2007'den Bugüne 76,218 Tavsiye, 24,878 Uzman ve 17,104 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Anne Baba Tutumları ve Çocuğa Etkisi
MAKALE #15318 © Yazan Uzm.Psk.Dnş.Bayram ŞİMŞEK | Yayın Eylül 2015 | 2,217 Okuyucu
Anne-Baba-Çocuk İlişkisi

Ailenin çocuk üzerindeki etkileri daha çok anne karnında başlar. Ailenin çocuğun doğumuna karşı çok isteksiz olması ya da annenin bebeğin gelişine duygusal anlamda olumsuz tepkilerinin yoğunluğu, kızgınlığı, fiziksel ve ruhsal yorgunluğu, mutsuzluğu gibi bilinçli ya da bilinçsiz düzeyde anne adayını etkiler. Annenin duyguları, tepkileri çocuğu, daha annenin karnında iken etkilemeye başlamış olur. Bu bilinçli ya da bilinçsiz duygular ve heyecanlar sürekli ve uzun süreli ise bütün bunlar doğumdan sonra bebeği olumsuz etkiler (Örgün,2000,s:19).

Çocuğun benlik kavramı, yetişkinlerin ona yönelttikleri tutumların bir yansımasıdır. Bu nedenle ana babasından gelen itici tutumlar, çocuğun kendini değersiz bulmasıyla sonuçlanır. İstenen davranışları gösterdiğinde desteklenmeyen çocuk, onaylanan ve onaylanmayan davranışlarının ayrımını yapmakta zorluk çeker. Buna karşılık istenen davranışları gösterdiğinde desteklenen çocuk, onaylanan davranışlarının hangileri olduğunu öğrenir. Bu ortam, özgüvenli ve otonom (kendi kendini yöneten) bir çocuk yetiştirmenin ön koşuludur (Yavuzer,2000,s:26). Annenin mutluluğu ve ruh sağlığı, çocuk yetiştirmedeki etkinliği açısından da özel bir önem taşır(Yavuzer,2000,s:129).

Çocuk, aile ilişkileri sağlıklı olduğu sürece mutludur. Şimdiye kadar yapılan çalışmaların çoğu, evlilik çatışmaları ya da boşanmanın çocuklardaki anksiyete, saldırganlık, davranış bozukluğu gibi, birçok uyumsuzluk, sosyal ve bilişsel yetersizlik ve düşük ders başarısı ile ilişkili olduğunu göstermektedir(Şendil,1999,s:1). Babanın “dolaylı görevlerinden biri” de sıcak anne – çocuk ilişkisinin zeminini hazırlayabilmektir. Yapılan bazı araştırmalara göre, bir ilişkinin gerisinde, “destekleyen baba” faktörünün olduğu görülmektedir. Eğer baba sorumluluklarının bilincinde bir bireyse, bu durum annenin rahatlamasına ve çocuğuyla sıcak ilişkiler geliştirmesine sebep olur (Yavuzer,2000,s:129).

Babanın işlevlerinde bakıldığında, dolaylı ve doğrudan olmak üzere, iki temel rolünden söz etmek mümkündür: Michael Lamb’a göre; “Annenin yaptıklarını takdir etmesi, bu hususta ona destek olması, annenin çocuğa rehber olması için onun işini kolaylaştırması ve fırsat vermesi halinde baba, çocuğun gelişimi üzerinde dolaylı olarak etkide bulunmaktadır.” Baba, ailenin toplumla ilişkilerini kuran önemli bir köprü konumundadır. Bu işleviyle o, çocuğun “sosyal gelişiminde” ve “özgüvenin” kazanılmasında önemli bir etkiye sahiptir (Yavuzer,2000,s:131).

Çocuğun zeka gelişimini belirlemede kalıtımsal özelliklerin önemi yadsınamaz, ancak çevresel etkiler de zekanın gelişimini etkileyen diğer önemli bir etkendir. Yapılan çalışmalar babaların annelere oranla çocuğun daha fazla bağımsız davranmasını, çevreyi keşfetmesini cesaretlendiren bir tutum içerisinde olduklarını göstermektedir. Bu da çocuğun zekasını olumlu yönde etkilemektedir. Ayrıca babalar annelere oranla çocuklarıyla daha fazla oyun oynama eğilimindedirler ki, bu durum çocuğun zihinsel gelişimi için önemli bir kriterdir(...). Uzun süreli çalışmalardan alınan bulgular, çocuğun yaşamının ilk dönemlerindeki babanın davranışlarının niteliğinin daha sonraki dönemde çocuğun zihinsel işlevlerini etkilediğini göstermektedir(Sevinç,2003,s:462). Çocukların toplumsal ve zihinsel açıdan yetkin bireyler olması gerekiyorsa bir ölçüde ana-baba denetimi gereklidir. Toplumsallaştırmanın asıl amacı, dış öğeler tarafından yönetilmek yerine kendi kendine yönetimi sağlamaktır. Ana-babanın aşırı kısıtlayıcılığı kadar aşırı serbestliği de toplumsal gelişimi engeller (Aydoğmuş vd, 1995,s:122).

Ana-baba davranışlarıyla, çocukların davranışları arasındaki ilişkileri konu alan araştırmalara göre baskıcı olmayan, esnek ve hoşgörülü ana babalar, çocuklarda olumlu duygusal, toplumsal ve bilişsel gelişmeye yol açmaktadırlar (Aydoğmuş vd, 1995,s:122).

2.2.4. Ailede Çocuk Yetiştirme Tutumları Antropolog Robert Le Vine, farklı kültürlerdeki çocuk yetiştirme pratikleri üzerine yaptığı çalışma temelinde, dünya üzerindeki ebeveynler tarafından paylaşılan üç büyük hedef tespit etmiştir:
- Hayatta kalma hedefi: Çocuklara sağlık ve güvenlik sağlayarak, onların hayatta kalmalarını garanti altına almak.
- Ekonomik hedef: Çocuklarının ekonomik olarak üretken insanlar olmaları için gereken beceri ve kaynakları edinmelerini garanti altına almak.
- Kültürel hedef: Çocuklarının, topluluğun temel kültürel değerlerini edinmelerini garanti altına almak

Bu hedefler bir hiyerarşi oluşturur. Ebeveynler için en acil olan hedef, çocuklarının fiziksel olarak hayatta kalmalarıdır. Ebeveynler ancak çocuklarının güvenlik ve sağlıkları emniyet altına alındıktan sonra, diğer iki grup hedefe odaklanabilirler; çocuklarının yetişkinler olarak ailelerinin ve topluluklarının devam eden varlığını garanti altına almak için ihtiyaç duyacakları ekonomik açıdan önem taşıyan becerilere ve kültürel değerlere geçebilirler (Cole, M;Cole,S,2001,s:423).

ABD’de yapılan araştırma, çocuk yetiştirme pratikleri büyük bir çeşitlilik gösterirken, ebeveynin ne kadar talepkar veya çocuklarına karşı ne kadar sıcak oldukları gibi farklılık gösterdikleri boyutlar çok sınırlıdır. Bu şekilde tam olarak kaç boyutun bulunduğunun gösterilmesi ve bunların en iyi nasıl tanımlandıkları, bir şekilde bir araştırmacıdan diğerine değişiklik göstermektedir. Ebeveyn davranışı üzerine yapılmış çok sayıda çalışma üzerinde yapılan geniş çaplı bir gözden geçirme temelinde, Eleanor Maccoby ve John Martin (1983) ebeveynlik pratiklerini iki boyut üzerinden karakterize eden bir şema ortaya koydular. Bunlardan ilki, ebeveynlerin çocuklarının nasıl davranacaklarını kontrol etmeye çalışma derecelerine yani çocukların sıkı bir kontrol altında mı tutuldukları yoksa uygun bir ölçüde özerkliğe izin verildiğine denk geliyor. İkinci boyutsa, ebeveynlerin çocuklarına ne kadar sevgi gösterdikleri yani onlara karşı kabul eden, tepki veren, kayıtsız kalan ya da reddeden bir tavır mı takındıklarıdır. Bu iki boyut dört farklı ebeveynlik çeşidini olarak tabloda belirtilmiştir(Cole, M;Cole,S,2001,s:428).

Aşırı Koruyucu Anne Baba Tutumu: Anne ve babanın aşırı koruması, çocuğa gereğinden fazla özen göstermesi anlamına gelir. Bunun sonucu olarak da çocuk, diğer kimselere aşırı bağımlı, kendine güveni olmayan, duygusal kırıklıkları olan bir kişi durumuna gelebilir. Aşırı korunan çocuklar kendi başlarına karar vermekten aciz, sormadan danışmadan bir şey yapamayan, girişim yeteneklerinden yoksun olurlar. El becerilerinin gelişmemiş olması en yaygın görülen durumdur. Bu nedenle beceriksiz sakar ve kendilerine güvensiz olurlar. İsteklerini ağlayarak ifade ederler ya da aşırı inat tepkisi gösterirler (Akın,2002,s:31).

Böyle bir ailede anne baba müdahalecidir. Kendi kararlarını vermesi için çocuğa yeterli zemin hazırlanmaz. Çocuğun arzularına rağmen çocuk adına kararlar alınır ve anne babanın buna hakkı olduğu savunulur. Böyle bir tutumla yetiştirilen çocukların yeterince girişimci olmadıkları, bağımsız davranamadıkları, ileri yaşlarda bile bir himaye edici aradıkları belirtilmektedir (Örgün,2000,s:27). Aşırı himayeci ve müdahaleci ana babalar çocuklarını kendilerinin bir uzantısı gibi görmekte ve onlarla duygusal yoksunluklarını gidermek istemektedirler. Bu aileler çocuğun ana babaya bağımlı olmasını bir görev saymaktadır. Kız çocuklar anne babasının kontrolünde daha çok tutulmakta, bağımsız ve ayrı bir birey olma yolundaki çabaları ebeveyn tarafından daha çok engellenmektedir (Örgün,2000,s:28).

Büyümesine izin verilmeyen bu aşırı korumacı ortamda çocuğun, “toplumsal gelişimi” engellenmiş olur. Bu da onun arkadaş ilişkilerini olumsuz etkileyebilir ve arkadaşları tarafından dışlanmasına neden olabilir (Yavuzer,2000,s:27). Anne babanın aşırı koruması, çocuğa gerektiğinden fazla kontrol ve özen göstermesi anlamına gelir. Bunun sonucu, çocuk diğer kimselere aşırı bağımlı, kendine güveni olmayan, duygusal kırıklıkları olan bir kişi olabilir. Çocuğun yaşamı boyunca sürebilen bu bağımlılık, psiko-sosyal olgunluğu olumsuz açıdan etkiler ve çocuğun kendi kendisine yetmesine olanak vermez (Aydoğmuş vd, 1995,s:122).

Demokratik /Destekleyici-Yetkili ve Güvenilir Anne Baba Tutumu: Anababaların, çocuğun da hakları olduğunu kabul ettikleri bir ebeveynlik yaklaşımı. Bu anababalar çocuklarını, onlara kural veya kararları açıklayarak ve akıl yoluyla bunları destekleyerek kontrol etmeye çabalarlar. Her zaman kabul etmeyecek olsalar da, çocuğun bakış açısı üzerine düşünmeye isteklidirler. Yetkili ebeveynler, çocuklarının davranışları için yüksek standartlar koyarlar(Cole,M;Cole,S,2001,s:430).

Anne ve babanın çocuklarına karşı hoşgörü sahibi olmaları, çocukların bazı kısıtlamalar dışında arzularını diledikleri biçimde gerçekleştirmelerine izin vermeleri anlamına gelir. Anne ve babanın normal düzeydeki bu tutumu çocuğun kendine güvenen, yaratıcı ve toplumsal bir birey olmasını sağlar. Aşırı olduğu durumlar ise çocuğu bencil ve sosyal uyumdan uzak bir bireye dönüştürür (Akın,2002,s:31). Çocuklarına karşı demokratik tutuma sahip anne babaların, çocuklarını davranışlarını daha akılcı bir şekilde yönlendirdiği söylenebilir. Bu tutuma sahip anne babalar, çocuklarını ayrı bir kişi olarak kabul edip onlara değer vermekte ve bağımsız bir kişilik geliştirmelerini teşvik etmektedir (Örgün,2000,s:26).

Demokratik bir ortamda çocuğun kişiliğine saygı gösterilir, bağımsız davranması için desteklenir. Ayrıca çocuk üzerinde açık ve sınırları belirgin olan bir denetim de vardır. Ana babalar bu tür sınırlamaların mantıklı nedenlerini açıkladıklarında çocuklarına karşı olan davranışları keyfe göre olmaktan çıkıp çocukları tarafından kabul edilebilir hale gelir (Örgün,2000,s:26).

Araştırmalar böyle bir ortamda yetişen çocukların daha girişken, atılgan, fikirlerini rahatça savunabilen, bağımsız ve kendine güvenen kişiler olduğunu göstermektedir (Örgün,2000,s:27).

Böyle bir sağlıklı aile ortamında çocuğa kendi başına karar vermesi ve bu kararın sorumluluğunu yüklenmesi öğretilmiştir. Çocuğu olduğu gibi kabul eden, onu destekleyip yüreklendiren aile üyeleri, çocuğun benlik saygısının tohumlarını eker. Çocuğun kendi olarak gelişmesine, kendine özgü anlayış ve görüşlerini ifade etmesine olanak sağlar ( Yavuzer,2000,s 27).

Baskıcı ve Otoriter Anne Baba Tutumu: Ana-babaların, çocuklarının davranış ve tavırlarını, bir grup geleneksel standarda göre şekillendirmeye, kontrol etmeye ve değerlendirmeye çalıştıkları bir ebeveynlik yaklaşımı. Otoriteye itaatin önemini vurgular ve
çocukların uyumlu olmalarını sağlamak için ceza içeren önlemlere başvururlar (Cole,M;Cole,S,2001,s:431).

Anne babalardan birinin ya da her ikisinin baskısı altında kalan çocuk nazik, dürüst ve dikkatli davranmasına karşın çekingen, başkalarının etkisinde kolay kalabilen aşırı hassas bir kişilik yapısına sahip olabilir. Suçlayan, cezalandıran, sürekli karışan anne babaların çocuklarının kolay ağlayan çocuklar olduğu görülmüş olmakla birlikte insanların tepkilerini önceden anlamaya çabalayan insan ilişkilerinde aksaklıklar yaşayabilen çocuklar oldukları görülmüştür. Diğer bir uçta ise isyankar veya aşağılık duygusuna sahip oldukları da gözlenmiştir (Akın,2002,s:31).

Otoriter ana baba, sevgisini çocukta istenilen davranışların oluşması için bir pekiştireç olarak kullanır. Eğer çocuk anne babanın istediği şekilde davranırsa sevgilerini gösterirler. Kendilerini toplumsal otoritenin temsilcisi olarak görürler ve mutlak çocuktan uyum beklerler. Herkesin boyun eğmesi itaatkar olması beklenir. Çocuk kabul edilmek ve onaylanmak ister. Aile ortamı çocuğa benliğini tanımlama olanağı vermiyorsa, o zaman ailenin istediği yönde bağımlı bir kişi olarak gelişir (Örgün,2000,s:28). Aşırı otoriter tavır içindeki ailelerde çocuğun benliğine ilişkin olumsuz yargıları, kendine güvensizliği, yapabileceği işlere “ben yapamam” düşüncesiyle girişmemesi, düşüncelerini diğer insanlara iletmekte çekingen davranması gibi olumsuz davranış kalıpları görülmektedir (Örgün,2000,s:29).

Böyle bir ortamda büyüyen çocukların, akranlarına kıyasla sosyal ve iletişim becerileri ile girişimcilik yeteneklerinin zayıf olduğu görülür. Bu tür sağlıksız aile koşullarında çocuk, nasıl düşünüp davranması gerektiğini belirleyen katı kalıplara sokulur. Ana-baba, her şeyin en iyisini ve en doğrusunu kendilerinin bildiği, çocukların da bunu hiç sorgulamaksızın kabul etmesi gerektiği inancıyla, iletişime gerek duymaz. Baskı uygulanarak istenen davranışı yapmak üzere zorlanan çocukta oluşan korku, ona doğru davranış kalıbını öğrenmesinde yardımcı olmayacak, sadece geçici olarak davranışını değiştirmesine yol açacaktır (Yavuzer,2000,s 26).

Tutarsız ve Kararsız Anne Baba Tutumu: Ana babanın tutumu aşırı hoşgörü ile sert cezalandırma arasında gidip gelmektedir. Evde disiplin yok değildir, ancak ne zaman nerede uygulanacağı belirsizdir. Çocuk hangi davranışın nerede, ne zaman istenmediğini önceden kestiremez. Tutumunu anne babanın keyifli ya da öfkeli oluşuna göre ayarlamaya çalışır. Tutarsızlık, tek tek annenin ya da babanın bir gününün bir gününe uymaması biçiminde olabileceği gibi, anne ve babanın birbirine çok aykırı ceza ve eğitim anlayışlarının çatışmasından da doğabilir. Çocuk davranışını kime uydurabileceğini bilemez (Örgün,2000,s:30).

Ana babanın kararsız ve tutarsız tutumu, neyin uygun davranış olduğu konusunda çocuğu ikileme düşürür. Aynı davranışı yüzünden ana-baba tarafından bir keresinde ödüllendirilir, bir diğerinde cezalandırılırsa ya da bir davranış, anne tarafından farklı baba
tarafından farklı değerlendirilirse, çocuk hangi davranışın uygun olduğunu belirleyemez. Bu farklı tutumlar, çocuğun davranışlarına rehberlik edecek dengeli değer ve yargılarının oluşumunu engeller.

Ana – babalarda, ya da yetişkinlerde sık sık rastlanan tutarsızlıklar şu şekilde kendilerini gösterirler (Acar; Whirter,2005,s:85):
I. Bazı zamanlarda izin verilen davranışlara diğer zamanlarda izin verilmemesi;
1) Kapris olsun diye,
2) Anne varken, baba yokken, ya da tersi (ana-babadan birinin yokluğunda),
3) Ana-babanın psikolojik durumu değiştiği için,
4) Bazı yerlerde ana-baba varken, diğer yerlerde ana-baba olmamasından,
II. Çelişki varsa;
1. Çocuğa söylenenlerde,
2. Çocuk, diğerlerinin davranışlarında çelişki gördüğünde,
3. Çocuk yaptıklarından dolayı ödüllendirildiğinde,
4. Çocuk yaptığından ya da yapmadığından dolayı cezalandırıldığında,
69
III. Ödül ve cezaların örüntüsü;
3) Bir kez cezalandırılıp diğer zamanlarda tepki verilmediğinde,
4) Bir davranış ödüllendirilip aynı davranış diğer zamanlarda cezalandırıldığında,
5) Cezayla tehdit edip uygulanmadığında

Reddedici veya Gevşek Anne Baba Tutumu:

Reddedici anne babaların çocukları,yetişkin rolü almada başarısızdırlar ve ergen olarak da toplumun standartlarını reddederler. Sosyal olarak içine kapanık ve kendine dönük olabilirler (Örgün,2000,s:30). Çocuklarına karşı hoşgörüsüz ve cezalandırıcı şekilde davranırlar. Çocuklarına hiçbir kural koymazlar. Çocuk, açıkça ihmal ve reddedildiğini hisseder (Örgün,2000,s:30). İhmalkar ebeveyn, çocuğun yaşamıyla ilgili değildir. Böyle bir ortamda sosyal yönü zayıf, özellikle benlik kontrolü düşük, bağımsızlığı kolayca elde edemeyen çocuklar yetişir. Bu çocuklar, anne babalarının kendileriyle ilgilenmesine büyük bir gereksinim duyarlar (Yavuzer,2000,s:27). Aşırı hoşgörülü tutum içerisinde olanlar, çocuklarının karşısında teslim olan, onların ısrarlı isteklerini yerine getiren, onları şımartan, onlara fazlasıyla özgürlük tanıyan, kolaylıkla boyun eğen, yumuşak başlı ve tutarsız davranan, çok aşırı boyutlarda çocuklarını ihmal eden ve terk edebilen ana-babalardır (Yavuzer,2000,s:27).

Hoşgörülü tutum, ana-babaların, çocuklarının davranışları üstünde daha az açık kontrol uyguladıkları bir ebeveynlik yaklaşımı. Çocuklarına kendi program ve faaliyetlerini hazırlamaları için birçok seçenek sunarlar ve çoğunlukla ailede alınacak kararlar için onlara danışırlar. Otoriter ve yetkili ana-babaların istediği kadar başarı ve olgun davranış beklemezler(Cole,M;Cole,S,2001,s:431). Bu tür çocuk merkezli ailelerde; çocuğun benmerkezciliği körüklenir. Sosyal gelişmesinde gecikmeler görülür (Yavuzer,2000,s:27).


KAYNAKÇA

Acar, V. Nilüfer; Whirter, Mc Jeff (2005) “Çocukla İletişim”, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, İstanbul
Akın, Yeliz (2000) “Altı Yaş Grubu Çocuklarında Başkasının Bakış Açısını Alma Yetisi Üzerinde Eğitici Drama Programının ve Aile Tutumlarının Etkisinin İncelenmesi”, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi, İstanbul
Aydoğmuş,K; Baltaş,A; Batlaş,Z; Davaslıgil,Ü; Güngörmüş,O; Konuk,E; Korkmazlar,Ü;
Cole, Michael; Cole, Sheila (2001) “The Devolepment Of Children”, Worth Publishers, United States Of America
Örgün, Selda Kuru (2000) “Anne Baba Tutumları İle 8. Sınıf Öğrencilerinin Benlik Saygıları ve Atılganlıkları Arasındaki İlişki”, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, İstanbul
Sevinç, Müzeyyen (2003) “Erken Çocuklukta Gelişim ve Eğitimde Yeni Yaklaşımlar”, Morpa Kültür Yayınları, İstanbul
Şendil, Gül (1999) “Çocukların Anne Babanın Evlilik Çatışmasını Algılayışı”, Yayınlanmamış Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimleri Enstitüsü, İstanbul
Yavuzer, Haluk (2000) “Çocuğu Tanımak ve Anlamak”, Remzi Kitabevi, İstanbul
Yavuzer, Haluk (1997b) “Çocuk Psikolojisi”, Remzi Kitabevi, İstanbul
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Anne Baba Tutumları ve Çocuğa Etkisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Dnş.Bayram ŞİMŞEK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Dnş.Bayram ŞİMŞEK'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Bayram ŞİMŞEK Fotoğraf
Uzm.Psk.Dnş.Bayram ŞİMŞEK
İzmir
Uzman Psikolojik Danışman
Aile Danışmanı - Cinsel Terapist - Emdr Terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi103 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Dnş.Bayram ŞİMŞEK'in Yazıları
► Anne Baba Tutumları Psk.Melek BAL
► Anne Baba Tutumları Psk.Reyhan UZUN
► Anne Baba Tutumları Gülten DEMİRDÖVEN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,104 uzman makalesi arasında 'Anne Baba Tutumları ve Çocuğa Etkisi' başlığıyla benzeşen toplam 14 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Niye Aile Terapisi Ocak 2016
◊ Psikoterapi Yardımı Ekim 2015
◊ Okula Uyum Sorunu Ekim 2015
◊ Mutlu Evliliğin Sırrı Eylül 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


14:36
Top