2007'den Bugüne 80,564 Tavsiye, 25,675 Uzman ve 17,962 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Yiyerek Zayıflamak Mümkün mü?
MAKALE #3806 © Yazan Psk.Cenk KAHVECİOĞLU | Yayın Kasım 2009 | 5,008 Okuyucu
Kilolu olduğunuzu düşünüyor musunuz?
Sonuçlarının kalıcı olmadığı kaç diyet programına başladığınızın sayısını sorsam hatırlar mısınız?
Neden su içseniz bile yarıyor, sebebini merak ediyor musunuz?
Aslında nedenleri kişiden kişiye göre farklı olsada içimizdeki sistemin çalışma prensibi aynıdır. Anne karnına düştüğümüz saniyeden itibaren yaşadığımız her şey, bilinçaltımıza kaydedilir. Ve bu kayıt deposundan çıkan bilgiler bizim davranışlarımızı oluşturur. Bilinçaltı tüm psikolojik sorunlarımızın kaynağıdır. Sadece psikolojik sorunların değil fiziksel sağlık problemlerimizin %90’ının kökeni de buraya aittir. Alışkanlıklarımız ve içimizden gelen tüm davranışların kökeni bilinçaltıdır. Henüz bilinçaltı tam olarak açıklanamamış olsada, bugünkü bilgiler ışığında bu konuda yapabileceğimiz birçok şey var, gücünü yapılan çalışmalarla zaten biliyoruz ve bende sizlerle bunları paylaşmak istiyorum. Özellikle de konumuz gereği neden kilo alıyor ve bir türlü veremiyoruz üzerine duracağız. Bu süreç içerisinde bilinçaltımızın belkide bize yaptığı oyunları keşfedecek, onu nasıl anlayacağımızı ve yönlendirebileceğimizi öğreneceğiz.
Yolculuğumuza size tanıdık geleceğini düşündüğüm bir hikâye ile başlamak istiyorum…
Özlem Hanım 33 yaşında kurumsal bir şirkette yönetici olarak çalışan evli ve 6 yaşında bir kız çocuğu olan, iş yaşamında son derece başarılı herkesin kendisini iş kolik olarak tanıdığı ve gerçektende işine âşık bir insandır. Genel olarak 8 yıllık evlilik süresince inişler çıkışlar olsa da evliliği de normal hatta birçok insana göre mutlu sayılacak bir düzeydedir.
Hayatında çok fazla değişimi sevmeyen ve değer verdiği insanlara sıkı sıkıya bağlı birisi. Öncelikle ailesi, eşi ve kızı onun hayatındaki en önemli değerlerdir. Her fırsatta onların kendisine hayat verdiklerini söyler. Unutmadan bir de hayatında değer verdiği karşı komşuları Necla Teyzesi var. 75 yaşında ama hayat dolu bir kadın her zaman pozitif gücü ile etrafına neşe saçan son derece dinç ve bir o kadarda sosyal olan Necla hanımın hayata bakış açısını şu sözleri ile anlatıyordu.
“Hayat çekilmesi gereken bir çile değil, zevk alınması gereken bir yolculuktur. Onu nasıl algıladığında sana bağlıdır.”
Gerçekten ondan çok şey öğrenmişti Özlem Hanım ama hala istesede onun kadar pozitif olamıyordu, zaman zaman eski alışkanlıklar ağır basıyordu, sanki içinde bir şey değişmesini istemiyordu, belki korkuyordu beklide şimdiye kadar böyle gelmiş bundan sonra ne olacak diye düşünüyordu, bir ses vardı içinde her şeyi baştan engelleyen. Ama bu sesin kaynağını ve amacını bir türlü çözemiyordu.
Bana gelmesini sağlayan ve bardağı taşıran son damlayı ise şöyle anlatıyordu. “Sıradan sayılacak bir gün, alışverişe çıktığım bir sırada üniversite yıllarımdayken çok yakın olduğum ama uzun süredir görüşemediğim bir arkadaşım ile karşılaştım. Hatır sormalardan sonra arkadaşım bana konuşma sırasında bir ara o can alıcı cümleyi söyledi “ ne kadarda kilo almışsın, Özlemcim…” bozulduğumu hiç belli etmesem de dost acı söyler durumu olmuştu. Hayat işte dedim ve kendisini geçiştirdim. Aslında içimi kemiren bu duygunun farkındaydım hem de uzun zamandır. Dolabımda sakladığım eski ama en çok sevdiğim elbiseyi de bu yüzden tutuyordum, hatta geçen gün çok beğendiğim ama içine bir türlü sığmayı beceremediğim elbiseyi de aynı sebepten almıştım. Hep kendime “zayıflayınca giyerim diyordum.”
Çalışmaya başladığımızda, Özlem uzun zamandır bu duygunun içinde zayıflayacağı günü hep özlemle beklemekte ama o güne bir türlü kavuşamamanın sıkıntısı ile yavaş yavaş kendine olan güvenini de kaybetmekteydi, neden bazıları için kilo vermek bu kadar kolayken kendisi yıllardır yapmadığı diyet uygulamadığı saçma sapan yol kalmamışken kalıcı olarak kilo veremiyordu…
Ne zaman diyete başlasa içinde anlam veremediği bir huzursuzluk beliriyordu. İradesi ile o olumsuz duyguya birkaç gün dayanabiliyor ve gene kendini kalorili yemekleri ve abur cuburları yerken buluyordu. Sonra tanıdık pişmanlık ve kendine kızgınlık duyguları içinde kriz geçiriyordu. Zaman zaman bu olumsuz duyguları yüzünden eşi ve kızı bu olanlara bir anlam veremiyorlardı. Çünkü bazen Özlem Hanım en ufacık bir şeyde kendisinden beklenmedik bir reaksiyon gösteriyor ve bir anda parlıyordu.
Başladığı tüm diyetlerin sayılı günlerle sınırlı olduğunu artık oda adı gibi biliyordu. Yenilgiyi kabul etmese de kendini çaresiz hissediyordu. Sonuç olarak verdiği birkaç kiloyu da en kısa sürede alıyor hatta bazen diyete başladığı kilonun üstüne bile çıkıyordu. Çoğu zaman kendini bir çıkmazın içinde bulan Özlem Hanım bu sıkıntısını eşine açtığında da eşi kafasını gazeteden kaldırmadan “gayet iyisin bence” , “bu kadar takma kafana” gibi cümlelerle olayı geçiştiriyordu, kim bilir belki eşi de sıkılmıştı, çünkü Özlem Hanımla tanıştığı günden beri zayıflama konusundaki sıkıntıları devam ediyordu.
Çıkmaya çalıştığı kısır döngüde çabalarken arkadaşlarından duydukları da bir o kadar moralini bozuyordu. Hatta geçen gün iş yerinde çok samimi olduğu bir arkadaşının söylediği sözleri aklından çıkaramıyordu, sanki bir güç ona sürekli aynı sözü tekrarlıyordur. “Artık orta yaşız bundan sonra kilo vermek bizler için çok zor, yaşlanıyoruz şekerim” içinden ama ona ait olmayan bir ses sürekli bunu söylüyordu ancak o bu sözü duydukça daha da sinirleniyordu. Bunun gibi onu sinirlendiren birçok söz vardı etrafında dolaşan, aslında hepimiz aynı durumdayız, bazılarının farkındayız bazılarını ise değil…
Acaba gerçekten doğru muydu? Yaşlanıyor muydu? Yoksa bunun başka bir sebebi mi vardı? Neden istemediği bu alışkanlıklarına engel olamıyordu? Bir sürü soru ile kafası iyice karışmıştı Özlem hanımın…
Bu noktada sizde lütfen kendinize şunu sorun, “Yaşamımda anlam veremediğim kurtulmak isteyip de kurtulamadığım bir alışkanlığım veya olumsuz bir duygum var mıdır?” cevabınız Evet ise, yazılarımı takip etmenizi öneririm…
Özlem Hanım gibi sizinde kafanızda neden bazı alışkanlıklarımızla başa çıkamadığımız sorusu geliyorsa işte bunun cevabı bilinçaltımızda gizlidir.
Sizlerle de amacımız burada zihnimizin süreçlerini olabildiğince açık bir şekilde incelemek. Bu süreçleri inceledikçe içimizdeki yabancıyı daha iyi tanıyacak kendimizi ruhsal anlamda geliştireceğimizi düşünüyorum.
Bir sonraki yazımda Özlem hanımınla yaptığımız çalışmada yaşadığı kilo problemlerinin altında yatan bilinçaltı nedenleri göreceğiz,
Yolculuğumuz yeni başlıyor ve bu hayattan keyif alabilmenin yolculuğu…
Yiyerek Zayıflamak Gerçekten Mümkün Mü?
Yiyerek zayıflayabilmenin iki önemli kuralı vardır. Yeme dürtünüzün kontrolü ve olumsuz duygularınız, eğer bunların farkında iseniz;
Evet; yiyerek zayıflayabilirsiniz.
Olumsuz duygulardan kastettiğimiz ise genelde bastırdığımız duygularımızdır. Öfke, kızgınlık gibi olumsuz duyguları da yaşamalı ve bunları içimizde saklamadan doğru kanallardan boşaltmalıyız. Bu duyguların birikmesi demek patlamaya hazır bir volkan gibi fokur fokur kaynaması demektir. Dışarıdan öyle gözükmüyor olabilirsiniz genelde bu konulara dokunmaktan korkarız ve yok sayarız, içimizdeki bu duygulara duvar örüp öyle görünmeyiz, erteleriz ama bu hiçbir problemi çözmez sadece daha da büyüyerek içimizi kemirir. Esas korkulması gereken duygulardan kaçmaktır.
Bu her konu ile ilgili olabilir, kendinizi algılayışınız, eşiniz, çocuğunuz yâda anne babanızın davranışları v.b. hepsi içinizde birikebilir.
Yıllardır içinize atmış olduğunuz öfke ve suçluluk duygularının sizlere vermiş olduğu rahatsızlığa güzel bir örneği bir önceki yazımda altta yatan nedenlerine değinmeden Özlem hanımın hikâyesi ile vermeye çalışmıştım. Aslında Özlem hanımın gerçek problemi hiç de azımsanmayacak miktarda çevremizde var olan bir sorun ama ne yazık ki bunlar halen saklanılmaya devam ediyor. Özlem hanımın yaşadığı problemin kökeninde cinsel bir travma vardı. Küçük yaşlarda başından geçen bu hikâyeyi kendisi bile hatırlamıyor aslında. Yaşadığı acı ile başa çıkmak için ikinci bir kişilik oluşturmuş ve bu kimliği bilinçaltında saklamayı seçmekten başka çaresi kalmamıştı. Kendisinin bu kimlikten bilinç düzeyinde haberi yoktu. Zaten farkında olması durumundaki acıya dayanamazdı. İçimizdeki sistem böyle işliyor. Her koşulda bizi korumaya çalışıyor.
Kendisinde olaydan dolayı yoğun bir suçluluk duygusu hâkimdi. Yaptığımız çalışmalarla bu olumsuz duyguyu çeşitli yöntemlerle boşalttık şimdi kendisini daha rahat ve huzurlu hissediyor. Artık kendisini rahatsız eden olumsuz bir duygu olmadığından bunu gidermek için anlam veremediği yeme dürtüleri de yok.
Ama her zaman işler bu düzeyde olmaya biliyor, bazen de sadece tercihlerimizden dolayı yâda küçüklükten gelen yemek yemenin bizde yaşattığı olumlu duyguları hatırlamak için de yiyebiliyoruz. Farkında olmadan aynı Derya Hanım gibi, kendisi ile çalışmamız halen devam ediyor. Çok detaya inmeden yaşadıklarını onun cümleleri ile virgülüne bile dokunmadan aynen paylaşmak istiyorum;
“Çok uzun bir süredir diyetisyene gidiyordum. Tüm listeye eksiksiz uymama rağmen 15 günde bir çıkmış olduğum tartının üzerinde hiçbir değişiklik olmaması beni çok üzüyor ve sıkıntıya sokuyordu. Günden güne vücudumun genişlediğini hissediyordur ve psikolojik olarak kendimi çok kötü hissediyordum. Bir gün bir arkadaş ortamında “hipnozla zayıflama” programları olduğunu duydum ve çok kısa bir süre sonra diyetisyeni bırakıp bu programa katıldım. İlk seansta birbirimizi tanımak ve kısa bir hipnoz yaşamıştım. Çok heyecanlıydım ve muhteşem bir duyguydu. O sesin seni yönlendirdiği yere gidiyorsun ve derinlerde yatan seni yemek yemeğe sonsuz bir istekle teşvik eden şeyi yakalamaya çalışıyorsun. İlk seansımdan sonra bende çok şeyin değiştiğini hissedebiliyordum. Bu psikolojik değildi. Yani kendimi girmiş olduğum sürece ayak uydurmaya çalışmıyordum gerçekten değişiyordum. Daha pozitiftim daha az sinirli her seansta geçmişte ve bugün de beni yemek yemeğe teşvik eden şeyleri bulup onları affediyor ya da EFT yoluyla onlardan kurtuluyordum. Bir zaman sonra kendi kendimi hipnoz etmeye de başlayacaktım. Bu süreç geçmişte bilinçaltımıza yerleşmiş ve aslında ruhen ve bedenen bizi yöneten kalıplaşmış düşüncelerden uzaklaştırıp yerine olumlu telkinleri koyup uygulamamı sağladı. Kendi kabuğumdan çıkıp vermiş olduğum hedefe ve kafamın sağ tarafında her gün benimle yürüyen, yiyip içerken bile hep orada bana bakan yeni görüntüme ulaşmak için daha bilinçli ve daha temiz bir bilinç altıyla hareket ediyorum. Seanslara başlayalı 3 hafta oldu ve ben 3,5 kilo verdim. Yakınmadan ve en önemlisi benden beklenmeyecek kadar ufak porsiyonlar tüketip tabağımda yemek bırakarak sofradan kalkmak bana çok iyi geliyor. Şunu anladım ki diyetisyenler bize sadece irademiz dahilinde ne yiyip ne yememizi söylüyor. Diyetisyene gittiğim sürede sadece doğruluğuna inandığım tartıya, bana gerçek kilomun ne olduğunu göstermesi için para harcadığımı anladım. Ama asıl sorunun bilinçaltında olduğunu hipnozlara katıldıktan sonra anladım. Kesinlikle denemeğe değer. Yol kat ettiğinizi görünce isteseniz de bırakamazsınız.”
Aslında işin özünü çok iyi olarak özetledi Derya Hanım, bu arada yazısından sonra toplamda 7 kilo verdi, yaklaşık 1 yıl boyunca 1 gram bile veremeyen birisi için küçümsenmeyecek bir başarı ama bunu içindeki olumsuz duyguları boşalttıktan sonra kendisinin başardığını tekrar söylemek ve kendisini tebrik ettiğimi birkez daha belirtmek istiyorum.
Sizlere söylemek istediğim bizi yöneten esas merkezimizin bilinçaltımız olduğudur. Burada yaşadıklarımızı keşfettikçe aslında kendinizi keşfeder ve farkında olmadan içimizde tuttuğumuz birçok sıkıntınızdan da kurtulabilirsiniz. Bunların içinde tabiî ki olumsuz yeme dürtüleri de vardır.
Adeta duygu çöplüğüne dönen bilinçaltımızı temizlemedikçe “olumlu düşünün” demekle olumlu düşünemezsiniz…


Cenk Kahvecioğlu
Psikolojik Danışman Ve Hipnoterapist
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Yiyerek Zayıflamak Mümkün mü?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Cenk KAHVECİOĞLU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Cenk KAHVECİOĞLU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Cenk KAHVECİOĞLU'nun Yazıları
► Hipnozla Zayıflamak Psk.Mehmet BAŞKAK
► YENİKüllerimizden Doğmak Mümkün mü? Psk.Dnş.Esmanur BOLAT
► Mümkün Olmayan Mükemmellik Uzm.Psk.Dnş.Hasan Ali GÖNCÜ
► Aldatmanın Yaralarını Sarmak Mümkün mü? Uzm.Psk.Bahar Esin ERGİN
► Stresi Yok Etmek Değil Ama Yönetmek Mümkün Uzm.Psk.Ebru ÖZKURT TOPÇU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,962 uzman makalesi arasında 'Yiyerek Zayıflamak Mümkün mü?' başlığıyla benzeşen toplam 46 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Mutluluk Nedir? Temmuz 2013
◊ Yaza Hazır Mısınız? Temmuz 2009
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


06:14
Top