2007'den Bugüne 84,860 Tavsiye, 26,544 Uzman ve 18,905 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Alkol Bağımlılığı Üzerine Fikir Uçuşmaları
MAKALE #17486 © Yazan Uzm.Psk.Osman İLHAN | Yayın Kasım 2016 | 1,964 Okuyucu
Günümüzün en yaygın sorunlarından biri haline gelen maddenin kötüye kullanımı durumu kendisini en çok alkol tüketimi olarak gösterir. Diğer uyuşturucu maddelere geliştirilen bağımlılıklar ile alkole geliştirilen bağımlılık arasında teknik olarak hiç bir fark yoktur. Alkolün sosyal hayatın içinde uyuşturucaya göre daha kabul edilir olması, ulaşılabilir olması, devlet mekanizmalarının serbest bırakmış olması gibi bir çok ikincil sebep alkol bağımlılığını diğer madde bağımlılıklarına göre daha sık ortaya çıkmasına sebep olur.

Bağımlılık terimi genel anlamda bir maddeye geliştirilen karşı konulamaz istek olarak düşünülsede, her madde bağımlılığının altında çocukluktan gelen psikososyal bağımlılıkların olduğunu görürüz. Özellikle erkeklerde yaygın olarak gözüken, çocukluk dönemi bağımlılıkları, örneğin anneye olan aşırı bağlılık, annenin bilerek çocuğunu kendisine bağımlı kılma eğilimlerine bağlı çocuğun aşırı şımartılması, özellikle geleneksel aile yapılarında erkek alkol içer-erkek serttir- erkek duygularını içinde yaşar gibi geleneksel dayatmalar gibi bir çok faktör bu süreçte etkilidir.

Özellikle alkol bağımlılığın zaman içinde gelişim aşamalarına bakacak olursak, sosyal içicilik olarak başladığını görürüz. Bağımlı hale gelen her bireye sorduğunuzda kendisinin sosyal içici olduğunu size söyleyecektir. Ancak tolerans dediğimiz duruma bağlı olarak, kişinin kendisini iyi hissetmek için aldığı alkol miktarı zaman içinde yeterli hale gelmeyecektir, kişi kendisini eskisi gibi iyi hissetmek için daha fazla alkole ihtiyaç duyacak ve bu kısır döngü artarak devam edecektir. Alkol miktarı artacak kişinin bu maddeden duyduğu haz eşiği zaman içinde azalacaktır ve direkt olarak maddenin kendisine ihtiyaç duyar hale gelecektir.

Alkol bağımlısı bireylerin yaşam öykülerine baktığımızda, aile bireylerinin neredeyse hepsinin madde bağımlılığına meyilli kişiler olduğunu görmekteyiz. Özellikle baskın bir anne modelinin olduğu geleneksel aile yapılarında, annenin kadın olarak dünyayı yönetememe kaygılarına bağlı olarak, erkek çocuklarına aşırı bağımlı ilgi göstererek onlar üzerinden insanları yönetmeye çalışan sorunlu anne tutumlarını görürüz. Bu tutumlar sonucunda annesine aşırı duygusal bağımlılık geliştirmiş bireyler sorunlu kişilik özellikleri de geliştirmeye başlayacaktır.

Alkole aşırı bağımlı bireyler iç dünyasında çözemediği duygusal karmaşaları, odipal karmaşa dediğimiz ( erkek çocuğunun anneye duyduğu aşka benzer aşırı sevgisi) durumları çözümleyememesi, kendi kurduğu ailesinde dengeli yapı sergileyememesi, sosyal kimlik geliştirememesi gibi bir çok durumun yarattığı ruhsal acı çekme halini, bir madde ile susturma yoluna kişinin gitmesine sebep olur.

Alkolik kişi, alkol almadığı halde başbaşa kaldığı kendisi ile barışık değildir. Sürekli kaygılı, stresli ve öfkeli bir haldedir. Dış dünyadan gelecek bir çok uyaranı tehdit olarak algılamasına sebep olacak, paranoid düşünsel yapılar içindedir. Biyolojik anlamda maddenin ihtiyaç duyulmasına bağlı, baş ağrısı, iştahsızlık, mide bulantısı, el titremesi, gözlerde kararma, öförik duygu durum hali, şiddete meyil gösterme gibi bir çok durumdan kurtulmak için kişi alkole yönelir. Alkolü bu durumu tedavi edici bir ilaçmış gibi kullanır, eskiden amacı eğlenmek ve vakit geçirmek, duygularını dışa vurmak, sevgi gösterileri yapabilir hale gelmek, sosyalleşmek bahaneleriyle tükettiği alkol, artık onun için tedavi olmak üzere kullanılan bir ilaç haline gelmiştir. Bu duruma gelen kişi artık sona da yaklaşmıştır, kanında dolaşan zehir ona ne kadar güzel duygular yaratsa da, bu yanılsama halidir. Yani beni güzel, huzurlu yapan bir şey zararlı olamaz yanılsaması içindedir. Aslında kişi ölüyordur, her gün metan gazı solumaktan farksız olarak, yaradılışında olmayan bir maddeyi, bedenindeki dolaşım sisteminde var etmek, en nihayetinde bedenin iflasını getirecektir. Bu kaçınılmaz bir sondur.

Ancak alkolik, alkolün yarattığı her türlü duruma karşı zihninde bir bahane üretebilme ustalığına sahiptir. Kendisi öldüğünün bilinçli olarak farkındadır, ancak elindeki şekerin alınmaması için her türlü şirinliği yapan masum bir çocuğun saflığı ile bu duruma akılsal bahaneler üretmeye otomatik olarak başlar. Örnek vermek gerekirse, şu söz tam bir alkoliğe ait bir sözdür: öleceksek de kafamız güzel ölelim.

Bu söze iyi bakın, acziyeti görün, çaresizliğin edebiyat potasında eritilerek servis edilme çabalarına bakın. Sen ölüyorsun, kafan güzel olarak değil, kanın bozularak ölüyorsun, zehirli et yiyerek ölen bir sokak köpeğinden farkın yok diyemezsiniz bu kisilere. Bunu derseniz sizi öldürebilir onuda yapar, çünkü siz onu en acı gerçeğiyle yüzleştirirsiniz aslında ona iyilik yaparsınız ama o bunu kişiliğine algılayarak size öfke duyar. Bu durum bile bir akıl oyunudur, sizin ona söylediklerinizi kişiliğine algılaması, onurunun zedelenmesi, kanındaki alkol varlığını kişinin en hassas noktalarını kullanarak sürdürür. Kişinin sosyal hayat içindeki ağır abi imajını alkol kafasıyla düşünmeden yaptığı cengaverlikleri üzerinden kişiye sürdürtür, toplum içinde saygı görmesine sebep olur, aman bulaşmayın ona kafası dumanlıysa herşeyi yapar, korku aracılığı ile kendisine duyulan saygıya da bağımlıdır aslında insan. Bu tablo genelde alkol bağımlılığına yatkın olan ANTİ SOSYA KİŞİLİK BOZUKLUĞU yapılarında görülür, aşığıda bu bozukluğun tanı kriterlerini de yazacağım, çevrenizdeki bir çok alkolikte bu kişilik bozukluğu özelliklerini sizde gözlemleyebilirsiniz.

Alkoliklerin bir diğer savunmasıda , alkol kullanma durumunu ideolojik yaşam biçimi olarak görmeleridir. Ben solcuyum o zaman alkol tüketmeliyim, ben ağır abiyim saygı görmem gerek höt dedim mi millet önümde diz çökmeli ancak çocukken ben annem bağımlıydım ya aslında ben hala o çocuğum ama annemede dünyaya diz çöktüren bir er niyetine kişi olduğumu da ispatlamam lazım, bunu ayıkken yapamayorum yapsam bile sonrasında ayak kalamıyorum, ben o ürken annesine yaranmaya çalışan masum çocuğum, ozaman alkolle kendimi uyuşturayım ki o zaman vicdanımın sesi susar ve ben yaparım. Aslanlara karşı zafer kazanan bir gladyatör olmam için bu iksire ihtiyaç duyurum.

Hadi oradan, tarihe damga vurmuş en saygın insanlar ne yaptılarsa herşeyin farkında olarak yaptılar, benim atalarım ellerinde şarap şişeleri ile düşman üzerine taruz etmediler, allah allah diyerek, kanı, ölmeyi, öldürmeyi, herşeyi en ayık kafaları ile yaşayıp gördüler. Cesaret şerbetini içtiği testiye, sek alkolü karıştırmayanlar en büyük saygıyı gördüler. Hayatı herşeyine rağmen göğüslemeyi başaranları kendisine idol seçenler, ne yapacaklarsa ayık kafayla yapsınlar, işte o zaman saygınlıklarını kazanırlar.

Annelerinize duyduğunuz bağımlılığın, ilgi ve alakanın milyonda birini eşlerinize ve çocuklarınıza gösterdiğinizde, tüm bu insanların sorumluluklarını sırtınızda değil yüreğinizde taşımayı öğrendiğinizde sizler saygıyı hakedeceksiniz. Dövdüğünüz, vurduğunuz zayıf insanlar üzerinden saldığınız nam hava gazı ile şişmiş balondan farksız, bir iğne ucuna bakar patlamanız.

Uyuşturduğunuz beyninizle gösterdiğiniz sevginin yapmacılığını herkes görüyor sizde görün, bırakın ucuz ilgili insan modellerini, sizi sevenler sizi ayık olduğunuz zamandaki gerçek halinizle seviyorlar. Alkol maskesiyle takındığınız bütün şirinlikler, rakı şişesindeki balığın çaresizliğinden öteye gitmeyecektir, sabah olduğunda kanındaki alkol sidik torbandan lahıma karıştığında, senin tüm yapmacık samimiyetinde o lağıma gidecektir. Sen bunu kendine inkar etmesen de, yanındaki herkes zulmünden korktuğu için bunu dile getiremese de kalplerde yeşeren duygu bu olacaktır malesef.

Madde bağımlılığından kurtulmak istiyorsan eğer, ilk önce diğer bağımlılıklarından kurtulmasın. Annenin seni yönetmek için ağzına taktığı o görünmez yuları at önce. Sonra dön çevrene bak sürekli sarhoşken ıskaladığın güzellikleri gör, eşine sarıl, çocuklarını öp, onları yemeğe çıkar hatta, en büyük hazineyi görmeni engelleyen seni uyuşturan, kanındaki ziftin seni perdelediği dibindeki güzelliklerin senin tedavin. Onlardan özür dile, belki seni affederler. Etmezlerse de ne halin varsa gör aynı bok çukuruna tekrar dönebilirsin hatta, orada öledebilirsin, sen öldükten sonra milyon yıllık dünya tarihinde katrilyonlarca dünyaya gelip giden insandan birtanesi olacaksın sadece, dünya seni toprak ettiğinde kendinden giç bir şey eksiltmeyecek emin ol ve şuna da emin ol senin cenazende seni iyi bildiğini söyleyenlerin hiç birisi seni de iyi bilmeyecek, hatta günaha girmeyeceklerini bilseler seni mezarına bile taşımayacaklar. İşte bu gerçek, alkolün ruhunda yarattığı yalancı duygular bunu sana söylemezler, bunları duymak için bir ayık olana ihtiyacın var, oda ben olayım duy benden, sen bir hiçsin başlangıçta insan olma onuruyla doğmuş olsanda, sen kendini nefsine zulüm ettin, insanlık onurunu ayaklar altına aldın, zulüm edenlerden oldun, şeytana uşaklık ettin evet seni suçluyorum şimdi benim peşime düşüp benide yok etmek isteyebilirsin, içindeki hayvanın sesini yükselmesine o alkol ile izin vermezsen eğer, vicdanın sözlerimin doğruluğunu sana gösterecektir. Çünkü ikimizde insanız, bu dünya yolculuğunda, üzerimize bulaşan çamurlardan temizlenmeye çalışam aciz insanlarız, bu savaşı hiç bir maddeye kaçmadan yapanlar çok fazla, çektiğin acıları sadece sen çekiyorsun sanma, sessiz ağızların arkasında ne buruk kalpler var bilsen, her gün ölümü düşünüp inadına yaşayanlar ne kadar çok bir bilsen, dünyanın bütün pisliklerini görüp ona rağmen sevgiyi yaşatmaya çalışanlar ne kadar çok bir bilsen.

Bazılarıda var alkolün etkisiyle yazdıkları şiirlerle kendilerini romantik sanan enteller. Rakı şisesinde balık olsam diyosun ya o sözün toplumdaki karşılığı, karısını döven, milletin ırzına geçen, canına kasteden insanlar olarak karşımıza çıkıyorlar biliyormusun. Senin afilli kelimelerle yazdıklarının toplumda karşılığı trajedi billiyomusun, bu arada ben yobaz da değilim, dini kaygılarımla alkolü gömmüyorum, bir psikolog olarak yıkılan ocakları, kırılan kalpleri gördüğüm için bunları yazıyorum. Ağzıyla içenlere de lafım yok, ancak o ağzı da iyi kollamak lazım, ters yola geçmek an meselesi olabilir.

Bu kadar duygu boşalması yeter biraz da bilim adamı olalım. Aşağıda alkol bağımlılığının tanı kriterlerini sıralayacağım, alkoliğin kendisi bunları okursa kendisinde görürse tedaviye gider belki, ailesi ve çevresi görsede bişey olmaz onlar bunun acısını yıllardır yaşamıştır zaten.

Bağımlılık sendromu tanımı ilk kez alkol bağımlılığı için yapılmıştır. Alkol kullanımı sırasında ortaya çıkan ve kişinin önceden değer verdiği davranışlarına öncelik kazanan birçok fizyolojik, davranışsal ve bilişsel değişikliklerle belirli bir durumdur. Bağımlılık sendromunun ana tanımlayıcı özelliği alkol almak için istek olmasıdır. Bu istek sık sık alkol alma isteğinden önüne geçilmez bir alkol alma isteğine kadar değişen ölçülerde olabilir. Dünya sağlık örgütü tanı ölçütlerine göre (ICD10) aşağıdakilerden üç ya da daha fazlası son bir yıl içinde kişide bulunuyorsa o zaman o kişi alkol bağımlısıdır denir.

Alkol içmek için güçlü bir istek olması
Alkol alma davranışını denetlemede güçlük ( alınan alkol miktarını ayarlıyamama, kullanım süresini ayarlıyamama, başarısız bırakma girişimleri)
Alkol kullanımı azaltıldığında yada bırakıldığında tipik yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması
Alkol ile gerekli iyilik halini elde etmek için (rahatlık, sarhoşluk, keyif ) gittikçe artan miktarlarda alkole gereksinim duyma (tolerans gelişimi)
Alkolü elde etmek, kullanmak ve etkilerini gizlemek için harcanan zaman ve çabanın diğer ilgi ve uğraşlara yer vermeyecek şekilde giderek artması
Aşırı alkol kullanımı nedeni ile ruhsal, sosyal, fiziksel zararlar ortaya çıkmasına rağmen alkol kullanımını sürdürme
Alkol bağımlıları uzun süreli alkol kullanımının hem tıbbı hem de sosyal sonuçlarını yaşamanın yanısıra içme davranışını kontrol etme de yetersizlik ve alkolün fiziksel ve psikolojik bağımlılığını da yaşarlar. İçme davranışı üzerindeki kontrol kaybı alkol kötüye kullanımı ya da zararlı kullanımı ile alkol bağımlılığı arasındaki sınırı oluşturmaktadır.

Genellikle alkol kullanımı 20-35 yaş arasında olmaktadır. Alkol bağımlılığının gelişimi için genelleme olmamakla birlikte 5-10 yıllık bir düzenli alkol alımı gerekmektedir. Alkol kullanımı ile ilgili bozukluklar tüm sosyoekonomik sınıflarda görülmektedir( Kaplan1994, Schuckid 1995).

Aynı zamanda alkol bağımlılığı geliştiren bireylerin bir çoğu ANTİ SOSYAL KİŞİLİK BOZUKLUĞU DA GÖSTERİRLER, bu bozukluğun tanı kriterlerini de veriyorum.

Bu rahatsızlığa sosyal çevrenin neden olduğu düşünülmektedir. Bu kişilere halk arasında sosyopat denmektedir. Bu durum sadece kişilik bozukluğunu anlatır. Akıl hastalığı olarak nitelendirilemez. Rahatsızlığın temel özellikleri manipülasyonlar ve hilekarlıklardır. Hastaların tedavi edilme motivasyonu çoğunlukla kişiyi değişime zorlayan dış kaynaktan gelir. Aile bireyleri, işverenler, arkadaşlar, hukuk sistemi kişiyi gergin ilişkilerinden, kabul edilemez davranışlarından ötürü tedavi için zorlarlar. Bu zorlama işten çıkarılma, okuldan kovulma gibi yaptırımlar şeklinde uygulanır. Hukuk sistemi ise hapishaneye girmeye zorlar. Bunların neticesinde kişi terapi almayı seçer. Hastalığın nedenleri arasında en etkili olanlar genetik yatkınlık ve çevresel etkiler sayılabilir.

Tutuklanmaya neden olacak fiilleri işlemiş, hukuka uygun sosyal kurallara riayet etmemek.
Takma isimler kullanma, yalan söyleme ya da şahsi menfaat için diğer insanları kandırarak hilekarlık yapmak.
Ani tepkiler göstererek, geleceği planlayamamak.
Başkasının ya da kendinin emniyetini umursamamak.
Fiziki olarak dövüşme, saldırıda bulunma, saldırganlık ve sinirlilik halinde olmak.
Aynı işyerinde uzun süre çalışmak ya da mali mükellefiyetlerini sürekli olarak ihmal etmek.
Başkasına zarar verme, kötü davranışlar sergileme, umursamaz olmak.
Antisosyal kişilik bozukluğu kişilerde nasıl belirti verir?

Kişilerin hırsızlık yapma ya da yalan söylemede ısrarcı olması.
Ceza hukuku alanında devamlı sorunlar yaşamak.
Başkalarının haklarını ihlal etmeye devam etmek.
Uyuşturucu ve alkol suiistimali.
Sıkça kavgaya karışma, saldırgan olma, şiddete başvurmak.
Sürekli olarak endişeli olma, moral bozukluğu yaşama ve sinirli olmak.

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Alkol Bağımlılığı Üzerine Fikir Uçuşmaları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Osman İLHAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Osman İLHAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     66 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Osman İLHAN Fotoğraf
Uzm.Psk.Osman İLHAN
İstanbul
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi71 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Osman İLHAN'ın Yazıları
► Aşk Üzerine Fikir Uçuşmaları Psk.Osman İLHAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,905 uzman makalesi arasında 'Alkol Bağımlılığı Üzerine Fikir Uçuşmaları' başlığıyla benzeşen toplam 33 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Bipolar Bozukluk Nedir? Temmuz 2018
► Depresyon Mayıs 2018
► Engel Tanımayanlara Ocak 2018
► Özgüven Geliştirmek Aralık 2017
◊ Rüya Analizi Vaka Örneği ÇOK OKUNUYOR Kasım 2018
◊ Umut Koydum Adını Şubat 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


05:34
Top