2007'den Bugüne 85,916 Tavsiye, 26,758 Uzman ve 19,092 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Sporda Baskı Altında Dikkat ve Konsantrasyonu Yönetme; Kaygıyla Baş Etme
MAKALE #10825 © Yazan Uzm.Psk.Ramazan ŞİMŞEK | Yayın Nisan 2013 | 6,623 Okuyucu
Konsantrasyon:
Baskı Altında Yoğunlaşma

Etkili konsantrasyon atletlerin spor alanında iç ve dış uyarılara uygun dikkate başvurmalarını sağlar. Herhangi bir zamanda duyularımız milyonlarca kaynaktan bilgi alır: gözlerimle görüntüleri, koku organlarımızla kokuları, kulaklarımızla sesleri, derimize gelen basıncı, uzay boşluğunda bedenimizin pozisyonu ve beynimizden yansıyan bir çok duygu ve düşünce. Başarı için gerekli bilgiyi gereksiz olanından nasıl ayırırız? Bu soru zihin (cognitive) bilimcileri, spor psikologlarını, koçları, yıllarca sporcuları uğraştırmış veya yüzyıllarca Plato ve Aristo’nun düşüncelerinde var olmuştur.
Dikkat dağıtıcılardan kaçınan ve hedefine yoğunlaşan sporcu en büyük ihtimalle başarıyı yakalar. Önemli sonuçlar üretmek için zıtlıkları aşabilen atletler biliyoruz; mesela sevilen birinin kaybını -duygusal kaynaklarının yok olmasına izin vermeden- kullanarak zafere koşan atletler gibi. Diğerleri olayın baskısına yenik düşerler. Çevreden gelen zihinsel algılamalar mükemmellik adına gösteriyi mahvedebilir veya değerini artırabilir.
Bu bölümde konsantrasyonu etkileyen etmenler ile ilgili ne bildiğimizi tartışacağız ve aynı zamanda zihni daha etkili bir dikkat dağıtıcı filtresi olması adına eğitmek için yollar sağlamayı amaçlayacağız.

“Alanda (Zone)” Yoğunluğu Sağlama

Aidan Moran (1996)’da “Spor Yapanların Konsantrasyon Psikolojisi” metninde dikkatten psikolojinin konsantrasyonu olarak bahsetmiştir. Dikkat sistemini algılama, kavrama ve eylem arasında bir köprü olarak görmektedir. Bu sistem üç anahtar bileşene sahiptir: işlemin seçiciliği (yoğun konsantrasyon), hareketin zihinsel paylaşımı (yetenekli davranışın koordinasyonu) ve uyanıklığın düzenlenmesi (canlı kontrol). En önemlisi, dikkat uygun pratik ve anlatımla gelişebilen bir yetenektir.

“Ben tamamen alandaydım” veya “oyun planımıza yoğunlaşırsak tamamdır” ve “ben bir saniyeliğine konsantrasyonumu kaybettim” gibi ifadeler sporda ilgili işaretleri anlamanın önemini çağrıştırmaktadır. Fakat hangi işaretlerin önemli olduğu sporlara ve onları oynayan oyunculara göre değişiklik gösterir. Sonucu pozitif yönde etkileyen birkaç dış işaretin olduğu okçuluk sporuna bakalım. Hedef hareket etmiyor, okçu oku fırlatmak için hazırlanırken onu engelleyecek hiçbir rakip yoktur. Okçu sadece mesafeyi ve rüzgarı hesaba katmalıdır. Bu varyasyonları hesaba kattığında karmaşık bir takım içsel hareketler sergilemek zorunda kalır. Şayet hareketleri dış isteklerle uyuşursa sonuç hedefin merkezinde ok olur. Keşke bu kadar kolay olsa! Üçüncü bir element kontrol edilmelidir: İçten gelen dikkat dağıtıcılar. Bu kavramsal ve duygusal uyarılar sporcunun performansına ya katkıda bulunur ya da sporcuyu performansından uzaklaştırır. Okçu diğer atışının sonuçlarını düşünebilirdi. Rakiplerinin skorlarının ne olduğunu fark etmiş olabilirdi. İnsanların beklentilerinin farkına varabilirdi. Zihin, şaşırtıcı ve muazzam bir şeydir: düşünmekten ve farkına varmaktan vazgeçtiğinizde, paradoksal olarak zihin daha uyumlu ve haberdar olur. Sonuç olarak, okçuluk gibi sporlarda iç çeldiricileri kontrol etmek istisnai olarak zor olabilir. Ya peki, dış elemanların sürekli değiştiği sporlarda durum nedir? Futbol, basketbol ve hokey gibi sporlar sporcuların etkiledikleri hareket eden bir nesneye sahiptir ve aynı zamanda rakipler onları amaçlarından uzaklaştırmak için gayret gösterirler. Muhtemelen zihnimizde işlem görecek bilgiden daha fazla tartışmalı bilgi mevcuttur, fakat bir şekilde seçici olan beyin doğru bir şekilde çeldiricileri (dikkat dağıtıcıları) ilgili olanlarından ayırır, filtre görevi görür. Mesela basketbolda takımın kaptanları topu ortaya getirirler. Koçun verdiği talimatların farkında olmak, zamanı bilmek, oyuncuları takip etmek, rakip oyuncuları izlemek, topu kontrol etmek, bütün bu durumda içsel duygu ve düşüncelere hakim olmak ve sonunda da mükemmelliği elde etmek için planı işletmek zorundalar. İmkansız gibi görünüyor ama çoğu sporcu bunu sık sık yapar. Onlar konsantrasyon yetisini veya ilgili işaretlere yoğunlaşmayı geliştirmişlerdir.

Potansiyelimizi ve Dikkati Anlama

İlgili işaretlere dikkatimizi nasıl yoğunlaştırırız? Öncelikle muğlak “dikkat” kavramını anlamak zorundayız. Psikologlar yüzyıllar boyunca bu kavramın ortak bir anlamını ortaya çıkarmaya çalışmışlardır. Kavramın en iyi açıklaması Avustralya Queensland Üniversitesi’nden Bruce Abernethy’nin çalışmasında mevcuttur. O, “dikkat” teriminin üç büyük kullanımını tanımlayan S.J. Boies ve Michael Pojner’in çalışmasını genişletmiştir.
1. Hazıroluş davranımda hazır bulunmak için optimal duyarlık ve hazırbulunuşluk konumu içerir.
2. Kapasiteyi ayırma veya bilgi işlem sürecinde kaynak sınırlaması amaçlanan bölünmüş dikkat çalışmalarında incelenmiş “sınırlı kapasite veya kaynak olarak dikkat”. Yani insanoğlu sistemleri bilgi edinmede kullanabilen sınırlı sayıda sistemlere ve kaynaklara sahiptir. Ve bu sınırlı kapasitenin dikkate alınması gerekir.
3. Dikkat dağıtıcı kaynaklardan tercih edilen belirli bilgi işlem sürecini gerektiren seçici dikkat çalışmalarında incelenen “seçicilik olan dikkat”.
Etkili dikkat artırmak için strateji geliştirme bağlamında sporcular, koçlar ve spor psikologları bu şartları detaylı olarak çalışmalıdır.

Tetikte Olma Olarak Dikkat

Uyanık ve hazır olma sporcunun duygusal durumlarına bağlıdır. Christopher Janelle’nin heyecan, canlılık ve görsel dikkat arasındaki ilişkiyle ilgili incelemesi, dikkatin bozulmasına sebep olan mekanizmaları tanımlama ihtiyacına ışık tutmaktadır, ki böylece performansı yükseltmek için stratejiler geliştirilebilsin. Kaygı sadece performansa karar vermede bir sebep değildir, aynı zamanda sportik yaralanmaların oluşumuna da sebep olduğu görülmüştür, çünkü zayıf dikkat kontrolü, yarışmacı ortamda risklere karşı kabiliyeti aza indirger. Kaygıda artış olurken, aynı zamanda dikkatteki değişimler (1) dikkat daralmasına, (2) dikkat alanındaki yetersizliklere ve dikkat dağılımına neden olur.

Öncelikle dikkat daralmasını ele alalım. Fazla kaygılı insanların dikkat kapsamı ve genişliği kısıtlı olur ve bu insanlar başarılı performansa katkıda bulunacak önemli işaretleri kaçırırlar. Yukarıda basketbol örneğinde olduğu gibi, oyun bitmek üzeredir ve oyuncu bir hata yapmıştır veya taraftarlar fazla heyecana sebep olmaktadırlar. James A. Eastbrook ve birçok günümüz araştırmacılarına göre bu durum o oyuncunun topu rakibe kaptırmasına, zamanı unutmasına veya potanın altındaki sporcuyu kaçırmasına neden olabilir. Dikkat alanı darabilir ve cevabı muhtemelen “üzgünüm onun geldiğini hiç görmedim” olur.

Normal canlı olma seviyeleri altında, o oyuncunun dikkat genişliği bu kritik işaretleri alacak ve o da o yönde reaksiyon gösterecektir. Bu hata daha fazla heyecana ve devam eden dikkatte gerileme hatalarına neden olabilir.

İkinci olarak yüksek kaygı düzeyleri altında performans kararıyla ilişkilendirilen otomatik davranıştan daha kontrollü, bilinçli işleme yönelik bir geçiş mevcut olur. Arizona Devlet Üniversitesi’nden Brian Lewis ve Darwyn Linder, bu döngüsel gerileme sonucu “baskı altında takılma”yı ele aldılar. Kendi kendine odaklanma modelini; performans için artan baskı sporcunun ilgili dış işaretlerin zıddına dikkati performans sürecine yoğunlaşmasına neden olur’un en iyi açıklamasıyla sonuçlandırdılar. Bir görev otomatik olduğunda artık bilinçli dikkate dayalı değildir. Fakat performans artışlarına baskı sporcunun ilgili işaretlerden dikkati uzaklaştırmasına, önceki otomatik davranışın bozulmasına ve takılmanın (tutulmanın) olmasına neden olabilir. Kaygının kontrolü, muhtemel en iyi dikkat alanına katkı sağlar.

Üçüncüsü, dikkat alanındaki yetersizlik daha az otomatik olan ve çok çaba gerektiren performansa neden olur. Geçen otuz yılın çalışmaları göstermiştir ki bu yetersizlikler bir takım psikofizyolojik değişkenlerin incelenmesi ile ölçülebilir: EMG: elektromiyogram (kas) kasların elektriksel kaybı, EEG: beynin elektriksel işlevi (kavrama) ve ERP: anatominin dış taba potansiyeli. Bunun zıddı olarak, yüksek performans sahipleri görev talebine dikkatlerini ayırmada istisnai olarak yeterlidirler.

Sporcular daha çok heyecanlı olduklarında sadece oryantasyonda dikkat değişimi yaşamazlar aynı zamanda ilgili işaretlere yanıt zamanlarında da değişiklik yaşarlar. Söylediğimiz gibi sporcular ne kadar az hata yaparlarsa o kadar az heyecanlı olurlar. Sonuç olarak Calgory Üniversitesi’nden Joan Vicker ve takımının önemli çalışması strese karşı performansı arttırabilen anlama eğitimi programlarını geliştirme ihtiyacını ortaya koymaktadır. Bu araştırmacılar, bakışın etkili motor performansı için kritik olan uzaydaki bilgiye sabitlendiğinde geçen zaman periyodu olan “quiet eye” (göz odaklanması) (QE)’i inceleyen çalışmalar ortaya koydular. Uzun süreli bir QE’nin uzman performanslarda önemli olduğu görülmüştür. Vicker, tenis oyununda uygun göz bakışı sorusuna cevaben şöyle diyor:

“QE’nin tenis oyununda varlığı top mücadelesinde çok erken olmalıdır, top rakibinizin raketine çarparken ve ilk gidişinde çok yakın takibe alınmalıdır. Topa vurulurken bakışın topun ön tarafında olduğunu söylemek doğru olur. Bizim hızlı nesneleri takip kabiliyetimizin sınırlılığından kaynaklanır. Fakat daha önemlisi topun havalanması erkenden değerlendirilmeli ki böylece topa vurma yaralanabilsin ve doğru organize edilebilsin. Aynı QE kontrolü baseballda, masa tenisinde ve benzer becerilerde de kullanılır.

Görsel kontrolü artırmak için düzenlenen eğitim programları dikkat işaretlerine karşı daha uygun dönütler üretir ve böylece kaygının zararlı etkilerini ortadan kaldırır. Son olarak bazı araştırmacılar fazla kaygı altında olan sporcuların dikkatlerinin aşırı dağıldığını, tehdite ve gereksiz işaretlere yoğunlaştıklarını ileri sürmüşlerdir.
Sekizinci bölümde Shane Murphy dikkat yoğunluğunun artırılması için en iyi duygu durumun yolu olarak görülen görüntü kullanımı ortaya koymaktadır. Bana göre sporcular performans için gerekli en iyi kaygı seviyelerinin farkına vardıklarında ve rekabet esnasında onu elde etmeye çalıştıklarında işlem süresince kendi ideal dikkat durumlarının en iyi şekilde kullanımını artıracaklardır. Dediğimiz gibi başarı için önemli olan işaretler bireyler ve sporlar arasında değişmektedir, tıpkı sporcular arasında en iyi performans için gerekli kaygı seviyelerinin değişmesi gibi. Bu yüzden en iyi kaygı seviyesi belirlenmeden kaygı ve dikkat yoğunluğu arasındaki etkileşim, değişik koşullarda geniş testlerle birey bazında incelenmelidir.

Sınırlı Kapasite ve Kaynak Olarak Dikkat

Basketbol olayımıza geri dönelim. İlgili işaretlere yoğunluğu ve kaygısı arttığında sporcu, etkili bir basketbol sergiler. Karmaşık bir motor becerisi sergilerken iç ve dış bilgiyi işlemede kusursuz olabilmektedir. Önemli olan şu; bunu doğuştan mı yapabiliyordu? Yürüyemediği zamanlar vardı. Fakat bu beceri eğitimle ve topun peşinden koşarken, şut yaparken ve geçerken ve nihayetinde bütün kusurlardan geçerken gelişti. Bu gelişme sınırlı bilgi ve kaynak kavramının yani beraber yapılan çalışmaların kümülatif işlem gereksinimlerine sahip olduğunu göstermektedir. Şayet bu gereksinimler bireyin kaynaklarını ve kapasitesini aşarsa, ilgili bilgi edinimi performansta düşüşe sebep olarak bitmemiş veya ertelenmiş olacaktır.

Abernethy, işlem kapasitesinin sabit olduğunu ifade etmektedir, fakat sporcu farklı işlerdeki oranını/paylaşımını seçebilir.

Bu hafıza kaynaklarının bir bilgisayarda çalışmasına benziyor. Bir bilgisayar programında karmaşık işler büyük bir RAM’i gerektirir, ki bu RAM bilgisayarın önceki işlemleri yaparken mevcut bilgiyi işleme almasına olanak sağlar. Şayet işlem talepleri RAM’ın işlem kapasitesini aşarsa, işler ciddi bir şekilde yavaşlar veya tamamen durur. İşte bu noktada biz ya RAM’ı artırmak ya da hafızayı mevcut durumlar için bölümlere ayırmak zorunda kalırız. Zihinlerimiz de benzer şekilde karmaşık bilgi durumlarıyla karşı karşıyadır. Şayet uygun olmayan uyarılara kaynaklarımızı ve dikkatimizi verirsek, yapmamız gereken iş için hayati önem taşıyan bilgiyi edinme yeteneğimizi sınırlamış oluruz.

Şimdi iyi derecedeki basketbol oyuncusunun yapması gereken iki işi inceleyelim: topu rakipten çalmak ve saldırma özelliklerini geliştirmenin farkına varmak. Şayet ilk işi olan top çalma çok zor ve dikkat kaynaklarının büyük miktardaki yüzdeliği gerekiyorsa, ikinci iş olan farkında olmaya ve dikkatini oyuna vermeye çok az şey kalır. Fakat iyi oyuncu çoğu dikkat kaynaklarını top çalmaya odaklamak zorunda değildir; zamanla pratikle bir zamanlar zor olan beceri daha alışılmış hale gelir ve sonunda da bir buz hokeyi oyuncusunun kayması gibi basit hale gelir. Büyük kaynaklar öyleyse basketbol ve buz hokeyinde rakibi geçme ve topu atma gibi daha zor işlere adanmalıdır. Performans azalması sergileyenler genellikle kaygılı, iki veya daha fazla işi aynı anda yapamayan, eğitim almamış sporculardır.

Sınırlı kapasiteyi anlama etkili dikkat değişimi ihtiyacına ışık tutmaktadır. Becerinin herhangi bir seviyesinde, sporcu dikkatin sınırlarına yaklaştıkça dikkati bir uyarıcıdan diğerine hızlıca geçiştirmek avantajlı olur. Bu zamanı paylaşma sporcuların işin taleplerini yerine getirirken kendi dikkat sınırları içinde kalmalarını sağlar. Tabiî ki dikkati değiştirme dakika içinde olsa da dinamik bir ortamda hataların oluşumuna neden olur. Mesela, basketbolcu rakip tarafa geçerken rakibe çarpmak niyetinde olduğunda bir saniyeliğine dikkat eksikliği karşı takımdaki basketçinin ondan topu çalmasına ve sayı yapmasına neden olabilir. Bu profesyonel basketbolun en üst seviyesinde bile yaygın bir olaydır. Dünyadaki en iyi oyuncular her zaman her şeye dikkat edemezler; bu imkansızdır, çünkü hepimiz elimizdeki kaynakların sınırlarına sahibiz. Yine de o oyuncuların istisnai olarak yaptıkları (a) çırak olan rakipleri kadar enerji harcamamak için becerilerini/yeteneklerini geliştirmek (b) önemli iç ve dış uyarıcılara dikkat ederek sürekli dikkatlerini değiştirmektir.

Seçicilik Olarak Dikkat

Sporcular günün her anında bedenlerinin içinden ve dışından sürekli bilgi bombardımanına maruz kalırlar. Bu uyarıcılardan hangileri önemli ve hangileri yanıltıcıdır? Seçici dikkat sürecinde gereksiz bilgi reddedilirken kesin bilgi tercihen seçilir. Spor, sporculardan rekabet ortamının tercihlerini önemsemelerini gerekli kılar. Bu ortamda sportif becerinin gelişim anahtarı her sporun kendine özgü doğasını anlamaktır: kurallar, amaç, strateji, fırsatlar ve kısıtlamalar. Seçici dikkat, yanıltıcılarla ilgili işaretler arasındaki farkı koymayı anlamakla başlar.

Abernethy, seçici dikkati anlamaya yardım için faydalı bir mecaz ileri sürmüştür. Işıldak mecazında ışıldağı kullananın niyeti sadece ışığı önemli olana yoğunlaştırmaktır. Işık düzgün olmayan bir şekilde yoğunlaştırıldığında hatalar oluşur. Aşağıdakiler yaygın olan hatalardır:
  • Görev başarısı için sınırlı gerekli elementlere bütün dikkati vermede başarısız olma (ışıldağın ışığı çok geniştir)
  • Gereksiz bilgiyle gerekli bilgide yanılma (ışıldak yanlış yöne odaklıdır)
  • Aynı zamanda işlem görmesi gereken uyarıcılar arasındaki dikkati ayırmada başarısız olma (ışıldağın ışığı çok dardır veya kullanıcı onu bir noktadan diğerine hızlıca götürmede başarısızdır).
Golf, bize ikinci hatayı incelemede büyük bir fırsat sunmaktadır. Golf, her oyuncunun kendi hızında oynanan bir spordur, her atışı tekrarlamak ve en iyi performansı sergilemek için geniş bir zaman mevcuttur. Oyunda, her oyuncunun yanıltıcısız, sözünü kesen fanatiklerin, zamanın veya takım arkadaşlarına bağlı olmanın olmadığı gibi protokoller vardır. Fakat yine de çoğu insan bu oyunu hayal kırıcı bir oyun olarak görür. Oyuncu genellikle kaderinin kontrolündedir. Neden öyleyse sürekli olarak lider tahtasında farklı oyuncuları görüyoruz? İkinci hata olan “ilgisiz bilgiyle ilgili bilgiden yanılma” performansta büyük varyasyonların sebebidir. Çoğu golfçü kendi itibarını ve güvenini sabote etmek için mimarın golf sahasını satın almıştır. Mimarlar, golfçülerin becerilerine meydan okuyan ve “par” (vuruş sayısı) olarak bilinen suni hedefi elde etmeleri için golf sahaları dizayn ederler. Oyuncunun hedefi mümkün olduğunca atış sayısına veya mimarın saha için kurduğu atışa yaklaşmaktır.

O sayının üstünde skor yapmak oyuncunun başarısız olduğu veya altında skor yapmak oyuncunun başarılı olduğu anlamına gelir; özellikle tur golfçüsünün gözünde. İşin daha kötü tarafı, oyuncular kendi başarı seviyelerini ölçmek için 18 deliği bitirinceye kadar beklemezler. Başarılarını her delikten sonra incelerler ve atış sayısına (par) göre nasıl iyi oynadıklarına karar verirler. Başarının sürekli incelenmesi bir tuzaktır. Yıllarca iyi oyuncuları seyrederken şunları hatırlıyoruz; “bu büyük bir vuruş, çünkü atış sayısını biriktirmek gerekiyor, kaçır onu ve oyuncu bir atıştan mahrum kalır” gibi televizyon yorumcusunun ifadeleri bir atışın diğerinden daha önemli olduğu anlamına gelir. Oyunun sonunda biriken toplam vuruşlar hesaplanır veya yapılan önceki vuruş sayısıyla ya da aynı zamanda mücadele veren başka bir oyuncuyla karşılaştırılır. Turnuva oyunu bu toplam vuruş sayısı başarının belirleyicisidir. Gün esnasında yapılan her vuruş kendi değerince önemlidir, fakat atış sayısı senaryosunu satın alan oyuncular oyunlarını etkili kılmak için iç yanıltıcılara izin verirler. Müsabaka devam ettiği sürece kendilerine her delikten sonra nasıl oynadıkları hatırlatılır. Şayet bir “bogey”(bir deliğe yapılan atış sayısı üzerinden “par”dan bir puan) yaparlarsa, bir başka deliğe telafi etmek için bir “birdie” (bir deliğe yapılan atış sayısı altından “par”dan bir puan) yapmak zorunda kalacaklarına inanırlar. Bu durum onların, yoğunlaşmayı, atışı ve klüp seçimi ve aynı zamanda motor becerilerindeki değişiklikleri negatif etkileyebilen ilgisiz bilgiye dönüştürmelerine neden olabilir.

Üçüncü hata olan “aynı zamanda işlem görmesi gereken uyarıcılar arasındaki dikkati ayırmada başarısız olma” durumu ragbi gibi özellikle karmaşık sporlarda çırakları rahatsız eder. Karmaşıklık özellikle elit seviyede dikkat için yüksek kapasite ve uygun zamanda işaretten işarete doğru olan dönüşümü gerektirir. Çıraklar oyunun nüanslarını hala öğrenememişlerdir ve özellikle baskı altında iken oyunun algılanan kısımlarına yoğunlaşırlar ve başarı için hayati olan diğer yönleri kaçırırlar. Bu da daha önce bahsedilen takılma (tutulma) olayına neden olur. Baskı altında olan sporcular konsantrasyonun görevi başarılı bir şekilde tamamlamak için yoğunlaşmak anlamına geldiğine inanarak kendi dikkat alanlarını daraltırlar. Fakat paradoksal olarak karmaşık görevler daha geniş ve daha rahat iç ve dış bilgi değeri gerektirir. İlgili işaretlerin tanınması başarılı bir motor becerisinin oluşumunda çok önemlidir. Fakat ilgili (gerekli) ve ilgisiz (gereksiz) olan nedir?

Şimdi dikkat dağıtıcıları incelemek için harika bir zaman. Dikkat dağıtıcı, uyarıcının dikkati fonksiyonel yoğunluktan çevirdiği veya dikkati engellediği zamanda meydana gelir. İçten gelen duygu ve düşüncelerden veya dış kaynaklardan gelebilir. Peki sporcuların dikkatlerinin dağılmasına ne sebep olmaktadır; özellikle de ilgili ve ilgisiz işaretler arasındaki farkı bilen yüksek eğitimli sporcuların?

Moran, iç ve dış dikkat dağıtıcılarını bu bölümde bahsi geçen “Sporcuların Konsantrasyon Psikolojisi” adlı etkili textinde inceledi. O, dış dikkat dağıtıcılarını sporcunun dikkatini istenen yönden çeviren çevresel uyarıcılar olarak tanımlar. Tipik dış dikkat dağıtıcıları; gürültü, taktikler kullanarak oyun kazanma sanatı, hava ve oyun koşulları ve görsel dikkat dağıtıcıları.

Gürültü: Geniş tanımıyla istenmeyen ses olarak tanımlanır. Tipik olarak sporlar, ev sahibi takımı desteklemek için cesaretlendirilmiş binlerce seyirciyi taşıyabilecek stadyumlarda ve arenalarda yapılır. Futbol oyununda ev sahibi takımın fanatiklerinin bağrışmaları karşı takım oyuncularının birbirlerini çağırmalarına engel olur. Gürültünün algılanması oyuncuların dikkatlerinin dağılması için yeterli olabilir ve yeteneklerini engelleyebilir. Fakat gürültü dikkat dağıtıcısının yüksek bir büyüklükte olması gerekmiyor. Bir okçu ya da golfçü de ani bir gürültüden rahatsız olabilir. Rekabet bölgeleri istisnai olarak sessizdir; beklenen bir sessizlik yapılan atışlardan önce gelir. Kolaylıkla davranabilmeleri için rutin olan performansları kökleşmezse, beklenmedik bir gürültü dikkat dağıtıcısı performanslarını olumsuz yönde etkileyebilir. Paradoksal olarak dikkat dağıtıcı aynı zamanda gürültü yokluğundan da kaynaklanabilir. Bağrışmalar var iken yokluğu oldukça endişe verici olabilir. Gelen takım ev sahibi takıma sayı yaparken çoğunlukla onların kalabalığı oyundan alabildikleri söylenir. Bu ölüm sessizliği büyük bir stadyumda şüpheleri doğurabilir ev sahibi takımda ve böylesi iç dikkat dağıtıcılarına gereksiz yoğunlaşmayı oluşturabilir.

Oyun Kazanma Sanatı: Yarışmacıların rakiplerinin konsantrasyonunu engellemek için stratejik davranışlar kullandıkları bilinir. Profesyonel yüzücülerin yarışmanın başında havuzdan ağızlarına su çektiklerine şahit olmuşumdur. Ağızlarındaki suyu rakip yüzücünün alanına tükürürler. Çoğu yarışmacı kızar ve beklenmedik duygu, dikkat dağıtıcı olabilir. Yüz stratejisi kontrolüne sahip yüzücüler bu planın ne olduğunu anlarlar, kısa bir şekilde gülerle ve planlarını gerçekleştirirler. Başka bir örnekte, kariyerleri boyunca dış dikkat dağıtıcılarını kullanmakta usta olan tenis oyuncuları Jimmy Connors ve John McEnroe idi.

Hava ve Oyun Koşulları: Sıcaklık, telaş, rüzgar ve ışık koşullarının hepsi spor performansına neden olur. Tabiî ki, tüm bu koşullar spor dünyasının parçalarıdır ve oyuncularda ayırım yapmaz. Şu kesindir ki bazı sporcular belirli koşullarda diğer sporculardan daha iyidir fakat sıcakta, rüzgarda veya yağmurda iyi oynayamadıklarının farkına varan sporcular bu durumlara yoğunlaşarak sınırlarını zorlarlar. Oynayamayacaklarına inanan sporcular çoğunlukla haklıdır.

Görsel Dikkat Dağıtıcıları: Çoğu sporda görme en önemli bilgi alıcısıdır. Sadece birkaç örnekle; uçan topu takip etmek için bakmaya, rakipleri ve takım arkadaşlarını takip etmeye ve sahanın sınırları içinde oynamaya ihtiyaç duyarız. Görüş alanımızda kavranan beklenmedik nesneler bizim dönüt vermemizi engeller. Açık (dinamik, topa dayalı genellikle) ve kapalı (sabit, çevrenin etkin olmadığı) sporlar arasındaki ayırım yapılmalıdır. Açık sporlar çevrenin katkısına dayalıdır. Hakemlerin kararları, rakibin ofensiv ve defansiv stratejileri, soğuk ve yağışlı hava koşulları ve kalabalık profesyonel sporlarda rol oynarlar. Açık sporlarda üst düzey bir sporcu bütün durumlara hazırlıklı olmalıdır. En iyiler, koşullar oluşmadan tahmin yürütürler ve potansiyel dikkat dağıtıcısına cevaben planlama yapmıştır. Okçuluk, bowling, golf ve yüzme gibi sporlar bu sporlarda başarı için gerekli becerileri tanımlamaktadır. Tipik olarak değişik bir çevre planlamasının onların oyun rejimlerinde bir faktörü yoktur. Yine de bir okçu oku atmaya hazırlanırken bir kuşun beklenmedik bir şekilde hedefe yakınlaşması, yüksek ve düşük puan arasında farklılığa neden olabilir. Gerçek bir dünya örneğinde; olimpiyat altın madalya sahibi Ian Thorpe bir gürültü duyduğunu düşünerek yanlış başladığı ve havuza acemice düştüğü için 2004 Avustralya Olimpiyat oyunlarından diskalifiye edildi.

Seçkin sporcular günümüzde bütün ihtimallere hazırlıklıdırlar. Carberra, Avustralya’da bulunan Avustralya Spor Enstitüsü (AIS) sporcuları ev sahibi ülkelerde potansiyel dikkat dağıtıcılarına hazırlamak için olimpiyat oyunlarında bir takım eğitim metodları ortaya koymuştur. Mesela, 1988’de AIS psikoloji bölümü hokey takımını Seul oyunlarına hazırlamak için antrenman sahasının etrafına yüksek sesli hoparlörler yerleştirdiler ve antrenman boyunca gürültülü Kore davullarını çaldılar.

Düşünce, korku, kaygı gibi içsel dikkat dağıtıcılarından kurtulmak dikkat ikileminin çekirdeğine varmaktır. Aslında farkına varıncaya kadar içsel dikkat dağıtıcısı yoktur. Algı alanımızın (görme, duyma, koklama ve dokunma) dış çevreyle ilgili bilgi alması, bu bilginin algılandığı ve işlem gördüğü (içselleştirildiği) anlamına gelmez. 7.1 tablosuna gittiğimizde (114. sayfa) algı, kavrama ve eylem arasındaki ilişkinin dikkat sistemini tanımladığını görürüz. Seyirci, sporcunun algılama ve kavrama etkileşimi arasındaki eylemi görmektedir. Sporcular, gerekli performans işaretlerinden dikkat dağıtıcıları ayırmalı ve daha sonra bu bilgiyi kendine güveni, yeterliliği ve performans stratejisini artırmak için kullanmalıdır. Çoğunlukla içsek dikkat dağıtıcıları yarışma hazırlığındaki birinin dışsal çevre bilgisi geldiğinde oluşur. İçsel ve dışsal dikkat dağıtıcılarının farkında olmayla kaygıya kapılmak daha önce ele aldığımız takılma (tutulma,fiyasko) olayına neden olur. Önemsiz bilgiyle yoğunlaşma ne kadar çok olursa, önemli işaretlerle ilgilenme o kadar az olur.

KAYNAKLAR

1. Tiryaki Ş, Spor Psikolojisi Kavramlar,Kuramlar ve Uygulama,1.Baskı, Mersin: Eylül Kitap ve Yayınevi, 2000.
2. Markus H.R, Uchida Y, Omoregie H, Townsend S.S.M, Kitayama S. Going for the Gold. Association Psychological Science(2005).
3. Anshel M.H, Sport Psychology: From Theory to Practice. 3.Edi.Scottsdale: Arizona, GorsuchScarisbric (1995.)
4. Daniel L.Wann. Arousal,Stres, and Anxiety in Sport. Sport Psycyhology. Murray State University,1997:132-135
5. J.Graham Jones and Hardy L. Stres and Performans in Sport .John Wiley & Sons ltd.1990.
6. Şimşek R. Dikkat Dağınıklığını Önleme El Kitabı. İstanbul. İmleç Yayınları (2010)

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Sporda Baskı Altında Dikkat ve Konsantrasyonu Yönetme; Kaygıyla Baş Etme" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Ramazan ŞİMŞEK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Ramazan ŞİMŞEK'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ramazan ŞİMŞEK Fotoğraf
Uzm.Psk.Ramazan ŞİMŞEK
İstanbul
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi205 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Ramazan ŞİMŞEK'in Yazıları
► Çocuğun İtaat Davranışına Dikkat Etme Psk.Barış Emre GÜNEMRE
► Kaygıyla Nasıl Baş Etmeliyiz? Psk.E. Elanur GÜRBÜZ KAYIKCI
► Sosyal Kaygıyla İlgili Kuramsal Yaklaşımlar Psk.İ.Nil BİREYŞOĞLU ÖZEN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,092 uzman makalesi arasında 'Sporda Baskı Altında Dikkat ve Konsantrasyonu Yönetme; Kaygıyla Baş Etme' başlığıyla benzeşen toplam 22 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


07:19
Top