLU Fotoğraf
Uzm.Psk.Dnş.Sibel DEMİR SARIOĞLU
Ankara (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolojik Danışman - Sosyolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi10 kez tavsiye edildi
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Dnş.Sibel DEMİR SARIOĞLU'nun Makaleleri
► Çocuklarda Cinsel Eğitim Psk.Dnş.Havva BAYAR
► Çocuklarda Cinsel Eğitim Psk.Dnş.Leyla DURSUN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,669 uzman makalesi arasında 'Çocuklarda Cinsel Eğitim ve Önemi' başlığıyla benzeşen toplam 26 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kendinizi Seviyor Musunuz? Haziran 2015
► Vajinismus Mu, O da Ne? Aralık 2014
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


02:36
Top