2007'den Bugüne 79,336 Tavsiye, 25,453 Uzman ve 17,752 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Okul Öncesi Dönem Çocuklarında Beslenme ve Yeme Davranışları
MAKALE #20256 © Yazan Uzm.Psk.Dnş.Altuğ EFEOĞLU | Yayın Ocak 2019 | 145 Okuyucu
Beslenme
Yaşamın her evresinde sağlığın temelini oluşturan beslenme; büyüme, gelişme, sağlıklı ve verimli olarak uzun süre yaşamak için gerekli enerji ve besin öğelerinin her birini yeterli miktarda sağlayacak olan besinleri, besleyici değerlerini yitirmeden, sağlık bozucu duruma getirmeden en ekonomik şekilde almak ve vücutta kullanmaktır (Yücecan, 1999).
Yeterli ve Dengeli Beslenme
İnsan vücudunun büyüme ve gelişmesini sağlayabilmesi, dokuların yenilenmesi ve yaşamsal aktivitelerini sürdürülebilmesi için gerekli olan besin öğelerini karşılayabilecek şekilde beslenmeye “yeterli ve dengeli beslenme” denir. Besin maddelerinin vücudun gereksinmesi düzeyinde alınamadığında yeterli enerji oluşmadığından ve vücut dokuları yapılamadığından “yetersiz beslenme” durumu oluşur. Birey yeterli miktarda besin almasına karşın bazı besin öğelerinin vücudun gereksinim düzeyinden fazla, bazı besin öğelerinin ise vücudun gereksinim düzeyinden az alınması durumu “dengesiz belenme” olarak ifade edilir (Erdoğan, 2005).
Bugün; teknolojideki gelişmelere, bilimsel çalışmalara ve uluslararası kuruluşların sarf ettiği çabalara rağmen dünyanın bazı yerlerinde yetersiz ve dengesiz beslenme sorunu büyük bir sorun olarak görülmekte ve gündemi sürekli meşgul etmektedir. Bilindiği üzere bireylerin ve toplumların sağlıklı olarak yaşamlarını sürdürmesinde, ekonomik ve sosyal yönden gelişmesinde, refah düzeyinin artmasında, mutlu ve huzurlu bir hayat yaşamalarında yeterli ve dengeli beslenme temel koşullardan birisi belki de en önemlisi olarak kendini göstermektedir (Önder vd., 2000/ Gündoğdu, 2009: 8-9).

Beslenme ve Yeme Davranışları

Beslenme, insan ve tüm canlıların yaşamlarını sürdürebilmeleri için solunum, üreme ve korunma gibi gerekli bir işlevidir. Beslenmede amaç; bireyin yaşına, cinsiyetine, çalışma ve özel durumuna göre gereksinmesi olan enerji ve besin öğelerinin her birini yeterli ve dengeli miktarlarda alabilmek, bunların kaynağı olan besinleri, besleyici değerlerini kaybetmeden ve sağlığı bozacak duruma gelmeden isleyip tüketebilmektir (Köksal, 2001).

Çocuğun bedensel, duygusal gelişmesini ve sosyal davranışlarını doğrudan etkileyen en önemli faktörlerden biri yasına, cinsine ve aktivitesine uygun olarak yeterli ve dengeli beslenmesidir (Ünüsan, 2001).
Dünyada beslenme ile ilgili sorunlara bakıldığında, başlıca iki temel sorunun olduğu görülmektedir. Bunlardan birincisi, insanların yeterince besin maddesi bulamamasına bağlı açlık sorunu, ikincisi ise, aşırı ve dengesiz beslenmeye bağlı oluşan sağlık sorunlarıdır. Her iki durumda da, insan sağlığı risk altına girebilmekte, dünyanın bazı yerlerinde açlığa bağlı insan ölümleri görülürken, diğer bazı yerlerinde ise aşırı ve dengesiz beslenmeden kaynaklanan sağlık sorunları nedeniyle, insanlar zorluklar yasayabilmektedir. Dolayısıyla, insanların en değerli varlıkları olan sağlıklarını korumak için, yeterli ve dengeli beslenmeye son derece önem vermeleri gerekmektedir (Demirci, 2003).
Bireylerin fiziksel yapısının, fizyolojik faaliyetlerinin, başarı durumlarının, ruhsal yapılarının sağlıklı gelişimi için yeterli ve dengeli beslenmeye ihtiyaç vardır. Özellikle toplumun çekirdeğini oluşturan ve bir büyüme ve gelişme sürecinde olan beslenme yetersizliklerinden en çok etkilenen, zarar gören gruplar olan çocuk ve ergenlerin beslenmelerine çok daha fazla önem verilmelidir. Zira ülke nüfusunun büyük çoğunluğunu oluşturan çocuk ve gençlerin yeterli ve dengeli beslenmiş olmaları, onların gelecekte sağlıklı bireyler olması için ön koşuldur (Çomak, 2008).
Yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı, zihnen, bedenen ve ruhen sağlıklı olabilmenin koşullarından biridir. Çocuklar açısından yeterli ve dengeli besleneme hayati önem taşır. Çünkü çocukların temel gelişim alanları beslenmeyle doğrudan bağlantılıdır. Yeterli ve dengeli beslenen bir çocuğun zihinsel potansiyeli genişler, boy gelişimi ve ağırlığı normal gelişim çizgisinde seyreder, yaşam sevinci çoğalır ve zorluklara karşı mukavemeti artar (Özbey, 2008).



Okul Öncesi Dönem Çocuklarında Beslenme ve Yeme Davranışları


Beslenme anne karnında başlar. Annenin gebe kalmadan önceki beslenme durumu da bebeğin sağlığı için büyük önem taşır. Gebelikten önce yeterli ve dengeli beslenmiş, sağlıklı annelerin gebelikleri daha sorunsuz geçer. Annenin gebeliği boyunca yeterli ve dengeli beslenmiş olması, sağlıklı bebek dünyaya getirebilmenin en temel koşuludur. Sağlıklı olarak dünyaya gelen bebek, yeterli ve dengeli beslenmenin sürmesi ve iyi bir bakım ile (aşılar, banyo, güneşlenme, egzersiz vb.) sağlıklı bir çocuk olarak büyür ve gelişir (Baysal ve Arslan, 2000).
Çocuklukta geliştirilen yeme alışkanlıkları çocuklar okula başladıklarında, çocukluktan yetişkinliğe geçerkenki beslenme seçimlerinde devam ettirilir. Bundan dolayı, okul öncesi dönemdeki beslenme eğitimi yaşam boyu sağlıklı yeme alışkanlıkları için bir temel oluşturabilir (Matheson, Spranger, & Saxe, 2002/Ünlü, 2011: 6). Ayrıca, okul öncesi dönem gıda alışkanlıklarının kazanıldığı, hoşlanılan ve hoşlanılmayan gıdaların belirlendiği dönemdir. Bu dönemde iyi beslenme alışkanlıklarının kazandırılması ile çocuk yaşamı boyunca doğru ve dengeli beslenebilir (Arlı, Şanlıer, Küçükkömürler ve Yaman,2002).
Okul öncesi dönemdeki beslenmenin amacı; yeterli besin çeşitliliği ile en uygun büyüme ve gelişmenin sağlanmasıdır. Büyüme hızının yavaş olduğu, motor gelişimin hızla gerçekleştiği bu dönemde beslenmede öğün düzeninin planlanması, yemek yeme davranışı geliştirilmesi ve yaşam boyu pozitif beslenme alışkanlıklarının kazandırılması hedef olmalıdır (Kutluay ve Merdol, 1999).
Bir-beş yaş arasındaki çocukların en sıklıkla karşılaşılan davranışı, yiyeceği reddetmesi ve ailesine ya da çevresine duyduğu tepkiyi yemek yememekle dile getirmesidir. Ayrıca çoğu zaman ailenin bir arada olduğu aile sofrası aynı zamanda tartışma ortamı olduğundan ve çocuğun sofrada iken ikaz edilmesi, cezalandırılması ve başka çocuklarla kıyaslanması gibi davranışlar çocuğun besini reddetmesine neden olabilir. İştahsızlıktaki isteksizlik ve dalgalanmalar davranışlara da yansır (Köksal ve Gökmen, 2002).

Çocuklarda yeme davranışlarındaki gelişim sırası ve yaşa göre göstermeleri gereken yeme davranışları Tablo 3’de gösterilmiştir

Yaş (ay)
Yeme Davranışı
0-4
Emme ve yumma refleksi doğumdan gelir.
Dördüncü ayda besinleri görünce fark eder.
5-8
Beşinci ayda bazı besinleri(elma, havuç vb) elinde tutar.
Desteksiz oturur.
İki eliyle biberonu tutar.
9-11
Elindeki besinleri ağzına götürerek emmeye başlar.
Besinleri çiğnemeye başlar.
Yardımla bardaktan su ve süt içebilir.
12-18
Biberonu bırakır.
Boş tabağı uzatır.
Dökerek de olsa kaşıkla yemeye başlar.
Masaya oturur.
19-22
Yardımsız olarak bardaktan su ve süt içebilir.
Dökmeden kaşıkla yiyebilir.
Kâğıda sarılı besinlerin kâğıdını açar.
23-24
Çatal kullanmaya başlar.
25-36
Şişedeki sıvıyı tek başına bardağa boşaltır.
Pipetle su-süt gibi içecekler içer.
Üç yaşında, tamamen yardımsız yemek yer.
4-6 Yaş
Peçete kullanır.
Yemek için doğru araç gereci seçer ve doğru aracı seçerek uygun biçimde kullanır.
Bıçakla yumuşak şeyleri keser ve bıçağı ekmeğe yağ sürmek için kullanır.
Bardağa taşırmadan su doldurur ve dökmeden taşır.
Serviste yiyecekleri tabağına alır.
Yemeğini normal sürede bitirir.


Kaynak: Bulduk, Yabancı ve Demircioğlu,(2002); MED, 2001

Bu dönemde çocuğun yeme davranışlarını düzenlemeye katkıda bulunabilmek için öncelikli olarak anne babanın bu dönem çocuğunun sergilemesi gereken yeme davranışlarını iyi bilmesi ve çocuğun sergilediği olumlu ve olumsuz davranışlara karşı nasıl bir tutum içerisinde olmaları gerektiğinin farkında olmaları gerekmektedir (Bulduk ve diğerleri, 2002).
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Okul Öncesi Dönem Çocuklarında Beslenme ve Yeme Davranışları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Dnş.Altuğ EFEOĞLU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Dnş.Altuğ EFEOĞLU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Altuğ EFEOĞLU Fotoğraf
Uzm.Psk.Dnş.Altuğ EFEOĞLU
Bursa
Uzman Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Dnş.Altuğ EFEOĞLU'nun Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,752 uzman makalesi arasında 'Okul Öncesi Dönem Çocuklarında Beslenme ve Yeme Davranışları' başlığıyla benzeşen toplam 41 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


11:06
Top