2007'den Bugüne 81,100 Tavsiye, 25,797 Uzman ve 18,056 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Alkol Bağımlılığı
MAKALE #14647 © Yazan Uzm.Psk.Arzu GÜNEŞ | Yayın Nisan 2015 | 2,556 Okuyucu
Alkol Bağımlılığı

Alkol bağımlısı bireye ait davranış özelliklerinin, etkileşim ve iletişim açısından, alkolün biçimlendirdiği özgül bir kişilik örüntüsünü yansıtıp yansıtmadığı, üzerinde çokça durulan bir konudur (Doğan ve Işıtman, 1986).

Alkol bağımlısı bireye ait özgül bir kişilik örüntüsünün elde edilmesi, konu ile ilgili olarak yapılan çalışmalarda ve müdahalede önemli değerlendirme kolaylıkları sağlayacaktır. Üstelik, bağımlılığı önceden anlayabilmek gibi çok önemli bir konuda uygulayıcılara umut verecektir. Ancak, henüz bu konuda yapılan araştırmalarda geçerliliği kanıtlanmış özgül bir örüntü söz konusu değildir.

Doğan ve Işıtman’a göre; alkol bağımlıları, ruhsal uyum açısından, normal kişilerle genel psikiyatri hastaları arasında yer almaktadır. Bu grup; neşesi az, gergin, engellenmiş ve çekingen, duygusal denge halini uzun süre koruyamayan kişilerden oluşmaktadır (Doğan ve Işıtman, 1986).

Bu tür kişilik özellikleri sergileyen alkol bağımlısı bireylerin eşleri, tedavi söz konusu olduğunda, değişik tutumlar sergileyebilmektedir. Bu konuda yıllar önce, 1956’da Mc. Donald isimli bir araştırmacının yaptığı çalışma göstermiştir ki; alkol bağımlılarının eşlerinde güvensizlik ve bağımlılık gibi ortak özellikler vardır. Mc. Donald, çalışmasında, kocasının alkolü bırakmasıyla ruhsal çöküntü geçiren kadınlardan söz etmiştir (Doğan ve Işıtman, 1986).

Bağımlı ve bağımlı eşlerinin kişilik özellikleri konusunda yaptıkları çalışmada, Doğan ve Işıtman’ın sorduğu şu sorular oldukça anlamlıdır:

• Alkol bağımlısı bireyin evliliği, onun etkileşim ve iletişim biçiminin paterni olarak alınabilir mi?
• Bu tür bireyler, “belli özelliklere “ sahip kişileri mi eş olarak seçmektedirler?
• Alkol bağımlısı birey, kendi patolojisi aracılığı ile sürekli ilişkide bulunduğu kişiyi (eşini) belli tepkiler oluşturmaya zorlamakta ve onda kişilik erozyonuna mı yol açmaktadır (Doğan ve Işıtman, 1986).

Öz’ün belirttiğine göre, yapılan birçok çalışma göstermiştir ki, alkol bağımlısı ailelerin dengelerini sürdürebilmeleri alkol sayesinde olmaktadır. Steinglass’a göre; ailenin bazı gereksinimleri alkol alımı ile sağlanmaktadır. Bir denge söz konusudur ve bu dengeyi sağlayan unsurlardan biri de alkol alımıdır. Böylece içme davranışı tekrarlanır, tekrarlanır (Akt. Kay. Öz, 1996).

Bu noktada; bağımlı eşle kurulan ilişkinin, başka türlü bir “bağımlılık ilişkisi” olduğundan bahsedilerek oluşturulan “Co-dependency/Ortak bağımlılık” kavramından bahsetmek uygun olacaktır.

Ortak Bağımlılık (Co-Dependence):

Ortak bağımlılık (co-dependence), kendiliğin yitirilmesi hastalığıdır diyebiliriz. Tanım olarak; başkalarının/ başkasının davranış ve ihtiyaçlarına odaklanmakla ilgili olan veya bu odaklanmadan kaynaklanan fonksiyon kaybıdır. Ortak bağımlılar hayatlarındaki diğer insanlarla o kadar meşguldürler ki, kendi ihtiyaçlarına karşı (bazen hayati ihtiyaçları dahil olmak üzere) fazla ihmalkar hale gelirler (Whitfield, 1997).

İlgisini ve enerjisini neredeyse tümüyle hayatındaki insan veya insanlara yönlendiren kişi, artık bağımlı bir kişidir denebilir. Çünkü, bağımlılığın tanımında da olduğu gibi kişi özdenetimini, özerkliğini ve özgüllüğünü kaybetmiştir. Ve tabi ki bu koşullarda kişinin özgürlüğünden bahsetmek de mümkün değildir. Daha önce bahsedildiği gibi bağımlılık bir ilişki biçimidir ve ortak bağımlılıkta söz konusu olan ilişkinin de kendine has dinamikleri vardır.

Aslında ortak bağımlılık kavramı birçok kişide var olan, sık rastlanan bir durumdur. Ancak bağımlılığın yoğunluğu ne kadar artarsa, durum o kadar “sorun” halini alır. Ortak bağımlılığın nasıl başladığı veya nelerden kaynaklandığı konusunda bazı görüşler vardır. Whitfield’e göre, ortak bağımlılık kişinin uzun süre baskıcı ve boğucu kurallara maruz kalması, bu kurallar nedeniyle duygularını özgürce göstermesinin ve kişiler arası sorunlarını doğrudan konuşarak halletmesinin engellenmesi nedeniyle ortaya çıkmaktadır (Whitfield, 1997).

Alkol Bağımlılığı bağlamında düşünüldüğünde; bağımlı eş ve ortak bağımlı hale gelen eş arasındaki ilişkinin biçimine, sorunlarını halletme yöntemlerine bakmak oldukça önemlidir. Geleneksek kurallar içinde yaşayan, engellenen eş, belki de, alkol bağımlısı olan kocası ile konuşamamakta, sorunlarından söz edememektedir. Uzun süre bu ilişki biçimini yaşayan kişi zaman içinde de ortak bağımlı bir hal alabilmektedir.

Ortak bağımlılık yaşayan kişilerin, bebekliklerinde sınır bozulmaları (boundary distortions) ve ayrılma (separation) ile ilgili sorunlar yaşamış olduklarına dair görüşler de vardır (Whitfield, 1997). O halde; ortak bağımlılık yaşayan kişilerin, ilişkilerinde, zaten ortak bağımlı olma eğiliminde oldukları söylenebilir.

Alkol Bağımlılığı Üzerine Yorumlar:
Alkol Bağımlısının ailesi pek çok yönden farklılıklar taşıyan bir ailedir. Ailede; özerkliğini, özgüllüğünü ve özdenetimini yitirmiş bir bireyin varlığı hem aile içinde hem de ailenin dış dünya bağlantısı kapsamında kendini temsil biçimini önemli biçimde etkilemektedir. Bağımlının ruhsal ve tıbbi bir yardım için başvurusu çoğu kez bağımlılığın toplumsal olumsuz sonuçlarının belirginleşmesinden sonra olmaktadır. Diğer bir deyişle; o güne dek hetereostatik bir uyum içinde olan ailede belli bir noktaya ulaşılması halinde bu uyum bozulmaktadır ve bağımlı bireyin varlığı ailenin işeyişine dair ortaya çıkan semptomların sebepleridir.

Gerek kuralcı yaşantıların engellemelerden, gerekse erken çocuklukta yaşadıkları sorunlardan kaynaklansın, ortak bağımlılık kavramı yaratabileceği sorunlar nedeniyle üzerinde çalışmaya değer, önemli bir konudur. Bazı ruhsal hastalıklara ortam yaratabilecek olan ortak bağımlılık, aile kavramında düşünüldüğünde de çok önemlidir. Yapılan bazı çalışmalar göstermiştir ki, ortak bağımlılık yaşanan ailelerde “yetişkin çocuklar” yaratmaktadır (Whitfield, 1997).

Gerçek anlamda birer yetişkin olamayan, hayatı boyunca bağımlı olan yetişkinler yetiştiren ailelerden ve kültürlerden söz eden çok sayıda araştırma vardır. O halde, ortak bağımlılık yaşanan ailelerde yetişen çocuklar da ortak bağımlı olma potansiyeli taşımaktadırlar.

Milkman ve Sederer’ın belirttiğine göre; ortak bağımlılık sorunu ve alkoliklerin yetişkin çocuklarının yaşadığı diğer sorunların kökeninde araştırmaya değer, önemli bir kaynak yatmaktadır. Bağımlıların yetişkin çocukları, yaşadıkları birçok problemin (işle ilgili problemler dahil) kaynağının, “alkolik veya başka madde bağımlısı yakınları” olduğunun farkında değillerdir (Milkman ve Sederer, 1990).

Özetle; bağımlılık söz konusu olduğunda, yalnızca madde kullanan birey değil, o bireyin içine olduğu aile sistemi, ailenin tüm bireyleri, ailenin parçası olduğu toplum ve giderek o toplumda, kültürel yapı özelliklerinden ekonomik işleyişe dek uzanan bir devamlılıkta tüm toplumsal evren etkilenmektedir.

Alkol bağımlısı ailesi, tanım olarak, çekirdek aile biçemi kapsamında ebeveynlerden birinin klinik olarak alkol bağımlısı olduğu aile olarak tanımlanmıştır. Alkol bağımlısı eşleriyle yapılan çoğu çalışma, özellikle evlilik çerçevesinde, farklı iletişim ve etkileşim örüntülerine dikkat çeken sonuç ve çıkarımlarla doludur. Bunların bir kısmı uzlaşır ya da uzlaşmaz kişilik yapılarının karşı karşıya gelişlerini irdeleyen çalışmalarken, bir kısmı da bağımlı eşin iletişim kurma biçimini tanımlamaya çalışan araştırmalardır. Örneğin bağımlı eşle kurulan ilişkinin başka türlü bir ‘bağımlılık ilişkisi’ olduğundan bahsedilerek oluşturulan ‘Co-Dependence/Ortak bağımlılık’ böylesi araştırma sonuçlarından bir tanesidir.

Aile; toplumsal isterler doğrultusunda şekillenmiş, iç ve dış uyaranlar konusunda kimi zaman seçici kimi zaman da kabullenici tutumlar sergileyen kurumsal bir yapı olarak aynı zamanda sistem olarak da tanımlanabilir. Sistem olarak tanımlanması; nesne ilişkileri bağlamında olsun, yapısallık bağlamında olsun mevcut özelliklerinin hiçbirini tartışma dışı bırakmayan bir duyarlılığı gerektirmektedir.

Dolayısıyla aileyi işlevsel bir yapı olarak anlaşılır kılan unsurlar; katılımcı bireylerin rol ve ödevleri, egemenlik paylaşımı, iç ve dış bağlantıların kuruluş biçimi ve benzeri pek çok değişkene bağlı olarak tarif edilebilir. Sonuç, o ailenin özerk bir sistem olarak işlevselliğidir.

Alkol bağımlılığının, sahada var olan tüm alkol sorunlarının sadece bir boyutu olduğu düşünüldüğünde; alkolün ciddi bir halk sorunu olduğu daha net bir biçimde görülebilecektir. Bu nedenle; konu ile ilgili, önleme ve koruma amaçlarına da hizmet edecek çalışmaların gerçekleştirilmesi çok önemlidir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Alkol Bağımlılığı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Arzu GÜNEŞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Arzu GÜNEŞ'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Arzu GÜNEŞ Fotoğraf
Uzm.Psk.Arzu GÜNEŞ
Ankara
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi44 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Arzu GÜNEŞ'in Makaleleri
► Alkol ve Madde Bağımlılığı Uzm.Psk.Tamer Numan DUMAN
► Alkol ve Madde Bağımlılığı Psk.Serpil KIZILTAŞ GÜNYÜZ
► Alkol ve Madde Bağımlılığı Psk.Gül MERİÇ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,056 uzman makalesi arasında 'Alkol Bağımlılığı' başlığıyla benzeşen toplam 32 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Aile ve Kriz Nisan 2015
► Aile İşlevselliği Mart 2015
► Bağımlılık Şubat 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


08:45
Top