TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!




         
Psikoterapi ve Bütüncül Yaklaşım
MAKALE #5025 © Yazan Uzm.Psk.Ali Rıza TUNUR | Yayın Haziran 2010 | 6,859 Okuyucu
Bir süre önce kendime psikoloji ve psikoterapi ile ilgili paylaşımlarda bulunacağım kişisel bir web sitesi hazırlamaya karar verdim. İlk iş olarak kimsenin sitesini taklit etmiş olmamak için benzer sitelerde küçük bir gezinti yaptım. Arama motoruna "psikoterapi" ya da "hipnoz" yazdığımda karşıma onlarca sayfa çıktı. Değerli meslektaşlarıma ve hocalarıma ait çok başarılı siteler var. Öyle ki alandan olan kişilere kaynaklık edebilecek, alandan olmayanlara az ve öz bilgi sunarak hizmet almayı düşünen kişilere rehberlik edebilecek başarılı çalışmalar bunlar. Ancak bir de madalyonun öbür tarafı var ki değinmeden geçemeyeceğim. Ses kaydıyla terapi yapan mı ararsınız, 40 dakikalık bir seansta sorununuzu bitirip sizi evinize gönderen mi… Canlı yayında hipnoz yapan mı dersiniz, tek seansta sigara bıraktıranlar, 2 günde 10 kilo verdirenler mi…

Burada aslında “Psikoterapi Nedir?” sorusuna cevap arayacağız. Ama yukarıda değindiğim durumdan dolayı en az “Psikoterapi Nedir?” sorusu kadar önemli olduğunu düşündüğüm “Psikoterapi Ne Değildir?” sorusuna cevap aramak istiyorum. Aşağıdaki diyaloğa bakalım. (T: Terapist, D: Danışan)

Danışan ilk seansa geldiğinde boğulmak üzereydi. Terapist sordu: "Size nasıl yardımcı olabilirim?" Danışan cevap verdi: "Valla hocam yardımcı olabilir misiniz bilmiyorum. Bende dert çok."
T: Buyrun anlatın dinliyorum.
D: Hocam gırtlağa kadar borca battım. Borçlarım azalmak şöyle dursun her geçen gün artıyor. Bu yüzden annemle ve sevgilimle olan ilişkilerim bozuldu. Ayrıca geceleri hiç uyuyamıyorum. En fazla uyuduğum gece 3 saat uyuyorum...
T: Size birinci tavsiyem harcamalarınızı biraz kısıp borçlarınızı ödemeye çalışın. Anneniz eminim sizin iyiliğinizi istiyordur. Onu anlamaya çalışın. Sevgilinizle de konuşup ondan biraz zaman isteyin. Rahat uyumak için de geceleri meyve çayları için, yoğurt yiyin, ılık duş alın. O zaman daha rahat uyuyacaksınız.
D: Teşekkür ederim doktor...
Veee terapi biter...

Halk arasında çoğumuz böyle sanıyoruz. Ama psikoterapi böyle bir şey değil. Önemli bir futbol maçından önce gazete manşetlerinde görürüz. “Teknik direktör futbolcularına terapi yapıyor.” Hayır… Terapi öyle bir şey de değil…
Peki nedir psikoterapi?

Psikoterapi bireylerin duygusal ve davranışsal sorunlarının çözümünü, ruh sağlıklarının geliştirilmesi ve korunmasını amaçlayan tekniklerin genel adıdır. Terim psiko ve terapi formlarından oluşur ki, psiko Yunanca psukhē "ruh, zihin"den, terapi ise Yunanca therapeia "iyileştirme"den türemiştir.
Psikoterapi, daha olgun ve uygun bir ruhsal denge sağlamak amacı doğrultusunda zihinsel ve duygusal bozukluk gösteren hastalarla düşünce ve duygu alışverişi kurularak yürütülen bir tedavi bilim ve sanatıdır. Psikiyatristler, Psikologlar, Psikolojik Danışmanlar ve Sosyal Hizmet Uzmanları psikoterapi yaparlar. Çok genel bir başlık altında söylemek gerekirse, duygusal çatışmaları çözümleyen, bu çatışmalardan doğan kaygı ve gerginlikleri, çökkünlükleri azaltan, ruhsal uyum düzeyini artıran, kişilerarası ilişkileri daha olgunlaştıran tüm teknik ve yöntemlere psikoterapi denilebilir.
Psikoterapi Türleri

Dinamik Psikoterapi: Dinamik psikoterapi, yapıtaşı olan Freud’un Klasik Dürtü kuramını takip eden, Ego Psikolojisi, Nesne İlişkileri, Kendilik Psikolojisi gibi diğer dinamik ekollerle devam etmiştir. Bu ekoller; psikopatolojilerin temelinde kişinin 0-5 yaş arasındaki dönemde yaşadıklarının olduğunu savunur ve hipnoz, serbest çağrışım ve rüyalar yoluyla bunları irdeler.

Bilişsel Psikoterapi: Bilginin işlenmesi sürecinde; temel kabullerdeki hatalardan kaynaklanan işlevi olmayan şematik kavramlar, zamanla olumsuz otomatik düşüncelere dönüşür. Sonuçta ortaya çıkan düşünsel, duygulanım ve davranış bozukluklarının sağıtımı bilişsel psikoterapinin alanına girmektedir. Kognitif terapi olarak da adlandırılmaktadır. Şema terapisi, düşünsel duygulanımcı davranış terapisi de bilişsel terapiden kaynaklanmıştır.

Davranışçı Psikoterapi: Davranışta otomatik modelleme gibi öğrenmeler sonucunda ortaya çıkan bozukluklarda; duyarsızlaştırma, ödüllendirme gibi çeşitli teknikler yoluyla davranış değişikliği ya da davranışın frekansında azalma gibi sonuçlar sağlamaya yönelik terapilerdir.

Bilişsel - Davranışçı
: Klinik uygulamalar ve gözlemler psikoterapi süreci içinde, bilişsel-davranışçı yöntemlerin bir arada kullanılmasının etkin sonuçlar ortaya çıkarttığını görgül olarak göstermektedir. Günümüzde sıklıkla bu iki metod bir arada kullanılmaktadır.

Varoluşçu Psikoterapi: Varoluşçu psikoterapi de önemli olan şimdi ve burada kavramlarıdır. Varoluşçular varolma yolunda kişinin en çok üzerinde durduğu 5 soruyu temel alarak bunlar yoluyla psikoterapiyi yapılandırmışlardır.

NEDEN BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ?


Yukarıda saydığımız yaklaşımları alt gruplarıyla birlikte düşündüğümüzde karşımıza onlarca psikoterapi ekolü çıkar. Ülkemizde de çok çeşitli teknikler uygulanmaktadır. Bu ekollerin en büyük açmazı ise kendisi dışındaki yaklaşımları tamamen yok saymasıdır. Öyle ki “Benim kuramım senin kuramını döver.” anlayışıyla hareket eden meslektaşlarımız mensup oldukları kurama adeta bir “mezhep” gibi sarılmışlar dış dünyaya kendilerini kapatmışlardır.
Bütüncül yaklaşım ise kendi varsayımları dahil her şeye şüpheyle yaklaşır. Bu yaklaşımı benimseyen bir terapist danışanını aynı anda 4 kulakla dinler. Bundan dolayı bir şeyleri doğrulamaya koşullanmaz. Tersine mevcut bilgiler içinde yanlış olanları sile sile ilerler ve geriye “yanlışlanamayan” veriler kalır.
İnsan çok karmaşık bir makinedir. Bu karmaşık makineyi formülize etmek oldukça zordur. Bu zor iş futbol takımı tutar gibi kuram tutmakla çözülemez. İşte bu yüzden bütüncül yaklaşım insanı farklı katmanları olan bir mekanizma olarak ele alır. Bu durumu meşhur yumurta metaforuyla anlatmaya çalışalım. İnsanın ruhsal yapısı 4 katmandan oluşan bir yumurta gibidir. Yumurtanın kabuk kısmı davranışsal linklemelerimizin bulunduğu kısımdır. İkinci katmanımız yumurtanın ak kısmıdır ki orada bilgiyi işleme sürecimizdeki hatalardan kaynaklı bilişsel çarpıtmalarımız vardır. Üçüncü katman yumurtanın sarısıdır. Burada 0-2 yaşındaki yaşantılarımızın yetişkinliğe yansımaları incelenir. Son katmanımız yumurtanın sarısının çekirdek kısmı olan varoluşçu katmandır. Burada bireyin kendini ve hayatı algılama şekli önem kazanmaktadır.
Bu durumun terapi odasına yansımasını daha anlaşılır bir örnekle açıklayıp bütüncül yaklaşımın temel farkını ortaya koyalım ve böylece NEDEN BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ sorusuna cevap verelim. Terapi odamızda 4 tane danışanımız olsun. Hastalarımızın ortak yakınması çay gördüklerinde tiksinti ve sıkıntı hissetmeleri, çay içilen yerlerde kusacak gibi olmalarıdır. Birinci danışanımız günün birinde çay içerken babasının ölüm haberini almıştır. Sıkıntısının sebebi budur. İkinci danışanımız şöyle bir savunma yapmaktadır. “Çernobil faciasından sonra karadenize radyasyon yayılmıştı. Çay içmek demek kanser olmak anlamına geliyor. Dolayısıyla çayı bırakın içmeyi görmeye bile tahammül edemiyorum.” Sıkıntılı bir bebeklik dönemi geçiren üçüncü danışanımızın ifadesine göre bebeklik döneminde ne zaman yaramazlık yapsa annesi onu üzerine kaynar çayı dökmekle korkutuyormuş. Dördüncü danışanımız ise kendisini dünyayı ve çayı nasıl algıladığını ve bunların ne ifade ettiğini anlamlandırmaya çalışmakta ve şöyle bir çıkarım yapmaktadır. “Afrika’da binlerce çocuk ekmek dahi bulamazken biz ne diye hayati bir önemi olmayan çayı tüketmekteyiz?” Görüldüğü gibi 4 danışanımızn sorunu aynı ama katmanları farklıdır. Bu durumda söz gelimi davranışçı yaklaşımı benimsemiş olan bir terapist ısrarla “Hiç çay içerken kötü bir haber aldınız mı?” sorusunu soracak danışan ne kadar ısrarla “hayır” cevabını verirse versin sorunun kaynağını burada arayacaktır. Bu arkadaşımızın durumu ahırda iğnesini kaybedip yol üstünde ararken neden ahırda kaybettiği iğneyi yolda aradığı sorulduğunda gerekçe olarak ahırın karanlık olmasını gösteren yaşlı teyzenin durumuna benzemektedir. Bu durumda alet çantasını yoklayan bütüncül terapist 4 danışanı 4 kulağıyla dinler ve sorunun 4 farklı katmanda olduğunu fark edip 4 danışanına da yardımcı olur. Böylece karşımıza dört dörtlük bir manzara çıkar. İşte sadece bu sebepten dolayı bile bütüncül yaklaşımı uygulayan bir terapistin danışanına çok daha rahat yardımcı olacağını düşünmekteyiz.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Psikoterapi ve Bütüncül Yaklaşım" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Ali Rıza TUNUR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Ali Rıza TUNUR'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ali Rıza TUNUR Fotoğraf
Uzm.Psk.Ali Rıza TUNUR
İstanbul
Uzman Psikolog - Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi23 kez tavsiye edildiTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
     
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Ali Rıza TUNUR'un Yazıları
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 15,371 uzman makalesi arasında 'Psikoterapi ve Bütüncül Yaklaşım' başlığıyla benzeşen toplam 38 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Evlilikte Kıskançlık Aralık 2012
► Boşanma ve Çocuk Mart 2012
◊ Hipnoz ve Sigara Haziran 2010
   
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


05:51
Top