2007'den Bugüne 77,137 Tavsiye, 25,052 Uzman ve 17,257 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Otizm Spektrumu Bozukluğu (Yaygın Gelişimsel Bozukluk)
MAKALE #18293 © Yazan Uzm.Psk.Erol AKDAĞ | Yayın Nisan 2017 | 3,438 Okuyucu ÇOK OKUNUYOR
Otizm,
NEDİR
üç yaşından önce başlayan ve ömür boyu süren, sosyal etkileşime ve iletişime zarar veren, sınırlı ve tekrarlanan davranışlara yol açan beynin gelişimini engelleyen bir rahatsızlıktır. Otizm ile ilgili pek çok görüş olmakla beraber kabul edilen tıbbi tanılama kriteri olan DSM-V de iki alt katagoride değerlendirmeye almıştır bunlardan ilki; -Sosyal-İletişimsel Yetersizlikler ikinci sorun alanı ise Tekrarlayıcı ilgiler ve Davranışlar şeklinde karşımıza çıkmaktadır. (APA; 2013)
1) Toplumsal İletişim ve Etkileşimde Güçlükler
• İlişki kurma ve sürdürmede zorlanma
• Göz kontağı kuramama
• Duyguları ifade edememe
• Etkileşim başlatma ve sürdürmede zorlanma
2) Sınırlı-Yineleyici Davranış Örüntüler (Tekrarlayıcı Davranışlar)
• Basmakalıp ve tekrarlayıcı motor hareketler
• Aynılıkta ısrar, rutine sıkı bağlılık
• Sınırlı ve yoğun ilgi alanı
• Duyusal az veya çok uyarılma

OTİZMİN TARİHÇESİ

Genel olarak otizm spektrum bozukluğuna tarihsel seyrine baktığımızda Roma döneminden kalan yazılı kaynaklarda otizm belirtilerini andıran çocuklardan bahsedilmekle beraber günümüze en uygun örüntüleri sergileyen bilgiye 1900 lü yılların ilk yarısında rastlamaktayız. Daha önceleri ruhun şeytan tarafından ele geçirilmesi olarak tanımlanan Otizm ilk kez İsviçreli psikiyatr Eugen Bleuler tarafından şizofreninin belirtilerini tanımlarken 1910 yılında türetilmiştir. Daha sonraları otizm spektrum bozukluğu ve şizofreni hastalığının tamamen farklı kökenlerden meydana geldiği iddiası tıp camiasında daha geniş kabul gördü.

OTİSTİK ÇOCUKLARIN DAVRANIŞ ÖZELLİKLERİ

Otistik çocuklar heterojen bir topluluk oluşturmaktadır. Her çocuk davranış sayısı ve derecesi bakımından farklılık göstermektedir.

Göz Kontağı kuramama: Otizmin en belirgin davranışlarından biri başka kişilerle göz kontağının kurulamamasıdır. Otistik çocuklar kendileriyle konuşulduğu zaman gözlerini kaçırırlar, bakması istenildiğinde ve yönlendirildiğinde fiziksel olarak direnç gösterirler. Mesafe ne kadar yakınsa bakmakta zorlanma o kadar fazladır. Mesafe arttıkça bakış sayısı artabilir. Karşı karşıya konuşulduğu zaman bakışlar göz ucuyladır ve vücut başka yöne çevrilir.

Ritüel Davranışlar: Ritüel davranışlar tekrarlanan davranışlardır. Otistik çocukların ritüelleri mutlaka aynı şekilde tekrarlanması gereken davranış şekilleridir. Değişikliğe çok az yer vardır. Sandalye odada aynı yerde durmalıdır. Aynı bardaktan su içilmelidir. Bir değişiklik olursa eski düzen yeniden kurulmalıdır. Nesneleri hareket ettirirken de yine ritüel davranışlar gözlenir. Masaya vurma, ışığı açıp kapama gibi davranışları defalarca ve saatlerce aynı şekilde sürdürürler. Nesneler işlevlerine uygun olarak kullanılamaz. Kendi bedenlerini de yine aynı şekilde hareket ettirirler. Otistik bir çocuk uzun süre ve defalarca ileri geri sallanır. Otistik çocuklarda ritüellerin değiştirilmesi çok zordur. Anne ve babalar öfke nöbetlerini önlemek için çocuğun düzenini bozmamaya gayret gösterirler.

Öfke Nöbetleri: Çocuğun düzenindeki herhangi bir değişim öfke nöbetlerini ortaya çıkarabilir. Çocuğu okul kapısından öğretmeni yerine bir başka kişinin alması basit bir neden olabilir. Öfke nöbetleri ya dışarıya ya da kendine yönelik saldırgan davranışlardır. Saçı çekme, ısırma, tırmalama, başı vurma, çimdikleme sıklıkla gözlenen saldırgan davranışlardır. Yaş büyüdükçe anne ve babanın çocuğu kontrol etmeleri zorlaşır.
Uyarılara karşı aşırı duyarlılık ve duyarsızlık: Bazen aile çocuğun başucunda davul çalınsa dahi tepki vermediğinden söz ederler. Bir çok otistik çocuk aşırı duyarsız davranışları nedeniyle işitme engelli olarak tanımlanmıştır. Aşırı duyarsızlığın yanı sıra çocukların uyarıcılar karşısında gözlerini ve kulaklarını elleriyle kapattıkları görülür.
Ekolali: Söylenilenlerin anlamsız bir şekilde tekrarlanmasıdır.

OTİZMİN NEDENLERİ

Otizm spektrum bozukluğunun nedenleri arasında yaygın olan görüş kalıtımsal kaynaklı olduğu yönündedir. Bu görüşün aksi iddialarda ise Otizmin özellikle 1980 li yıllardan günümüze çok hızlı bir artış seyretmesi ve bu artışın gen sapmaları veya kalıtımla açıklanamayacak boyutlarda olduğu görüşüdür. Newschaffer CJ, Croen LA, Daniels ın 2007 de kaleme aldığı yazısında Otizmin oluşmasına ya da kötüleşmesine neden olduğu ileri sürülen çevresel faktörler arasında bazı besinler, bulaşıcı hastalıklar, ağır metaller, solventler, Dizel egzoz gazı, PCBler, plastik ürünlerde kullanılan ftalatlar ve fenoller, pestisitler, bromine alev geciktiriciler, alkol, sigara içme, yasadışı uyuşturucular, ve aşıların etkili olduğu iddiasında bulunmaktadır. Özellikle aşılar üzerine yapılan bilimsel çalışmaların otizme doğrudan veya dolaylı olarak etkisinin olmadığı yönünde sonuçlar vermiş olmasına rağmen ebeveynlerin belirtileri gözlemleme sürecinde aşıların yapılmasından hemen sonraya denk gelmesi düşündürücüdür.

EĞİTİM

Otizm spektrum bozukluğunda erken tanı ve eğitimin yeri en önemli basamağı oluşturmaktadır. Günümüzde milli eğitim bakanlığının özellikle otizm spektrum bozukluğu olan bireylere yönelik özel eğitim sınıfları, eğitim uygulama okulları gibi alanlarda artarak devam eden eğitim basamakları istenilen seviyede olmasa da hizmetler sunmaktadır. Özellikle aile destekli eğitimler, Bireyselleştirilmiş Eğitim Planları sayesinde çocuklardaki güçlü ve zayıf yönler tespit edilebilmekte böylelikle güçlü yönlerden yararlanılarak zayıf yönlerin azaltılması ve akranları ile aynı ortamı paylaşacakları Tam Zamanlı Kaynaştırma Eğitimine hazırlanmaya çalışılmaktadır.
Tanı konduktan sonra eğitsel olarak atılacak ilk adımlardan biri olan Bireyselleştirilmiş Eğitim Planının başarılı olabilmesinin ilk ölçütü ise; gerçekçi, ‘okul-aile-çocuk-uzman’ olarak ele alınan disiplin olmasıdır.
Ülkemizde okullarda uygulanan eğitimlerin dışında belli şartlara bağlı kalınarak Destek Eğitim Hizmetleri de sunulmaktadır. Burada aranan şartlar ise Devlet hastanelerinden alınacak olan
*Sağlık Kurulu Raporu
*Bireyin adres/okul unun bağlı bulunduğu rehberlik araştırma merkezince düzenlenen Destek Eğitim Raporu.
Bu iki ön koşulu gerçekleştirebilen bireylerin herhangi bir destek eğitimi veren kurumdan (REHABİLİTASYON) yararlanması mümkün olabilmekte ve haftalık 2 aylık 8 saat bireysel ve haftalık 1 aylık 4 saat grup eğitiminden yararlanabilmesi mümkün hale gelecektir.

GÜNCEL TARTIŞMALAR

Otizm spektrum bozukluğunun son yıllarda giderek daha fazla gözlemlenmesi hakkında iki farklı görüş bulunmaktadır. Bu görüşlerden ilki gelişen teknoloji ve imkanlar doğrultusunda daha fazla çocuğun tanılanabildiği tezidir. Bu tezin karşısındaki görüş ve aslında yaygın olan görüş ise artan tarımsal ilaçlamalar, egzoz gazları, aşırı ve doktor gözetimi olmaksızın antibiyotik kullanımı, elektrik aletlerinin yaydığı zararlı iyonlar gibi nedenler sayılabilmektedir.

Ülkemizde Prof. Dr. Ahmet AYDIN hoca ile daha çok tartışılmaya başlanan Beslenme ve Otizm ilişkisi de özellikle üzerinde durulması gereken anekdotlardan biridir. Zira yayınlanan araştırma sonuçları incelendiğinde; özellikle ağır metal olarak isminden bahsedilen Toksik Elementlerin vücutta çok fazla birikmesi, ebeveyn kanalıyla alt soya aktarılması, bağırsaklarda maya ve zararlı bakteri oluşumunun vücutta baş edilebilir seviyelerin çok üzerine çıkması, genetik yatkınlık gibi dikkat edilmesi gereken noktalar ortaya çıkmaktadır.

Konu ile ilgili olarak pek çok beslenme odaklı kitaplar piyasada mevcut olmakla beraber her çocuğa aynı sonucu vermek gibi bir durumdan bahsedebilmek maalesef mümkün olamamaktadır. Bu noktada önceki tecrübeleri iyi bilmek, çocuğunuzu iyi tanımak ve yiyeceklere verdiği tepkileri gözlemleyerek; kendi çocuğunuza en uygun bir diyet listesi hazırlamanın faydalı olabileceği görüşü kanaatimce kabul edilebilir gelmektedir. Genel çerçevede uygulanacak diyet benzerlikler gösterse de ufak uyarlamalar büyük değişiklikleri sağlamaktadır.

Erol AKDAĞ
Klinik Psikolog
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Otizm Spektrumu Bozukluğu (Yaygın Gelişimsel Bozukluk)" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     33 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Erol AKDAĞ Fotoğraf
Uzm.Psk.Erol AKDAĞ
İstanbul
Uzman Psikolog - Psikolojik Danışman
UZMAN KLİNİK PSİKOLOG/ Psikoterapist/ Hipnoterapist/ EMDR Terapisti/ Evlilik / Eş / Aile Terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi33 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'ın Makaleleri
► Yaygın Gelişimsel Bozukluk Meral HASANDAYIOĞLU
► Yaygın Anksiyete Bozukluğu Uzm.Psk.Özlem AKKEL
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,257 uzman makalesi arasında 'Otizm Spektrumu Bozukluğu (Yaygın Gelişimsel Bozukluk)' başlığıyla benzeşen toplam 28 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► YENİMutlu Evliliğin Pin ve Puk Kodları ÇOK OKUNUYOR Ağustos 2018
► Tik Bozukluğu Mart 2016
► Kendi Bedenine Güven(E) Meme (Panik Atak) ÇOK OKUNUYOR Nisan 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


07:08
Top