2007'den Bugüne 80,875 Tavsiye, 25,751 Uzman ve 18,025 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Aşırı Övgü Narsizme Neden Olabilir.
MAKALE #20225 © Yazan Uzm.Psk.Ebru ZORLUTUNA | Yayın Ocak 2019 | 312 Okuyucu
Yaşınız kaç olursa olsun birisi size “aferin!”, “çok iyi yaptın”, “bravo” ya da “inanılmazsın” dediğinde muhtemelen iyi hissedersiniz. Anne-babalarımız ya da nine-dedelerimiz tarafından “aferin!” Övgüleriyle büyütüldük. Her “aferin!” Geldiğinde bir o kadar iyi tam tersi durumlarda ise bir o kadar kötü hissettik. Başarılarımız sonucu söylenilen övgüleri tekrar tekrar duymak için çok çabaladık. Bazıları ise başarısızlıkla baş edemediği için her yenilgide oyundan çıkmayı ve bir daha oynamamayı tercih etti.

Anne babalarımız bizi böyle büyüttüğü için bizde çocuklarımızı abartılı övgülerle büyütüyoruz. Çocuklar, bir resim yaptığında şöyle sorarlar: “Bak resim yaptım! Nasıl olmuş?” Sizce öğretmenler, aileler, nine-dedeler bu soruya nasıl cevap verir? Muhtemelen; “harika”, “çok güzel”, “inanılmaz”, “gördüğüm en güzel resim”, “bravo”, “çok iyisin”, “çok yeteneklisin” vb. Bu övgüler yabancı gelmemiş olmalı. Çünkü hepimiz yapıyoruz. Bu yazıyı buraya kadar okuduğunuzda belki de ne anlatacak diye merak etmiş olabilirsiniz. “Övgünün nesi kötü olabilir ki?” Diye de düşünmüş olabilirsiniz. Bu yazı umarım hepimiz için bir farkındalık sağlar.

Çocuklarınızı övmeyin!
Çocuğunuza “çok iyi yaptın!” Dediğinizde sonuca odaklanmış olursunuz. Çocuğunuzun yapmış ve bitirmiş olduğu resmi kendi düşüncenize göre değerlendirirsiniz. Cevabınızda genellikle “çok iyi” olur. Hatta bazı öğretmen ya da aileler övgülerinin şiddetini arttırırlar. Bu çocuklarda “başarılı olmalıyım” inancıyla ilerlerler. Kaybetmeye, başarısızlığa ve eleştirilmeye tahammülleri yoktur. Bir de övgüyle büyütülen çocuklar başkalarını memnun etmek için başarmaya odaklanabilirler. Yaptıklarını başkalarına göstermeye ve sonunda iyi bir şey duymaya ihtiyaç duyarlar. Övgü, bir insanı sonuca odaklar. Bir işi nasıl yaptığının ve sürecin önemi yoktur.

Çocukları övgüyle büyütmeyle ilgili bir çok araştırma farklı veriler vermektedir. Çalışmalara göre; çocukları överek büyütmek, düşük motivasyona, daha düşük performansa ve zorluklar karşısında da mücadele etmeden uzaklaşmaya neden olabilmektedir.

Sürece odaklanın!
Çalışmalarda sabit ve gelişen zihniyet üzerinde farklı görüşler var. Sabit zihniyetteki insanlar zekası ve yetenekleri gibi sabit özellikleri üzerinde durup bunları belgelemek için zaman harcarlar. Gelişen zihniyette olanlar ise yeteneklerini özveri ve sıkı çalışmayla geliştirebileceğine inanırlar. Onlara göre yetenek ve beyin sadece başlangıç noktasıdır. Gelişen zihniyettekilere göre büyük bir başarı için gerekli olan sadece öğrenme aşkı ve esnekliktir. Sabit zihniyet yeteneğini kanıtlamaya odaklanırken gelişen zihniyet ise yeteneğinden yola çıkarak başarıya giden sürece ve çabasına odaklanır. Sabit Zihniyet’e göre; “Bunu öğrenmişsin, çok zekisin!” Gelişen Zihniyet’e göre; “Bunu nasıl yapacağını öğrenmek için çok uğraşmış olmalısın. Tebrikler!”

Çocuğunuzun ya da öğrencinizin gelişen zihniyetini geliştirmek istiyorsanız; “Sonuca” değil “sürece” odaklanın. Stratejileri üzerinde durun. Özgün ve açıklayıcı geribildirimlerde bulunun. Başarısından çok çabası üzerine yoğunlaşın. Övmek yerine teşvik edin!

Çocuğunuza özel ve açıklayıcı geribildirimlerde bulunun!
Çocuğunuzu övmek yerine teşvik etmeye çalışın. Övgüler genellikle geneldir ve herkes tarafından duyulan aynı sözlerdir. Çocuğunuza olumlu bir geribildirimde bulunmak istiyorsanız gerçekleştirdiği şeye uygun açıklamalarda bulunun. Bir puzzle bitirdiğinde “ooo harika ötesi” demek yerine ya da “çok başarılı” demek yerine “oldukça karmaşık görünüyor ama şekle göre iyi yerleştirmişsin” diyebilirsiniz. Çocuğunuz böyle bir teşvik cümlesiyle sizi daha samimi ve gerçekçi bulabilir. Çünkü genel övgü sözlerini herkes tarafından duymaktadır. Çocuğunuzun bitirdiği işe değil çaba göstermesine odaklanın. Sonuca değil sürece yatırım yapın.

Övgü ve Teşvik ayrımını yapabilmek çaba ister!
Geçmişten günümüze alışılagelmiş davranışları değiştirmek elbette kolay değildir. Aileler değil eğitimciler de “övgü” yü sıklıkla kullanmaktadır. Anaokulunda çalışan biri olarak çocuklar sürekli yaptığı işlerden onay almak ister ve sorarlar. “Öğretmenim, nasıl olmuş?” Cevabımız genellikle şudur; “Çok iyi olmuş!”. Bu dilimizde otomatik bir cevaptır ve değişmesi zaman alabilir. Övgü yerine teşvik etmeye odaklansak bir süre zor gelse de zamanla içselleştirebiliriz. Bunun için ilk olarak eğitimciler bunun farkına varıp aileleri de işbirliğine davet edebilmelidir. Bunun için yazım sadece aileleri değil eğitimcileri de kapsamaktadır.

Övgü yerine teşvik etmenin nedenlerini sayfalarca anlatsam bile yine de hayatımıza geçirebilmek adına somut örnek vermemin daha etkili olacağını düşündüm.
YAPMA YAP
Bu soruyu çözdün! Çok zekisin! (10 sorudan 1’ini çözdü) Son soru için çok iyi bir cevap buldun.
Sen bir meleksin! (Arkadaşıyla kekini paylaştı) Arkadaşınla kekini paylaştın. Çok Düşüncelisin!
Çok iyi yaptın. Emin’im bir daha ki sefere daha iyisini yapacaksın! Bulduğun çözümü beğendim.
Bu harika ötesi! Resimlerde farklı renkler kullanmanı beğeniyorum.
Aferin! Bu cevabı bulmak için eminim çok uğraşmışsındır.
Ne akıllı bir çocuk! Bunun üzerinde çok çalıştığını görebiliyorum.
Yap-bozu mükemmel çözdün. Bu yap-bozu çözme yolun mükemmeldi.
Sen harika bir puzzle çözücüsün. Zor bir bulmacayı çözmek için farklı yolları denemekte iyisin.
Bir dahaki sefere daha iyisini yapmak isteyeceğinden eminim. Bu konuda çok çalıştın ve harikasın.
Ece’den bile daha zekisin! Soruları çok iyi odaklanarak çözdünüz.
Topu yakaladın. Bir yıldızı hak ettin. Üç kez arkadaşını yakalamaya çalıştın. Çok iyi yaptığından memnun görünüyorsun.





Övgüler içinde içinde büyümek narsizme neden olabilir!

Çocukları gerçekçi şekilde övmeyip abartarak övmenin olumsuz etkileri olabilmektedir. Çalışmalara göre; Narsizim testlerinden daha yüksek puan alan çocukların aile tutumları araştırıldığında, çocukları için “diğer çocuklardan daha özel” ve “bu hayatta fazladan bir şeyler hak eden” olarak tanımladıkları bulunmuştur. Bulgulara göre; çocuklar aileleri diğerlerinden daha özel olduklarını söylediklerinde buna inanmaktadırlar. Aileleri tarafından abartılı sevgi övgülerde bulunmak ya da onları hayatının merkezine koymak çocuklarda yüksek özsaygı ve narsizm göstermelerine neden olmaktadır. İkisi arasındaki fark; yüksek benlik saygısı olan insanlar, diğerleri kadar iyi olduğunu düşünürken, narsistler, diğerlerinden daha iyi olduğunu düşünmektedirler. Ailelerin çocuklara sürekli çok özel olduğunu söyleyerek yetiştirmesi yüksek benlik saygısından çok narsizmi güçlendirebilir. Çocuklarla sıcak, gerçekçi ve şefkatli ilişkiler kurmak önemlidir, çünkü bu benlik saygısını arttırabilir, ancak onlara aşırı ve gerçekçi olmayan yaklaşımlarda bulunmak yüksek narsizmi teşvik edebilir.

Çocuklarınızı ya da öğrencilerinizi iyi gözlemleyerek yaptığı şeye uygun yorumda bulunun. Çocuğunuza genel ya da abartılı tepkiler vermekten kaçının. Çocuğunuzu teşvik ederken yargılama ya da eleştiri yapmış olmazsınız. Onlara bir dahaki sefere kullanabilecekleri geribildirimde bulunmuş olursunuz.

Övgü, iki ucu keskin bir kılıçtır. Çocuklar ya başarılıdır ya başarısız. Övgü, çocukların çabasından çok kişiliğine atıfta bulunur. Fakat ebeveynler övgü yerine teşvik edici cümleleri kullanırlarsa, hayal kırıklıklarında ya da başarısız olduklarında çok güçlü bir motivasyon gücü ve öğrenme aracı olabilir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Aşırı Övgü Narsizme Neden Olabilir." başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Ebru ZORLUTUNA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Ebru ZORLUTUNA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Ebru ZORLUTUNA'nın Yazıları
► Neden Aşırı Yemek Yeriz : Yemek Yeme Psikolojisi Psk.Aylin AYDEMİR TÜRKOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,025 uzman makalesi arasında 'Aşırı Övgü Narsizme Neden Olabilir.' başlığıyla benzeşen toplam 69 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


04:29
Top