2007'den Bugüne 82,332 Tavsiye, 26,075 Uzman ve 18,275 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Beslenme Destekleri: Yağların Önemi, Yağ Asitleri,balıkyağı,keten Tohumu
MAKALE #17498 © Yazan Uzm.Dyt.Merve KAYALI | Yayın Kasım 2016 | 1,756 Okuyucu
Beslenme Destekleri

Yaşamın ilk yıllarından, yaşlılığa kadar insan hayatının tüm dönemlerinde beslenme tercihlerinin önemi güncelliğini korumaktadır. Gıda çeşit ve miktarının artmasına rağmen; beslenme kaynaklı hastalıklarda artış paradokusu, gıdanın geniş ölçüde endüstriyel ürünlere dönüşmesi ve kişisel beslenme tercihlerine işaret etmektedir.
Eczane eczacılığının temel işlevi olan sağlık danışmanlığında, beslenme alanındaki doğru yönlendirmenin birçok kronik hastalığı önleme ve mevcut hastalıkların hafifletilmesinde büyük önemi bulunmaktadır. Doğru yönlendirme için; ihtiyacı doğru belirlemek ve beslenme desteklerinin özelliklerini, kullanım alanlarını iyi tanımak gerekmektedir. Yanlış beslenmeden kaynaklanan birçok sorunun önlenmesinde beslenme destekleri belirgin yararlar sağlamaktadır.

Beslenme desteklerinin doğru seçimi, doğru kişiye doğru zamanda ve doğru dozda verilmesi, beklenen yararı sağlama bakımından büyük önem taşımaktadır. Beslenme desteklerinin doğal kaynaklardan elde edilmesi, yanlış kullanma halinde zarar vermelerini engellemez. Beslenme desteği gerektiren durumlarda, yanlış beslenmenin sürdürülmemesi, doğru kaynaklardan dengeli beslenmeye geçilmesi esastır. Doğru beslenmeye geçiş sürecinde ya da doğru beslenmeye rağmen giderilemeyen eksikliklerin olması durumunda beslenme desteklerine başvurulmalıdır. Beslenme desteklerinin kullanılması gerekli olabilecek başlıca durumlar aşağıda özetlenmiştir:

- Düşük enerji içeren diyet tüketenler
- Yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlamayanlar
- Vejetaryenler (özellikle veganlar)
- Demir yetersizliği anemi olanlar
- Bebek (D vitamini yetersizliğinin önlenmesi) ve çocuklar
- Gebe ve emzikli kadınlar (Demir, folat,B12 vitamini vb.)
- Menapoz sonrası kemik kaybı fazla olan kadınlar yaşlılar
- Uzun süre ilaç kullananlar (antiasitler, antibiyotikler, laksatifler, diüretikler)
- Besin alımını engelleyen alerjik hastalıkları olanlar
- Bir hastalığa bağlı beslenme (nutrisyon) tedavisi alanlar,
- Diyaliz tedavisi gören hastalar, vb.

Besin destekleri, takviye edici gıdalar, gıda takviyesi, nutritional supplements, diet supplements, nutrasötikler olarak çeşitli şekillerde adlandırılmasından da anlaşılabileceği gibi; bu ürünlerle ilgili kategorinin halen şekillenme aşamasında olduğu gözlenmektedir. Bu kategorideki ürünleri beslenme destekleri olarak adlandırmanın yanlış çağrışımlara yol açmayan uygun bir niteleme olacaktır. Beslenme destekleri arasında en uzun süreden beri kullanılan, halen ihtiyaç ve talep olarak en önde gelen ürün gruplarından birini balık yağları ve omega yağ asitleri oluşturmaktadır. Bu yazı, bu ürün grubu ile ilgili temel ve güncel bilgileri bir arada sunma amacıyla yazılmıştır.

SAĞLIKLI BESLENMEDE YAĞLARIN ÖNEMİ

Yağlar; proteinler, karbonhidratlar, vitaminler, mineraller ve su ile birlikte, sağlıklı beslenme için vazgeçilmez besin ögelerinden biridir.
Yağların temel işlevleri şöyle sıralanabilir:
- Proteinlerle birleşerek lipoprotein formunda hücrenin, özellikle hücre zarının benzersiz seçici-geçirgen yapısını oluştururlar.
- Yedek enerji deposunu oluşturarak vücudun temel fonksiyonlarını kesintisiz olarak devamını sağlarlar
- Vücutta önemli fonksiyonları olan hormonların yapımında rol oynarlar
- Vücudun ısı regülasyonunu sağlayarak fazla sıcak veya soğuk etkilerine karşı organizmayı korurlar
- Önemli organların etrafını sararak fiziksel travmalara karşı koruma sağlarlar
- A ve E vitaminleri gibi yağda eriyen vitaminlerin çözünürlüğünü sağlayarak bioyararlanımlarını sağlarlar. (1,12)

Bu kadar önemli rolleri olan yağların obezitenin baş nedeni olduğu gerekçesiyle beslenmeden tamamen çıkarmanın hatalı olduğu açıktır. Burada önemli olan hangi yağın kullanıldığı, kullanılan yağ bitkisel ise endüstriyel işlemden geçip geçmediği, hayvansal yağ ise elde edildiği hayvanın mera hayvanı olup olmadığıdır. Özellikle esansiyel yağ asitleri ihtiyacının karşılanması, sağlıklı beslenme açısından büyük önem taşımaktadır. Balık yağı omega-3 yağ asitleri olan EPA ve DHA’nın en önemli kaynağıdır. Gıda veya besin desteği şeklinde Omega6 / Omega3 oranının doğru olması halinde alınan esansiyel yağ asitleri kanser ve kalp hastalıkları gibi en önemli hastalıklardan korunma sağlamaktadır.(2)

Yağ asitleri

Yağ asitleri, doymuş veya doymamış olmasına, tek veya çok (tekli / çoklu) çifte bağ taşımasına göre sınıflandırılırlar. Yağ asidi molakülünün metil ucundaki karbon atomundan itibaren sayıldığında ilk çifte bağın bulunduğu karbon atomunun sırasına göre omega (? / ? ) –x olarak adlandırılır. Esansiyel yağ asitleri vücutta sentezlenemediğinden dışarıdan alınmaları gerekmektedir. Esansiyel yağ asitlerinin eksikliğinde, vücutta çok önemli işlevleri olan prostoglandin üretimi yapılamaz. Prostoglandinler düz kaslar, yağ dokuları metabolizması, adrenalin ve glikojen üzerine olan etkileri nedeni ile çok önemli bileşiklerdir(1,11). Esansiyel yağ asitleri, fosfolipid yapısında hücre sinyal sistemini modifiye ederler, gen yapısında ve fonksiyonlarında görev yaparlar. Omega -3 yağ asitleri inflamasyonu azaltan prostoglandinlerin prekürsörüdür (11). Linoleik asit (LA); omega -6, alfa linolenik asit (ALA) ise omega-3 yağ asitlerinin (EPA,DHA) biosentezini sağlamaktadır. Omega 3 (alfa-linoleik asit), Omega 6 (linoleik asit) ve Omega 9 (oleik asit)’dan oluşan omega yağ asitlerinin beyin gelişimi, bağışıklık sisteminin güçlenmesi, koroner kalp hastalıklarının önlenmesi gibi başlıca fonksiyonları bulunmaktadır. Bu yağ asitlerinin en çok bulunduğu kaynaklar arasında; Omega-3 yağ asidi açısından balık yağı, keten tohumu, soya ve yeşil yapraklı sebzeler, omega-6 yağ asitleri açısından ise, zeytinyağı yer almaktadır.(3)

Omega-6 / Omega-3 oranı

Besinlerde ve beslenme desteklerinde omega 6/ omega 3 oranı büyük önem taşımaktadır. Bu iki yağ asidinin hücre membranından geçişlerinde aynı enzim kullanıldığından omega-6’nın oransal olarak fazla olması durumunda omega-3 hücreye giremez, dolayısıyla biyoyararlanımı olmaz. İlk insanların beslenmesinde omega-6 / omega-3; 1:1 iken günümüzde bu oran 10:1, hatta 20:1’e yükselmiştir. Endüstriyel gıdaların yaygınlaşması sonucu bu oranın bozulması ile omega-3 yağ asidi ihtiyacını artmış durumdadır. Yeterli miktarda balık yenilmemesi durumunda bu ihtiyaç balık yağı veya esansiyel yağ asidi preparatlarıyla karşılanmalıdır. Besinlerde veye beslenme desteklerinde omega-6 / omega-3 oranı 4/1 olduğunda kalp damar hastalıklarında mortalitenin %70 azaldığı, 2,5 /1 oranın kolorektal kanserde rektal hücre proliferasyonunu ve romatoid artritte inflamasyonu azalttığı , 5/1 oranının ise astımı hafiflettiği bildirilmiştir.

Batı tipi beslenmede endüstriyel mısır yağı,soya yağı,ayçiçeği yağı,fındık yağı gibi omega-6 yağ asidince zengin yağların geniş ölçüde kullanılması sonucu, omega-6 / omega-3 oranı ortalama 10/1 düzeyindedir. Bu nedenle omega-6 alımı azaltılmalı, omega-3 alımı ise artırılmalıdır.(2,4,5)

BALIKYAĞI

Balık yağı, omega-3 yönünden zengin olan uskumru, ton, somon, sardalye gibi balıkların gıda olarak alınması veya beslenme desteği şeklinde kullanılmasıyla kazanılır. Bu tür balıkların 100 g’ından yaklaşık 1 g omega-3 yağ asidi bulunur (13).

Balık yağı EPA ve DHA içerdiğinden organizma esansiyel omega-3 ihtiyacını doğrudan sağlamış olur. Balık yağı preparatlarında aynı zamanda stabiliteyi korumak için vitamin E de bulunur. Bunun dışında kalsiyum, demir, A, B1, B2, B3, C veya D vitamini de içerebilir.
Balık yağının başlıca kullanım alanları aşağıdadır.
- Kanser riskini azaltılması (Göğüs, kolon, akciğer, meme, prostat)
- Kalp ve damar hastalıkları riskini azaltılması
- LDL düzeyinin azaltılması
- Eklem ve kas yangısını azaltılması (artrit, romatizma)
- AIDS’de yaşam süresini uzatılması
- Diyabette glisemik kontrolü sağlanması
- Menstural şikayetlerin ve menapoz rahatsızlıkların azaltılması
- Depresyon, alzheimer riski, şizofreni şikayetlerinin azaltılması, hafızanın güçlendirilmesi (2)

Görüldüğü gib; balık yağının başlıca kullanım amacı kalp damar sisteminin desteklenmesidir. Bu alanda yüksek kan basıncının normal düzeye indirilmesi, kalp hastalıkları ve inmenin önlenmesinde etkili olmaktadır. Balık yağı ayrıca beyin, sinir sistemi rahatsızlıkları retina kuruluğu, yaşlılıkta makular dejenerasyon, diabet, astım gibi hastalıklarda beslenme desteği olarak kullanılmaktadır. Yukarıda belirtilen farklı kullanım alanları arasında ABD sağlık otoritelerince konuyla ilgili araştırmalara dayanılarak yapılan kanıta dayalı etkinlik dereceleri değerlendirilmiş aşağıdaki şekilde derecelendirilmiştir (6):

1.Balık yağının kesinlikle etkili olduğu alanlar:
Yüksek trigliserit düzeyinin (hiperlipidemi) düşürülmesinde etkilidir. Yüksek trigliserit düzeyi kalp hastalıkları ve diyabetle ilişkilidir. Balık yağının trigliserit düzeyini %20 - %50 oranında düşürdüğü gösterilmiştir. FDA tarafından bu amaçla kullanılmak üzere onaylanan 1 g’lık balık yağı preparatı 465 mg EP, 375 mg DHA içermektedir. Balık yağı, HDL düzeyinde de az miktarda bir artış sağlar.
2.Balık yağının çok sayıda hastayı kapsayan randomize ve kontrollü klinik çalışmalarla etkili olduğu gösterilmiş alanlar:
gıda veya balık yağı olarak alındığında kalp hastalıklarının önlenmesinde etkili olduğu çeşitli araştırmalarda gösterilmiştir. Kalp hastalığı olanlar da balığı gıda olarak veya balık yağı preparatı olarak aldıklarında hastalığın daha fazla ilerlemesi engellemekte, ölüm oranı azalmaktadır.
3.Balık yağının birden fazla güvenilir klinik çalışmayla etkili olduğu gösterilen alanlar:
Yüksek kan basıncı. Balık yağında bulunan omega-3 sayesinde kan damarlarının genişlemesiyle basıncın düşmesi mümkün olmaktadır. Bu alanda DHA’nın önemi EPA’dan fazladır.
- Romatoid artrit. Balık yağı tek başına veya naproxen ile kullanıldığında romatoid artrit tedavisinde yarar sağlamaktadır. Balık yağı, romatoid artritte ağrı kesici ilaçlara olan ihtiyacı azaltmaktadır.
- Adet sancısı (dysmenorrhea). Balık yağı tek başına veya vitamin B12 ile ağrı kesici antiinflamtuar ilaçlara ihtiyacı azalmaktadır.
- Çocuklarda dikkat eksikliği-hiperaktivite. 8 to 12 yaşında dikkat eksikliği-hiperaktif çocuklarda düşünme ve davranışta ilerleme sağlandığı bildirilmiştir
- Raynaud sendromu. Bazı durumlarda bu sendromda sıklıkla görülen soğuğa toleransı artırdığına ilişkin araştırmalar bulunmaktadır.
- İnme. Haftada bir veya iki kez balık tüketimi inme riskini %27 civarında azaltmaktadır
- Osteoporoz. Yaşlılarda balık yağı tek başına veya kalsiyum ve evening primrose oil ile birlikte kemik kaybını azalttığı, yoğunluğunu artırdığı bildirilmiştir.
- Balık yağı ayrıca; ateroskleroz, böbrek hastalıkları, bipolar rahatsızlık, psikoz, kilo verme, endometrial kanser, yaşa bağlı makular dejenerasyon, balon anjioplasti sonrası damar tıkanıklığının önlenmesi, psoriasis, yüksek kolestrol, astım hastalıklarında aynı etkinlik derecesinde beslenme desteği olarak kullanılmaktadır.
- Henüz yeterli kanıt oluşturulamamış muhtemel etkileri ise şunlardır: Allerji, Alzheimer, atopik dermatit, atrial fibrilasyon, depresyon, göz kuruluğu, kanser, katarkt, kronik yorgunluk, kronik böbrek hastalığı, Crohn hastalığı, prediabet, ülseratif kolit, gebelik komplikasyonları, salisilat intoleransı, şizofreni, sistemik lupus erythematosus
- Balık yağının etkisiz veya muhtemelen etkisiz olduğu alanlar ise; angina,gingivitis,karaciğer hastalıkları,dolaşım bozukluğundan kaynaklanan bacak ağrıları,migrenden korunma,mide ülseri,tip 2 diyabet olarak bildirilmektedir.

Balık yağının etken bileşikleri

Balık yağının etken bileşikleri, insan vücudunda biosentezi yapılamayan omega-3 bileşiklerinden özellikle EPA ve DHA’dır. Bu nedenle balık yağı preparatlarında EPA ve DHA miktarı önemlidir.

Güvenlik
Balık yağı belirli dozu (günde 3 g veya altında) aşmadıkça hamile ve emziren kadınlar dahil birçok kişi için oldukça güvenlidir. Günde 3 g’ı aşan dozlarda kanama riskini artırabilir. Yüksek dozlarda immün sistem aktivitesini azaltabilir. Bu durum, organ nakli gibi ummün sisteminin düşürüldüğü durumlarda ve yaşlılarda göz önünde bulundurulmalıdır.
Yüksek dozlar hekim kontrolünde uygulanmalıdır.

Tablo 1 : Omega-3 yağ asitlerinin alımı sonucu oluşabilecek yan etki riskleri (Kris-Etherton ve ark.,2002)
DOZ Mide barsak rahatsızlıkları Klinik kanama Ağızda balıksı tat kalması Glisemide kötüleşme * LDL-C’de artış**
1 g/gün’e kadar Çok düşük Çok düşük Düşük Çok düşük Çok düşük
1-3 g/gün Orta Çok düşük Orta Düşük Orta
3 g/gün üzerinde Orta Düşük Muhtemel Orta Muhtemel

Yan etkiler
Balık yağının yan etkileri; geğirme, ağız kokusu, mide ekşimesi, bulantı, dışkı kaçırma, deri döküntüsü, burun kanaması olabilir.Bazı balıklar (köpekbalığı, uskumru, çiftlik somonu) cıva veya benzeri endüstriyel atıklarla kontamine olmuş olabilir, balık yağı prepatları bu tip kirliliklerden arındırılır.

Omege-3 kullanımının yan etkilerini özetleyen tablo yukarıdadır.
Uyarılar
Balık yağı kullanımından kaçınılması gereken aşağıdaki durumları göz önünde bulundurmalıdır:
Karaciğer rahatsızlığı, balık veya deniz ürünü alerjisi, bipolar rahatsızlık, depresyon, diabet, tansiyon düşürücü ilaçların kullanılması, HIV/AIDS gibi immun sistemin zayıfladığı durumlar, defibrilatör uygulanmış kalp hastaları, ailesel adenomatos polyposis

İlaç Etkileşimleri
Balık yağının aşağıdaki ilaçlarla birlikte kullanılmasından kaçınılmalıdır:
Doğum kontrol ilaçları, ethinly estradiol, levonorgestrel, ve norethindrone içeren ilaçlar, antihipertansif ilaçlar; (captopril, enalapril, losartan, valsartan, diltiazem, amlodipine, hydrochlorothiazide, furosemide vb.)
(orlistat,antikoagülan / antiplatelet preparatlar; asprin , clopidogrel, dalteparin, dipyridamole, enoxaparin, heparin, ticlopidine,warfarin, vb.)

Ayrıca pıhtılaşmayı geciktiren Allium, Ginkgo, Panax ginseng içeren bitkisel ilaçlar kullanılmalıdır.
Balık yağı vitamin E düzeyini azaltabilir.

Doz
Çocuklar(18 yaş ve altında )
Çocuklar için standart bir doz yoktur. Omega-3 yağ asitleri için çocuklar için hazırlanmış preparatlar bulunmaktadır. Balık yağı prepatları çocuklara doktor kontrolünde verilmelidir.

Yetişkinler
WHO ve çeşitli ülkelerin sağlık otoriteleri günde 0.3-0.5 EPA+DHA ve 0.8-1.1 g ALA dozunu tavsiye etmektedir. Bunun dışında dozlar hekim veya eczacıya danışılarak kullanılmalıdır.
Kanama riski nedeniyle, doktor tavsiyesi olmadan günde 3 kez g’dan omega-3 yağ asidi dozunun üzerine çıkmamalıdır.
The American Heart Association/ Amerikan Kalp Derneği (AHA),kalp hastalığı olmayan sağlıklı kişilerin haftada en az 2 kez balık yemelerini tavsiye etmektedir.
Trigliserit düzeyini düşürmek için: Günde1-4 gram balık yağı.

Yüksek kan basıncı için: Günde 4 gram balık yağı veya 2.04 gram EPA ve 1.4 gram DHA.
Koroner kalp hastalığından ölüm riskini azaltmak için:Günde 4 gram balık yağı veya 2.04 gram EPA ve 1.4 gram DHA.
Koroner kalp hastalığından ölüm riskini azaltmak için: 0.3-6 gram EPA ile 0.6-3.7 gram DHA içeren dozda balık yağı.

Çocuklarda astım için: Semptomları azaltmak için 17-26.8 mg/kg EPA ve 7.3-11.5 mg/kg DHA içeren dozda balık yağı. Çocuğu astımdan,alerjiden,atopik dermatitten korumak için: Gebeliğin ileri döneminde annenin alacağı doz; tokoferol içeren ve 32% EPA ve 23% DHA sağlayan balık yağından günde 4 gram.

Astım tedavisinde destek olarak:17-26.8 mg/kg EPA ve 7.3-11.5mg/kg DHA.

Romatoid artritte: Günde 3.8 gram EPA ve 2.64 gram DHA.

Kilo vermek için: Günde yaklaşık 50-200 g balık yaklaşık olarak 3.65 gram omega-3 yağ asidi(0.66 gram EPA ve 0.60 gram DHA içerir)

BİTKİSEL OMEGA-3 KAYNAĞI; KETEN TOHUMU

Linum usitatissimum (Keten) bitkisinin tohumları halk ilacı olarak dahilen müshil, infüzyon halinde sindirim sistemi iltihaplarında; haricen lapa halinde yumuşatıcı ve ağrı azaltıcı olarak kullanılır. Ayrıca tohumlardan elde edilen yağ ‘’bezir yağı’’ olarak kullanılır. Tıbbi olarak kabızlık ve irrite kolon sendromunda etkilidir. Ağrılı deri enflamasyonlarında topikal olarak kullanılır. Keten tohumu %30-45 yağ asidi(%40-70 linolenik asit, %10-25 linoelik asit, %13-30 oleik asit) yanında müsilaj, siyanogenetik glikozitler, uçucu bileşikler, proteinler, peptitler, lignanlar, steroller, tkoferol, fenolik bileşikler, flavonoitler, fosfolipidleri karotenoidler bulunur.

Keten tohumu yağı, güçlü serbest radikal süpürücü aktivite gösterir, bağışıklık sistemini güçlendirir,hipoglisemiktir.

Beslenme desteği olarak keten tohumu yağı:

Keten tohumu yağı esansiyel yağ asitlerinden alfa linolenik asit(ALA), vücutta diğer esansiyel yağ asitlerinden vücutta eicosapentaenoic asit(EPA) ve docosahexaenoic asite olduğunu gösteren araştırmalar bulunmaktadir. Bununla beraber keten tohumu yağının bu etkiyi gösterdiğine dair fazla araştırma gerekmektedir. Keten tohumu ALA formunda balık yağından daha yüksek oranda omega-3 yağ asidi içermesine rağmen bunun vücutta EPA ve DHA’ya dönüşme verimliliğinin çok yüksek olmaması nedeniyle balık yağı kadar etkili olamamaktadır.(6,7)

Keten tohumu yağı, romatoid artrit, yüksel kolesterol, osteoartrit, göz kuruluğu, ateroskleroz, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, diabet, dikkat eksikliği / hiperaktivite kabızlık gibi rahatsızlıkların tedavisinde beslenme desteği olarak kullanılmkatadır. Ayrıca cildin yumuşatılmasında da kullanılmaktadır. Bazı araştırmalarda keten tohumu yağının hiperlipidemi ve romatoid artrite etkili olmadığı belirtilmektedir.
- Keten tohumu yağının beslenme desteği olarak etkili olduğu kullanım alanları:
Bu alanlardaki etki araştırmalarda gösterilmiş olmakla beraber, etkinin derecelendirilmesi için daha fazla araştırma gereği vardır:
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite, atherosclerosis, meme kanseri, diyabet, göz kuruluğu, yüksek kan basıncı, prostat kanseri (bu alanda hayvansal kaynaklı alfa linolenik asidin etkili olduğuna ilişkin araştırmalar bulunmaktadır). Keten tohumu yağının ayrıca; sıkıntı, kabızlık, vajinal problemler ve kanser destek tedavisinde kullanıldığı, kilo kaybına yardımcı olduğu da bildirilmiştir. Bu alanlarda da daha fazla araştırmaya gerek duyulmaktadır.

Keten tohumu yağı nasıl etki gösterir?

Keten tohumu yağı alfa linolenik asit (ALA) gibi çoklu doymamış yağ asidi kaynağıdır. Esansiyel yağ asidi olan ALA, balık yağı gibi hayvansal kaynaklarda daha yüksek oranda bulunmasına rağmen; en yüksek oranda bulunduğu bitkisel kaynak keten tohumu yağıdır. ALA, inflamasyonu azaltarak etki eder. ALA ayrıca EPA ve DHA gibi diğer esansiyel yağ asitlerinin biosentezinin ana maddesini oluşturduğu için önemlidir.

Güvenlik

Keten tohumu yağı yetişkinlerin çoğunda kısa dönemli kullanımda oldukça etkilidir. Günde 30 gramın üstündeki dozlar ishale yol açabilir. Allerjik reaksiyonlar da görülebilir. Bazı araştırmalarda ALA’in prostat kanseri riskini artırdığına dair bazı veriler olmasına rağmen; bitkisel kaynaklı ALA’in prostat kanserine etkili olduğuna ilişkin yeterli kanıt bulunmamaktadır. Keten tohumu yağının cilde uygulanmasına ilişkin yeterli güvenlik verisi bulunmamaktadır.
Önlemler ve Uyarılar:
Gebelik: Keten tohumu yağı, bazı araştırmalarda prematüre doğum riski belirtildiğinden, gebelikte muhtemelen güvenlik değildir.
Emzirme: Emzirmede güvenliği ile ilgili yeterince veri olmadığından, önlem olarak emzirme döneminde kullanılmaması daha uygundur.
Kanama problemi: Kanama problemi olan hastalarda kanama riskini artırabildiğinden, doktora danışılarak kullanılmalıdır.
Ameliyat: Keten tohumu yağı, ameliyat sonrası kanama riskini artırabilir. Ameliyattan iki hafta öncesinden itibaren kullanılmamalıdır.
İlaç etkileşimleri
Pırtılaşmayı yavaşlattığından, antikoagülan, antiplatelet etkili ilaçlarla (aspirin, clopidogrel, diclofenac, ibuprofen, naproxen, dalteparin, enoxaparin, heparin, ticlopidine, warfarin ve benzeri) birlikte kullanmaktan kaçınmalıdır. Ayrıca antihipertansif ilaçlarla kullanıldığından kan basıncını büyük ölçüde düşürme riski olduğundan captopril, enalapril, losartan, valsartan, diltiazem, Amlodipine, hydrochlorothiazide, furosemide gibi ilaçlarla dikkatle kullanılmalıdır.
Bitkisel ilaçlar veya gıda destekleriyle etkileşimler
Uncaria (kedi pençesi), Lycium (kurt üzümü), Urtica (ısırgan), Andrographis (hint ekinezyası), kazein peptidleri, coenzim Q-10,L-arginin, theanine ve benzeri bitkiler veya beslenme destekleriyle birlikte kullanıldığından kan basıncını büyük ölçüde düşürme riski olduğundan risklidir.

Tablo 2: Omega-3 yağ asidi ihtiyacının karşılanması için tavsiye özeti (10)
Durum Tavsiye
Kalp hastalığı olmayan durumlarda Haftada en az 2 kez tercihan yağlı balık yenilmesi. Alfa linolenik asitçe zengin yağlar ve gıdalar (keten tohumu, kanola, soya yağları, keten tohumu ve ceviz vb) tüketilmesi
Kalp hastalarında Tercihan yağlı balıkların günde yaklaşık 1 g EPA/DHA eşdeğeri alacak şekilde tüketilmesi. EPA/DHA beslenme desteklerinin doktora danışılarak kullanılması
Trigliserit düzeyinin düşürülmesi doktora danışılarak günde 1-4 gram EPA/DHA ‘ya eşdeğer kapsül olarak beslenme desteği

Ayrıca, Angelica (melek otu), salvia miltiobrriza kökü (danshen), sarımsak, zencefil, Ginkgo, panax ginseng ve benzeri pıhtılaşmayı yavaşlatan bitkiler veya beslenme destekleriyle dikkatle kullanmak gerekir. Keten tohumu yağının gıdalarla bilinen etkileşimi bulunmamaktadır.
DOZ
Keten yağının dozu hastanın yaşı, sağlık durumu gibi çeşitli faktörlere bağlıdır, doktor veya eczacıya danışılması gerekir. Yetişkinlere laksatif amaçla 5 g ezilmiş tohum suda şişirilir ve günde 3 defa 1 bardak suyla alınır. Gastrit ve enterit için demülsif amaçla 5-10 tohum 150 ml suyla 20-30 dakika bekletilerek süzülüp içilir. (8)
Keten tohumu, toz edilerek gıdaların üzerine serpilerek de kullanılabilir. (6)
ALA dozu, 2000 kcal kalori alımına göre yetişkinler için 2.22 g’dır. (9)
Keten tohumu yağı ışık, ısı veya havayla temasta bırakıldığında kolaylıkla bozulur. Bu nedenle ağzı kapalı olarak ışıktan korunmalı ve buzdolabında saklanmalıdır.

KAYNAKLAR
1.Bingöl G., Lipidler, A.Ü. Eczacılık Fakültesi yayınları, No. 41, 1976
2.Isabella M.Berquin et. al, Multi-targeted therapy of cancer by omega-3 fatty acids, Cancer Letters, Volume 269, 8 October 2008, Pages 363-377
3.Hüseyin Eseceli H. ve ark., Omega yağ Asitlerinin insan sağlığı Yönünden Önemi, Türkiye 9. Gıda Kongresi; Mayıs 2006
4.Omega-3 fatty acids, fish oil, alpha-linolenic acid, Evidence-based monography,,(www.naturalstandard.com),2012
5.The importance of the ratio of omega-6/omega-3 essential fatty acids, A.P Simopoulos, Biomedicine & Pharmacotherapy, Volume 56, Issue 8, October 2002, Pages 365-379
6.Natural Medicines Comprehensive Database, 07/23/2012
7.Omega-3 fatty acids http: / / www.umm.edu / altmed / articles / omega-3-000316.htm#ixzz2VQNw3Q86
University of Maryland Medical Center,2001
8.Demirezen, Ö. Ve ark. FED Monografları,2011
9.Delfin Rodririguez-Leyva et al., The Cardiovascular Effects of Flaxseed and its Omega-3 fatty acid, alpha-linolenic acid, Can. J. Cardiol. Vol.26, No 9,2010
10.Penny M. Kris-Etherton et. al.,Fish Consumption, Fish Oil, Omega-3 Fatty Acids, and Cardiovascular Disease,
Circulation November 19,2002
11.Dilprit Bagga at.al., Differential effects of prostaglandin derived from _omega-6 and_omega-3 polyunsaturated fatty acids on COX-2 expression and IL-6 secretion, pnas.0334211100 PNAS 1751-1756 vol. 100 no. 4, 1751-1756,2003
12.Neil K. Kaneshiro, Fat Overview, http: / / www.umm.edu/ ency / article / 002468.htm, University of Marlyland Medical Center, 2011
13.Turan H., Balık Etinin Besin Değeri ve İnsan Sağlığındaki Yeri , E.U Journal of Fisheries & Aquatic Sciences V:23, Suppl. (1/3):505-508,2006
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Beslenme Destekleri: Yağların Önemi, Yağ Asitleri,balıkyağı,keten Tohumu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Dyt.Merve KAYALI'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Dyt.Merve KAYALI'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Merve KAYALI Fotoğraf
Uzm.Dyt.Merve KAYALI
İstanbul
Uzman Diyetisyen
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi15 kez tavsiye edildi
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Dyt.Merve KAYALI'nın Yazıları
► Keten Tohumu Dyt.Yusuf YAŞAR
► Neden Keten Tohumu? Dyt.Duygu Ceyhan IRMAK
► Pikan Cevizi ve Keten Tohumu Dyt.Fatma Merve KALELİOĞLU
► Chia Tohumu: Diyete Chia Tohumu Eklemek İçin 10 Neden ÇOK OKUNUYOR Dyt.Perran AYDEMİR
► Omega-3 Yağ Asitleri Dyt.Öznur ALAZOĞLU
► Teff Tohumu Uzm.Dyt.Pınar ERMİŞ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,275 uzman makalesi arasında 'Beslenme Destekleri: Yağların Önemi, Yağ Asitleri,balıkyağı,keten Tohumu' başlığıyla benzeşen toplam 57 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Tarçın ve Diyabet Kasım 2016
► Hidrasyon Eylül 2016
► Menopoz Dönemi ve Beslenme Haziran 2014
► Besin Alerjisi Mayıs 2014
► Anne Sütü ve Önemi Mayıs 2014
◊ Balık Sezonu Aralık 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


19:03
Top