2007'den Bugüne 92,484 Tavsiye, 28,241 Uzman ve 19,999 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Probiyotik, Prebiyotik ve Sinbiyotikler
MAKALE #13195 © Yazan Dyt.Ufuk ZERENTÜRK | Yayın Eylül 2014 | 12,236 Okuyucu
PROBİYOTİK, PREBİYOTİK VE SİNBİYOTİKLER

Probiyotikler, sindirim sisteminde belirli sayıda bulunan ve tüketildiğinde bireyin bağırsaklarındaki bakterilerin sayıca dengesini sağlayarak sindirim sistemi ve bağırsak sağlığını koruyan canlı mikroorganizmalar ve bileşenler olarak tanımlanmaktadır. Probiyotik gıda ise içerisinde yeterli miktarda canlı probiyotik mikroorganizma bulunduran ve raf ömrü sonuna kadar bu canlılığını koruyan ürünlerdir.

İnsan sağlığına olumsuz etkileri olan farklı oluşumlara karşı uzun yıllar boyunca farklı antibiyotikler denenmiştir. Antibiyotiklerin belirli aralıklar halinde verilmesi hastalıkları tedavi edebilmiştir. Fakat zamanla belirli dozda kullanılan bu antibiyotikler insan metabolizmasında bulunan yararlı mikroorganizmaları inaktive ettiği ya da popülasyonu azalttığı bundan dolayı normal floranın bozularak antibiyotik kullanımının yan etkisi olarak bazı rahatsızlıkların ortaya çıktığı gözlemlenmiştir.

Sağlıklı bireylerde normal florada faydalı bakterilerin sayısı fazladır ve bağırsakta bulunan bu bakteriler aynı zamanda bağırsakta besinlerin emilimini sağlarlar ve bazı vitaminler üretirler. Antibiyotiklerin bu bakterilere olumsuz etkisine karşın onların sayısını arttırabilmek için probiyotikler kullanılabilir. Probiyotikler canlı mikroorganizmalardır.

En önemli probiyotikler lactobacillus ve bifidobacterium türleridir. Probiyotikler bağırsaktaki bakteri dengesini korumada yardımcı olan mikroorganizmalardır .Özellikle stres veya hastalık sebebiyle antibiyotik kullanımlarında bağırsaklardaki yararlı bakterilerin yoğunluğu azaldığında büyük önem taşımaktadır.

Probiyotiklerin sağlık üzerine olumlu etkileri için pek çok araştırma yürütülmektedir. Bu çalışmalara göre probiyotikler sindirim etkinliğinin düzenlenmesinde ve gıdalardan alınan bazı vitamin ve minerallerin emilimini arttırdığı gözlemlenmiştir. Bağırsak hareketlerine düzenlenmesinde yardımcı olmakta böylece kabızlığın, iltihaplı bağırsak hastalıklarının, enfeksiyonların ve laktoz intolerasının önlenmesinde, karaciğerde ve böbreğin görev yükünün azaltılmasında ve bağışıklık sisteminin güçlenmesinde etkili olabilmektedir. Yiyeceklerin hazmını kolaylaştırır, bağırsak duvarını zararlı maddelerden korur ve bağırsak geçirgenliğini azaltır ve zararlı maddelerin (toksinler) kan dolaşımına geçesini engellerler.

Probiyotikleri hangi besinlerden alabilirim?

Probiyotik içeren gıdalardan ve içeceklerden, bazı özel yoğurtlar, bazı bebek besinleri, bazı dondurmalar, bazı kapsül şeklinde ilaçlar ve fermente süt ürünlerinden alabiliriz(yoğurt, kefir). Yapılan araştırmalarda ilk probiyotiğin ekşimiş süt olduğu kabul edilmiştir. Probiyotik ürünler içerisinde kefir için ayrı bir parantez açmak gerekir. Kefir sütten yapıldığı için, süt içindeki yağ, laktoz, mineral maddeler ve vitaminler gibi besin maddelerinin hepsini yapısında bulundurmaktadır. Hatta oluşumu sırasında bazı vitaminlerin sentezlenmesi, proteinlerin ve laktozun kısmen parçalanması, kefirin besleme değerini artırmaktadır. Kefirin yapısındaki mikroorganizmaların besin yapısında yaptığı değişiklikler kefiri daha kolay sindirilebilir bir hale getirir. Özellikle sütteki laktozun, laktik aside dönüşmesi nedeniyle
kefir, laktoz-intoleransı olan kişiler tarafından da rahatça tüketilebilir. Yapılan tüm çalışmalar kefirin kanser, gastrointestinal rahatsızlıklar ve immün sistem üzerinde olumlu sonuçları olduğunu göstermiştir.

Probiyotik ürünler her gün tüketilmeli midir?

Probiyotikler geçici kolonizasyona neden olduklarından her gün düzenli alınması gerekir. Düzenli probiyotik kullanarak bağırsakta zararlı bakteriler ile kolonizasyonu probiyotik ya da prebiyotiklerin düzenli olarak alınması ile mümkündür. Kolonun yeterli bakteri ile kolonizasyonu ile bazı hastalıkların önlenilebileceği düşünülmektedir.

Prebiyotikler, kalın bağırsakta yaşayan yararlı bakterilerin (mikropların) sayısını ve aktivitesini arttıran, bu bakterilerin hareketlerini düzene sokan ve probiyotiklerin etkisini arttıran sindirilmemiş suda çözünen karbonhidratlardır.

Prebiyotik gıda, içerisinde prebiyotik bileşen bulunduran gıda ürünleridir. Prebiyotik bileşenler daha çok karbonhidrat grubunda yer alan ve genellikle çözünür lif işlevinde olan oligosaakkaritler veya polisakkaritlerdir. Gıdalara en çok eklenen oligosakkaritler ; fruktooligosakkaritler ,galaktooligosakkaritler ve pelidekstrozdur.

Prebiyotikler; bağırsak mikroflorasının bileşimini ve aktivitesini olumlu yönde etkileyerek, bağırsak bakteri dengesini yenilemede, bağırsak faaliyetlerini düzenlemekte, bağırsak kanser riskini azaltmakta, kalsiyum ve magnezyum gibi minerallerin emilimini ve biyoyararlılığını ( vücutta kullanım etkinliğini ) artırmakta ve patojen(hastalık yapan) mikroorganizmaların çoğalmasını önleyebilmektedir. Ayrıca kan kolesterol seviyesinde olumlu etkileri vardır.

Prebiyotik gıda, ince bağırsakta hiç sindirime uğramadan direk kalın geçen yiyeceklerdir. Peki, bu prebiyotik besinler nelerdir? Fasulye ve nohut gibi baklagiller, enginar, pırasa, soğan, sarımsak, buğday, kuşkonmaz, muz gibi yiyeceklerdir.

Sinbiyotikler,prebiyotik ve probiyotiklerin birlikte verilmesidir. Sinbiyotikler üzerine yapılan çalışmalarda, probiyotik ve prebiyotiklerin birlikte verilmesinin sağlık üzerine birçok olumlu etkilerinin olduğu ortaya konulmuştur. Probiyotiklerle birlikte yakıtı olan prebiyotikler verildiğinde daha uzun süre canlı kalacakları varsayılmaktadır. Prebiyotik ve probiyotiklerin etkilerinin aynı yönde artırıcı olacağı düşünülmektedir.

Sinbiyotiklerin kanser gelişimini ciddi boyutta baskıladıkları yapılan çalışmalara sonucunda ortaya konulmuştur. Özellikle kolon kanserine karşı sinbiyotklerin bu etkisinden faydalanılması önerilmiştir.

Sağlıklı bir yaşam için beslenmede öncelikle doğal pre-probiyotiklere yer verilmelidir. Tüketim alışkanlıklarımız içinde yer alan probiyotik yiyeceklerden olan yoğurt ve kefir gibi fermente süt ürünleri ile doğal prebiyotik kaynağı olan sebze ve meyvelerin tüketiminin artması konusunda halkın bilinçlendirilmesi gereklidir. Gerekli görüldüğü durumlarda, yapay pre- ve probiyotiklerin özellikle bağırsak hastalıklarında yoğun bir şekilde kullanılmasının faydalı etkiler oluşturduğu bilinmelidir.

Özellikle stresli bir iş hayatı olan ( ki günümüzde bu stresli ortamdan kaçmak mümkün değil ), sık sık seyahat eden, düzensiz bir beslenme alışkanlığına sahip, yeterli sıvı almayan, spor yapmayan, sindirim sistemini olumsuz etkileyen ilaçlar kullanan, laktoz intoleransı veya irritable barsak sendromu olan bireylerin barsak florası azalmaya ve sindirim sistemi ile ilgili rahatsızlıkları yaşamaya başlar. Bunlardan en çok karşılaşılanlar ise; kabızlık, ishal, şişkinlik, karın ağrısı ve gaz şikâyetleridir. Bu şikâyetleri olan bireylerin düzenli olarak probiyotik ve prebiyotik besinleri tüketmesi uzun vadede sindirim sistemi şikâyetlerinin düzelmesinde etkili olacaktır. Bu konudaki önemli nokta bu ürünlerin günlük düzenli olarak tüketilmesini sağlamaktır.

Sağlıklı günler dilerm
Dyt. Ufuk ZERENTÜRK
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Probiyotik, Prebiyotik ve Sinbiyotikler" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Ufuk ZERENTÜRK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Ufuk ZERENTÜRK'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     5 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Dyt.Ufuk ZERENTÜRK
Kahramanmaraş (Online hizmet de veriyor)
Diyetisyen
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi4 kez tavsiye edildi
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Ufuk ZERENTÜRK'ün Makaleleri
► Prebiyotik ve Probiyotik Tüketimi Neden Önemli? Dyt.Asuman AKÇAY KEPEZLİOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,999 uzman makalesi arasında 'Probiyotik, Prebiyotik ve Sinbiyotikler' başlığıyla benzeşen toplam 8 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Değerli Besin Kinoa Aralık 2014
► Diyabet ve Beslenme Ekim 2014
► Anne Sütü Eylül 2014
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


21:19
Top