2007'den Bugüne 78,618 Tavsiye, 25,348 Uzman ve 17,640 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Kaygı Duyarlılığı
MAKALE #20140 © Yazan Uzm.Psk.Özlem YILMAZ | Yayın Aralık 2018 | 167 Okuyucu
KAYGI DUYARLILIĞI

Korkmaktan korkma ve/veya kaygıdan korkma şeklinde tanımlanan deneyimlerin danışanlarda gözlemlendiği çeşitli klinisyenler tarafından farklı zamanlarda bildirilmiştir. Ancak alanyazında “kaygı duyarlılığı” kavramının tanımı ilk kez 1985’te yapılmıştır ve bu kavram “korku beklentisi modeli”nin temelini oluşturmaktadır. Bu modele göre, kişilerin korku yaratan bir olay ya da durumdan kaçınmasının altında kaygı beklentisi ve kaygı duyarlılığı olarak adlandırılan iki süreç yatmaktadır. Kaygı beklentisi, kişinin belli bir uyaranın kaygı ya da korkuya yol açtığını öğrenmesini içeren bir bağlantılı öğrenme sürecidir; kişinin belirli bir durum/olayda kaygı/korku yaşayacağına dair beklentidir. Kaygı duyarlılığı ise, ‘kişinin, kaygı ya da korku yaşantılarının hastalığa, utanmaya ya da daha fazla kaygıya neden olacağına dair inancından kaynaklanan bir kişisel farklılık değişkeni’ olarak tanımlanmıştır. Örneğin, kişi kalp çarpıntısının potansiyel bir kalp krizinin belirtisi olduğuna inanabilir ya da karnının guruldamasının son derece utanç verici olduğuna inanabilir. Kaygı duyarlılığı; kaygılı olma ihtimalini işaret eden uyaranlara karşı tetikte olmayı artırır, kaygılı olma ihtimaline karşı endişeyi artırır ve kaygıyı tetikleyen uyaranlardan kaçınmaya yönelimi artırır. Bu nedenle, kaygı duyarlılığı kaygı yükseltici bir faktördür; kaygı duyarlılığı yüksek kişiler kaygı yaşadıklarında ilişkili duyumlarla ilgili alarma geçer ve bu durum da kaygı şiddetinin daha da artmasına yol açar.
Kaygı duyarlılığı kavramının çok faktörlü bir yapıya sahip olduğu ve fiziksel (fiziksel duyumlardan korkma), bilişsel (bilişsel duyumlardan korkma) ve sosyal (başkaları tarafından fark edilebilecek duyumlardan korkma) alanlar olmak üzere 3 boyut olarak değerlendirildiği bilinmektedir.
Kaygı duyarlılığının çeşitli psikiyatrik bozukluklarla ilişkili olduğu bilinmektedir. Kaygı duyarlılığının özellikle kaygı bozuklukları açısından bir risk faktörü oluşturduğu söylenebilir. Alanyazındaki çalışmalara bakıldığında;

• Panik bozukluk tanısı olan yetişkinlerde yüksek kaygı duyarlılığı düzeyinin, uzun hastalık süresini; alt boyutlardan ise fiziksel alanın panik bozukluğunun gidişatı ve süresinin anlamlı bir göstergesi olduğu bulunmuştur.
• Farklı kaygı bozuklukları tanılarına sahip yetişkinlerle yapılan bir çalışmada, gruplar arasında toplam kaygı duyarlılığı düzeyi ve alt alanlarda benzer yükselmelerin olduğu ancak, kaygı duyarlılığının fiziksel boyutunun panik bozukluk ile, bilişsel boyutunun yaygın kaygı bozukluğu ile, sosyal boyutunun ise sosyal fobi ile daha çok ilişkili olabileceği düşünülmüştür.
• Travma sonrası stres bozukluğu ve kaygı duyarlılığı arasındaki ilişkiye bakıldığında, polis memurlarıyla yaptığı bir çalışmada travma sonrası stres bozukluğu belirtilerine göre tanı alabilecek seviyede olanların, tanı almayanlara kıyasla hem toplam hem de fiziksel, bilişsel ve sosyal alanlarda kaygı duyarlılığı düzeylerinin daha yüksek olduğu; kaygı duyarlılığı düzeyi ile travma sonrası stres bozukluğu belirtilerinin pozitif yönde ilişkili olduğu; kaygı duyarlılığının fiziksel alanının travma sonrası stres bozukluğu belirtilerinin (toplam belirti şiddeti, yeniden yaşantılama ve kaçınma), göstergesi olduğu bulunmuştur.
• Obsesif kompülsif bozukluk ve kaygı duyarlılığı arasındaki ilişkide ise, genel olarak değerlendirildiğinde obsesif kompülsif bozukluk tanılı bireylerde, sağlıklı kontrollere kıyasla kaygı duyarlılığı düzeyinin yüksek olduğu, obsesif kompülsif belirtiler ve kaygı duyarlılığı düzeyi arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu ancak diğer kaygı bozukluklarına kıyasla kaygı duyarlılığının obsesif kompülsif bozuktaki etkisinin daha az olabileceği belirtilmiştir.


KAYNAKLAR

Asmundson, G. J. G. & Stapleton, J. A. (2008). Associations between dimensions of anxiety sensitivity and PTSD symptom clusters in active-duty police officers. Cognitive Behaviour Therapy, 37(2), 66-75.

Ayvaşık, H. B. (2000). Kaygı Duyarlığı İndeksi: Geçerlik ve güvenirlik çalışması. Türk Psikoloji Dergisi, 15(46), 43-57.

Benítez, C. I. P., Shea, M. T., Raffa, S., Rende, R., Dyck, I. R., Ramsawh, H. J., Edelen, M. O. & Keller, M. B. (2009). Anxiety sensitivity as a predictor of the clinical course of panic disorder: A 1-year follow-up study. Depression and Anxiety, 26(4), 335-342.

Mantar, A., Yemez, B. & Alkın, T. (2011). Anksiyete duyarlılığı ve psikiyatrik bozukluklardaki yeri. Türk Psikiyatri Dergisi, 22(3), 187-93.

Reiss, S., Peterson, R. A., Gursky, D. M. & McNally, R. J. (1986). Anxiety sensitivity, anxiety frequency and the prediction of fearfulness. Behavior Research and Therapy, 24(l), 1-8.

Robinson, L. J. & Freeston, M. H. (2014). Emotion and internal experience in obsessive compulsive disorder: Reviewing the role of alexithymia, anxiety sensitivity and distress tolerance. Clinical Psychology Review, 34, 256-271.

Rodriguez, B. F., Bruce, S. E., Pagano, M. E., Spencer, M. A. & Keller, M. B. (2004). Factor structure and stability of the Anxiety Sensitivity Index in a longitudinal study of anxiety disorder patients. Behaviour Research and Therapy, 42, 79-91.

Taylor, S., Zvolensky, M. J., Cox, B. J., Deacon, B., Heimberg, R. G., Ledley, D. R., Abramowitz, J. S., Holaway, R. M., Sandin, B., Stewart, S. H., Coles, M., Eng, W., Daly, E. S., Arrindell, W. A. & Bouvard, M. (2007). Robust dimensions of anxiety sensitivity: Development and initial validation of the Anxiety Sensitivity Index-3. Psychological Assessment, 19(2), 176-188.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Kaygı Duyarlılığı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Özlem YILMAZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Özlem YILMAZ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Özlem YILMAZ Fotoğraf
Uzm.Psk.Özlem YILMAZ
İstanbul
Uzman Klinik Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Özlem YILMAZ'ın Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,640 uzman makalesi arasında 'Kaygı Duyarlılığı' başlığıyla benzeşen toplam 22 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Aleksitimi Aralık 2018
► Yaşam Kalitesi Aralık 2018
► Yaygın Kaygı Bozukluğu Aralık 2018
► Sağlık Kaygısı Aralık 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


07:49
Top