2007'den Bugüne 79,293 Tavsiye, 25,452 Uzman ve 17,750 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Ho’oponopono Kendini Arıtma Yöntemi ile Hayatın Tadını Çıkarın
MAKALE #16292 © Yazan Uzm.Psk.İrem BRAY | Yayın Şubat 2016 | 2,497 Okuyucu
Hayattan zevk almak birçoğumuz için önemli bir meseledir. Birkaç ay önce bir ankette izleyici ve okuyucularım benden bu konuda yazmamı istediklerini söylediler. Bugün sizinle Ho’oponopono yöntemini inceleyeceğiz. Ho’oponopono, Havai halkının kullandığı bir kendini arındırma yöntemi, bu yöntemi Joe Vitale’nin kitabı ‘Zero Limit’ aracılığı ile batı dünyasına tanıtan ve meşhur eden kişi Dr. Ihaleakala Hew Len oldu. Ben de faydalarını değerlendirebilmek için kendimi bu yönteme bırakmaya ve yaşayarak öğrenmeye karar verdim. Başta kuşkuyla yaklaşıyordum. Şimdi ise, birkaç aylık deneyimin ardından, bu öğretinin olumlu yan etkilerinden birinin de hayattan zevk almak olduğunu görüyorum ve Ho’oponopono yöntemini ve kendi deneyimlerimi sizinle paylaşma zamanının geldiğini düşünüyorum.

Doktorasını Iowa Üniversitesi’nde yapmış olan Dr. Ihaleakala Hew Len, uzun yıllar Havai Devlet Hastanesi’nin suç işleyen akıl hastaları ile ilgilenen adli biriminde uzman psikolog olarak çalışmış. Hastalarıyla elde ettiği mucizevî sonuçlar çok ilgi çekmiş. Kullandığı yöntemler öyle etkiliymiş ki zamanla yatan hastaların tümü taburcu edilmiş, sonunda 4 yıl içinde birim kapatılmış. Len, kullandığı bu yöntemi, 1982 Kasım’ından beri güncelleştirilmiş Ho’oponopono uygulaması yapan Morrnah Nalamaku Simeona adında yerli bir şifacıdan öğrenmişti.

Konuya, Morrnah Nalamaku Simeona’nın bir sözü ile giriş yapalım: “Geçmiş düşünce, duygu, söz, edim ve eylemlerimizin toplamından ibaret olduğumuzu ve şimdiki hayatımızın ve seçimlerimizin geçmişten gelen bu anı bankasıyla renklendiğini veya gölgelendiğini kabul edebilirsek, o zaman bir düzeltme sürecinin hayatımızı, ailemizi ve toplumumuzu nasıl değiştirebileceğini anlamaya başlarız.”

Bu yaklaşım, hayatı ve ilişkileri anlayışımızla ilgili birkaç varsayım içerir:

Fiziksel evren düşüncelerimizin bir gerçekleşmesidir.
Düşüncelerimiz çoğu kez kendimize ve atalarımıza ait bilinçli ve bilinçdışı deneyimleri yansıtır. Bu anılar zihinlerimize hükmeder.
Bilinçdışı Zihin ve Bilinçli Zihinden oluşan Ruh, yeniden canlanan anılarla ve Esinlerle başkalarının ve başka zamanların deneyimlerini yaşar.
İçimizdeki ve dışımızdaki dünya aynıdır. Her şey zihnimizde düşünce olarak vardır.
Gerçekliğimizin niteliğini belirleyen düşüncelerimizin niteliğidir. Örneğin, eğer düşüncelerim kaygı doluysa bu düşünceler kaygı dolu bir fiziksel gerçeklik yaratacaktır. Düşüncelerim ilahî esinlerle doluysa, sevgi dolu bir fiziksel gerçeklik yaratacaklardır.
Fiziksel evrenimizin nasıl olduğu % 100 bizim sorumluluğumuzdur.
Fiziksel gerçekliğimizde hastalık, acı, öfke, yani mutluluktan başka ne varsa düzeltmek % 100 bizim sorumluluğumuzdur.

Sorunun ve Hastalık Kaynağının Tanımlanması

Çoğu kez sorunun çevrede veya bizde olduğunu düşünürüz. “Ah, daha akıllı olsaydım, daha sakin, daha güzel, daha disiplinli olsaydım,” veya, “Ah, eşim daha mutlu olsaydı, daha iyi öğretmenlerim olsaydı, siyasetçiler daha dürüst olsaydı, babam daha anlayışlı olsaydı!” deriz. Liste böyle uzar gider. Şöyle şöyle olsaydı her şey toz pembe olurdu…

Eski Havaililer yapılan her yanlış hareketin insanın kendi içinde hatırlandığına ve sebebin oluşma anında orada bulunan her varlık ve nesnede yansıtıldığına inanırlardı. Atalarımızın günahlarının acısını da bizim çektiğimizi düşünürlerdi. Bu inanışa göre, babanın günahları çocukları etkiler. Bir çocuk hasta olursa nedeni anne babasının kavga etmesi veya güzel davranmamaları olabilir. Toplumsal düzenin bozulması afetlere yol açabilir. Uyum ancak itiraf ve özür dileme yoluyla yeniden sağlanır.

İlk yaratıldığımız andan bu yana her düşüncemiz/anımız, bilinçaltımızda veya içimizdeki Çocukta kayıtlıdır. Bu anı bankası özbenliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Özbenlik, Çocuk/bilinçaltı, Ana/bilinç ve Baba/üstbilinçten oluşur. Yalnızca her birimiz birer birey olarak içimizde kendi içsel ailemizi taşımakla kalmayız, her hücrenin, molekülün ve atomun da kendi iç aileleri vardır. Bu geleneğe göre, tüm sorunlar acı bir anının düşüncesi olarak başlar. Ama sorun düşüncenin kendisi değildir. Sorun Bilinçdışı Zihnimizde yer tutan anıların yarattığı sonuçlardır!

Bilinçli ve Bilinçdışı Anılar Temizlenmek İster

Her saniye, sistemimize milyonlarca bit bilgi ulaşır, bu bilginin yalnızca % 20’sini bilinçli olarak işleyebiliriz. Aynı şey atalarımız için de geçerliydi. Bilimsel araştırmalardan öğrendiğimize göre atalarımızın anıları DNA’mızda taşınmaktadır. Dolayısıyla bilinçdışı zihnimiz farkında bile olmadığımız tonlarca anıyla yüklüdür, bu anıları İçimizdeki Çocuğun taşıdığını söyleyebiliriz. Beden ve dünya, bilinçdışı zihinde yaşar ve yeniden canlanan anılarla ve nadiren de Esinlerle sürekli yeniden var edilirler; yalnızca bu anılar temizlendiğinde Esin, bilincimize ulaşacak bir yol bulabilir.

Ama anıların yeniden canlanmasını kim kontrol eder? Esin bize ne zaman ve nasıl ulaşabilir? Özgür irade üzerine yeni yapılan araştırmalardan kararlarımızı bilinç düzeyinde vermediğimizi öğreniyoruz. Kararlarımızın bilincimiz karar vermeden daha önce verildiği, San Fransisco’daki Kaliforniya Üniversitesi’nden Professor Benjamin Libet tarafından ispatlandı. Aklınızsa bunun farkında olmuyor,ego-kimliği denilen bir kavram yaratarak kararı kendisinin verdiğini iddia ediyor.

Anlaşılan o ki, kuşaklarca geriye doğru giden bilinçli ve bilinçdışı anıların insafına kalmış durumdayız. Çoğu zaman kendimizi bu kadar yolumuzu kaybetmiş gibi hissetmemize şaşmamalı!

Ho’oponopono ile Temizlenme Nasıl Gerçekleşir?

Bilinçli zihnimiz bu anıların etkilerini düzeltmek için bütün gücüyle çabalar ama pek başarılı olamaz. Diyelim ki fiziksel bir hastalığınız var veya bir durum karşısında korku, kaygı, öfke gibi uç duygular hissediyorsunuz veya konsantrasyon güçlüğü, işlerinizi zamanında yapamama gibi zihinsel zorluklar yaşıyorsunuz ya da yeme veya içki sorunu gibi bağımlılıklardan, hayatınızı bozan saplantı ve zorlantılardan şikayetçisiniz. Bunların İçinizdeki Çocuğun taşıdığı acı anıların etkisi olduğunu biliyoruz. Sorunun içeriğini tam olarak bilemeseniz bile, Ho’oponopono yöntemiyle Kutsal Güç bu zorlukla ilişkili her şeyin enerjisini arındırabilir.

Bu temizlik şöyle yapılıyor. Diyelim ki çocuğunuz çok ses yaptığı zaman veya eşiniz hassas bir konuda sizi bir türlü anlayamadığında içinizde bir öfke kabardığını hissediyorsunuz:

1) İşe, “Seni seviyorum, öfkem; seni seviyorum İçimdeki Çocuğum” diyerek başlayabilirsiniz. Bu kadar rahatsız edici ve faydasız bir duyguya neden seni seviyorum demeniz gerektiğini düşünebilirsiniz. Çoğu kez kendimize karşı aşırı derecede eleştirici davranırız ve içten içe çoğumuz sevilmeye layık olmadığımıza inanırız. Temizleme eylemi, nesiller boyunca birikmiş olan acıya saygı gösterir. Şuna dikkatinizi çekmek istiyorum; temizleme sorumluluğunu tamamen siz üstleniyorsunuz, bununla birlikte hiçbir şekilde suçlama, yargılama, kınama, yafta yapıştırma, zorlama yok; yalnızca sevgi ve kabullenme var. Bu cümle, şu andaki sonuca yol açan koşulları ve bu “anıları” taşımak zorunda kalan İçinizdeki Çocuğu sevgiyle kabullenmenizin ifadesidir.

Bu sevgi ifadesi, gerçek anlamda, ta atalarımızdan gelen, DNA’mızda kayıtlı bilinçli ve bilinçdışı anıların arınması ve sevgiye dönüşmesi için kapıları açar.

2) Temizliğin bir diğer bölümü, “Özür dilerim. Lütfen bu öfkeye yol açan, bildiğim bilmediğim tüm sebepler için beni affet,” demektir.

Çoğu kez çiftler terapide o ana kadar çözmeyi başaramayıp biriktirdikleri birçok olayı ortaya getirirler. Çift terapisi sırasında terapistin onları dinlemesi, olayları ve birbirlerinin duygularını farklı bir açıdan algılamalarına yardımcı olur. Ancak bu süreç sırasında yaşanan acı ve üzüntüleri düşündüğümde, temizlik bu acı veren etkileşimlerden sonra yola devam etmek için öyle etkili bir yol gibi görünüyor ki!

3) Bu basit temizlik eylemi, “Öfkem ve İçimdeki Çocuğum, temizlik yapmama izin verdiğiniz için size teşekkür ederim,” diyerek tamamlanır. Gerçekte teşekkür etmemizin nedeni böyle düşünce ve duygularla ilişkili enerji boşaldığı zaman kendimizi rahat ve huzurlu hissetmemizdir.

Asıl güzel olan, kendi bilincimizde bir şeyi temizlediğimizde, bu anıyla ilişkili herkesi, her yeri, her nesneyi temizleyip arıtmamızdır. Bunun sonucunda Esine yer açılır, harika çözümler kendiliğinden ortaya çıkar. Açılan yer Sezgi ile dolar, hayatımızın amacını keşfeder, her an olmamız gereken kişi olma yolunda ilerlemeye başlarız. Bir çift olarak, hayallerimizin ötesinde işler başarabiliriz.

Kendimizi temizlemenin dünyayı da iyileştirdiğini görmek hiç zor değil. Aynı şeyi 13. yüzyılda yaşamış düşünür ve şair Mevlana’nın şu sözlerinde de görebiliyoruz: “Dün akıllıydım, dünyayı değiştirmek istedim. Bugün bilgeyim, kendimi değiştiriyorum.”

Dış dünya, iç dünyamızın bir yansımasıdır. Eğer dünyamızda ayrılık görüyorsak nedeni ayrılığı içimizde taşıyor olmamızdır. İçimizdeki ayrılıkçı düşünceleri boşaltmak istediğimiz zaman ayrılığın artık dünyamıza yansıması gerekmez.

Eğer çocuklarınız, eşiniz, arkadaşlarınız veya toplumunuz hayatlarında ayrılık yaşıyorlarsa, kendi İçsel Ailenize odaklanın. Bu yansımaları dış dünyanıza çeken acaba içinizdeki hangi fikirler? Hayatınıza bu ayrılığı yansıtan düşüncenin ya da düşüncelerin temizlenmek için öne çıkmasını isteyin ve Birlik ve Sevgi ilkesiyle uyuşmayan böyle bir düşünceyi yaşattığınız için af dileyin. Kendi düşüncelerinizi temizlerken bu çalışmanın hayatınızdaki kişileri nasıl etkilediğini de gözlemleyin ve tadını çıkarın.

Bilge Havai yerlilerinin bize öğütlediği şeyleri şöyle özetleyebiliriz:

Düşünmeyi bir yana bırakın çünkü düşünmek eşyanın tabiatını anlama çabasıdır, unutmayın, bizim aklımız buna yetmez.
İçinizdeki Kutsal Güç’le temasa geçin; kendi ilahi tarafınızla bir çalışma ilişkisi geliştirin.
Düşünce, söz, edim ve eylemlerimizdeki hataların temizlenmesini istemeyi öğrenin.
Durumun çaba harcamadan ve eziyet çekmeden doğal bir şekilde gelişmesine izin verin.
Kendinizi Esine açık tutun.
Huzur, denge ve sevgiden zevk alın.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ho’oponopono Kendini Arıtma Yöntemi ile Hayatın Tadını Çıkarın" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.İrem BRAY'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.İrem BRAY'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     3 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
İrem BRAY Fotoğraf
Uzm.Psk.İrem BRAY
Muğla
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi40 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.İrem BRAY'ın Yazıları
► Hayatın Anlamı Psk.Beria Bilge ŞENER
► Acılar ve Hayatın Anlamı Uzm.Psk.Bengisu Nehir AYDIN
► Hayatın Anlamı Nedir? Psk.Nur GEZEK
► Annem ve Ben Yada Hayatın Anlamı Uzm.Psk.Sinem MALKOÇ
► Modern Hayatın Gücü Aileyi Yıkmaya Yeter mi? Psk.Dnş.İlksen GÜZELCİK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,750 uzman makalesi arasında 'Ho’oponopono Kendini Arıtma Yöntemi ile Hayatın Tadını Çıkarın' başlığıyla benzeşen toplam 37 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Çok mu Meşgulsünüz? Temmuz 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


21:29
Top