2007'den Bugüne 89,667 Tavsiye, 27,642 Uzman ve 19,668 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Ebeveyn Ölümü ve Etkileri
MAKALE #9023 © Yazan Uzm.Psk.Hatice ÇETİNKAYA ŞAHİN | Yayın Mayıs 2012 | 67,615 Okuyucu ÇOK OKUNUYOR
Ebeveyn Ölümü ve Etkileri

Her birey ölüm karşısında bazı tepkiler gösterir. Ortak olan bu tepkilere normal yas tepkileri adı verilir. Ebeveynini kaybeden çocuklarda bu normal yas tepkileri görülür. yaygın olarak tepkileri; duygusal, fiziksel, davranışsal ve bilişsel tepkiler olarak gruplandırılabilir. (Freeman,2005). Duygusal yas tepkileri, şok, öfke, suçluluk, kaygı biçimlerinde görülür. Fiziksel yas tepkileri, fiziksel hassasiyet, fiziksel acılar biçiminde ortaya çıkar. Karın ağrısı, nefes darlığı, kaslarda yorgunluk, enerjisizlik, ağız kuruluğu, uykusuzluk, yemek yemenin azalması ya da yememe, depresyonun fiziksel belirtileri, genelleştirilmiş kaygı, eğlence veren deneyimlerin yok olması, zaman için somatik belirtiler kişinin acısının çözümlenmediği tek göstergesi haline gelebilir. Bilşisel yas tepkileri, sürekli olarak ölen kişiyle geçirdiği şeyleri düşünmeye başalaması oratya çıkar. Bu zamanla obsesif bir düşünceye dönüşür. Bireyin ölen kişiyle zamanla vedalaşması gerekir. Ancak, bu olmadığı için kişi zihinsel olarak ölen kişiye takılı kalabilir. Bu durum içsel düşünceler şeklinde görülebilir. Bunlar suçluluk duygusu ve çözümlenmemiş durumlarla alakalı olabilir. ayrıca görsel ve sesli halüsinasyonlar da bireyin kayıplar karşısında yaşadığı tepkiler olarak bilişsel alanı kapsar. Bunlar kayıplardan sonra bir kaç hafta içinde görülebilir. Diğer bilişsel durumlar, kayba inanmama, kafa karışıklığı, pasif intahar düşünceleri şeklinde olabilir. Ancak burada şunu hatırlamak gerekir: kişide fonksiyonel olmayan bazı düşünceler, diğer kişi ve durumlar için geçerli olamayabilir. Davranışsal tepkiler, ölen kişinin sık sık rüyada görülmesi şeklinde ortaya çıkabilir. Bu kaygıya ve rahatlamaya neden olabilir. Kimileri acı veren duyguları canlandıran mekanlardan ve yoğun olarak görülebilir ya da görülmeyebilir. Kübler-Ross(1997), bu normal yas tepkilnesnelerden bile uzak durmaya çalışır. Bazıları da her gün mezarlıkları ziyaret etme ihtiyacı hissetmekle ve ölen kişinin fotoğrafını sürekli olarak yanında taşıyabilmektedir (ölen kişinin yüzünü unutma korkusuyla). Ölen kişinin eşyalarına ve onlardan uzak durmaya özen gösterilir. Ancak kimi durumlarda ise boş verme, sosyal geri çekilme, ağlama ve huzursuzluk gibi davranışlar da görülebilmektedir (Nadeau; Dyregrov,2000)

Yukarıda betimlenen tüm yas tepkileri bireyin cinsiyeti, yaşı, ölen kişiyle kurulan ilişki vb. değişkene bağlı olarak daha erinin beş aşamadan geçtiğini belirtmektedir.
İnkar: bu olamaz; öfke: bu adil değil; pazarlık: onları geri ver; depresyon: üzgünlüğün dayanılmaz olması; kabul: artık onsuz yaşamayı öğrenmeliyim

Ebeveynini kaybeden çocuk normal yas tepkilerinin yanında başka tepkilerde gösterilmektedir. Çünkü kardeş ölümü, arkadaş ölümü, yabancı birinin ölümü, tanıdık birinin ölmesi vb. birçok farklı ölüm arasında çocuğu en fazla etkileyen ebeveyninin ölümüdür. Ebeveyn ölümü sadece sevgi veren ve gündelik gereksinimleri karşılayan birinin kaybına değil, dengenin bozulmasına ve gündelik yaşamın alt üst olmasına da yol açar (Dyregrov,2000). Çocukların çoğu, ölen ebeveyninin geri dönmeyeceğini kabul etmede zorlanır. Çocuklar ölenle aralarında bir köprü kurabilmek için onun geri gelebileceği konusunda hayaller kurabilir. Olup biteni kendi dünyalarında ve oyunlarında yeniden canlandıracak hiçbir şey olmamış gibi her şeyi iyi bir şekilde sonlandırabilirler. Yeniden birleşme hayalleri yaygındır, ayrıca anne-babayla tekrar bir araya gelebilmek için ölmek istediklerini belirtebilir. Çocukları çevrelerine gösterdikleri öfke ve kızgınlık aracılığıyla da ana- babalarını yeniden yaşama döndürmeye çalışabilirler (Deits,2004;Freeman,2005)


Ebeveyninden birini kaybeden çocuk yaşamının ileri yıllarında psikolojik sorunlar geliştirmeye yatkındır. Özellikle depresyon ve intihar düşüncelerinde artış olabilir. Bu risk ölümün ani olması ve çocuğun ölen ebeveynin yerine koyabileceği yakın birinin olmaması durumunda daha da yoğun olarak yaşanabilir. Ebeveynin ölümünü izleyen yıllarda çocukların psikolojik sorun geliştirme riskleri yüksektir. Görülen rahatsızlıklar yıllar içinde azalacaktır. Ancak çocuklar ölen kişileri, yetişkinlere kıyasla daha sık ve uzun süre düşünmektedirler. Bu durumda ölen ebeveynin ölümünden sonra sağ kalan ebeveyne, çocukların gereksinimlerini doğru biçimde karşılayabilmesi için yardım etmenin önemi anlaşılmaktadır. Ölen kişiyi yüceltme eğilimi, bazı çocuklar açısından o kişiye açıkça kızgınlık göstermelerini engellediği için özel bir sorun teşkil eder. Ölen kişinin sadece olumlu yönleri hakkında konuşmak çocuğun terk edilmişlik duygusu nedeniyle kızgınlık ifade etmesini önler. Çocuk bu öfkeyi çevresine yöneltir. Bu tür tepkiler geride kalab ebebeyn veya herkes ikiside ölmüşse onların yerine geçen kişilerin çocukla yeni bir ilişki kurnasını güçleştirir . Bu tür sorunlar , çocuklar ailedeki alışkanlıkların ,tutumların ve kuralların önceden olduğu gibi devam etmesini takip ettikleri zamanda ortaya çıkar.(Dyregrov,200)

Bir ebeveynin ölümğnden sonra bazı büyük çocuklar ve ergenler hazır olmadıkları halde yaşlarına uygun olmayan sorumluluklar üstlenmek zorunda kalabilirler. Bir çok ergen küçük kardeşleri için anne yada babanın yerini tutabilir. Bu tamamen olumsuz değildir,tam tersine üstlendiği rolün baskın hale gelmemesi koşuluyla büyümeyi ve olgunlaşmayı teşvik edebilir. Anne veya babanın tek taraflı olarak yerine geçme veya destekleyici rol üstlenme ,çocuğub kendi yaşı nedeniyle yetersiz kalmasıyla ve çocukluğun önemli parçalarını kaybetmnesi ile sonuçlanabilir. Öte yandan,çocuğun sağ kalan ebeveyni ile karşılıklı dayanışması ise olgunlaşması ile bağımsızlaşmasını yetişlkin rolüne doğru adım atmasını kolaylaştırır.(Warren 2005)

Anne ve babasından birisini kaybeden bazı çocuklar,kaybettiği baba ve - veya anne gibi davranmayı : ebeveynlere ilişkin kafasındaki imaja sahib olmayı deneyebilirler. Çocuk "baban nasıl birisydi" diye sorar ve aynen onun gibi olmaya çalışır. Onun davranışlarını taklit eder. Hatta bazıları okadar çok etkilenirki ,kaybettiği babası yada annesi gibi yürümeye, onun gibi konuşmaya ve oınun yarıda bırakmış olduğu işleri ve projeyi bitirmeye çalışır.Babasını kaybeden oğlan çocuğu ,babasının yerini alamaya çalışsarak kendisini ailenin reisi gibi görmeye başlar, annesini kaybeden kız çocğuda annesi gibi davranmaya çalışır. yada bazı duırumlarda anne ve babasını kaybeden çocuk ,anne yada babasını unutmaya ve onların yerine bir başkasını model almaya,onların yerine onu sevmeye ve ona ilgi duyamaya çalışıurki bu tamamen içindeki boşluğu doldurmaya yönelik pikolojik bir ihtiyaçdan kaynaklanan durumdur.( Walsh,1980;Dyregrov,2000)

Son zamanlarda yapılan araştırmalar , ergenlik dönemindeki bazı piskolojik rahatsızlıkların ,özelliklede intihar olaylarının ilk çocukluk yıllarındaki ayrılıklardan ortaya çıktığını ortaya koymaktadır(Noppe ve Noppe1997). Dolayısıyla anne ve babanın kaybının çocuklar üzerinde olan olumsuz etkileri,sadece belli bir zamanla sınırlı olmayıp,bazı durumlarda yaşamı boyunca devam edebilmektedir.Suçlu kişiler üzerinde yapılan bir araştırmada ,tek anne ve babaya sahip olan çocukların ileride hem anne hem de babası olan çocuklara oranla çok daha fazla suç işlemiş oldukları belirlenmiştir(Papalia ve . Ebeveyn öl,ümünden sonra bireye sağlanacak sosyal destek büyük oranda bu tür sıkıntıların görülme sıklığını azaltacaktır. Ancak çocuğun ebeveyn kaybınbından etkilenme derecesi yaşına bağlı olarak değişkenlik gösterecektir.Erken yaşta ebeveynini kaybedenlerin ileriki yıllarda kaybetmeyenlere oranla daha fazla depresyona girme eğilimindedirler.Ebeveyni kaybetme yaşı küçüldükçe ilerde depresyona girme oranı da artmaktadır.Bundan dolayı çocukluk döneminde ebeveynin kaybedilmesi ile ileriki yıllarda depresyonun gelişiminde suça yönelmede önemli bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır.Ebeveynin ölümünün ardından çocuğun,sevgi,ilgili,ihtiyaçlarının karşılanması,destek vb.kayıpları da yaşamasının etkisi kaçınılmazdır.

Araştırmacılar ölüm olayının,çocukların sadece ruhsall açıdan değil,akademik başarı açısından da önemli derecede etkileyeceğini belirtmektedirler. Yakınlarını kaybeden öğrenciler üzerinde yapılan bir araştırmada, bu çocuklardan tümüne yakınının okul başarısında ani bir düşüşün yaşandığı, derse katılımlarının azalması,geri çekilme, oyunlara katılmama,sosyal yaşamla daha az ilgilenme,davranışlarının oldukça sık görüldüğü gözlemlenmiştir.Her ne kadar çocuk için annenin ölümü daha yıkıcı gibi gelse de, akademik başarı açısından babaların çocuklar üzerinde daha etkili olduğu görülmüştür. Bazı araştırma bulgularına göre, beş yaşından önce babasını kaybeden erkek çocuklarının matematik başarılarında düşüşler gözlemlenirken; benzer başarısızlık kız çocuklarında 9 yaşında ortaya çıkmıştır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ebeveyn Ölümü ve Etkileri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Hatice ÇETİNKAYA ŞAHİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Hatice ÇETİNKAYA ŞAHİN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     20 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Hatice ÇETİNKAYA ŞAHİN'in Yazıları
► Çocuğa Ölümü Anlatmak Psk.Gökhan BİNGÖL
► Çocuklarla Ölümü Konuşmak Psk.Nihan ARDA
► Ölümü Anlamak ve Anlatmak Psk.Ebru YEREBAKAN
► Çocuklara Ölümü Anlatmak Psk.Gizem HÜNERLİ
► Çocuklara Ölümü Anlatmak Dr.Psk.Zeynep TEKİN BABUÇ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,668 uzman makalesi arasında 'Ebeveyn Ölümü ve Etkileri' başlığıyla benzeşen toplam 15 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Emdr Nedir? Eylül 2012
► Ergenlikte Ebeveyn Tutumları PDF Temmuz 2012
► Karne ve Ebeveyn Tutumları Haziran 2012
◊ Projektif Testler Kasım 2013
◊ Çocuklarda Öfke Kontrolü Ağustos 2013
◊ Çocuklarda Korku Temmuz 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


01:06
Top