TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



DİSLEKSİ

Gökhan KARATEPE Fotoğraf
Pdg.Gökhan KARATEPE
İzmir
Pedagog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi64 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 20 Makalesi varFotoğrafı MevcutMesleki Videoları Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 3360,

* Yayın Tarihi : 09-04-2009 - 00:45 (2060 gün önce),

* Ortalama Günde 1.63 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 6794 , Kelime Sayısı : 868 , Boyut : 6.63 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Pdg.Gökhan KARATEPE hakkında söyledikleri:
Özel Eğitim Hizmetlerinin piyasalaştığı,bu alanda herkesin kendini uzman sanarak işin parasal yönünü ön plana çıkardığı bu ortamda,gerçek bir uzman,gerçek bir profesyonel,gerçek bir Özel Eğitim uzmanı arıyorsonuz,"Çocuğum benim bu dünyadaki en büyük hazinemdir"(paha biçilemez)diyorsanız,işte aradığınız ve kapısını güvenle çalabileceğiniz bir isim Gökhan Karatepe.Onu diğer uzmanlardan ayıran en önemli özelliği öncelikle gözlerindeki parıltıda sizin de hemen yakalayabileceğiniz"insan sevgisi"dir.Ve bu sevgiyi tamamlayan diğer unsurlar:Çocuk sevgisi,mesleki etikliği,maddi kazanç kaygısından uzak ... [DEVAMI..]
(Reyhan Fıratoğlu, Sitemize Kayıtlı Profesyonel, 09-06-2009)

Gökhan bey, özel öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği ve hipeaktivite bozukluğu ve diğer özel eğitim gerektiren bireyler ile ilgili çalışmalarında kendisini fazlasıyla kanıtlamış alanında oldukça yetkin bir meslektaşımdır. Türkiye'de özel eğitim alanı içinde özellikle özel öğrenme güçlüğü ve hiperaktivite alanlarına yönelik olarak çalışma gerçekleştiren nadir özel eğitimcilerden biridir. okul öncesi dönemden başayarak yetişkinlik dönemlerine yönelik olarak da çalışmalar gerçekleştirmekte ve yaptığı çalışmalarda güncel bilgileri takip ederek yeni yaklaşımlara yer vermektedir. çocuğunuz yada kendin... [DEVAMI..]
(mine gür, Sitemize Kayıtlı Profesyonel, 11-04-2009)

Gökhan Beyi bu site sayesinde buldum.2 yaşındaki oğlumun bazı davranışları için mail yoluyla sorular sordum ama cevap alabileceğimi pek beklemiyordum.Yanıldığımı hemen ertesi günü anladım.Gökhan Bey telefonumdan bana ulaşıp bütün sorularımı içtenlikle ve anlayabileceğim şekilde cevapladı.Yüzyüze görüşmemiz olmadı ama ilgisi çok hoşuma gitti buda mesleğine ve insana verdiği önemi gösteriyor bence.Telefonla birkez görüştüğüm icin mesleği yeterliliğiyle veya kişiliğiyle ilgili çok isabetli yorum yapamam ama dediğim gibi mesleğine verdiği değeri ve önemi hissettim buda iyi bir kişilik göstergesi.K... [DEVAMI..]
(YILMAZ Öxx, Danışan, 27-12-2009)

Pdg.Gökhan KARATEPE Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
DİSLEKSİ

Disleksi Nedir?

Disleksi dinleme, konuşma, okuma, yazma, akıl yürütme ile matematik yeteneklerinin kazanılmasında ve kullanılmasında önemli güçlüklerle kendini gösteren bir öğrenme bozukluğudur.

Hatta zeka düzeyi çok yüksek çocuklarda da görülmektedir. Fakat bazen hastalık fark edilmeyebilir. Disleksililer zeka düzeyleri düşük olmadığı gibi özel yeteneklere de sahip olabilirler. Buna önemli kanıt disleksili olduğu bilinen bilim adamları ve sanatçılardır: Albert Eistein, Leonardo da Vinci, Tom Crouse, Mickey Mouse gibi.

Disleksi’li çocuklarda dikkat bozukluğu da görülür. Bu nedenle bu çocuklara bir uzman tarafından sistemli bir dikkat eğitimi verilmelidir. Sözel, işitsel, görsel eğitim metotları seçilmelidir. Sınav sorularını çabuk okuyamazlar ve cevapları yazamazlar. Bu nedenle bu çocuklara sözlü sınav yapılması daha etkin olur. Çoktan seçmeli sınavlarda (test) daha başarılı olurlar.

Disleksi doğuştan gelen gelişimsel ve travmaya bağlı disleksi olarak ikiye ayrılır. Doğuştan gelen disleksi doğum öncesi, doğum sırasında ve doğum sonrası komplikasyonlara bağlı olarak üçe ayrılır.

Doğum öncesi disleksiye, yetersiz ve dengesiz beslenme, gebelik sırasında geçirilen enfeksiyonlar ve bilinçsiz ilaç kullanımı etken olabilir. Uzun ve zor doğum plesenta anomalileri doğum sırasında oluşan disleksiye, doğumdan sonra bebeğin nefes almasındaki gecikme ve geçirdiği ateşli hastalıklar da doğum sonrası oluşan disleksi sebeplerindendir. Kalıtsal etmenlere bağlı olarak da disleksi ortaya çıkabilir.

Öğrenme bozukluğu olan çocuk neler hisseder, neler yaşar?

"Hiçbir şeyi doğru yapamıyorum.", "Ben yeterince iyi değilim.", "Ben aptalım.", "Ben geri zekâlıyım.", "Kimse beni sevmiyor." gibi duygu ve düşünceler öğrenme bozukluğu olan ve psikolojik destek almayan çocukların hissettiklerinden yalnızca bir kısmı. Bu cümlelerden de anlaşılacağı gibi öğrenme bozukluğu nedeniyle yaşantısının ona sunduğu deneyimler, onun kendine ilişkin olumsuz düşünceler geliştirmesine yol açar. Çünkü, ailesi ya da öğretmeni çoğunlukla yalnızca olumsuz yönleriyle ilgilenir; olumlu yönleriyle ilgilenen pek olmadığından kendini sevmemesine ve kabul etmemesine yol açan duygu ve düşüncelere sahip olur. Kendi dünyasını hep yanlışlardan (yanlış yazan, yanlış okuyan, yanlış hesaplayan) oluşan bir dünya olarak algılar ve sonuçta kendini "yanlış" bulur hale gelir.

Disleksi, genellikle çocukluk döneminde, okumaya başlama aşamasında fark ediliyor. Bir hastalık değil, ama okumayla ilgili zihinsel süreçlere ilişkin bir farklılık. Bozukluğun bilim adamlarına en çok zorluk çıkaran yönlerinden biri de bu özelliği taşıyan çocukların hiçbirinin birbiriyle tam bir benzerlik içinde olmaması. Bu bozukluğu taşıyanların en belirgin özelliği aynı yaş ve zekâ düzeyindeki diğer çocuklara kıyasla okuma düzeylerinin daha düşük olması. Okuma düzeyinin düşüklüğü örneğin, ilkokul dördüncü sınıftaki bir çocuğun okuma düzeyinin ikinci sınıftaki bir çocuğunki gibi olması anlamına geliyor. Bu durumdaki bir çocuk "okumada iki yıl geride" olarak adlandırılıyor. Böyle bir çocuğun okuma düzeyinin düşük olmasının nedeni her durumda disleksi olmayabiliyor. Disleksi olmayıp okuma sorunları yaşayan çocukların olduğu da unutulmaması gereken bir konu. Okumayı sınıf düzeylerine göre değerlendirmek bazı yönlerden yeterli olabilir; ancak yanıltıcı da olabilir. İlkokul dördüncü sınıftayken iki yıl geride olan bir çocuk, lise ikinci sınıfta olup, iki yıl geride olan bir çocuğa göre büyük zorluklar içindedir. İlkokul dördüncü sınıftaki çocuk ilk sınıflarda öğretilen okuma becerilerinin az bir kısmını öğrenebilmiştir; ancak bu ölçüye göre lise ikinci sınıftaki öğrenci aradaki 3 yıllık zaman içinde iyi bir okuyucu olmak için gereken becerilerin % 80’ini kazanmış olur.

Disleksi bir hastalık değildir. Disleksililer de toplumların ilgilenip destek vermesi gereken "farklı çocuk"lardandır. Onları kelime dünyalarında zorlukları olan bireyler olarak görmek gerekiyor. Günlük yaşamda dile ve kelimelere dayalı bir kültür söz konusu. Böyle bir kültür içinde yaşam disleksililere birçok güçlük sunuyor. Adres yazmak ya da tren tarifesi okumak onlar için çok zor oluyor.

Neler Yapabiliriz?

Öğrenme bozukluğuyla ilgili sorunların görülme sıklığı % 8-10 arasındadır. 40-50 kişilik bir sınıfta 3-4 çocukta öğrenme bozukluğu sorunlarının olduğu düşünülebilir. Bu oran oldukça düşündürücüdür, çünkü bu kadar çocuk, bugünkü eğitim sistemine göre, gözden çıkarılmış görülmektedir. Bu çocuklar bazen yok olup gitmekte, bazen de okulda başarısız, yaramaz, aşırı hareketli ve dikkatsiz olarak adlandırılan özellikleri nedeniyle uzmanlara götürülmektedir. Uzmanlara götürülenler biraz daha şanslı, ama onlara gereken özel eğitim merkezleri henüz Türkiye’de bulunmuyor. Gelişmiş ülkelerde öğrenme bozukluğunun daha okulöncesi dönemde belirlenebilmesine yönelik çalışmalar yürütülürken, Türkiye’de pek çok kimsenin öğrenme bozukluğunun bir sorun olduğunu anlamaya yetecek ölçüde bile bilgisi yoktur. Sorun genellikle okula başlandığında fark edilmektedir. Ancak, sorunun eğitimciler ve anne babalar tarafından yeterince tanınmaması nedeniyle çocuklar bazen okuma yazma becerisini ilkokul birinci sınıf düzeyinde bile kazanamadan ilkokul beşinci sınıfa kadar ilerleyebilmektedir. Fark edildiği durumlarda da çocuğun okuldan alınması ya da alt özel sınıfa verilmesi gibi yaklaşımlar da olabilmektedir. Ayrıca, bu çocuklara % 6,6 kadar düşük oranda doğru tanı konulduğu gereksiz ilaç kullanımı ve yanlış yönlendirmelerin de yapıldığı belirlenmiştir. Konuyla ilgili tanı-terminoloji karmaşası nedeniyle tanı konmadan önce oldukça uzun ve incelikli uygulamalar yapmak gerekmektedir. Konunun en önemli yönü ise öğrenme bozukluğu tanısı konmuş çocuklara yaşadıkları sorunlar doğrultusunda eğitim programlarının hazırlanmasıdır.

Sonuç olarak, önemli olan insan kalitesidir. Bireylerin kendileri hakkında olumlu düşüncelere sahip olması gereklidir. Herkes birbirinden farklıdır. Kimisi trigonometriyi iyi bilir, kimisi bilmez. Kimisi atletiktir, kimi değildir. Kimisinin yazısı iyidir, kimisinin kötüdür. Toplum içinde ilişki kurduğumuz insanların yazısının iyi ya da kötü olması ilişkilerde pek bir şeyleri değiştirmemelidir. Önemli olan güzel anlarda yüreğiyle gülebilen, çevresine sevgi ve dostluk verebilen, güvenilir olan ve insanlarla olumlu etkileşimler kurabilen bireyler olabilmektedir. İyi arkadaş, iyi eş, iyi anne baba olmak için gereken bu özellikleri öğrenme bozukluğu olan çocuklar da taşıyabilirler ve topluma üretken bir biçimde katkıda bulunabilirler. Öğrenme bozukluğu olan çocukların anne babalarından, eğitimcilerden ve yetkililerden daha çok destek görmesi dileğiyle. dile dayalı hale geldiği için disleksililere destek vermenin önemi de artıyor.


PEDAGOG GÖKHAN KARATEPE

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"DİSLEKSİ" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Pdg.Gökhan KARATEPE'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Pdg.Gökhan KARATEPE Tarafından Yazılan Diğer Makaleler:
  • Disleksi Ve Akıcı Okuma
  • Öğrenme Güçlüğü Çeken Çocuklara Yaklaşım
  • Okuma Yazma Zorlukları
  • Öğrenme Bozukluğu Açısından Günlük Gözlemleri Yorumlamayı Öğrenmek
  • Disleksi(Dyslexia) Meares-Irlen Syndrome Arasındaki İlişki Ve Benzerlikler
  • Gelişimsel Koordinasyon Bozukluğu Ve Dikkat Eksikliği/ Hiperaktivite Bozukluğu – Özel Öğrenme Güçlüğü Arasındaki İlişki
  • Çocuklarda Konuşma Gecikmesi : Eyvah Bebeğim Konuşmuyor!
  • Disleksi Ve Tedavi Yaklaşımı
  • Disleksi (Özel Öğrenme Bozukluğu)
  • Kardeş Kıskançlığı
  • Konuşma Engelli Çocuklar - Gecikmiş Konuşma
  • Hiperaktivite (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu)
  • Boşanma Ve Çocuk
  • Hiperaktivitede İlaç Mı, Eğitim Mi?
  • Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite
  • Karşıt Olma-Karşıt Gelme Bozukluğu-Kgb
  • Özel Öğrenme Güçlüğünün Erken Farkedilmesinin Önemi
  • Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu
  • Disleksi - Disgrafi - Diskalküli (Özel Öğrenme Güçlüğü)
  • Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Çocuk Ve Oyun , Elda Ayşe TATLI
  • Bağlanma Stilinin Duygusal Gelişime Etkisi , Elda Ayşe TATLI
  • Psikolojik Dayanıklılık Ve Anne Tutumunun Psikolojik Dayanıklık Gücüne Etkisi , Elda Ayşe TATLI
  • Bir Pedagog Gözüyle Terapi , Elda Ayşe TATLI
  • Çocuklarda Gelişimsel Korkular Ve Baş Etme Yöntemleri , Elda Ayşe TATLI
  • Akademik Başarı İçin Öğretmene Saygı , Öznur SİMAV
  • ''hayır'' Deme Becerisi, Madde Kullanımı, Çocuk-Aile- Okul İlişkileri , Öznur SİMAV
  • Demokrasi Anlayışı Ve Çocuk.. , Öznur SİMAV
  • Dil Ve Konuşma Birbirinden Farklı Kavramlar Mıdır? Neden? , Gizem ŞENGÜN
  • Anne Sütünün Bebek İçin Önemi Nedir , Emine ERGÜN
  • Çocuklara Kurban Bayramı Nasıl Anlatılmalı Ve Aileler Nelere Dikkat Etmeli? , Sevil YAVUZ
  • Anneler, Evliyken Yalnız Çocuk Büyütmeyin.. , Öznur SİMAV
  • Okula Başlarken Hangi Çocuklarda Daha Çok Uyum Sorunları Yaşanabilir , Gönül BAYALTUN
  • Çocuğuna Tuvalet Alışkanlığı Kazandıracak Aileler İçin Tuvalet Eğitimi , Emine ERASLAN
  • Çocuklarda Zeka Gelişimi , Emine ERASLAN
  • Teknolojik Cihazlar Çocukları 10 Kat Fazla Olumsuz Etkiliyor! , Sevil YAVUZ
  • Çocuklarda Tuvalet Eğitimi , Sümeyye BÜYÜK
  • Otururken Ayak Pozisyonunun Önemi.. , Öznur SİMAV
  • Çocuğum Benimle Çok İnatlaşıyor… , Esra İNCE
  • Çocuklarda Diş Hekimi Korkusu , Esra İNCE
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    10:31
    Top