|
Makale Bilgileri |
|
* Toplam Okuyucu : 254,
* Yayın Tarihi : 03-10-2008 - 14:45 (49 gün önce),
* Ortalama Günde 5.18 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 7112 , Kelime
Sayısı : 904 , Boyut : 6.95
Kb.
|
|
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Dyt.İpek AĞACA hakkında söyledikleri: |
Üniversitenin bana verdiği en güzel armağanlardan biri olarak tanımlarsam güzel ama hala yetersiz bir ifade olur İpeği anlatmak için. Birlikte diyetisyen olduk biz, onun da söylediği gibi sınav kağıtları dışında hep yanyana her türlü sıkıntıyıda güzelliğide birlikte yaşadık. Stajlar, sınavlar, hazırlanan seminerler, tez derken 4 yılı birlikte geride bıraktık ve bu süreç içerisinde çok başarılı olacağından bir an olsun şüphe duymadım. Hep çalışkan, hep bilgisini paylaşmayı seven, hem dinleyen hem dinletendi İpek. Şu anda da tüm bunları mesleğine yansıtıyor olmasının yakın tanığıyım.Mesleğini ... [DEVAMI..] (Dyt.Merve TIĞLI, Sitemize Kayıtlı Profesyonel, 17-11-2008) beslenme, bir çoğumuz için kilo problemi ile gündeme gelen bir konudur ve bu sorunu beslen(me)me ile çözmeye çalışıp (yememek, içmemek yahut tek yönlü yemek gibi) içinden iyice çıkılmaz bir hale getiriyoruz, sonra da " su içsem yarıyor" gibi söylemlerle hem beden hem ruh sağlığımızı hem de moralimizi bozuyoruz.
İpek hem "onu da yiyin, bunu da yiyin" diyerek bir kere "uf şimdi kilo vericem ama yememem lazım" gibi kafamızdaki stresleri sildiği gibi bizi hayrete de düşürüyor :)
düşünsenize yememe yemini ile gidiyorsunuz, "o yasak, bu yasak" denecek di... [DEVAMI..] (origomaniak, Danışan, 19-06-2008) Merhabalar, bende İpekle tanışma fırsatı bulan şanslı kişilerdenim. Hatta aynı evi paylaşmışlığım var. Hal böyle olunca yazılanlara ek olarak birşeyler ilave etmek istedim. Bir insan düşünün ki işini hayatının bir parçası olarak görüyor. Özel yaşamında da sağlıklı beslenme ile ilgili tüm söylediklerini kendisi de uyguluyor. Kısaca sağlıklı beslenme ile ilgili herşeyi bilir, açıklar ve bununla da kalmayıp uygular. Ben çoğu insanın aksine kilo veremeyen değil alamayan bir insandım:) İpek ile tanıştığımdan beri istediğim kilodayım. Onunla birlikte birşeyler paylaşmak bile bana yetti,bana hiçbir z... [DEVAMI..] (Sedef Hande Aktaş, Arkadaş/Tanıdık, 15-05-2008) Dyt.İpek AĞACA Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
|
UNLU BESİNLER VE TÜKETİRKEN DİKKAT EDİLECEKLER
UNLU BESİNLER VE TÜKETİRKEN DİKKAT EDİLECEKLER
Türk halkının un kullanılarak hazırlanmış besinlere olan düşkünlüğü tartışılmazdır..
Ekmek, pide, simit, gözleme, yufka, mantı, börek, çörek, kek, pasta, kurabiye …
Misafirliklerde, özel günlerde, toplantılarda bu besinler sofralardan eksik olmaz.
Her bir şehrimizde, her köşe başında bir simit cafeye, pastaneye, pideciye, börekçiye vb. unlu mamül satışı yapan yerlere rastlamak pek mümkün. Kokularıyla ve tadlarıyla bizi cezbeden, damak zevkimize fazlasıyla hitap eden unlu mamüller, günlük beslenmemizde yerini fazlasıyla alıyor.
Yanlış beslenme alışkanlıklarımızdan en başlıcalar arasında; hamur işi besinleri çok sık tüketmemiz ve tükettiğimizde de miktarların aşırıya kaçması yer almaktadır.
Bu besinleri belirli sıklıklarla tabiî ki tüketebiliriz; ama dikkat edilmesi gereken bir nokta şudur ki; unlu besinlerde tüketilecek miktara ve içeriğe dikkat!
Un ve unlu mamülleri tüketen kişilerde sağlık açısından oluşan olumsuz etkilerin oratadan kaldırılması veya minimuma indirgenmesi için bazı noktaların göz önünde bulundurulması çok önemlidir.
Bunlardan bazıları şöyle: - Unlu besinlerin hazırlanmasında tam buğday ununun kullanılması alışkanlık haline getirilmelidir. Evlerde hamurişi besinler için kullanılacak unun rafine edilmiş beyaz un yerine tam buğday unu bulunmasına dikkat ediniz. Tam buğday unu rafine edilmiş una (beyaz un) göre çok daha fazla miktarda posa (lif) içermektedir. Tam buğday unu kullanarak hazırladığınız besinin posa içeriği çok daha yüksek olacaktır. Biliyorsunuz ki posanın sağlık açısından pek çok olumlu etkisi vardır. Gün içerisinde tükettiğiniz her öğünde belirli miktarlarda posa almaya özen göstermelisiniz.
- Hamur işi besinlerin hazırlanmasında katı yağlar yerine sıvı yağlar kullanmalısınız. Böylece kalp sağlığı açısından fazlasıyla olumsuz etkileri olan katı yağları tüketilmemiş olacaktır. Kalbinizi seviyorsanız; katı yağı artık unutmalısınız!
- Simit, börek, kek, kurabiye, vb. besinleri daha seyrek tüketmeye çalışın. (Bu sıklık tüketen kişinin yaşına, cinsiyetine, kilosuna, sağlık durumuna, enerji ihtiyacına vb. kişisel pek çok özelliğine bağlı olarak değişmektedir. Bu etkilerin dışında; bu tür besinlerin içeriği ve cinsi de bu sıklığı tabiî ki etkileyecektir.)
- Tek yönlü beslenmekten kaçının. Yeterli ve dengeli beslenme çerçevesinde her ana öğünde(Kahvaltı, öğle ve akşam yemeği) 4 ana besin grubundan (tahıl grubu, et grubu, süt-yoğurt grubu, meyve-sebze grubu) da besin yer almalıdır. Örneğin; simit tüketecekseniz öğününüzdeki menüde simitin yanında diğer besin gruplarından besinlerin de yer almasına özen göstermelisiniz. Simit tahıl grubu besinler arasında yer alır, menüde et grubundan bir besin, sebze-meyve grubundan bir besin, süt-yoğurt grubundan bir besin mutlaka yer almalıdır.
Örneğin sağlıklı bir simit menüsü örneği şöyle olabilir:- Simit
- Beyaz peynir/Yumurta
- Bol çiğ sebze(Domates, salatalık, yeşil biber, maydanoz,vb.)
- Ayran veya Süt
(Not: Miktarlar tüketen kişinin ihtiyacına bağlı olarak değiştiğinden özellikle belirtilmemiştir.)
Börek tüketecekseniz; aynı uygulama yapılmalıdır. Örneğin;- Kıymalı börek (Et grubunda yer alan besin böreğin içine girmiş oldu)
- Bol Salata
- Ayran veya yoğurt
(Not: Miktarlar tüketen kişinin ihtiyacına bağlı olarak değiştiğinden özellikle belirtilmemiştir.)- Pişirme şekli de tabiî ki çok önemli. Örneğin; kızartarak hazırlanmış bir börek yerine fırında yağsız şekilde hazırlanmış böreği tercih etmek sağlık açısından çok daha doğru olacaktır.
- Tüketeceğiniz unlu besin, fazla miktarda yağ içeren besinleri (krema gibi) içerir şekilde olmamalıdır. Örneğin fazla miktarda kremşanti ile hazırlanmış bir pasta yerine bol süt içeren evde yapılmış bir sütlü tatlı ile hazırlanıp bol meyvelerle donatılmış bir pastayı tüketmek çok daha sağlıklı ve de keyifli olacaktır. Bazı özel günlerde kremşantili pastalar da tabiî ki tüketilebilir ama bu tür unlu besinler çok daha seyrek tüketilmeye özen gösterilmelidir. Ve tabiî ki tüketilecek miktara da dikkat edilmelidir.
- Tüm bu öneriler özellikle de fazla kilosu olan, obez veya obeziteye yatkınlığı olan kişiler için mutlaka dikkat edilmesi gerekir. Obezitenin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen çok önemli bir sağlık sorunu olduğu unutulmamalıdır.
Ekmeği tercih ederken nelere dikkat edilmeli?- Öğünlerde tüketilecek ekmeğin beyaz ekmek yerine tam tahıllı, tam çavdarlı veya yulaflı ekmek olmasına özen gösterilmelidir.
- Beyaz ekmeğin glisemik indeksi diğer ekmeklere göre çok daha yüksektir. Yani beyaz ekmek tüketildiğinde kişinin kan şekerini çok daha hızlı bir şekilde yükseltir ve yine çok hızlı bir şekilde düşürür. Ayrıca bu ekmekler beyaz ekmeğe oranla çok daha fazla posa(lif) içerdiğinden, tüketen kişide daha uzun süre tokluk sağlamaktadır. Beyaz ekmeğin diğer ekmek çeşitlerine göre daha az sıklıkta tercih edilmesi sağlık açısından doğru bir davranış olacaktır.
- Kepekli ekmeğin yapısında bulunan fitatlar, vücutta kalsiyum(Ca), demir(Fe) ve çinko(Zn) gibi önemli minerallerin vücut tarafından etkin şekilde kullanılamamasına neden olmaktadır. Bu yüzden kepekli ekmek yerine tam buğdaylı, tam çavdarlı ve tam yulaflı ekmekler tercih edilmelidir. Kepekli ekmek yetişkinlerde çeşitlilik sağlamak adına arada kullanılabilinir. Büyüme ve gelişmesi tamamlanmamış olan çocuk ve gençlerin kepekli ekmek tüketiminden mümkün olduğunca uzaklaşması gereklidir.
- Tam buğday ekmeğinin glisemik indeksi diğer ekmeklere göre çok daha düşüktür. Yani tam buğday ekmeği kan şekerinin dengede seyretmesini sağlar. Diyabetli bireylerin tam buğday ekmeğini tercih etmesi sağlık açısından çok daha uygundur.
- Tam tahıllı ekmek, çavdar ekmeği, yulaf ekmeği ve kepekli ekmek içeriğinde bulunan posa sayesinde sindirim sistemi üzerinde olumlu etki göstermektedir. Kabızlık yaşayan kişilerin bu ekmek türlerini tercih etmesi gerekir.
- Diyetisyene danışılmadan uygulanan diyetlerde yapılan en büyük yanlış: öğünlerde tüketilen ekmek miktarının gereğinden fazla azaltılmaya çalışılması hatta tamamen diyetten çıkartılmasıdır. Zayıflama diyetlerinde ekmek mutlaka tüketilmesi gereken bir besindir. Tüketilecek olan ekmeğin miktarı kişiye göre değişim göstermektedir. Zayıflama diyetlerinde makarna, pilav gibi ayrıca yağ içeren tahıl grubu (ekmek grubu) besinler öğünlerden mümkün olduğunca uzaklaştırılmalı, yerine ekmeğin tüketilmesi sağlanmalıdır. Çünkü makarna ve pilav gibi besinler tüketildiklerinde miktarlarda aşırıya kaçılmaktadır. Pilav, makarna, börek gibi tahıl ürünleri ve unlu gıdaların ekmek yerine geçtiği bilinmeli ve bu tür yiyecekleri tüketeceğiniz zaman miktarına dikkat edilmelidir.
- (Örneğin aşağıdaki listede; 2 yemek kaşığı pilav/makarnanın veya ¼ adet simitin 1 dilim ekmeğe denk geldiğini görüyoruz. )
1 ince dilim ekmek yerine tüketebileceğiniz bazı besinler
Bisküvi
2-3 adet
Etimek
2 adet
Grissini
2 adet
Pirinç pilavı
2 yemek kaşığı
Makarna
2 yemek kaşığı
Kuskus
2 yemek kaşığı
Erişte
2 yemek kaşığı
Yufka
¼ adet
Simit
¼ adet
Sağklıklı ve formda günler diliyorum.
İpek Ağaca-Diyetisyen
Makale
Yazarının Sayfasına Dönün
Makale
Yazarına Eposta Gönderin
Bu makaleden alıntı yapmak
için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir
:
"UNLU BESİNLER VE TÜKETİRKEN DİKKAT EDİLECEKLER" başlıklı makalenin tüm hakları
yazarı Dyt.İpek AĞACA'e aittir ve makale, yazarı
tarafından TavsiyeEdiyorum.com
(http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde
yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir
ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar
yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın
makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz
veya başka yerde yayınlanamaz.
|
|