2007'den Bugüne 76,816 Tavsiye, 24,971 Uzman ve 17,174 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Farklı Ana- Baba Tutumlarının Çocuğa Etkisi
MAKALE #2565 © Yazan Uzm.Psk.Şahin UÇAR | Yayın Mart 2009 | 5,089 Okuyucu
İnsan ilişkileri içinde en uzun ömürlü ve en önemli etkileri olanı hiç kuşkusuz ana-baba ile çocuklar arasında olan ilişkilerdir. Aslında bir çocuğun yetişmesinden, başarı ya da başarısızlıklarından yalnızca veya yüzde yüz ana-babayı sorumlu tutmak doğru değildir. Çünkü çocuk, yalnızca ana-babasının, aile eğitiminin etkisi altında kalmış olsaydı, bir ailedeki tüm çocukların, birçok özellikleri yönünden birbirlerinin aynı olmaları gerekirdi. Her çocuk ailenin bir parçasıdır, fakat onun yetişmesi ve gelişmesinde okulun ve en geniş anlamda toplumunda sorumlulukları, katkıları vardır. Aile de, çocukların yetişmesi sırasında onlara rehberlik ve yardımda bulunan kurumlardan birisidir. Fakat en önemlisidir. Bununla birlikte ana-babaları tarafından gerçekten seçilip sayıldıklarına inanan çocuklar, davranışlarında daha bağımsız ve kendilerine daha çok güvenen insanlar durumuna gelmektedirler.

Bu bilgilerden yola çıkarak, ilk toplumsallaşma kurumu olan aile içinde ana-babaların çocuklarına karşı olan tutumları çocuğun tüm gelişiminde etkili olduğu kadar ona ilk gelişim ve deneyim fırsatları tanınması açısından da etkilidir. Ana-babalar çocuklarına karşı farklı durum ve zamanlarda farklı tutumlar sergileyebilmektedirler.
Bütün bunların dışında anne ve babanın kendi çocukluk yıllarındaki deneyimleri, şimdiki tutumlarında etkili olabilir. Çocukluk yıllarında kendi ana babasıyla sağlıklı bir iletişim kuramayan, yeterli saygı göstermeyen ve gösterilmeyen bir baba ya da genç kızlık yıllarında aşırı baskı altında büyümüş bir annenin tutumları, bu kötü deneyimler nedeniyle olumsuz olabilir. (Yavuzer, 1984).

Reddedici Ana Baba Tutumu

Reddetme, bir anlamda çocuğun sağlık hizmetlerini aksatarak, ona düşmanca duygular beslemek şeklinde tanımlanabilir. Bu ortamdaki çocuk yardım duygusundan uzak, sinirli, duygusal kırıklıkları olan, diğerlerine özellikle kendinden küçük ve zayıflara karşı düşmanca duygulara sahip bir birey olabilir.
Çocuk ana-babasının eleştirisinden çekinir ve attığı her adımda yanlış yapma korkusu içine düşer. Duygularına ve isteklerine önem verildiğini görerek bunları içinde tutmaya çalışır. Çocukla ana-babanın ilişkisi gergindir.
Okul başarısızlığı gösteren çocukta genellikle amaç ve değer eksikliği, aşağılanma sonucu oluşan duygusal örselenme, olgunlaşmamış ilişkiler, kendini ve başkalarını yeterince değerlendirememe, endişe ve huzursuzluk gibi belirtiler görülür. Bunlara ek olarak, yetersiz çalışma alışkanlığı, dikkati yoğunlaştıramam, hayal kurma, aşırı hareketlilik, ödevlerini tamamlayamama ve organize olamama gibi tipik özellikler gösterilir. (Yavuzer, 2000)
Okul başarısızlığının nedenleri şöyle sıralanabilir.
1- Ev aile ortamı
2- Bireysel özellikler
3- Okul ve öğretmen

Mutlu, birbirleriyle anlaşan, ilişkileri sağlıklı olan ailelerden gelen çocuklar, genellikle okula da uyum sağlayabiliyor. (Yavuzer, 1984)
Aile içi ilişkilerin dengeli ve düzenli olması çocuğun başarısını olumlu açıdan etkiler. Böyle sağlıklı bir aile ortamında çocuk, karşısında; anlayışlı, kendine güven veren, sorunlarıyla ilgilenen bir anne ve baba bulur. Bu tür ailelerde, çocukla kurulan iletişim sayesinde onun çalışması desteklenir. başarısızlığı anlayışla karşılanarak mantıklı çözümler birlikte aranır. (Sümer, 1998. Bununla birlikte, ailedeki kavgalar, anlaşmazlıklar, aşırı koruyucu nitelikli eğitim anlayışı, ailenin düzen severliği, eğitim konusunda aile bireyleri arasındaki anlayış farkı, çocuğun okul çalışmalarına karşı ilgisizliği gibi konular çocuğun okul başarısı üzerinde olumsuz etkide bulunan etkenlerdendir.
Çalışmaları ailesi tarafından desteklenmeyen ve başarısızlıklarından dolayı eleştirilen çocuk, kendini değersiz bir çocuk olarak görür, kendini küçümser. Bu da onun var olan yeteneklerini gizlemesine neden olabilir. Bu tür çocuklar kapasiteleri uygun olmasına rağmen bunu kullanmayıp okuldaki başarılarını düşürebilirler. Önemli olanda, çocuğun başkalarından farklı olan yetenek ve özelliklerinin belirlenerek su yüzüne çıkarılması ve buna bağlı olarak, ondaki güven duygusunun pekiştirilmesidir. (Yavuzer, 2000).
Anne-babanın ilgileri ve öğrenim yaşamı için sağlıklı bir model oluşturması, okul başarısını büyük ölçüde etkiler. Örneğin, anne babanın kitap okuyan bireyler olması, çocukta kitap okuma ilgisi geliştirir. Ders kitabı dışında, öykü, şiir, roman türünde kitap okuma okul başarısını dolaylı olarak etkileyen önemli bir uğraştır.
Yine anne-babanın aile içinde oluşturulacak öğrenme ortamında yardımcı olması, çocuğun öğrenmek istediği bilgiyi sunması ya da bulması konusunda ona yardımcı olması okul başarısını olumlu açıdan etkileyen bir başka etmendir. (Yavuzer, 1984)
Anne-babanın çocuğu özendireceği yerde onu sık sık eleştirerek başkalrıyla ya da kardeşleriyle aleyhte kıyaslamaları da çocuk üzerinde yıkıcı etkide bulunmaktadır. (Çaplı, 1993). Her anne-babanın ara sıra başvurmadan edemediği bu yöntem, sanıldığından daha sakıncalıdır. Aslında anne-babalar bu yolla, çocuğun kımıldanıp çabasının artacağını sanırlar oysa istenenin tam tersi sonuç alırlar. “Daha düzenli çalış başarılı olabilirsin, istersen bir dene” demek yüreklendirici bir tutumdur. Ayrıca çocuğu başarılı arkadaşlarla kıyaslamak yerine kendisiyle kıyaslamak gerekir. Önemli olan çocuğun “dünü” ile “bugünü” arasında görülebilen somut farktır.

Otoriter Ana Baba Tutumu

Otoritenin kişi için önemli olduğunu ve çocuk yetiştirmede otoriter bir yaklaşıma değer verildiğini gösterir. Otoriter tutumun en önemli öğesi denetimdir. Anne-baba çocuğun tüm davranışlarını sıkı bir şekilde denetler. Her zaman çocuktan daha baskındır. Çocuk ise uysal ve söz dinleyen rolündedir. Bu tutumda çocuğun haklarına, kişiliğine, isteklerine, bireyselliğine yeteri kadar saygı gösterilmez. Otorite bir aile ortamında büyüyen çocuklar genellikle, bağımlı, güvensiz ve pısırık çocuklardır.
Bu bilgilerden yola çıkarak, ilk toplumsallaşma kurumu olan aile içinde ana-babaların çocuklarına karşı olan tutumları çocuğun tüm gelişiminde etkili olduğu kadar ona ilk gelişim ve deneyim fırsatları tanınması açısından da etkilidir. Ana-babalar çocuklarına karşı farklı durum ve zamanlarda farklı tutumlar sergileyebilmektedirler.
Sıkı eğitim uygulayan an-baba, çocuğu kendi tasarladığı bir kalıba göre yoğurmak amacı güder. Çocuk sürekli bir denetim altındadır. En küçük yanılgıları ve yaramazlıkları gözden kaçmaz, hemen üstünde durulur ve düzeltme yoluna gidilir.
Bu tip ana-babalar katı kurallar koyup, bu kuralların uygulanması için çocukları zorlarla, sık sık zorlama bu zorlama öfke, bağırma ve fiziksel cezalandırmayla yapılır. (Whirter-Volton-Acar, 1998).
Eğitimde ceza önde tutulmuştur. Suçla orantısızdır. Ceza aileden aileye değişirse de amaç aynıdır. Çocuk ne pahasına olursa olsun yola getirilmelidir, kimi evde bu dayakla kimi evde de ayıplama, suçlama ve korkutmayla sağlanır. Kimi evde de sert bir bakış yeterlidir.disiplin bunaltan, sıkan bir giysi gibi çocuğu sıkar, ona tanınan haklar en aza indirilmiştir. En doğal hakları bile ona usluluğunun karşılığı olarak sunulur. Sürekli ders çalışması hep iyi notlar alması istenir.
Çocuk ana-babasının eleştirisinden çekinir, attığı her adımda yanlış yapma korkusu içine düşer. Duygularına ve isteklerine önem verilmediğini görerek bunları içinde tutmaya çalışır. Çocukla an-babasının ilişkisi gergindir. Oyundan birkaç dakika gecikerek eve gelmek büyük sorun olur. Üstünü kirletmemeli,yemeğini son noktasına kadar yemeli, dakika geçirmeden yatağına yatmalıdır. (Yörükoğlu, 1998).
Anne-babadan birisinin ya da her ikisinin baskısı altında kalan çocuk nazik, dürüst ve dikkatli davranmasına karşın, çekingen, başkalarının etkisinde kalabilen aşırı hassas bir kişilik yapısına sahip olabilir. (Yavuzer, 1996).
“Asi” çocukların ana-babaları, otoritenin doğal bir yeri, özel bir yetenek olduğuna inanırlar. Eğer birisi bu yetenekten yoksun bulunuyorsa yapacak bir şey yoktur. Böyle yetenekli çocukları çekememekten kendilerini alamazlar, bu anne babalar yanılgı içindedirler. Otoriteyi her aile kurar. Bu da fazla zor bir şey değildir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Farklı Ana- Baba Tutumlarının Çocuğa Etkisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Şahin UÇAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Şahin UÇAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Şahin UÇAR Fotoğraf
Uzm.Psk.Şahin UÇAR
Bursa
Uzman Psikolog - Uzman Psikolojik Danışman
Psikolog & Psikoterapist & Hipnoterapist & Cinsel Terapist & Evlilik Aile Terapisi
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi152 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Şahin UÇAR'ın Yazıları
► Ebeveyn Tutumlarının Etkisi Psk.Dnş.Yasemin ŞAHİN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,174 uzman makalesi arasında 'Farklı Ana- Baba Tutumlarının Çocuğa Etkisi' başlığıyla benzeşen toplam 22 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Aldatmanın Psikolojisi ÇOK OKUNUYOR Şubat 2009
► Erken Boşalma Nedir, Nasıl Tedavi Edilir? ÇOK OKUNUYOR Ocak 2009
► Onu Unutamıyorum / Unutmak İstiyorum ÇOK OKUNUYOR Temmuz 2007
► Evlenmeden Önce Dikkat Aralık 2013
► Hipnoz ve Doğum Temmuz 2013
► Hipnoz Haziran 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


13:11
Top