2007'den Bugüne 81,692 Tavsiye, 25,941 Uzman ve 18,152 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Müjde: İthal Hekimler Geliyor! İyi ki de Geliyor!
MAKALE #7640 © Yazan Psk.İzzet GÜLLÜ | Yayın Ekim 2011 | 3,085 Okuyucu
MÜJDE İTHAL HEKİMLER GELİYOR! İYİ Kİ DE GELİYOR!


HİÇ BİR DEVRAN SONSUZA DEK SÜRMEZ. HELE DE ONCA GÜNAHI VARKEN!

Kim ne yaparsa kendine yapıyor aslında. Hiçbir devran sonsuza dek sürmüyor. Kişi yıllarca basit menfaatler uğruna kendi bindiği dalı keserken zannediyor ki bu böyle ömür boyu gidecek. Sanıyor ki bu onun en doğal hakkı, kimse bir şey yapamayacak! Gün geliyor, bir el değiveriyor işe, yapanlar eski günlerini mumla arar hale geliveriyorlar.

Sonra başlıyor hemen,
“Halk, hukuk, insan, fayda, yarar, zarar” teraneleri… Tabi ki gelinen noktadan sonra buna artık kendileri dışında kimse inanmıyor, itibar etmiyor.

Hepsini tenzih ediyorum elbette ama bir çok hekimimiz bu kutsal mesleği yıllarca demoklesin kılıcı gibi kullandı.
“Tek ineğini sat getir diyenlerden parası yoksa sevk etmemeye, ücreti getir ki ameliyata alayıma” varıncaya kadar milyonlarca insanın ahı alındı bu ülkede. Ne demişler: “Yapandan çıkmasa da çocuğundan çıkar.” Bu kişilerin ahı besbelli ki geleceğin, yani bugünün meslektaşlarını tutmuş olmalı! İthal doktor gerçeğiyle karşı karşıya kalan hekimleri yani!

İYİ YERLİ DE OLSA YABANCI DA OLSA İYİDİR

İthal tohum, ithal kurbanlık, ithal kasaplık hayvan derken sıra ithal hekime geldi. Hemen belirteyim ki, "Yerli doktor iyidir, ithal doktor kötüdür" diye bir gerçeklik yoktur. İyi doktor yerli de olsa iyidir, ithal de olsa… Kötü doktor ithal de olsa kötüdür, yerli de olsa kötüdür. Önemli olan bir doktorun ithal olup olmadığı değil; insan olup olmadığıdır.

(Hem farzedelim ki ithal hekimler de çoğu hekimlerimiz gibi hastasını yine azarlayacak, en azından ilgisiz ve umursamaz davranacak. Olsun, hiç olmazsa bu nahoş muameleyi kendi öz vatandaşından değil de elin yabancısından görecek olmak ruhları bu denli yaralamayacaktır! Bırakın başka faydalarını sırf bu yönü için bile önemli bir gelişmedir, ithal hekimlik uygulaması!)

Esasında temel sorun hekimlerdeki, “Bir eczacıdan bile az kazanıyoruz yahut 10 yıl okuduk o halde mesleğimizden zenginleşmek en doğal hakkımız” yaygın mantığındadır. Ve bu mantık neredeyse tüm hekimlerce içselleştirilmiş bir durumdadır.

DOKTORLARIN GELİRİ DÜŞÜRÜLMELİDİR


“Manevi doyum, insan yaşamı, hayat kurtarma”
gibi değerleri ikinci plana itme, doktorluğu bol kazançlı bir meslek olarak görme anlayışı yaygınlaştı, asıl tehlike burada. Aslında doktorluğun gelirini düşürmek lazım ki bu işi sırf parası için seçenler ayıklanabilsin.

“Doktor = Bol Para”
gözüyle bakanlar gitsin 4 yılda eczacı olsun, bir köşeye eczane açıp daha çok kazansınlar. Yahut avukat olsunlar, sadece bir davada bir hekimin bir yılda aldığından fazlasını alsınlar. Böylece bu çok önemli mesleği sırf manevi ve insani vasıfları için önemseyenler seçebilsin. Bundan hem halkımız hem de hekimliğin o eski saygınlığını ve itibarını korumuş olacağı için her iki taraf da kazançlı çıksın.

Sözgelimi,
“Maaş 2000 TL + Sosyal itibar + Üzerine insan yaşamı için çalışma, yaşatmak için yaşama yani manevi kazanç… İsteyen gelsin buyursun doktorluğa” denilmeli… Yoksa birçok hekim 5000 kazanıyor ancak gözü 10.000 kazanan bir eczacıda olabiliyor. Kimse tarafından, “Madem tek derdin para idi neden o kolay dediğin eczacılığı seçmedin kardeş” diye sorulmuyor! Bunu sorsa alacağı, “Sadece parayı değil insana hizmet etmeyi de istedim” muhtemel cevabına, “Eczacı hizmet etmiyor mu, ilaç olmasa hekim sırf hekimliği ile ne yapabilir. Hizmet sadece hekimlikle mi olur” diye karşılık verilmiyor!

BEŞ VERSEN ON, ON VERSEN YÜZ İSTENİYOR


Bu zihinsel düşünce süreci sonunda pek çok hekim, sırf
"10 yıl okudum” diye düşünerek kendisini (afedersiniz) "enayi" gibi görebiliyor. 10.000 verseniz, “Şükürler olsun, koca ülke başbakanı kadar alıyorum” demiyor, gözü bu sefer de 1 milyon dolara imza atan lise mezunu genç futbolcuda kalıyor. Para arttıkça para sevgisi de artıyor! Bu anlayışla olan halka oluyor tabi.

"BİZ 6 + 4 TOPLAM 10 YIL OKUDUK" MANTIĞINDAKİ HATA


Bir dost meclisinde doktorun biri hekimlerin eskisi kadar kazanamadığından dem vuruyordu.
“Bu normal bir durum. Bir mesleğin gelirini sadece o mesleğin adı veya unvanı değil; arz - talep olayı belirler” dediğimde, “Biz 10 yıl okuyoruz ama” cevabını almıştım.

Kendisine,
“Ücret eğitime göre verilseydi dışarıda işsiz gezen fakülte mezunlarına da en azından doktorun yarısı kadara maaş bağlanması icap ederdi. Demek ücret eğitime göre değil işe, çalışmaya, emeğe göre veriliyor” dedikten sonraki, “Bugün bir pratisyen hekimin aldığı ücret bir ilçenin en yüksek mülki amiri olan kaymakamdan fazla” sözlerime, “Kaymakam kim ki, kaç sene okumuş ki” yanıtını almış, hayretlere düşmüştüm. Sonra, uzun meslek yaşamım içinde bu mantığın bir istisna değil; çok yaygın, çoktan içselleştirilmiş bir düşünce biçimi olduğunu gördüm.

Doktorlarımız itibarı sadece parada, daha çok parada arama alışkanlığından vazgeçirilmelidir.
“Çok para çok itibar” demek olsaydı esrar satanların, beyaz kadın tacirlerinin, organ tüccarlarının, mafya babalarının daha çok itibarlı olması gerekirdi. Birilerinin hekimlerimize bu gerçekleri sık sık hatırlatması gerekmektedir! Aksi halde çok parası olduğu halde bir türlü mutlu olamayan yığınla hekimin bu mutsuzluğunun ceremesini halkımız çekiyor.

30 YILLIK BİR ÖĞRETMEN DE “4 + 30 YIL” OKUYOR AMA MAAŞI SADECE 2000 TL


Hekimlerimizdeki bu,
“6 + 4 = 10 yıl okuduk” mantığını hala anlayabilmiş değilim. Tıp da diğerleri gibi bir fakültedir. Süresi 4’tür, 5’tir, 6’dır. Ya da biraz zordur, daha kolaydır, ayrı bir konudur. Tıp fakültesi de bir fakültedir, “iki fakülte” demek değildir yani, onu söylemeye çalışıyorum.

Sonrasındaki 4 ya da 5 yıllık uzmanlığa gelince! Bu eğitimde hekimlerimiz maaşını alır, bir yandan da çalışma alanı içinde hasta görerek uzmanlaşır. Yani hekimlerimiz salt akademik bir ortamda öğrenci olarak değil; daha çok uygulama alanı içinde uygulama yaparak, hasta bakarak, ücret alarak, çalışarak uzmanlaşır.


Bu, bir öğretmenin okulunda 4 - 5 yıl boyunca ders işlerken ki uzmanlaşmasından farklı değildir. Ama gelin görün ki 5 hatta 10 yıl alanın içinde çalışırken uzmanlaşmış bir öğretmenin,
“4 yıl fakülte + 10 yıl da alanda uzmanlık” deme hakkı yoktur ülkemizde. Niye, ikisi çok farklı şeyler olduğundan mı!

Niye farklı?


Nesi farklı?


BİRİ "TUS" İLE DİĞERLERİ "KPSS" İLE UZMANLIĞA ADIM ATIYOR


Geriye ne kalıyor, TUS sınavı farkı… Hekim TUS ile girerek uzmanlaşıyor; öğretmen de KPSS ile uygulamaya başlayarak… TUS çok zorsa KPPS’de de asgari taban puan yüksek… Mesela Hekim 55 puanla uzmanlığı kazanabiliyor, KPPS sınavına giren bir öğretmen ise 85 - 90 puanla başlıyor alandaki uzmanlığına.


Başka ne kalıyor,
“Hekimlik eğitimi çok zor ama” iddiası!

Bu doğru, böyle bir fark var elbette. Zaten o yüzden kimse,
“Doktorlarla aynı maaşı alalım” demiyor. Sorun, “10 yıl, 10 yıl…” diyerek neredeyse “On kat farkı” hak ettikleri şeklindeki bir türlü doymak bilmeyen taleplerde yatıyor, onu anlatmaya çalışıyorum.

10 yıl eğitimin karşılığı -bizim gibi az gelişmiş bir ülkede -en az 15 asgari ücret olmalı ise profesörlüğün ki kaç olmalı, varın onu da siz hesaplayın! Ama ben bugüne değin hiç bir profesörden,
“Ama biz şu kadar yıl okuduk” diye bir söz veya sızlanma duymadım.

Siz duydunuz mu?


O yüzden diyorum ki:
İthal hekim hoşgeldi, safa geldi!

Psikolog
İzzet Güllü
MDH
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Müjde: İthal Hekimler Geliyor! İyi ki de Geliyor!" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İzzet GÜLLÜ'nün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İzzet GÜLLÜ'nün Yazıları
► Karneler Geliyor! Psk.Elif Y. ÇAVUŞOĞLU
► Yeni Bir Bebek Geliyor Ne Yapacağım!!! Psk.Dnş.İbrahim GÜLYAŞAR
► Unutmanın Zorluğu Alışmaktan Geliyor Uzm.Psk.Bahar TURUNÇ
► Yalan Söyleme Eğilimimiz Nereden Geliyor? Uzm.Psk.Çağla Ebru AY
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,152 uzman makalesi arasında 'Müjde: İthal Hekimler Geliyor! İyi ki de Geliyor!' başlığıyla benzeşen toplam 24 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Metafizik Gevşeme: Gidişatın Analizi ÇOK OKUNUYOR Ocak 2018
◊ Bir Veda Yazısı ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
◊ Bu Yazıyı İyi Anla ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
◊ Getir Duyguyu, Götür Fiziksel Semptomları ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


11:15
Top