2007'den Bugüne 86,878 Tavsiye, 26,964 Uzman ve 19,242 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Kehanetlerimizin Gücü
MAKALE #22111 © Yazan Uzm.Psk.Ebru ZORLUTUNA | Yayın Ocak 2021 | 218 Okuyucu
Hayatta kendimizle ilgili bir çok kehanette bulunuruz. Beynimiz de kehanetlerimizi gerçekleştirmek için tüm gücüyle çalışır. Bunlardan bazıları olumlu bazıları ise olumsuzdur kehanetlerdir. Kendinizle ilgili bulunduğunuz kehanetlerin gerçekleşme olasılığı yüksektir. Onun için hepimiz bir kehanette bulunurken çok dikkat etmeliyiz. Beynimiz kehanette bulunduğumuz konuyla ilgili derin bir araştırma yapmaya başlar. Bu konuyla ilgili geçmiş deneyimlerimizle bağlantı kurar. Elini güçlendirmesi gerekir ki bu kehaneti gerçekleştirebilsin. Olumsuz bir kehanetiniz varsa olumsuz dosyalarda gezinerek kanıtlarını güçlendirmek ister. Olumlu bir kehanet ise bu defa seçtiğiniz konuyla ilgili ne kadar olumlu deneyiminiz varsa bulmaya çalışır. Beynin bu detaylı çalışma sonucu ise kehanetinizin gerçekleşmesiyle son bulur.

Kendimizle ilgili kehanetimiz her zaman değersiz biri olduğumuza inanmaksa, beynimiz bunu kanıtlamak için “değersizlik” kutusunu açarak çalışmasına başlar. Bu kutunun içinde şimdiye kadar değersiz biri olduğunuza inandığınız tüm deneyimler vardır. Kutuda yer alan güçlü referanslarla birlikte değersizlik kehanetiniz de kanıtlanabilir. Olumsuz dosyaları araştırırken olumlu dosyalarınız olduğu halde ulaşabilmek zor olabilir. Halbuki beyniniz değersiz biri olmadığınızı kanıtlayacak dosyalara da sahiptir. Bu anlamda kehanetlerimiz nasıl biri olmak istediğimizi de önemli ölçüde etkiler. “Böyle gelmiş böyle gider” düşüncesiyle yolumuza devam edersek beynimiz bunu kanıtlayacak deliller üzerinde çalışır. “Böyle gelmiş” şeyleri bir araya toplar ve tüm olumlu inançlarınızın üstü bir anda kara bulutlarla kaplanabilir.
Klasik bir cümle vardır: “Nasıl düşünürsen öyle olur”. Çoğumuzun bildiği belki de çok inanmadığı bir söz olabilir. Nasıl düşündüğümüz aynı kehanetler gibidir. Beynimizi belirli bir konuyla görevlendirmiş oluruz. Bununla ilgili tüm deneyimlerimiz bir araya toplanarak ya olumlu ya da olumsuz olarak davranışlarımıza yansır. Elimizi güçlendirmesini istediğimiz şeyler olumsuzsa o da olumsuz deneyimlerinizi bir araya toplayarak bir takım çalışmalar yapar. Olumsuz deneyimlerle birlikte olumsuz inançlarımız, duygu ve düşüncelerimiz, beden duyumlarımız bir araya gelerek kararlarımıza ya da davranışlarımıza yansıyabilir. İlerleyen süreçte hep aynı hataları yaparak ya da tüm olumsuzlukların sadece bizim başımıza geldiğini düşünerek böyle cümlelere de inancımız kalmayabilir. Bunun tam aksini yaptığımızda ise olumlu delillerle birlikte geleceğe yönelik adımlarımızı da olumlu yönde etkilemek mümkündür. Onun için kendimizle ilgili kehanetlerimizi tekrardan değerlendirmek iyi olabilir.

Beceriksiz olduğumuza dair kehanetimiz varsa süreç ona göre programlanmıştır. Bu yaşımıza kadar “beceriksizim” dosyasında ne kadar deneyimimiz varsa kehanetimizin gerçekleşmesi için yeterlidir. Geçmişte yaşadığımız başarısızlıklar referans alarak bu kehanete inanmamız için elinden geleni yapabilir. Hayatında kendini beceriksiz ya da başarısız olarak gören insanların bunları fark ederek kehanetlerinin döngülerini kırmaları gerekir. Çünkü kendinizle ilgili tekrarlayan olumsuz deneyimlerin altında inandığınız ya da inandırıldığınız kehanetleriniz olabilir.

Kendinizi güvende hissetmeniz gereken dönemde bu ihtiyacınız karşılanmadığında “tehlikedeyim” inancı geliştirmiş olabilirsiniz. Bu inancınızla ilgili kehanetlerinizle güvende hissetmeyeceğiniz ortamları seçebilir ya da böyle insanlarla birlikte olmayı tercih edebilirsiniz. Kendinizin böyle ortamlara ya da insanlara layık olduğunuza inanmış olabilirsiniz. İlişkileriniz size fizyolojik ya da psikolojik zarar verse de, eşinizin tepkileri karşısında korku duygusuyla da ayrılmakta zorlanabilirsiniz. Çevrenizdeki insanlar çoğu kez “neden devam ediyorsun?” diye sorabilir. Bu sorular karşısında genellikle bahaneler üretebilir ama cevabını siz bile bilemeyebilirsiniz. “Tehlikedeyim” kehaneti bu ilişkide yaşanan olumsuz deneyimlerden ve korku duygusundan beslenebilir. Bazı insanlar yaşadığı kötü deneyimlere rağmen kendini tehlike altında hissetse de ayrılamayabilir. Çevresindeki herkesin gördüğünü kendisi görmek istemeyebilir. Hatta güvene dayalı ilişkiler yaşadığında daha önce böyle deneyimler yaşamadığı için çoğunlukla ayrılabilirler. Bu ilişkilerde “tehlikedeyim” kehanetini gerçekleştiremeyeceğini bilirler. Kendileri anlamasa da beyni ve ruhu anladığında oradan uzaklaşabilir. Ancak ne olursa olsun kendisini terketmeyeceğine inandığı ve güven duygusunu deneyimlediği bir kişiyle kehaneti de değişebilir. Kehanetlerimiz nasıl bir ilişki yaşayacağımızı ve hangi kişileri tercih edeceğimizi de önemli ölçüde etkiler. Karşımızdaki kişi kendimizle ilgili inandığımız kehanetlerimizi beslediğinde biz de onlardan ayrılmayarak kehanetimizde haklı olduğumuzu kanıtlarız. Bu olumsuz kehanetlerimize sımsıkı tutunarak yaşadığımızı fark edebilmek bile değişimin ilk adımı olabilir.

Hayatta tüm kehanetlerimiz olumsuz inançlarımızdan oluşmamaktadır. Olumlu kehanetlerde bulunduğumuzda da beynimiz gerçekleştirmek için elinden geleni yapar. Problemlerle baş edebileceğimize dair bir kehanetimiz varsa beynimiz bir şekilde çözüm üretmeye programlanır. Geçmiş dosyalarınızı araştırarak daha önce problem çözdüğünüz anıları referans alarak tekrar yapabilmeniz için güçlendirir. Bunları bilinçli bir şekilde yapmasanız da sistem çoğu zaman böyle işler. Başkaları tarafından sevilebileceğinize dair kehanetiniz varsa beyniniz bunu daha önce sevildiğiniz insanlar tarafından destekler. Olumlu kehanetlerimizden sonra beynimiz tıpkı madendeki zengin kaynaklar gibi içimizdeki madenin kaynaklarında keşife çıkar. Olumlu kehanetinizin konusu neyse madeninizde ona uygun kaynakları bulup gün yüzüne çıkarır. Madeninizde sahip olduğunuz ama göremediğiniz kaynakları sizden önce keşfederek kehanetinizin gerçekleşmesine yardımcı olur. Hepimizin olumlu inançları ve kaynakları vardır. Bazı insanlar bunların farkında olarak bazısı ise farkında olmadan kehanetlerde bulunur ama beynimiz referanslarıyla güçlenmemizi sağlar.

Kendimizi kötü hissettiğimiz zamanlarda çoğu kez olumsuz kehanetlerimiz içinde kayboluruz. Belki işe yaramaz biri olduğumuzu, sevilmediğimizi, bu dünyanın tehlikeli bir yer olduğunu, insanlara güvenilmeyeceğini düşünebiliriz. Bu düşüncelerimizi güçlendirmek için de beynimizin oyununa gelerek geçmiş deneyimlerimizi referans alabiliriz. Bu süreçte olumlu kehanetlerde bulunmak hiç de kolay değildir. Oysa ki kendimizle ilgili olumlu kehanetlerde bulunma gücünü hissedebilsek beynimizi bu defa biz oyuna getirmiş oluruz. Beynimiz bu kez olumlu dosyaları açarak ruhumuza hizmet etmiş olur. Bunun için kendimizle ilgili kehanetlerimizin gücüne inanmalıyız. Bu hayatta olumlu ya da olumsuz bir çok kehanette bulunuruz. Unutulmaması gereken ise beynimiz her daim bizim için çalışmaya hazırdır. Ruhumuzun ve zihnimizin dümeninin kendi elimizde olduğu unutulmamalıdır. Olumsuz kehanetlerde bulunduğumuzda beynimize bunu kanıtlaması için görev vermiş oluruz. O da ustalıkla çalışıp beyninizde bu kehanete uygun depolanmış tüm deneyimlerle desteklemeye çalışır. Bunun yanında olumlu kehanette bulunduğunuzda yine aynı sistemle çalışır. Beynimize ne şekilde görev verirsek o da görevini en iyi şekilde yerine getirene kadar çabalar. Bundan dolayı “gemimizin kaptanı” ya da “trenimizin makinisti” olduğumuzu asla unutmamak gerekir. Kehanetlerimiz, tüm hayatımızı etkileyen bir güce sahiptir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Kehanetlerimizin Gücü" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Ebru ZORLUTUNA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Ebru ZORLUTUNA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ebru ZORLUTUNA Fotoğraf
Uzm.Psk.Ebru ZORLUTUNA
İzmir (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi11 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Ebru ZORLUTUNA'nın Yazıları
► Motivasyonun Gücü Psk.Bilge AYGÜN
► İletişimin Sihirli Gücü Psk.İpek ERDEM
► İçinizdeki Gücü Farkedin Psk.Dnş.Nurhayat ALBAR
► Sözün İyileştirici Gücü; Psikoterapi Psk.Sezen ÖZÜTEK EREM
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,242 uzman makalesi arasında 'Kehanetlerimizin Gücü' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kendimlik Zamanları Ocak 2021
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


00:05
Top