2007'den Bugüne 92,403 Tavsiye, 28,230 Uzman ve 19,990 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Dişhekimliğinde Laser Uygulamaları
MAKALE #4323 © Yazan Prof.Dr.Dt. Tosun TOSUN | Yayın Ocak 2010 | 5,981 Okuyucu
Radyasyonun Uyarılmış Salınımı ile Işık Güçlendirilmesi anlamına gelen ve İngilizce Ligth Amplification by Stimulated Emmission of Radiation kelimelerinin baş harflerinden oluşan LASER konseptinin temeli olan “uyarılmış salınım”ı ilk olarak 1917’de A.Einstein ortaya atmıştır.(1) Laser sözcüğünü ise ilk kulanan Goldon Gould olmuştur (resim 1).(2)

Resim 1. Gordon Gould’un orijinal notlarında maserden esinlenerek ilk kez türetilen “laser” sözcüğü.

“Işığın ne olduğu” günümüz fiziğinde halen ucu açık ve tartışmalı bir konu olmasına rağmen varılan konklüzyonda ışığın “foton” adı verilen enerji paketciklerinden oluştuğu ve dalgalar halinde yayıldığı kabul edilir. Normal şartlar altında evrende bulunmayan laser ışığı, teoride atomik yapısına dışarıdan elektron eklenen bir atomun ortama yaydığı fotonlardan oluşan, tek dalga boyunda ve uniform hareket gösteren (koherent) foton partiküllerinden oluşan ve saçılım göstermeyen (kolime) bir ışık demetidir. Evrende bulunan değişik ışık kaynaklarından türeyen fotonlar ise aynı ışın demeti içersinde farklı dalga boylarında, birbirlerine paralel hareket etmeyen ve değişik yönlere saçılan biçimdedirler.

“Işımanın dalga teorisi”ne göre atomların çeşitli biçimlerde ortama yaydıkları enerji ve bu enerjinin bir elektrik alan ve bir manyetik alandan oluşan komponentler eşliğindeki yayılımına “elektromanyetik radyasyon” adı verilir (resim 2). Işık demetleri de bu elektromanyetik saçılımın parçasıdırlar. “Radyasyon” adı verilen enerji salınımı değişik dalga boylarında olup bunların tümü elektromanyetik spektrumu oluştururlar. Elektromanyetik spektrumdaki dalga boylarının biyolojik dokular üzerinde farklı etkileri vardır. Örneğin çok kısa dalga boyunda ve çok yüksek frekanstaki gamma ve x ışınları biyolojik dokuların moleküler yapılarını iyonize ederek mutasyona yol açıp kanserojen etki gösterirler. “İyonize radyasyon” dışında kalan morötesi (ultraviyole), gözle görünür ışık, kızılötesi (infrared), çeşitli dalga boylarındaki laserler, mikrodalgalar ve radyo dalgaları gibi “non-iyonize radyasyon” ise biyolojik dokular üzerinde uygulama süre ve şekillerine bağlı olarak olumlu ya da olumsuz farklı fiziksel etkilere yol açarlar. Örneğin iyonize radyasyona benzer şekilde dalga boyu biraz daha büyük olsa da ultraviyole radyasyonun da biyolojik dokulara etki süresi uzadıkça fiziksel zararları ortaya çıkar. Özetle, tek başına “radyasyon” zararlı bir kavram değildir. İyonize radyasyon mutatif etkilere sahiptir ve kanserojen etki gösterir, ancak kanser hücrelerine karşı da kullanılabilir (radyoterapi). İyonize radyasyonun dışında kalan elektromanyetik radyasyon ise biyolojik dokulara etki süresi ve biçimine göre yararlı-zararlı fizikokimyasal sonuçlara yol açarlar. Laser radyasyonu da dokuyla etkileşimine bağlı olarak yararlı (biyomodülant, biyostimülant) veya yok edici (ablatif) etkilere sahiptir.

Rus bilim adamları Nikolay Basov ve Aleksandr Prokhorov mayıs 1952’de elektromantetik salınımın güçlendirilmesi hipotezini açıklamışlardır. Bundan bağımsız olarak 1953’te Charles H Townes ve Arthur Schawlow amonyum gazı ve mikrodalga radyasyonu kullanarak, radyasyonun uyarılmış salınımı ile elektromanyetik dalga güçlendirilmesi MASER (microwave amplification by stimulated emission of radiation) keşfetmişlerdir.(3) Maser radyo dalgalarının güçlendirilmesi ve uzay araştırmalarında kullanılmıştır. 1964’te Basov, Prokhorov ve Townes yaptıkları çalışmalardan ötürü Nobel Fizik ödülünü paylaşmışlardır. 1958’de Townes ve Schawlow laser teorilerini yayınlamışlar ancak fikirlerini pratiğe aktaramamışlardır. Columbia üniversitesinde CH Townes’in doktora öğrencisi olan Gordon Gould 1958’de tasarladığı aygıta “laser” adını vermiş, ancak patent başvurusu reddedilip, o dönemde laser ışığını ilk elde eden kişi olarak 16 mayıs 1960’ta Theodore Mainman kayıtlara geçmiştir.(4) Mainman laser için yakut kristali kullanmıştır. Gould ise uzun süren hukuki mücadelenin ardından 1977’de laseri ilk keşfeden olarak tescillenmiştir. Herhangi bir ışık kaynağından çıkan ışının lasere dönüştüğü ortama göre farklı dalga boylarında laserler elde edilir. 1960’da Ali Javan, William Bennett ve Donald Herriot ilk sürekli dalga (continuous wave, CW) modunda çalışan helyum-neon (He-Ne) laserini, 1962’de Robert Hall yarı iletken, gallium arsenid 850nm diyod laseri, yine 1962’de Nick Holonyak ilk ligth-emitting diod, LED laseri, 1964’de Kumar Patel CO2 laserini keşfetmiş, ve böylelikle 1960-64 süreci içersinde günümüzde kullanılan tüm ana laser ortamları/kaynakları keşfedilmiştir. 1970’de Nikolai Basov Eximer laseri üretmiştir. Yine aynı yıl Charles Kao ve George Hockham fiber optik kablolar ile laser aktarımını gerçekleştirmişlerdir. 1970’in bir başka buluşu Zhores Alferov ve arkadaşlarının Leningrad’da oda ısısında çalışan CW diyod laseri idi. 1971’de Elias Snitzer’in başkanlığında yürütülen araştırmalar sonucunda American Optical Co. tarafından erbiyum laserin patenti alınmıştır. Günlük hayatımızın çok çeşitli alanlarında (elektronik, telekomünikasyon, kimya) çok farklı laser tipleri ile karşılaşmaktayız. Örneğin CD, DVD çalarlar, barkod okuyucuları, dijital video ve fotograf makinaları gibi bir çok elektronik üründe laserlerden yararlanılmaktadır. Medikal laserler ise tüm laser kullanımının %4’ü kadardır.

Laser ışınının oluşması için gerekli düzenekte bir optik rezonatör içersine yerleştirilmiş “pompalama kaynağı” da denilen ışık kaynağı (örneğin bir flaş lambası), bu ışığın etkidiği bir mediyum (ör. Karbondioksit gazı veya Erbiyum kristali ya da mikroçip), mediyumun iki ucunda tam yansıtıcı ve yarı yansıtıcı aynalar ve laser ışığının çıkış yaptığı bölmede bulunan mercekler bulunur. Işık kaynağının etkidiği ortamın gaz, katı, sıvı ya da yarı iletken oluşuna göre laserler değişik isimler alırlar. Diğer bir deyişle laser üretim ortamı laser tipine adını veren özelliktir. Dolayısı laserin üretim ortamında organik solvent likiti kullanılıyorsa Dye; inert gazlar (argon, kripton veya xenon) ile reaktif gazların (florin ya da klorin) karışımı kullanılıyorsa Eximer; gaz kullanılıyor ise onun ismi ile, örneğin karbondioksit gazı kullanılıyorsa karbondioksit laseri (CO2), argon gazı ile argon laseri, helyum ve neon ile He-Ne laseri; yarı iletken Aluminyum-Galyum-Arsenid (AlGaAs) levhalarından oluşan bir mikroçip kullanılıyorsa Diyod laseri; katı ortam (solid-state) kristal kullanılan sistemlerde kristalin optik özelliklerini arttırmak için düşük konsantrasyonlarda kristale katılan “dopant” madde ismi (ör: Neodimiyum, Holmiyum, Erbiyum, Erbiyum-Krom) ve kristal ismi olan İtriyum-Aluminyum-Garnet (YAG) ya da İtriyum-Skandiyum-Galyum-Garnet (YSGG) birlikte kullanılarak Nd:YAG, Ho:YAG, Er:YAG ve Er,Cr:YSGG gibi çeşitli isimler alır.

Laserin temeli atom veya molekül enerji düzeyleri arasındaki elektron geçişleri ile oluşan ışık fotonlarına dayanır. Örnek bir açıklama modeli oluşturmak üzere laser ışığını üreteceğimiz ışın titreştirimcisi (optik rezonatör) içersine yerleştirilen ve laser ışığının jenere edileceği ortamı (mediyum) oluşturan maddenin (ör:Erbiyum kristali) bir atomunun E2 ve E3 ile belirlediğimiz iki enerji yörüngelerine sahip olduğunu ve E3 > E2 şartını varsayalım. Bu atoma dışarıdan bir ışık kaynağı kullanarak (ör: flaş lambası) ilave bir enerji gönderdiğimizi ve E2 yi üst yörüngeye yani E3 yörüngesine çıkardığımızı düşünelim. “Minimum enerji ilkesi”ne göre atom veya moleküller düşük enerji seviyesinde olmak istediklerinden E3 seviyesindeki elektron kendiliğinden E2 seviyesine inecektir. Ama bu dönüş sırasında enerjisi E3 − E2 = hν olan bir foton ortama



salınacaktır. Burada ν fotonun frekansıdır. Eğer elektron bu salınımı kendiliğinden yaparsa salınan fotonun yönü tamamen rasgeledir. Ancak eğer E3 düzeyindeki elektron E3 − E2 enerjisindeki başka bir fotonla etkileşerek E2 düzeyine inerse bu şekilde salınan fotonun yönü ve fazı geçişe etki eden fotonla aynı olacaktır.

Bu ikinci geçiş biçimine uyarılmış salınım (stimulated emmision) denir ve laserin çalışmasının ana ilkesidir (resim 3 A ve B). Çok sayıda atomdan oluşan laser mediyumunda başlangıçta atomlar en alt enerji düzeyinde bulunduklarından bir şekilde atomların E3 düzeyine çıkarılması gerekir. Bu pompalama (population inversion) olarak adlandırılır ve mediyumun içinde gerçekleşir. Ayrıca E3 ve E2 arasındaki geçişten laser ışığı elde edebilmek için elektronların E3 düzeyinde kalma süreleri E2 düzeyinde kalma sürelerinden uzun olmalıdır. Ancak bu şekilde E3 düzeyinde bulunan elektronların ve onların sayısı daima artacaktır. Pompalama işleminden sonra çok kısa bir zaman aralığında optik rezonatör içindeki yansıtıcı aynalar arasında gelip giden fotonlar uyarılmış salınımın da artması ile kolime ve koherent bir demet olarak yarı geçirgen ayna tarafından mediyumu terk ederek laser ışınını oluştururlar (resim 3 C-F).

Her laser tipinin üretim medyumunun optik özelliklerinden kaynaklanan spesifik bir dalga boyu vardır ve bu dalga boyları elektromanyetik radyasyon dalgalarında olduğu gibi optik kanunlar çerçevesinde biyolojik dokularda emilim (absorbsiyon), yansıma (refleksiyon), içinden geçme (transmisyon) ve dokuda saçılım (skatering) gibi farklı etkilerde bulunurlar (bkz tablo).

DENTAL LASERLER ve DALGA BOYLARI
Laser adı Dalga boyu (nm) Fonksiyonu
Argon 481,514.5 Bleach, mukoza koagülasyonu, polimerizasyon, doku yapıştırıcı
KTP 532 Diş beyazlatma, polimerizasyon
HeNe 633,638 Rehber ışık, LLLT, fotodinamik terapi
Diyod 810,815,940,980 Mukoza koagülasyonu, dezenfeksiyon, biyomodülasyon
Nd:YAG 1064 Mukoza koagülasyonu, dezenfeksiyon, biyomodülasyon
Ho:YAG 2100 Mukoza ablasyonu
Er,Cr:YSGG 2796 Mine-dentin, mukoza ablasyonu
Er:YAG 2940 Mine-dentin, mukoza ablasyonu
CO2 9300,9600,10600 Mukoza koagülasyonu, dezenfeksiyon

Laserlerin optik özellikleri dokuda elde edilmek istenen etkiye göre laserin işlevini belirler. Laser enerjisi doku yüzeyinde veya içinde termik enerjiye dönüşerek etkisini ortaya koyar. Laserlerin dokuya penetrasyonu da dalga boyu ve optik özellikleri ile ilgilidir. Örneğin Erbiyum laserleri su ve hidroksilapatitte yüksek oranda emilirler. Bu özellikten ötürü bol su içeren mukozaya uygulandığında su molekülleri tarafından hızla emilen laser enerjisi suyun çok kısa zaman aralığında gaz haline dönüşmesi ve epitelyum ile bağdokusu hücrelerinin membranlarının patlayarak yok olmasına yol açar. Bu yok olma etkisine “ablasyon” adı verilir. Dolayısı ile mukozada ablasyon yapılarak (yok edilerek) kesme işlemine benzer bir sonuç elde edilir. Ancak Erbiyum laserin doku penetrasyonu 1mikron (0.01mm) gibi düşük bir seviyede olduğu için her atımda çok yüzeyel bir tabakada ablasyon gerçekleştirirler. Bu da Erbiyum laserlerin kontrollü bir şekilde kullanımına olanak sağlar. CO2 laserleri de 0.01mm doku penetrasyonuna sahiptirler. Ancak yüksek termal enreji sebebi ile koagülasyondan karbonizasyona geçiş çok kolay olmaktadır ve bu sebeple istenmeyen termal etkileri azaltmak için son dönemde char-free, çok kısa atım aralıklı teknoloji geliştirilmiştir. Ho:YAG laser yumuşak doku penetrasyonu 0.4mm dir. Diş beyazlatma işlemlerinde kullanılan çift frekanslı Nd:YAG(KTP)’ın mine penetrasyonu 2mm dir. Diyod ve Nd:YAG laserler hemoglobin ve melanin içeren pigmentli dokularda emilirler. Diyodların dentin penetrasyonları 800 mikrondur. Nd:YAG’ın dentin penetrasyonu 1000 mikron ve yumuşak doku penetrasyonu 2-5mm dir. Bu özelliklerinden ötürü yumuşak doku eksizyonlarında ve bakterisidal etkileri ile soket dezenfeksiyonlarında ve endodontide kullanılırlar. Ancak Nd:YAG’ların yüksek doku penetrasyonu hatalı kullanımda istenmeyen nekrozlara yol açabilir. Diyod ve Nd:YAG düşük enerji seviyelerinde yüksek penetrasyonlarından dolayı yüzeyel ve derin doku biyomodülasyonunda etkilidirler.(5) Biyomodülasyona yönelik tedavi konseptine “düşük seviye laser terapisi” (Low Level Laser Theraphy, LLLT) adı verilir.

Laser pomalama kaynağının atımlı, Q-switch (dev atım) veya kendiliğinden sonlanan (self-termination) tipte olmasına bağlı olarak laser operasyon modları ortaya çıkar. Operasyon modu 0.25 saniyenin üzerinde pompalamaya uygun olan laser pompalama kaynakları “devamlı dalga” (continuous wave, CW), 0.25 saniyenin altında olanlar ise “atımlı” (pulse) modda çalışırlar. Normalde CW modunda çalışan laserlerde mekanik obturatörler veya elektrik devre alternatörü ile laser kaynağından bağımsız olarak atımlı mod etkisi de yaratılabilir (chopper-mode). Doku ile çalışmada operasyon modunun farklı etkilerinden yararlanılır. Örneğin dentinde çalışılırken çok kısa zaman aralıklarında laser uygulamak (Very Short Pulse, VSP) sinir uyarısının oluşmamasına ve dolayısı ile anestezi yapılmasına gerek bırakmayabilir. Yumuşak dokularda daha düz kesi hattı yaratmak için uzun atım aralıkları tercih edilebilir (Very Long Pulse, VLP). CW modda yumuşak dokuda çalışırken düz kesi elde edilebileceği gibi, manüpülasyon yetersizliğine bağlı olarak temas süresi uzadığı oranda karbonizasyon riski vardır. Bu nedenle CO2 gibi yüksek dalga boyunda ve CW çalışan laserleri kullanırken manüpülasyon ön plana çıkmaktadır. Yeni CO2 teknolojilerinde ultra pulse mod (char-free mode) kullanılarak termal zarar riski azaltılmaktadır.

Laser teknolojilerinin gelişimi ile optik taşıma sistmlerinin gelişimi birbirlerine paralel bir tarih süreci izlemişlerdir. Diğer bir anlatımla laser üretim aygıtlarının çeşitli buluşlar ile gelişmesinin yanısıra üretilen laser ışınlarının aktarımı konusu da birincisi kadar önemli bir yer teşkil etmiştir. Laser ışınlarının aktarımı başlangıçta eklemli kollar (articulated arm) ile yapılmış ve fakat özellikle telekomünikasyon alanında böyle bir aktarım yeterli olmayacağı için fiber optik teknolojisi geliştirilmiştir. Dental laserlerde core-fiberler 200, 300 ve 600 mikron çaplarda kullanılmakta olup 600mikron çapta 2kW pik enerjiye kadar taşıma yapılabilmektedir. Bir diğer taşıma sistemi içi yansıtıcı sistemler (Ag,Agl,Au,Cu kaplamalar) ile döşeli “hollow glass wave-guide” (HGW) teknolojisidir. HGW 20µm üzerindeki dalga boylarının aktarımında kullanılabilmektedir. HGW’nin refraktiv indeksi 1in üzerinde olan ve metal, plastik ya da cam kaplı tüplerin içinde metalik veya dieletrik film yüzeylere sahip olan çeşidi ile refraktiv indeksi 1in altında olan ve safir veya oksid camlar ile döşeli iki ana çeşidi vardır. HGW 250 ile 1000mikron çapları arasında bulunmaktadır ve 100W’a kadar enerji taşıyabilmektedir. Dental laserlerde günümüzde bu üç aktarım teknolojisi de kullanılmaktadır. Eklemli kollar içersinde genellikle 7 aynalı yansıtıcılar kullanılmakta ve yüksek enerjiler kolaylıkla kayba uğratılmadan aktarılabilmektedir. Ancak eklemli kolların dezavantajı manüpülasyonda gösterdikleri rijiditedir. Eklemli kollar Ho:YAG, Nd:YAG, erbiyum ve CO2 laserlerde kullanılır. HGW teknolojisinin avantajı eklemli kollara göre daha yumuşak ve bükülebilir olması, dezavantajı ise aktarım sırasında kablonun bükülmesi oranında enerji kaybının artması ve yansıtıcı yüzeylerdeki aşınmalardan ötürü kullanım ömrünün kısıtlı olmasıdır. HGW kablolar erbiyum ve CO2 laserlerde kullanılır. Fiber optikler ise argon, diyod, ND:YAG, Ho:YAG ve erbiyum laserlerde kullanım alanı bulan, enerji taşıma kapasiteleri sınırlı olduğu için CO2, Q-switch ve diğer endüstriyel laser sistemleri için uygun olmayan ve fakat enerji aktarımında kayıp olmadığı ve kullanım kolaylıklarından ötürü ön plana çıkan aktarım üniteleridir.

Laser aktarım üniteleri farklı olduğu gibi laser uçları ve kullanım biçimleri de farklıdır. Laserlerin doku ile çok yakın temasta çalışmasına “kontakt” veya “pseudo-kontakt”, uzak mesafeden (cıhaza göre değişmektedir, genellikle 7-8mm mesafe) temas olmadan çalışılmasına “non-kontakt” mod, doku içinde çalışılmasına ise “interstisyal” mod adı verilir. Kontakt modda fiber, safir veya kuartz kullanılır. Safir uçlar optik olarak çok net bir aktarım gücüne sahip olmalarına karşın kırılma durumunda tamir edilemezler. Kuartz uçlar ise zarar gördüklerinde onarılıp cilalanarak tekrar kullanılabilirler. Fiber uçlar düşük maliyet ve dayanıklılıkları sebebi ile Nd:YAG ve diyodlarda başarı ile kullanılırlar. Non-kontakt modda yüksek enerji güçlerinde çalışıldığında yansıtıcı aynalarda erken aşınmalar ve bozulmalar ortaya çıkabilmektedir. İnterstisyal kullanım için erbiyum laserlerde likit kristal fiberler (endodontik uçlarda) veya Nd:YAG ile diyodlarda fiberler kullanılır. Laser uçlarının geometrik dizaynı da manüpülasyonda kullanım kolaylığı açısından farklı tercihleri doğurmaktadır.

Günümüzde dişhekimliğinde kullanılan laserler CO2, Er:YAG, Er,Cr:YSGG, Ho:YAG, Nd:YAG, AlGaAs (Diyod), çift Nd:YAG (KTP) ve argon laserleri olarak sıralanmaktadırlar.

İşlevlerine göre dental laserleri gruplandırmak istersek sert ve yumuşak dokularda ablasyon yapan laserler olarak Er:YAG, Er,Cr:YAG; yumuşak dokuda soğuk ablasyon için Ho:YAG, yumuşak dokularda termik etki ile kesi yapan laserler olarak CO2, Nd:YAG, AlGaAs (Diyod); diş beyazlatma işlemlerinde Nd:YAG, AlGaAs (Diyod), çift Nd:YAG (KTP), kompozit polimerizasyonunda argon, fotodinamik terapide diyod ve He-Ne, biyomodulasyon işlemlerinde ve bakterisid etki elde etmek için tüm dental laserler kullanılmaktadır. Özetle farklı dalga boylarındaki laserler farklı amaçlar için kullanılmaktadır.

Laser destekli Periodontal Tedavi

Periodontal hastalıkların giderilmesi temelde antimikrobial bir tedavidir. Bakteri pağı, diştaşı ve cep eliminasyonu, periodontal rejenerasyon ve bakım-motivasyon amaçlı periodontal uygulamalarda kullanılan antiseptikler, antibiotikler, el aletleri, sonik ve ultrasonik cıhaz kullanımlarına ek olarak tedavinin çeşitli aşamalarında kullanılan lazerler tedavinin başarısına oldukça katkı sağlamaktadır (Vaka 1). Laserlerin bakterisidal etkileri çeşitli in vitro çalışmalar ile gösterilmiştir. Deneysel çalışmalarda laserlerin kök yüzeyinde kullanılabileceği gösterilmiştir. (6) El aletleri, sonik ve ultrasonik cıhazlar ile klinik sonuçlar kıayslandığında Er:YAG laser başarılı bulunmuştur.(7) Periodontolojide laser destekli tedavinin başarılı sonuçları klinik çalışmalar ile ortaya konmuştur.(8-15) Nd:YAG laserler ile yeni ataşman kazanımı (laser-assisted new attachment procedure (LANAP) histolojik olarak gösterilmiştir.(16) Mine matriks proteinleri (EMD) ve düşük seviye laser terapisi (LLLT) kombine kullanımının olumlu neticeleri bildirilmiştir.(17) Flapsız periodontal cerrahi ve kuron boyu uzatma işlemlerinde kullanımı bir takım avantajlar sağlamaktadır. Genel literatür değerlendirme makalelerinde konvansiyonel periodontal terapinin laserler ile desteklenmesinin olumlu sonuçlarına, ancak randomize klinik araştırmaların yetersizliği sebebi ile konvansiyonel tedaviye üstünlüğünün açık olmadığına değinilmiştir.(18-21) Deneysel çalışmalarda laserlerin bakterisidal etkisi kanıtlanmasına ve az sayıda klinik araştırmada olumlu sonuçlar rapor edilmesine (8-15) rağmen literatür değerlendirmelerinde, Erbiyum laserlerin cerrahi olmayan periodontal tedavideki olumlu sonuçları dışında, randomize klinik çalışmaların yetersizliği ve dolayısı ile laser uygulamalarının tek başına veya kombine kullanımının bir üstünlüğü olmadığı görüşü hakimdir.(22-24) Bu olumsuz yaklaşım ve cıhazların yüksek maliyetleri laser destekli periodontal tedavinin rutin kullanıma girmesini engellemektedir.

Laser destekli İmplant Tedavisi
İmplant uygulamalarında laser, çekim sonrası soket dezenfeksiyonunu takiben immediyat implant yerleştirilmesinde, rond frez yerine implant kavite yerinin belirlenmesinde, peri-implantitis tedavisinde titanium yüzeylerin detoksifikasyonunda ve keratinize mukoza kaybına sebep olabilmekle birlikte ikinci cerrahide implant-üstü açılmasında uygulanabilmektedir (Vaka 2, 3).(25) Peri-implantitis tedavisinde en etkili aracın Erbiyum laserleri olduğu çeşitli çalışmalar ile gösterilmiştir.(25) Ayrıca rehber aparatlar eşliğinde implant kavitesinin hazırlığında da kullanılabilirler. İmplant kavitesinin lazer ile hazırlanmasının büyüme faktörlerini indükleyerek iyileşmeyi hızlandırdığını gösteren çalışmalar bulunmaktadır.(26-28) Ancak uzun zaman alan bu işlem henüz rutin implant tedavisine girmemiştir. Kavite preparasyonunda rutin kullanıma girmesi amaçlanarak uygulamayı standart hale getirmek yönünde araştırmalar devam etmektedir. Bunun yanısıra implant çevresinde yumuşak doku şekillendirilmesi amaçlı kullanılmaktadırlar.


Vaka 3.1 Kronik periodontitis saptanan vakada alt çenede periodontal tedavi, üst çene dişlerinin aşarı mobilite ve minimal kmik desteğinin kalması sebebi ile kötü prognozu tespit edilerek çekim endikasyonu ve akabinde implant tedavisi planlanmıştır.



Vaka 3.2 Vakanın başlangıç klinik görüntüsünde özellikle üst dişlerde gözlemlenen aşırı rsesyon dikkat çekmektedir.

Vaka 3.3 Diş çekimlerini takiben soket içersinde periodontium artıklarının yüzeyel osteotomi ile temizlenerek aynı zamanda dezenfeksiyon elde edilmesi.

Vaka 3.4 Dişlerin atravmatik çekimi amaçlı olarak Er:YAG kolede çevresinde kök duvarlarına paralel uygulandığında periotom etkisi yaparak periodontal ligamanların ablasyonuna ve çekim işlemininkolaylaşmasına yol açmaktadır.

Vaka 3.5 Laser uygulamalarının konvansiyonl yöntemlerle kombine edilmesi her zaman sadece laser yada sadece konvansiyonel yöntem uygulamaları ile kıyaslandığında daha garantili ve tedavi başarısını arttırıcı sonuçlar vermektedir.Resimde laser ablasyonundan sonra soketlerin cerrahi küret ile kontrolü görülmektedir. Bu kontrol sırasında kemik anatomisi ve soket bütünlüğü hakkında fikir elde edilerek implant uygulaması ile birlikte greftleme yapılıp yapılmayacağına karar verilmektedir.

Vaka 3.6 Soket içersine laser ucu ile girilerek dezenfeksiyon işleminin tekrarlanması.

Vaka 3.7 Soket bütünlüğü tespit edilen vakada mukoza kalınlığı, soket kolesi-serbest mukoza kenarı mesafeler saptandıktan sonra implant kole seviyesi ile soket kole ilişkisine karar verilerek flap kaldırmaksızın implant aksı daha palatinlde konumlanacak ve bukkalde daha fazl kemik kalınlığı bırakacak şekilde implantlar pozisyonlandırılmıştır.

Vaka 3.8 Serbest mukoza kenarları 6/0 monofilaman sütürler ile dikilerek yumuşak doku örtücülüğünün arttırılmasına çalışılmıştır.

Vaka 3.9 Yumuşak doku kenarlarının tam olarak örtücülüğü sağlayamadığı durumlarda “periost serbestleştirmesi” ile bunu sağlamak mümkündür. Ancak bu durumda da keratinize mukoza bandının genişliği azalmaktadır. Bu vakada ön bölge estetiğinde keratinize mukoza bandının daralması estetik görünümü etkileyeceği için soket ağızlarının açık kalması ve bu açıklıkların hematom ile örtülmesinin sağlanması tercih edilmiştir.

Vaka 3.10 Soket ağızlarındaki hematomun daha hızlı rejenerasyonu için düşük enerji seviyesinde AlGaAs laserin defokus uygulaması ile postoperativ biyomodülasyon gerçekleştirilmiştir.
Laser destekli Endodonti
Kök kanallarında laser uygulamalarının bakterisidal etkileri çeşitli in vitro ve exvivo çalışmalar ile gösterilmiştir.(29,30) Endodontide lateral kanallardaki germlerin destrüksiyonunda Nd:YAG ve Diyod, ana kanalda smear tabakasının temizlenmesinde Er:YAG kullanılmaktadır.

Cerrahi ve Ortodontide laser kullanımı
Oral cerrahi uygulamalarındayumuşak doku eksizyonları ve çeşitli yumuşak doku lezyonlarının (siklosporin sebepli/hidantoin sebepli gingival hiperplaziler, aftöz stomatit, hemangioma, ranula, mukosel,) tedavisi veya enükleasyonunda değişik dalga boylarındaki laserlerden yararlanılabilmektedir.(31-35) Cerrahide osteotomiler, gömük diş operasyonlarında, blok otojen greft eldesinde Erbiyum laserleri kullanılabilmektedir.(36-38) Ortodontide gömük dişlerin üzerine braket yapıştırılmasında hem mukoza eksizyonu, hem de mine pürüzlendirmesinde kullanılmaktadır. Ayrıca rutin braketleme öncesinde mine pürüzlendirmesi ve braket sökümünde kompozit uzaklaştırmasında uygulanmaktadır.

Konservatif Tedavide Laser

Konservatif tedavide Erbiyum laserleri mine ve dentin çürüklerinin bir çok vakada anesteziye gerek kalmadan temizlenmesi, mine pürüzlendirilmesi, pulpa kuafajı-koagülasyonu işlemlerinde kullanılmaktadır. Ayrıca çift frekanslı Nd:YAG (KTP), Nd:YAG ve Diyod laserler diş beyazlatma işlemlerinde kullanılmaktadır.

Özetle, dişhekimliğinde kulanılan lazerlerin periodontoloji ve implantolojide konvansiyonel yöntemlere destek sağlayan geniş bir kullanım endikasyonu bulunmaktadır. Çeşitli dalga boylarındaki farklı lazerlerin (Diyod, Nd:YAG, Er-Cr:YSGG, Er:YAG ve CO2) ablasyon, vaporizasyon ve koagulasyon mekanizmaları ile işleyen etkilerinden faydalanılarak dezenfeksiyon/dekontaminasyon, sert ve yumuşak doku kaldırılması, biyomodulasyon işlemleri yapılabilmektedir. Sonuçta, atravmatik bir yöntem olması itibarı ile post-operativ ağrı-ödem miktarlarındaki azalma, biyomodulasyon ve dezenfeksiyon özellikleri lazerleri konvansiyonel tedaviler ile kombine olarak kullanıldığında başarıyı önemli ölçüde arttıran bir unsur olarak ön plana çıkartmaktadır.

Doç.Dr.Tosun Tosun. İ.Ü. Dişhekimliği Fakültesi (1984-89), Padova Üniversitesi staj (1992-93), İ.Ü. Oral İmplantoloji Anabilim dalında doktora (1990-97) ve Araştırma Görevlisi (1990-2002), Doçent (2003). Halen serbest hekimlik yapmaktadır. www.tosuntosun.com

Resim altyazıları:

Resim2. Elektromanyetik spektrum.

Resim 3.A Normal emisyonda fotom salınımı.

Resim 3.B Stimüle emisyonda eskite olan atoma ilave foton ile eksitasyonun gerçekleşmesi sonucu elektronun bir orbita yükselmesi ve sonrasında tekrar kararlılık haline dönmesi sonucunda salınan foton.

Resim 3.C Optik rezonatör içersinde pompalama sonucu eskite olmaya devam eden fotonların yanıtıcı aynalar arasında amplifiye olmaları ve sonunda yarı geçirgen ayna bölümünden laser ışını olarak dışarıya çıkmaları.

Resim 3.D Çeşitli dalga boyları ve frekanslarda ışınların hareketi.

Resim 3.E Tek dalga boyunda, koherent ve kolime ışın demeti = Laser.

Resim 3.F Mainman’ın 1960’ta ürettiği yakut laserinin şematik çizimi. Laser aygıtlarına tipik bir örnek olan bu düzenekte merkezde bulunan yakut kristalinin çevresi sarmal bir flaş lambası ile sarılıdır.

Vaka 1.1 Kronik periodontitis vakasının radyografisinde horizontal kemik kayıpları ve furkasyon defektleri dikkati çekmektedir.

Vaka 1.2 Başlangıç klinik görüntüsünde papil kayıpları ve ödamatöz gingival konturlar, yetersiz restorasyonlar görülmektedir.

Vaka 1.3 Üç seanslık “başlangıç periodontal tedavi”yi takiben yapılan “açık flap operasyonu”nda ensizyon ve flap kaldırılmasını takiben Gracey küretler ile granülasyon dokularının temizlenmesi ve kök yüzeyi düzleştirme işleminin gerçekleştirilmesi.

Vaka 1.4 Flap içersindeki granülasyon dokularının makas ile kesilmesi.

Vaka 1.5 Konvansiyonel periodontal flap cerrahisi yöntemlerine göre periodontitisli bölgelerde granülasyon dokularının temizlenmiş ve kök yüzeyi düzleştirme işlemlerinin bitirilmiş hali. Konvansiyonel periodontal cerrahi burada sonlanmaktadır. Bu aşamadan sonra Er:YAG laseri kullanılarak ilave bir dezenfeksiyon, granülasyon doku ablasyonu ve yeni ataşman eldesi için kök yüzeyi pürüzlendirme gerçekleştirlebilir.

Vaka 1.6 Er:YAG laser her yönde çalışılan kök yüzeyleri ve kemik yüzeylerine uygulanır. Resimde lingualde çalışma gösterilmektedir.

Vaka 1.7 Premolar bölgesinde laser uygulanırken.. laser aygıtının uç kısmındaki kavis aletin daha kolay manüpüle edilmesini sağlamaktadır.

Vaka 1.8 Kuartz uç pseudo-kontakt moda kök yüzeyi-kemik arayüzlerine çok yakın tutularak mikroskopik granülasyon dokuları elimine edilmektedir. Bu işlemin daha başarılı yapılması için cerrahi mikroskop kullanılması önerilir.

Vaka 1.9 Konvansiyonel cerrahi ile granülasyon dokularından arındırılan bölgelerin distile su irrigasyonu altında laserlenmesi ile ikinci bir kere daha kontrolü.

Vaka 1.10 Kullanılan laser ucunun ergonomik dizaynı sayesinde furkasyon defektine kolaylıkla ulaşılarak laser dezenfeksiyonu gerçekleştirilmesi.

Vaka 1.11 Ergonomik dizaynın lingualden de furkasyon defektine müdahale izni vermesi.

Vaka 1.12 Pseudo kontakt moda kemik yüzeyleinin de dezenfeksiyonu.

Vaka 1.13 Flabın iç yüzeylerinde de granülasyon dokularına müdahale ve dezenfeksiyon gerçekleştirilmesi.

Vaka 1.14 Postoperatif görüntüde gingival konturların ödematöz görüntüyü kaybettikleri, tercih edilen flap dizaynı sayesinde dikey yönde resesyonun minimal olduğu, ancak eski restorasyonlar altında açıklıkların oluştuğu ve estetiğin yetersiz olması sebebi ile restoratif faza geçilmesi gerektiği görülmektedir.

Vaka 1.15 Üst çenede yapılan restoratif çalışmada interproksimak kontakt nktaları serbest dişeti kenarına yakınlaştırılarak papil kayıplarının kompensasyonu amaçlanmıştır. Malzeme olarak doku-dostu özelliği yüksek olan zirkonyum oksit seramik- silisyum seramiği kombinasyonu kullanılmıştır.

Vaka 1.16 Periodontal flap cerrahisi sonrasında dişetlerindeki dikey kayıplar kuron boylarının uzamasına yol açabilir. Bu vakada olduğu gibi detaylı bir flap dizaynı gerçekleştirilrek bu kayıplar minimalde tutulursa sonuçta Vermillion hattı ile uyumlu ve morfolojiye uyan restorasyonlar elde edilebilir.

Vaka 1.17 Cerrahi mikroskop ile çalışmanın getirdiği avantajlar, çalışma sahasının büyütülmesi sonucunda detaylara hakim olmak, laser uçlarının zarar görmemesi, laserin doğru kullanımı, ergonomik postürdür.

Vaka 2.1 Destek kemikte aşırı kayıp sonucu çekim endikasyonu bulunan sağ üst birinci premoların çekimi sonrasında soketin ve molar bölgesine implant uygulamak için yapılmış ensizyonun klinik görüntüsü.

Vaka 2.2 Çekim soketinin klasik metodla küretajını takiben implant kavite hazırlığı öncesinde soket duvarlarından kaynaklanabilecek olası mikrobiyal kontaminasyonu engellemek için Er:YAG laseri uygulanarak soket içinin dezenfeksiyonu.

Vaka 2.3 Posterior bölgeye uygulanacak implantın kavite preparasyonunun ilk aşamasında normalde kullanılan rond frez yerine Er:YAG laseri uygulanması. Laserin avantajı kret tepesinde rond freze göre daha kolay yer tespiti yapabilmesi ve pozisyon kaybetmemesi, osteotomi yaparken bakterisidal etkisi ile de dezenfeksiyon yapmasıdır.

Vaka 2.4 İmplantların uygulanmış görüntüsü.

Kaynaklar

1) Einstein A. Zur Quantentheorie der Strahlung (On the Quantum Mechanics of Radiation). Physikalische Zeitschrift. 1917:18:121-128.

2) Gould, R. Gordon (1959). The LASER, Light Amplification by Stimulated Emission of Radiation. in Franken, P.A. and Sands, R.H. (Eds.). The Ann Arbor Conference on Optical Pumping, the University of Michigan, 15 June through 18 June 1959. pp. 128.

3) Schawlow AL, Townes CH. Infrared and Optical Masers. Phys Rev.1958:1940:112

4) Maiman, TH. Stimulated optical radiation in ruby. Nature. 1960:187 (4736): 493-494.

5) Pinheiro AL, Martinez Gerbi ME, de Assis Limeira F Jr, Carneiro Ponzi EA, Marques AM, Carvalho CM, de Carneiro Santos R, Oliveira PC, Nóia M, Ramalho LM. Bone repair following bone grafting hydroxyapatite guided bone regeneration and infra-red laser photobiomodulation: a histological study in a rodent model. Lasers Med Sci. 2009 Mar;24(2):234-40. Epub 2008 Apr 17.

6) Ting CC, Fukuda M, Watanabe T, Aoki T, Sanaoka A, Noguchi T. Effects of Er,Cr:YSGG laser irradiation on the root surface: morphologic analysis and efficiency of calculus removal.
J Periodontol. 2007 Nov;78(11):2156-64.

7) Derdilopoulou FV, Nonhoff J, Neumann K, Kielbassa AM. Microbiological findings after periodontal therapy using curettes, Er:YAG laser, sonic, and ultrasonic scalers. J Clin Periodontol. 2007 Jul;34(7):588-98.

8) Crespi R, Capparè P, Toscanelli I, Gherlone E, Romanos GE. Effects of Er:YAG laser compared to ultrasonic scaler in periodontal treatment: a 2-year follow-up split-mouth clinical study. J Periodontol. 2007 Jul;78(7):1195-200.

9) Gaspirc B, Skaleric U. Clinical evaluation of periodontal surgical treatment with an Er:YAG laser: 5-year results. J Periodontol. 2007 Oct;78(10):1864-71.

10) Lopes BM, Marcantonio RA, Thompson GM, Neves LH, Theodoro LH. Short-term clinical and immunologic effects of scaling and root planing with Er:YAG laser in chronic periodontitis. J Periodontol. 2008 Jul;79(7):1158-67.

11) Mummolo S, Marchetti E, Di Martino S, Scorzetti L, Marzo G. Aggressive periodontitis: laser Nd:YAG treatment versus conventional surgical therapy. Eur J Paediatr Dent. 2008 Jun;9(2):88-92.

12) Kara C, Demir T, Orbak R, Tezel A. Effect of Nd: YAG laser irradiation on the treatment of oral malodour associated with chronic periodontitis. Int Dent J. 2008 Jun;58(3):151-8.

13) Braun A, Dehn C, Krause F, Jepsen S. Short-term clinical effects of adjunctive antimicrobial photodynamic therapy in periodontal treatment: a randomized clinical trial. J Clin Periodontol. 2008 Oct;35(10):877-84. Epub 2008 Aug 17.

14) Lulic M, Leiggener Görög I, Salvi GE, Ramseier CA, Mattheos N, Lang NP. One-year outcomes of repeated adjunctive photodynamic therapy during periodontal maintenance: a proof-of-principle randomized-controlled clinical trial. J Clin Periodontol. 2009 Aug;36(8):661-6. Epub 2009 Jun 25.

15) de Oliveira RR, Schwartz-Filho HO, Novaes AB, Garlet GP, de Souza RF, Taba M, Scombatti de Souza SL, Ribeiro FJ. Antimicrobial photodynamic therapy in the non-surgical treatment of aggressive periodontitis: cytokine profile in gingival crevicular fluid, preliminary results. J Periodontol. 2009 Jan;80(1):98-105.

16) Yukna RA, Carr RL, Evans GH. Histologic evaluation of an Nd:YAG laser-assisted new attachment procedure in humans. Int J Periodontics Restorative Dent. 2007 Dec;27(6):577-87.

17) Ozcelik O, Cenk Haytac M, Seydaoglu G. Enamel matrix derivative and low-level laser therapy in the treatment of intra-bony defects: a randomized placebo-controlled clinical trial. J Clin Periodontol. 2008 Feb;35(2):147-56. Epub 2007 Dec 13.

18) Ishikawa I, Aoki A, Takasaki AA.Potential applications of Erbium:YAG laser in periodontics. J Periodontal Res. 2004 Aug;39(4):275-85.

19) Chanthaboury R, Irinakis T.The use of lasers for periodontal debridement: marketing tool or proven therapy? J Can Dent Assoc. 2005 Oct;71(9):653-8.

20) Cobb CM.Lasers in periodontics: a review of the literature. J Periodontol. 2007 Apr;78(4):595-7; author reply 597-600.

21) Ishikawa I, Aoki A, Takasaki AA.Clinical application of erbium:YAG laser in periodontology. J Int Acad Periodontol. 2008 Jan;10(1):22-30.

22) Schwarz F, Aoki A, Becker J, Sculean A. Laser application in non-surgical periodontal therapy: a systematic review.J Clin Periodontol. 2008 Sep;35(8 Suppl):29-44.
23) Karlsson MR, Diogo Löfgren CI, Jansson HM. The effect of laser therapy as an adjunct to non-surgical periodontal treatment in subjects with chronic periodontitis: a systematic review. J Periodontol. 2008 Nov;79(11):2021-8. Review.

24) Slot DE, Kranendonk AA, Paraskevas S, Van der Weijden F. The effect of a pulsed Nd:YAG laser in non-surgical periodontal therapy. J Periodontol. 2009 Jul;80(7):1041-56.

25) Kotsovilis S, Karoussis IK, Trianti M, Fourmousis I.Therapy of peri-implantitis: a systematic review.J Clin Periodontol. 2008 Jul;35(7):621-9. Epub 2008 May 11. Review.

26) Kesler G, Romanos G, Koren R.Use of Er:YAG laser to improve osseointegration of titanium alloy implants--a comparison of bone healing. Int J Oral Maxillofac Implants. 2006 May-Jun;21(3):375-9.

27) Salina S, Maiorana C, Iezzi G, Colombo A, Fontana F, Piattelli A. Histological evaluation, in rabbit tibiae, of osseointegration of mini-implants in sites prepared with Er:YAG laser versus sites prepared with traditional burs. J Long Term Eff Med Implants. 2006;16(2):145-56.

28) Schwarz F, Olivier W, Herten M, Sager M, Chaker A, Becker J. Influence of implant bed preparation using an Er:YAG laser on the osseointegration of titanium implants: a histomorphometrical study in dogs. J Oral Rehabil. 2007 Apr;34(4):273-81.

29) Noiri Y, Katsumoto T, Azakami H, Ebisu S. Effects of Er:YAG laser irradiation on biofilm-forming bacteria associated with endodontic pathogens in vitro. J Endod. 2008 Jul;34(7):826-9. Epub 2008 May 22.

30) Bergmans L, Moisiadis P, Teughels W, Van Meerbeek B, Quirynen M, Lambrechts P. Bactericidal effect of Nd:YAG laser irradiation on some endodontic pathogens ex vivo. Int Endod J. 2006 Jul;39(7):547-57.

31) Wright G, Welbury RR, Hosey MT. Cyclosporin-induced gingival overgrowth in children. Int J Paediatr Dent. 2005 Nov;15(6):403-11.
32) Demetriades N, Hanford H, Laskarides C. General manifestations of Behçet's syndrome and the success of CO2-laser as treatment for oral lesions: a review of the literature and case presentation. J Mass Dent Soc. 2009 Fall;58(3):24-7.

33) Yang HY, Zheng LW, Yang HJ, Luo J, Li SC, Zwahlen RA. Long-pulsed Nd: YAG laser treatment in vascular lesions of the oral cavity. J Craniofac Surg. 2009 Jul;20(4):1214-7.

34) Lai JB, Poon CY. Treatment of ranula using carbon dioxide laser--case series report. Int J Oral Maxillofac Surg. 2009 Oct;38(10):1107-11. Epub 2009 May 29.

35) Yagüe-García J, España-Tost AJ, Berini-Aytés L, Gay-Escoda C. Treatment of oral mucocele-scalpel versus CO2 laser. Med Oral Patol Oral Cir Bucal. 2009 Sep 1;14(9):e469-74.

36) Papadaki M, Doukas A, Farinelli WA, Kaban L, Troulis M.Vertical ramus osteotomy with Er:YAG laser: a feasibility study. Int J Oral Maxillofac Surg. 2007 Dec;36(12):1193-7.

37) Stübinger S, von Rechenberg B, Zeilhofer HF, Sader R, Landes C. Er:YAG laser osteotomy for removal of impacted teeth: clinical comparison of two techniques. Lasers Surg Med. 2007 Aug;39(7):583-8.

38) Stübinger S, Nuss K, Landes C, von Rechenberg B, Sader R. Harvesting of intraoral autogenous block grafts from the chin and ramus region: preliminary results with a variable square pulse Er:YAG laser. Lasers Surg Med. 2008 Jul;40(5):312-8.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Dişhekimliğinde Laser Uygulamaları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Prof.Dr.Dt. Tosun TOSUN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Prof.Dr.Dt. Tosun TOSUN'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Prof.Dr.Dt. Tosun TOSUN'un Yazıları
► Dişhekimliğinde Laser Dt.Murat KANLI
► Korkan Çocuklarda Laser ile Diş Dolgusu Prof.Dr.Dt. Tosun TOSUN
► Dişhekimliğinde Osteoporoz Dr.Dt. Rana ORAL
► Estetik Dişhekimliğinde Fotoğraf Analizi Dt.Güzin KIRSAÇLIOĞLU
► Estetik Dişhekimliğinde Hasta Beklentileri Dt.Güzin KIRSAÇLIOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,990 uzman makalesi arasında 'Dişhekimliğinde Laser Uygulamaları' başlığıyla benzeşen toplam 56 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


22:04
Top