2007'den Bugüne 92,486 Tavsiye, 28,241 Uzman ve 20,001 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Okul Öncesi Dönemde Özel Öğrenme Güçlüğü Nasıl Anlaşılır?
MAKALE #22927 © Yazan Psk.Dnş.Büşra UYSAL | Yayın Nisan 2023 | 837 Okuyucu

Örnek Olay
Furkan Öğretmen, anasınıfına başlayan Barış'ın aradan bir ay geçmesine rağmen gerek arkadaşlarıyla gerekse kendisiyle iletişim kuramadığını görünce biraz onu gözlemlemeye karar vermiştir. Barış, motor becerileri gerektiren etkinliklerde başarısız olmakta, oyunlara katılım noktasında pasif kalmakta ve kendisine verilen görevleri unutmaktadır. Bunların bir uyum problemi olup olmadığından emin olmak isteyen Furkan öğretmen, Barış'ın ailesiyle görüşmeye karar vermiştir. Barış'ın evde okula dair yapılanları hatırlayamadığı, mahalledeki akranlarıyla da çok rahat oyun kuramadığı, duygularını ifade etmekte zorlandığı ve bu sebeplerle diğer çocuklar tarafından dışlandığını öğrenmiştir. Barış'a yardım etmek isteyen Furkan öğretmen Büşra Hanımdan destek istemiş ve Barış'a uygun programlar uygulayarak ondaki olumlu değişimleri Barış'ın dosyasına kaydetmiştir. İlkokula başladığında arkadaşlarına biraz gecikmeli de olsa yetişebilen Barış için Furkan öğretmeninin yeri her zaman çok farklı olacaktır.

Okul öncesi dönem, gelişimsel açıdan kritik bir dönem olmakla birlikte insan yaşamında önemli bir yere sahiptir. Özel öğrenme güçlüğü çocuğun akademik yaşantısında zorluk yaşaması ile belirlense de aslında okul öncesi dönemde yavaş yavaş kendini belli etmektedir.

Okul öncesi dönemde çocuklar henüz okul çağına gelmemiş ve resmi eğitim almamışlardır. Bu dönemde çocukların öğrenme süreci oyun, keşfetme, deneme yanılma gibi etkinlikler yoluyla gerçekleşir. Bu süreçte bazı çocuklar öğrenme konusunda zorluk yaşayabilirler.

Öğrenme güçlüğü, çocuğun yaşına ve zekâsına uygun olan öğrenme becerilerini edinmede zorlanmasıdır. Okul öncesi dönemdeki öğrenme güçlüğü genellikle okuma, yazma veya matematik gibi belirli bir alanda değil, dil gelişimi, dikkat süresi, el-göz koordinasyonu gibi çeşitli alanlarda görülebilir.

Öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklar için öncelikle çocuğun ilgi alanlarına göre uygun etkinlikler ve materyaller sunulmalıdır. Ayrıca çocuğun güçlü olduğu alanlar keşfedilerek bu alanlar desteklenmeli ve zayıf olduğu alanlarda ise ekstra çalışma imkanı sağlanmalıdır.

Özel öğrenme güçlüğü tanısını okul öncesi dönemde koymak zordur. Özel öğrenme güçlüğü erken dönemde gözlemlenir ve çocuğa destek olmaya başlanırsa bunun olumlu dönüşleri okul döneminde gözlemlenecektir. Erken dönemde verilen destek sayesinde ilkokul çağında özel eğitime destek duyma ihtiyaçları azalacaktır.

Okul öncesi dönemde veya daha erken dönemde öğrenme güçlüğü ile ilgili belirtiler görülmesine karşın bu konuda öğretmenlerin ve ebeveynlerin özel öğrenme güçlüğüne ilişkin bilgi eksiklikleri destek alınmasına geç kalınmasına sebep olmaktadır. Bunun önündeki engellerin en başında ailelerin "büyüdükçe düzelir, abisi/ablası da böyleydi şu an gayet iyi" gibi yanlış yaklaşımları gelmektedir. Ayrıca öğretmenin bu konuda atik davranması önemlidir.

Okul öncesi dönemde özel öğrenme güçlüğünün belirtileri
Özel öğrenme güçlüklerinin erken yaşlarda değerlendirilmesi için bazı ipucu davranışlar vardır. Bu davranışların alanlarını şu şekilde sıralayabiliriz:

Dil alanı
Konuşmada gecikme: Konuşmanın gecikmesi 3 yaşın sonuna kadar konuşmanın henüz olmayışıdır. Gecikmiş konuşma birçok biyolojik ve psikolojik sebepten kaynaklanabilir. Bunlardan bazıları işitme kaybı, beyin hasarı, kalıtımsal bir dil yetersizliği, uyaran eksikliği, kardeş kıskançlığı, konuşmaya motive edilmeme, anne baba arasındaki sorunlar ya da artikülasyon organlarındaki bozukluklar şeklinde görülebilir.
Sözcük bulma ve isimlendirmede güçlük: Sözcük bulma ve isimlendirme güçlüğü yaşayan çocuklar, bir nesnenin, bir kişinin ya da bir olayın ismini hatırlamakta ya da söylemekte zorlanabilirler. Bu durum, kişinin konuşmasını aksatabilir ve iletişim kurmasını zorlaştırabilir. Beyinde Wernicke bölgesinden kaynaklı bir sorundan kaynaklı olabilir.
Sözcük dağarcığının yetersizliği: Okul çağına gelmiş bir çocuğun 2-3 bin kelime konuşabildiği ve 20-24 bin kelimeyi ise anlayabildiği bilinmektedir. Özel öğrenme güçlüğü görülen çocuklar yaşına göre sahip olması gereken kelime bilgisine sahip değildir. Kelime dağarcanın zenginliği çocuğun gelişimi adına destekleyici olmakla birlikte iletişim becerilerine olumlu katkı sağlamaktadır. Kelime dağarcının gelişimi okuma yazma öğrenimi açısından da önem arz etmektedir.
Telaffuzda sorunlar: Telaffuzla ilgili sorunlar yaşayan çocuklar "arı yerine ayı" diyerek sesleri değiştirebilir, "araba yerine arba" diyerek sesi düşürebilir ya da dilimizde olmayan ilginç sesler çıkararak ses bozulmaları yapabilir.
Temel sözcükleri karıştırırlar: Gelmek yerine gitmek, almak yerine vermek, elma yerine armut, sayı yerine harf, koltuk yerine yatak demek gibi.
Fonemlerin yerini değiştirirler. (Telefon yerine feleton, akşam yerine aşkam gibi...)
Konuştuklarını sadece yakınları anlar. Yabancılar söylediklerini anlamada zorluk yaşarlar.
Genellikle bebeksi konuşurlar.
Kafiyeli sözcüklerde güçlük yaşarlar. Özellikle tekerleme, sayışmaca, parmak oyunu öğrenmede zorluk yaşarlar.
Problem yalnızca konuşmakta değildir; aynı zamanda konuşulanları dinleyip aktarmada da zorluk yaşarlar.
Algısal-Kavramsal alan
Harflerle çıkarılan sesler arasındaki ilişkiyi öğrenmekte zorluk yaşarlar.
Sayılarla harfleri karıştırırlar ve bunları öğrenmede zorluk yaşarlar.
Dün yerine yarın gelmiştik demek gibi, sağ-sol gibi kavramları karıştırırlar.
Bedenlerine yönelik farkındalıkları düşüktür, bu konuda zorluk yaşarlar.
Yeni kavramları öğrenirken zorlanırlar.
Sıralama ve sınıflandırma konusunda zorluk yaşarlar.
Zıt kavramları öğrenmeleri zordur. Örneğin büyük-küçük, sıcak-soğuk.
Dokunma duyularını kullanarak nesneleri tanımakta zorluk yaşarlar.
Motor koordinasyon alanı
Şekilleri çizmekte zorlanırlar. Yuvarlak çizemeyebilirler.
Kimi zaman sağ ayağına sol ayakkabısını, sol ayağına sağ ayakkabısını giyer, kıyafetlerini ise ters giyebilirler.
Sağ ve sol el tercihinde gecikme vardır ve hangi eli kullanacağına karar veremezler.
Kalemi hatalı tutarlar ve kalem tutma becerileri gecikmeli olur.
İsmini kopya ederken sorun yaşarlar.
El göz koordinasyonu gerektiren işlerde güçlük (topu tutma, bisiklet sürme, makas kullanma, ipe boncuk dizme gibi işlerde güçlük) yaşarlar.
Motor koordinasyonları zayıftır ve kazaya yatkın genel olarak sakardırlar.
Blok lego ve yapbozlarla oynarken sorun yaşarlar.
Bellek alanı
İşitsel algı sorunları yaşarlar ve işitsel bellekler zayıftır.
Arkadaşlarının ve öğretmeninin ya da okulunun ismi sorulduğunda sürekli yanlış hatırlarlar.
Günleri ve sayıları öğrenirken zorlanır ve sürekli yerlerini değiştirirler.
Eşleştirme yapmakta benzerlik ve farklılıkları belirlemede güçlük yaşarlar.
Dikkat hareket alanı
Dikkat ve konsantrasyonda güçlük yaşarlar.
Dikkatleri çok kolay dağılır, plan yapamaz, elleri ayakları durmaz ve dürtüsel hareket ederler. Bunun sebebi ise özel öğrenme güçlüğü yaşayan çocukların bir bölümünde aynı zamanda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun görülmesi olarak ele alınabilir.
Sözlü yönergeleri dinleme ve izleme de zorluk yaşarlar.
Dikkatini herhangi bir işe ya da olaya odaklamakta güçlük yaşarlar.
Masal anlatmaya ya da masal anlatılmasına karşı ilgisizdirler.
Resim yaparken isteksizdirler ve dürtüselliğin de etkisiyle aceleci çizim yapar, sınırlara uymaz ve boyamayı taşırırlar.
Uyku sırasında aşırı hareketlidirler.
Organizasyon alanı
Kıyafetlerin giyiliş sırasını karıştırabilirler (süveterin üzerine gömlek giymek gibi).
Rutini izlemede güçlük yaşarlar.
Cümleyi öğelerine uygun bir biçimde kurgulamakta güçlük yaşarlar.
Duygusal sosyal alan
Akranları ile ilişki kurmakta güçlük yaşarlar.
Hayal kırıklığı ile baş etmede güçlük yaşarlar.
Grup oyunlarında aşırı heyecanlıdırlar.
Akranları tarafından kolayca kandırılırlar.
Karşısındaki kişinin beden dilini ve duygularını yorumlamakta zorluk yaşarlar.
Kendi duygularını tanımak ve kontrol etmek noktasında başarılı değillerdir.
Beklenmedik durumlarda beklenmedik duygusal tepkiler verebilirler.

Tüm bu verilere baktığımızda çocuğun hangi alanlarda zorlandığı tespit edilebilir ve buna uygun profesyonel destek süreci başlatılabilir. Psikolojik Danışman Büşra Uysal, özel öğrenme güçlüğü alanında danışanlarına destek vermektedir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Okul Öncesi Dönemde Özel Öğrenme Güçlüğü Nasıl Anlaşılır?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Büşra UYSAL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Büşra UYSAL'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Büşra UYSAL Fotoğraf
Psk.Dnş.Büşra UYSAL
Kocaeli (Online hizmet de veriyor)
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Büşra UYSAL'ın Makaleleri
► Özel Öğrenme Güçlüğü Psk.Sibel YALMAN
► Özel Öğrenme Güçlüğü Psk.Gülten İKİZOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 20,001 uzman makalesi arasında 'Okul Öncesi Dönemde Özel Öğrenme Güçlüğü Nasıl Anlaşılır?' başlığıyla benzeşen toplam 19 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Travma Nedir? Travmalarla Nasıl Baş Edilir? ÇOK OKUNUYOR Temmuz 2023
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


08:00
Top