2007'den Bugüne 90,093 Tavsiye, 27,728 Uzman ve 19,718 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Sosyal Fobi
YAZI #1874 © Yazan Psk.Dnş.Kıvanç TIĞLI | Yayın Kasım 2013 ÇOK OKUNUYOR
AŞIRI HEYECANLI VE ÇEKİNGENİM

Mesleğinle ilgili topluluk önünde bir sunum yapman gerekiyor ama kaygılar ve korkuların yüzünden daima bunu erteliyorsun, telefonda birisiyle veya tanımadığın kişilerle konuşurken heyecanlanıp ne diyeceğini şaşırıyorsun, mesleğinde çok donanımlı ve bilgilisin ancak işinden memnun değilsin, yeni işlere başvurman gerekiyor ama bu konuda heyecan ve kaygından dolayı yeni işlere başvuramıyorsun. Yolda giderken bir noktada insan kalabalığı görsen, hemen yolunu değiştirir sakin bir yerden gitmeye çalışırsın. Sanki oradaki her kişi dönüp seni inceleyecek sanırsın. Nerede olursa olsun bir kişinin sana negatif davranabilme ihtimalini aklından bir türlü çıkaramazsın.
Değerli okuyucularım yukarıda bahsettiğim cümleler sosyal fobik kişilerin gençlerin dile getirdiği şikayetler... Ne kadar zor bir hayat değil mi, sosyal fobikler için hayat... Hep hayatta bazı önemli şeyleri sırf heyecanlı ve çekingeniz diye ertelemek, hep hayatından memnun olmamak, istediğin şeyleri sürekli sonraya bırakmak...
Sosyal çevrenin içinde duyulan korku, tedirginlik, endişe ve olumsuz düşünceler sosyal fobik rahatsızlıkları oluşturur. Sosyal fobikler sürekli heyecan halinde, küçük düşme ve eleştirilme duygusuyla hareket eden ve sosyal ortamlardan kaçınan kimselerdir. Bir danışanım, bu endişeleri ve heyecanı nedeniyle aslında çok hoşlandığı ve kendisine faydalı olacağını bildiği halde imanla ilgili sohbetlere bile katılamıyordu. Katıldığı zamanlar da, oradaki insanlarla rahat bir şekilde iletişim kuramıyor, düşüncelerini paylaşamıyordu. Hemen yüzü kızarıyor, sanki boğulacakmış gibi oluyordu. Bu rahatsızlığa sahip kişiler, sanki beyinlerinde daima olumsuz yorum yapan bir suflör varmışçasına “Benim için ne diyecekler, rezil olacağım, ya başarılı olamazsam, ya hiçbir şey beceremezsem, herkes beni seyrediyor” gibi düşüncelere kapılarak sanki kendilerini yarı kapalı cezaevindeymişcesine evlere hapsediyorlar. Bir yandan devamlı göz önünde olmak, “ben değerliyim, ben önemliyim” duygularını yaşamaya çalışırlarken, diğer yandan başkalarının yanında hata yapma olasılıklarını düşünür detaylara takılırlar.
Banu hanım 23 yaşındaydı. Danışmanlık merkezine başvuru nedenleri; kendini yeterince ifade edememe, konuşurken aşırı heyecanlanma, terleme, kızarma, insanlara karşı hakkını savunamama gibi şikâyetleri vardı.
İlk seansta bu şikâyetlerini sıkılarak anlatmaya başladı;
"Kıvanç hanım ben evin en küçük çocuğuyum; ablam ve abim var. Biri benden 8 yaş büyük, diğeri 10, yani arada büyük fark var. Ben çocukken onlar gençti, sürekli sevilen çocuk bendim. Ama düşüncelerine önem verilmeyen de bendim. Hep ‘Sen bilmezsin, sen sus. Büyüklerin yanında konuşulmaz, senin aklın ermez’ sözleriyle büyüdüm. Çok sessiz, içine kapanık bir çocuktum, ama bu tür hareketler beni daha da utangaç yaptı, kendimi değersiz hissettim. Sürekli ablam ve abimle karşılaştırıldım. Onlar benim yaşımdayken çok girişken çocuklarmış ama ben öyle değilmişim.
Şu anda ailemdeki yanlış tavırlar değişti. Artık düşüncelerime önem veriliyor, hatta ‘Sen üniversite mezunusun. Niçin hakkını savunmakta zorlanıyorsun? Niçin hâlâ heyecanlanıp kızarıyorsun?’ deniliyor.
İşletme mezunuyum ama iş başvurularına giderken çok kaygılanıyorum. Kendimi ifade ederken kızarıyorum, heyecanlanıyorum, kızardığımı hissedince daha da kötü oluyorum. Hareketlerim anormalleşiyor. Ne olur bana yardım edin.
Bana ‘sosyal fobi’ teşhisi kondu. İki yıla yakın ilaç tedavisi gördüm, fakat düzelemedim."
Banu hanımın "sosyal fobisi" vardı. Banu hanımın tamamen iyileşememesinin nedeni sadece tedavi yöntemi olarak ilaç kullanmasıydı. İlaç tedavisi ile birlikte düzenli olarak psikoterapi özellikle "grup psikoterapisi" görseydi, bu sorununu çok daha kolay kökten çözecekti
Sosyal fobik kişilerde ortak bazı şikayetler görülür; heyecanlanma-utangaçlık, çarpıntı, terleme, titreme, yüz kızarması ses titremesi, kaslarda gerginlik, mide, göğüs ve başta ağrıların hissedilmesi gibi şikayetlerdir. Göz temasından açıkça kaçınmak, ellerde oluşan minik titremeler, vücutta kasılmalar, konuşurken yüzün kızarması terleme belli başlı sosyal fobi göstergelerindendir.
Sosyal fobik kişilerin en zorlandığı anlara bakarsak; Başkalarından yardım isteme, yer ve adres sorma-topluluk önünde konuşmak-sınav veya yarışmalara katılmak-bir işle uğraşırken seyredilmek-samimi olmadığı insanlarla göz temasından kaçınmak-başkalarının önünde yemek yeme-otorite konumundaki kişilerle konuşma zorluğu-misafir kabul edememek-karşı cinsle iletişim kuramamak-başkaları ile tartışmak-ilgi odağı olmak gibi konularda zorlanırlar ve sıkıntı yaşarlar.
Sosyal fobi günümüzde tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır. İlaç tedavisiyle ilgili son zamanlarda bana gelen danışanlardan oldukça olumsuz ön yargılar, olumsuz geri bildirimler almaktayım. Sanki bütün ilaçlar sersemlik, uyuşukluk, bağımlılık yapıyor gibi yanlış düşünceler mevcut danışanlarda... Oysa her ilaç böyle olumsuz etkiler yapmıyor. Doktorunuz size ilaç vermişse bu ilacı hemen kullanır kullanmaz daha aradan belirli bir süre geçmeden “bana faydası olmadı veya beni sersemletti, uyuşturdu ben bu ilacı en iyisi mi keseyim” diye olumsuz düşünüp de ilaç tedavisini kendi başınıza sonlandırmayınız. Psikoterapi görmek, rahatsızlığın tedavisinde oldukça etkili.
Psikoterapilerde; kaygıyı tanıma, kaygıya karşı bedensel tepkileri tanıma, kaygı doğuran durumlardaki zihniyeti ortaya koyma, başa çıkma stratejileri geliştirme, kendi kendini eğitme ve gerçekçi beklentiler geliştirme gibi bilişsel teknikler ve model olma, üstüne gitme, rol oynama, gevşeme eğitimi pekiştirme gibi davranışçı teknikler uygulanır.
Psikoterapilerde kişiye, kullandığı savunma mekanizmalarını tanıtmak ve baş etme mekanizmasını harekete getirebilme bilinci kazandırmak hedeflenir. Terapide daha önceden yerleşmiş, şartlanmış olumsuz tepkiler, olumlu ve sağlıklı tepkilere dönüştürülerek kişinin gelişimine yardımcı olunur. Uygulanan psikoterapinin amacı; kişinin yaşam kalitesini en iyi konuma getirecek şartlara ayak uydurmasını sağlayacak saptamalarda bulunmak ve böylece bireyin kendini daha güçlü ve mutlu, güvenli hissetmesini sağlamaktır
.Bu sorunu yenebilmek için ayrıca;
Kendinize mutlaka dinlenme için az da olsa zaman ayırın. Gevşeyin, kas gevşetme egzersizleri yapın.
İnsanlara hayır demeyi öğrenin. Karşınızdakine aşırı fedakâr verici davranmayın.
Her şeyi mükemmel yapmayı beklemeyin..
     23 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Kıvanç TIĞLI Fotoğraf
Psk.Dnş.Kıvanç TIĞLI
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi15 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Kıvanç TIĞLI'nın Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,718 uzman makalesi arasında 'Sosyal Fobi' başlığıyla benzeşen toplam 20 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Özşefkat Ocak 2021
► Korona Kaygısı Ocak 2021
► Kendin Olma Cesareti Ocak 2021
► Çocuklarda Çalma Ekim 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


18:11
Top