2007'den Bugüne 81,692 Tavsiye, 25,941 Uzman ve 18,152 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Duygusal Zekâ, Uyum ve Okula Uyum Süreci
MAKALE #16219 © Yazan Uzm.Psk.Yetkin KUŞAN | Yayın Şubat 2016 | 1,984 Okuyucu
Zekâ kavramının en bilinen ve kabul edilen tek kelimelik ifadesi uyumdur. Uyum, insanın kendisi ile ilgili muhakemesi ve kendi içerisindeki devinimi bir yana çevreyle örtüşmesi ve alışveriş sürecini içerir. Bu konudaki akla gelen ilk soru şu olabilir: Zaman, biz ve çevremiz bu denli değişirken, bu uyum sürecini nasıl yakalayabiliriz? Tabi ki değişimi yakalayarak ve yine değişime uyum sağlayarak... Herakleitos’un aynı nehirde iki kez yıkanılmaz sözü hem zamanın hem de bizim değiştiğimizi gösteren en bilinen değişim sözü. Çevreye uyum için ise kendi uyumumuzun yerine getirilmesi şart. Goethe’nin söylediği şu söz bu içeriği yansıtmaktadır: Önce kendimizle uyum içinde olalım ki dışarıdan karşımıza çıkan uyumsuzlukları, bütünüyle ortadan kaldırmasak bile hiç olmazsa, biraz dengeleyecek durumda olalım.
Zekânın tek kelimeyle uyum olduğunu belirtsek de onlarca zeka teorisi olduğunu da belirtmek gerekir. Ama bu zeka teorilerinden bazıları bir çok alanda çığır açmıştır. Bunlardan en önemlilerinden birisi olan Goleman’ın duygusal zeka EQ(Emotional Quotient) bilinen anlamdaki IQ (intelligence quotient) bir alternatif kuram olarak değil, tamamlayıcı olarak düşünülmesi gereken bir teoridir. Prof. Dr Zuhal BALTAŞ makalesinde eğitim hayatı ve bunun sonucundaki ilerleyen dönemdeki yaşam doyumu ile ilgili şöyle ifade eder: “Düşünsel zekâ hayat başarısını tek başına öngöremez. Araştırmalar, düşünsel zekânın iş başarısını ortalama % 6, duygusal zekânın ise % 27 ile % 45 arasında değişen bir oranda öngördüğünü göstermiştir. 1940’larda Harvard üniversitesi mezunu doksan beş öğrenci, orta yaşlara gelinceye kadar izlenmiştir. Okul sınavlarında başarılı olan öğrencilerin, kariyer, ücret, verimlilik gibi konularda başarı düzeyi daha düşük öğrencilere kıyasla çok da ileride olmadıkları gözlenmiştir. Bu kişiler aynı zamanda ne hayatlarından daha hoşnut, ne de aile, aşk ve arkadaşlık ilişkilerinde daha mutludurlar.”
Duygusal zekâ, kendi duygularının farkında olan ve bunu yönetebilen, erteleyebilen, başkalarının haklarına saygılı ama kendi iradesini de özgürce ifade edebilen, çevreyle temas halinde ve farkındalığı yüksek bireyleri ifade eder. Bu zekâ türü, kişilik özellikleri ile de yoğun temas halindedir.
Çocukların duygusal zekâ gelişiminin, ebeveynlerin çocuklarına sağladıkları ev ve okul ortamına bağlı olduğu aşikâr… Ebeveynler, çocuk yetiştirirken, çocuğun duygu durumlarını gözetmelidir. Ayrıca ebeveynler, çocuğun formel eğitim sürecine adaptasyonu için öncelikle kendilerini hazırlayarak çocuğa yardımcı olabilirler. Çocuk için bu ortamlar evdeki kadar kendisini iyi hissedeceği ortamlar olmalıdır. Böylece çocuk, hayata uyum sağlayacağı ve hazırlanacağı yeni mekâna; yıllarca zaman geçireceği ve duygu ve entelektüel dünyasının şekilleneceği yeni mekâna sağlıklı uyum sağlayabilecektir.
Eylül ayıyla beraber okula ve okul öncesi eğitime yeni başlayan çocuklar ve aileler için stresli günler başlıyor. Belirli aylara bölünmüş ve ailenin de inisiyatif kullanabilmesine imkan tanıyan yeni eğitim sisteminde aileler, çeşitli araştırmalara girmek durumundadır. Okula zorunlu yaş dilimi dışındaki aylarda doğmuş okul-okul öncesi eğitim kurumuna başlayacak çocukların, özellikle okul fobisi yaşamaması adına değerlendirmelerin ince elenip sık dokunması önemlidir.
Farklı ve yeni bir ortama girecek çocuk belirli düzeyde endişe yaşayabilmektedir. Uyum sürecine bakıldığında bu durumun belirli süre ve dozajda olması normaldir. Ancak iki haftayı geçmiş okula uyum problemlerinde bir an önce ciddi çalışmaların yapılması gerekmektedir. Bu süreç öncelikle anne-babanın o zamana kadarki yetiştirme tutumlarına bağlı olarak şekillenmektedir.
Okula yeni başlayan ve okul fobisi yaşayan aşırı koruyucu anne-baba tutumuyla yetişmiş birçok danışan aileyle yaptığım çalışmalar sonucunda şunu fark etmiştim: Anneler her ne kadar okul fobisi problemini çözmek istiyor gibi görünse de bir yandan çocuğu okula bırakmak istemiyorlardı. Bu alışkanlıklarının ve davranış örüntülerinin kendileri de farkında değildi. Bağımlılık süreci karşılıklıydı. Bu da çözüm sürecini uzatıyordu. Anne babaların, çocuğa karşı davranışlarında kendi ihtiyaçlarıyla çocuğun ihtiyaçlarını iyi dengelemeleri lazım.. Bunu öğrenmek de farkındalık düzeylerinin artması ve çocuğa karşı empatik düşünceyi gerektirmektedir.
Uyum Sürecini Kolaylaştıran Öneriler:
1.Öncelikle çocuğun hazır bulunuşluk durumu iyi değerlendirilmelidir. Bunu öğrenmek için de özellikle çocuğun mevcut yaş dilimi özellikleri hakkında bilgi sahibi olunmalı; bilişsel, dil, el-göz koordinasyonu gelişimleri, gerektiğinde uzman desteğiyle birlikte ele alınmalıdır.
2.Çocuğun yaşadığı kaygının azalması için ön çalışma yapın. Kaygıyı yükselten en belirgin sebep belirsizliktir. Çocuk ne kadar çok bilgi sahibi olur ve gireceği ortamla ilgili kafasında netlik olursa o denli kolay uyum sağlayacaktır.
3.Seçeceğiniz kurum ve oradaki eğitimciler hakkında bilgi edinin. Çocuğun geleceğindeki akademik başarısı ve okula uyumu okulu sevmesiyle ilişkilidir. Duygusal bağ kurabileceği ve çocuğu kucaklayabilecek yerleri tercih etmeniz önemlidir.
4. Okulu bir ceza yeri gibi göstermeyin. “Sen okula gittiğinde işlerimi daha iyi yapacağım.“, “Okula git de gör gününü..Bak bakalım böyle rahat durabilecek misin?” gibi cümleler okula ilişkin çocukta olumsuzluklar uyandırır.
5.Okulun olumlu yönlerini anlatmak çocuğun anlam ve hayal dünyasında iyi bir motivasyon yaratır. Buna yönelik olarak okulda güzel arkadaşlıklar kuracağından, öğretmeninden çok şey öğreneceğinden ve öğrendiklerinin hayatta çok işine yarayacağından bahsedilmelidir. Ayrıca ileride kendisine uygun iyi bir meslek sahibi olacağı da aktarılmalıdır. Çocuklar için meslek hikâyeleri-masallar okunabilir. Benzer eğitsel-eğlenceli oyunlar eve dâhil edilebilir. Okulda buna benzer çalışmaların yapılacağı ve bunları yeni arkadaşlarıyla oynayarak çok eğleneceği de belirtilebilir.( Okul öncesi için sınıfta, ilkokul için sınıf ve teneffüslerde)
6. Alışma süreci yetişkinlerde mesleki açıdan iş yeri stajıdır. Çocuklardaysa alışma süreci ilkokula başlayanlar için okul öncesi eğitim; okul öncesi eğitime başlayanlar içinse kreş eğitiminden etkilenmektedir. Bu eğitimler çocuklarda bir sonraki eğitim ortamına hazırlanmayı kolaylaştırır. Değerlendirmeler sonunda çocuk için en doğru yerin neresi olacağı doğru kararlaştırılmalı; çocuğun okula ilişkin anlam-duygu dünyasına yaralar açılmamalıdır.
7. Çocukla onun okula başladığı ilk hafta kuracağınız ilişki uyum süreci açısından belirleyicidir. Bu noktada onun ihtiyaçlarının gözetildiği, kendisinin asla yalnız bırakılmayacağı imajı verilmelidir. Ancak,sonrasında kademeli olarak öncelikle sınıftan daha sonra da okuldan belirli düzeyde uzaklaşılmalıdır. Bu süreci çocukla anlaşmalar sağlayarak ve ona güven telkin ederek yapmalıyız. Çocuğu öğretmeni ve diğer arkadaşlarıyla baş başa bırakmalıyız.
8. Çocuğun öğretmeniyle iyi ilişkiler geliştirilmelidir. Öğretmen gözünüzde zaman zaman anlayışsız görünebilir. Ama bunun gerçekte böylemi yoksa bizim hassasiyetimizle mi ilişkili olduğunu kendimize sormalıyız. Öğretmenin işini kolaylaştırmak ve onun yapmaya çalıştığını anlamaya çalışmak gerekir.. Gerçekten beklentinizi karşılamayan durumlar olabilir. Bunu çocuğun ve kendinizin duygu yoğunluğu olmadığı uygun bir anda öğretmenle yüz yüze yapmanız anlaşılmama-yanlış anlaşılmaların önüne geçecektir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Duygusal Zekâ, Uyum ve Okula Uyum Süreci" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Yetkin KUŞAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Yetkin KUŞAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Yetkin KUŞAN'ın Yazıları
► Okula Uyum Süreci Psk.Burçak ERİTMEN YEŞİLTAŞ
► Okula Uyum Süreci Psk.Şenay DAYAN
► Okula Uyum Süreci Psk.Müge BEĞENİLMİŞ
► Okula Başlama ve Okula Uyum Süreci Uzm.Psk.Sinem GÜN
► Okula Uyum Süreci ve Okul Fobisi Meral HASANDAYIOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,152 uzman makalesi arasında 'Duygusal Zekâ, Uyum ve Okula Uyum Süreci' başlığıyla benzeşen toplam 13 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Öfke(Siz)Siniz ! Haziran 2014
► Öfke Kontrolü Kasım 2013
◊ İyimser Düşünmek Ocak 2015
◊ Okuma Alışkanlıkları Aralık 2013
◊ Sınav ve Ruh Hallerimiz Kasım 2013
◊ Med Cezir Manzaraları Kasım 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


11:13
Top