Arama : | Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Besin ve Besin Öğeleri
MAKALE #1784 © Yazan Dyt.İpek AĞACA | Yayın Kasım 2008 | 69,741 Okuyucu ÇOK OKUNUYOR
BESİN ve BESİN ÖĞELERİ


Besin; yenilebilen ve yenildiğinde yaşam için gerekli besin öğelerini sağlayan bitki ve hayvan dokuları olarak tanımlanmaktadır.

Besin öğesi;besinlerin bileşiminde bulunan ve yaşamsal işlevler için gereksinim duyulan kimyasal maddelerdir.

Besinler ağıza alındıktan hemen sonra sindirim işlemi başlar. Sindirimin gerçekleştiği organlarda besinler, besin öğelerine parçalanırlar ve vücutta o şekilde kullanılırlar.

İnsanların ihtiyacı olan bu besin öğeleri şunlardır:
  • Karbonhidratlar
  • Proteinler
  • Yağlar
  • Vitaminler ve Mineraller
  • Su


1- KARBONHİDRATLAR

· Karbonhidratlar, en kolay sindirilebilen ve en kısa sürede enerjiye dönüştürülebilen besin gruplarıdır.

· 1 gr karbonhidrat, 4 kkcal enerji verir.

· Gün içerisinde alınması gereken enerjinin %55-60’ı karbonhidratlardan karşılanmalıdır.
· Karbonhidratlar, sindirim sonrasında glikoza çevrilir. Glikoz, başta beyin olmak üzere tüm hücrelerin enerji kaynağıdır.
· Karbonhidratlar, kompleks ve basit karbonhidratlar olmak üzere 2 ayrı sınıfta yer alırlar.
o Basit karbonhidratlar kana çok çabuk karışarak insülin salınımını artırırlar. Dolayısıyla; kan şekeri dalgalanmasına ve obeziteye neden olmaktadırlar.
o Kompleks karbonhidratların sindirimi ise daha uzun sürer ve kana yavaş karışırlar.


Bu özellikleri nedeniyle; hem kan şekeri seviyelerini sabit düzeylerde tutmak, hem de diyabet (şeker hastalığı) oluşma riskini azaltmak için karbonhidrat ihtiyacının %90’ı kompleks karbonhidrat kaynaklarından (Kuru baklagiller, tam tahıllar, sebze ve meyveler gibi ) karşılanmalıdır.


Yüksek karbonhidrat içeren besinler:

Ø Ekmek ve Tahıllar
(Pirinç, buğday, bulgur, mısır, yulaf, irmik vb)
Ø Un ve unlu mamüller
Ø Baklagiller
(Kuru fasülye, nohut, mercimek, soya vb)
Ø Meyveler
Ø Bazı sebzeler
(Patates, havuç, bezelye vb)


Karbonhidratlar sayesinde enerji ihtiyacının yanı sıra; B grubu ve C vitaminleri ihtiyacı da karşılanmaktadır.Ayrıca Albumin, Kalsiyum, Fosfor, Demir minerallerini ve Posa içerirler.

Yüksek miktarda karbonhidrat içeren besinlerin gereğinden fazla miktarda alınması durumunda fazla kilolar oluşabilmekte ve sağlık açısından olumsuz durumlar ortaya çıkabilmektedir. Tüketilecek miktarlar kişiden kişiye değişkenlik göstermektedir.

2- PROTEİNLER
  • Vücudumuzu oluşturan hücrelerimizin temel yapı maddesi olan proteinler, büyüme ve gelişme için başta gelen besin öğeleridir.
  • En önemli özellikleri savunma sistemini oluşturan hücrelerin, hormonların ve enzimlerin yapısını oluşturmasıdır.
  • Hücrelerin çoğalması, işlev yapması, kısaca tüm fonksiyonları için enzimler gereklidir. Enzimler de proteinlerden yapılırlar.
  • Proteinler enerji kaynağı olarak da önemlidir. 1 gr protein 4 kcal enerji verir.
  • Günlük alınan enerjinin %12-15 i proteinlerden karşılanmalıdır.
  • Bütün hayvansal ve bitkisel besinler protein içerirler. Ancak miktar ve kalite bakımından farklılıklar mevcuttur. Dolayısıyla; besinlerin biyolojik yararlılıkları da farklılık göstermektedir. Bazı besinlerin biyolojik yararlılıkları şöyledir: Yumurta, süt et gibi hayvansal kaynaklı proteinler, vücutta %98 oranında sindirilirler. Tahıllar, %78-85; kuru baklagiller ise %78 civarında sindirilirler.
Vücutta kullanılma durumlarına göre proteinleri şu şekilde sınıflandırabiliriz.

— Örnek protein: Yumurta

— İyi kalite protein: Et ve ürünleri, süt ve ürünleri, tavuk, balık

— Düşük kalite protein: Tahıllar, kuru baklagiller gibi bitkisel kaynaklı protein içeren besinler

3- YAĞLAR

  • En fazla enerji veren besin öğesi yağlardır. 1 gramı 9 kalori vermektedir.
  • Günlük enerjinin ortalama % 25-30’unun yağlardan alınması yeterlidir.
  • Enerji vermesin yanı sıra; yağların en önemli özelliği lezzet verici olmalarıdır. Yağ içeren besinlerin daha lezzetli olması da bu nedenden kaynaklanmaktadır.
  • Yağlar aynı zamanda yağda eriyen vitaminlerin (A, D, E, K) vücut tarafından kullanılmasını da sağlarlar.
  • Vücudun değişik bölgelerinde depolanan yağlar, farklı işlevlere yararlar. Örneğin; deri altında bulunan yağlar vücut ısısının korunmasında, organ çevresindeki yağlar ise bazı hormonların salınımında ve o organın korunmasında görevlidirler.
  • Gereksinimden daha fazla miktarda alınan yağlar; obezite, kalp hastalıkları ve kanser gibi hastalıklara neden olabilmektedir.
  • Yağlar, yağ asitlerinden meydana gelmekte, sindirim işlemi sonrasında da kana yağ asidi olarak geçmektedirler. Sonrasında karaciğere gelerek çeşitli formlarda yeniden düzenlenir ve dokulara iletilirler.
v Doymuş ve Doymamış Yağlar

Tüketilen yağın cinsi de en az tüketilen miktar kadar önemlidir.
  • Süt, et, yumurta, peynir, tavuk gibi besinlerde bulunan yağlar, hayvansal kaynaklıdır ve doymuş yağ (Yapılarında tek bağ olan yağlar) olarak adlandırılırlar. Doymuş yağlar oda ısısında katı şekilde bulunurlar.
  • Yağlı tohumlar, zeytin, soya gibi besinlerde bulunan yağlar da bitkisel kaynaklı yağlardır. Bitkisel kaynaklı yağlar, bu besinlerin doğrudan veya rafine edilerek tüketilmesiyle vücuda alınırlar ve doymamış yağlar (Yapılarında çift bağ olan yağlar) olarak adlandırılırlar. Doymamış yağlar oda ısısında sıvı şeklindedirler.

Doymamış yağlar tekli doymamış ve çoklu doymamış yağlar olmak üzere 2 gruba ayrılır.

v Tekli doymamış yağlar: Zeytin ve kanola yağları, kabuklu yemişler (fındık, fıstık, ceviz gibi), kabuklu yemiş yağları (yer fıstığı ve badem yağları), avokado tekli doymamış yağları çok miktarda içerir. Bu yağlar oda sıcaklığında sıvı halde kalırken buzdolabına konduğunda yavaşça katılaşırlar.

Zeytin yağı, n-9 yağ asidi (oleik asit) bakımından zengindir.


v Çokludoymamış yağlar: Çoklu doymamış yağ asitlerinin omega-3 ve omega-6 yağ asitleri olmak üzere 2 ana grubu vardır.

Çoklu doymamış yağ asitlerinden olan omega-3 yağ asitleri retina, beyin gelişimi, kalp sağlığının korunmasında çok önemli bir rolü bulunur. Omega 3 yağ asitlerinin en önemli kaynağı ise balıktır.

Omega-6 yağ asitlerinden zengin bitkisel yağlar mısır özü, ayçiçeği, soya fasulyesi yağıdır.


Görünür-Görünmez Yağlar

— Diyetle vücudumuza aldığımız yağlar, görünür ve görünmez yağlar olmak üzere 2 gruba ayrılabilir.

— Görünmez yağlar, tükettiğimiz besinlerle (genellikle süt, et, tavuk gibi hayvansal besinler) farkında olmadan aldığımız, görünür yağlar ise zeytin, katı yağlar, sıvı yağlar gibi tüketilen yağlardır.

— Sağlık için; görünür yağ tüketimi mümkün olduğunca azaltılmalıdır.


4- VİTAMİN VE MİNERALLER
  • Vitamin ve mineraller, yaşam için gerekli olan tüm metabolik olayların devam etmesinde önemli rol oynarlar.
  • Vitamin ve mineraller enerji içermezler. Fakat diğer besin öğelerinin yıkım olaylarında rol aldıklarından, enerji sağlanmasına katkıları büyüktür.
Vitaminler; yağda ve suda eriyenler olmak üzere 2 grupta incelenebilir.
  • Yağda eriyen vitaminler A, D, E, K vitaminleridir. Bu vitaminler karaciğerde bir miktar depolanmaktadır.
  • Suda eriyenler ise B1, B2, B5, B6, B12, Niasin, C vitamini ve Folikasit’ tir.
  • Mineraller; vücutta birçok metabolik olayda katalizör olarak görev alırlar. Bunlardan en önemlileri Kalsiyum, Fosfor, Sodyum, Magnezyum, Demir, İyot ve Çinko’ dur.
  • Vitamin ve mineraller, genel olarak vücut tarafından yapılamadığı için dışarıdan besinler yoluyla alınmaları gerekir. Yeterli ve dengeli beslenme ile vücuda yeterli miktarda vitamin ve mineral alabilmek mümkündür.
  • Besinlere uygulanan yanlış hazırlama, pişirme ve saklama yöntemleri, besinlerde bazı besinsel kayıplara neden olabileceğinden, besinlere bu yöntemleri uygularken temel ilkelere mutlaka dikkat edilmelidir.
  • Vitamin ve mineral yetersizliğine bağlı olarak birçok hastalık gelişebilir.Demir yetersizliğinde kansızlık, D vitamini eksikliğinde raşitizm, Flor Eksikliğinde diş çürümeleri, B12 vitamini eksikliğinde sinir sistemi bozuklukları, A vitamini eksikliğinde gece körlüğü oluşması gibi.

Sağlıklı ve formda günler dilerim.

Dyt. İpek Ağaca


Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Besin ve Besin Öğeleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.İpek AĞACA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.İpek AĞACA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
İpek AĞACA Fotoğraf
Dyt.İpek AĞACA
İstanbul
Diyetisyen
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi40 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.İpek AĞACA'nın Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,489 uzman makalesi arasında 'Besin ve Besin Öğeleri' başlığıyla benzeşen toplam 21 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Hemoroid ve Beslenme ÇOK OKUNUYOR Ekim 2008
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


04:51
Top