2007'den Bugüne 88,737 Tavsiye, 27,441 Uzman ve 19,543 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Hayatınızdan Şekeri Çıkarmak İçin 9 Neden!
MAKALE #22582 © Yazan Dyt.Ayşegül YILMAZ | Yayın Kasım 2021 | 213 Okuyucu
Günümüzde “şeker”, yediğimiz hemen her besinin o kadar içinde ki, ondan kaçmamız için özel bir çaba harcamamız gerekiyor. Şeker veya şekerli besinlerden uzak durmak malesef şekerden uzak durmak için yeterli olamıyor. Çünkü hazır çorbalardan tuzlu çubuklara, ekmek çeşitlerinden konserve baklagillere kadar bir çok tatlı tadı olmayan besin bile şeker içerir halde market raflarında karımıza çıkıyor. Ben bu gün hiç şekerli bir şey yemedim dediğinizde bile şeker tüketmiş oluyorsunuz.

Uzak durulması sıklıkla öğütlenen şeker aslında, bir molekül sınıfını tanımlamak için kullanılan genel bir terimdir ve organizmaların temel enerji kaynağı olan “karbonhidratlar” sınıfında yer alır. Karbonhidratlar, sadece insanların değil tüm canlıların yaşamını sürdürebilmeleri için gerekli en temel besin ögesidir. Yiyecek ve içeceklerin çok büyük bir kısmında bulunur.
Burada önemli olan, tükettiğiniz karbonhidratın bileşimi, başka bir ifade ile kompleks ya da basit karbonhidrat olmasıdır. Kompleks karbonhidratlar; meyveler, sebzeler, bakliyat ve tam tahıllı gıdalar sağlıklı bir sindirim sistemi için gerekli olan diyet lifi –posa- bakımından da zengin besinlerdir. Evet, yanlış duymadınız sebzeler de karbonhidrat içerirler ama iyisinden. Çünkü yapılarındaki posa aynı zamanda yemeklerden sonra kan şekeri seviyesinin korunması, kalp ve damar hastalıkları riskinin düşürülmesi, sindirim sistemi hastalıklarından korunmak için de oldukça önemli destekleyici görev yapar. Bu nedenle “kompleks karbonhidratlar” günlük enerji ihtiyacımızı karşılarken sağlığın korunmasına yardımcı olur.

Şeker, bir karbonhidrat olmasına rağmen lif içermeyen basit bir karbonhidrattır. Basit karbonhidratlar herhangi bir sindirime uğramadan, tüketildiklerinden yaklaşık 15-20 dakika içerisinde doğrudan bağırsaklardan emilerek kana geçerler. Bu şekilde kan şekeri düzeyinde ani yükselmeye ve yine aynı hızla ani düşüşlere neden olurlar. Şeker kamışı, pancar veya mısırdan üretilmiş olabilirler. Bu bitkilerden elde edilen şekerlerin besin değerleri aynıdır. Enerji vermeleri dışında vücuda hiçbir faydaları yoktur ve 1 gramları yaklaşık 4 kaloridir.

Her Yerde ‘Şeker’ Var Ve Değişik İsimlerle Sürekli Tüketiyoruz!!!

Kek, pasta, baklava gibi tatlı tadı olan yiyeceklerin içinde şeker olduğunu zaten biliyoruz. Peki çok sağlıklı gibi görünen yiyeceklerin de şeker ilaveli olabileceğini hiç düşündünüz mü? Son zamanların moda içecekleri olan hazır soya veya badem sütlerinin şeker ilaveli olduğunu biliyor musunuz?
Ya da meyve suları olarak sunulan meyvelerdeki şekerin sadece yüzde 10’nun meyveden geldiğini, geri kalanın ilave şeker olduğunu? Kahvaltılık tahıl gevreklerinin 3 kaşığından 15 gram şeker aldığınızı? Şeker, satın aldığımız bir besinin etiketinde pek çok farklı isimle karşımıza çıkıyor! Bu nedenle dikkat etmek ve ürün etiketlerini iyi okumak gerekiyor.

Satın aldığınız ürünlerin içeriklerini okuduğunuzda; Kahverengi şeker, invert şeker, mısır şurubu, desktroz, malt şurubu, fruktoz, maltoz, meyve suyu konsantresi, glukoz,sofra şekeri, fruktozlu mısır şurubu, sukroz ifadeleri ile karşınıza çıkabilir. Bunların tamamı şekerin formlarıdır. Bu şekilde etiketlenen gıdaları tükettiğinizde aslında vücudunuza basit karbonhidrat olan şeker almış oluyorsunuz.

Aslında bedenimiz için bir enerji kaynağı olan şekeri, kompleks değil de basit kaynaklardan almak ve ölçüsüz kullanmak vücudumuz için tam anlamıyla bir zehir haline dönüşebiliyor. Zehir derken şaka değil. Aşırı şeker tüketimi beraberinde yüksek tansiyondan diyabete, kalp hastalıklarından kansere kadar birçok hastalık için zemin hazırlayan zehir gibi.

Şekerin Vücuda Başlıca Zararları Nelerdir?

1. Aşırı şeker tüketmek kan şekerini hızlıca yükselterek ve pankreasın aşırı insülin salgılamasına sebep oluyor. İnsülin, kandaki şekeri miktarını düzenledikten sonra fazlası vücutta yağ olarak depolanıyor. Kan şekerindeki ani düşüş ise sürekli acıkma hissinin oluşmasına ve ihtiyaç olmadan fazladan yemeye yol açıyor.

2. Son dönemde yapılan çalışmalar, obezitenin en önemli sebeplerinden birinin şeker olduğunu ve tıpkı uyuşturucular gibi aynı merkezi hedefleyerek bağımlılık da yarattığını ortaya koyuyor. Obezite başta olmak üzere; diyabet, kalp damar hastalıkları, böbrek hastalıkları, kanser, hipertansiyon, felç, ülser, astım, romatizma, diş hastalıkları, kronik yorgunluk sendromu ve kemik erimesine neden oluyor.

3. Düzenli şeker tüketiminin, beynin tokluk hissi sinyali veren ve yemeyi bırakmanızı söyleyen mekanizmasını körelttiğini gösteriyor. Kişi şekerli yiyecekleri yediğinde doyma hissi oluşmadan sürekli yeme isteği duymaya devam ediyor. Kan dolaşımıyla vücudun her tarafına taşınan şeker özellikle de göbek, kalçalar, göğüsler ve bacağın üst kısmında yağ olarak toplanıyor. Ancak sadece gördüğünüz yağlanmadan daha fazlası var; yağ asitleri kalp, karaciğer ve böbrek gibi organlara dağılıyor. Organların etrafı yağ ile kaplandığında ciddi sağlık sorunları da beraberinde geliyor.

4. Bağışıklık sisteminin zayıflamasına sebep olarak hastalıklara karşı direncinizi düşürüyor. Vücut değişen hava koşullarına veya mikroplara karşı savunmasız kalıyor ve en basit rahatsızlıklar bile zorla atlatılan ciddi sağlık sorunları haline gelebiliyor.

5. Rafine şeker tüketimine bağlı yüksek kan şekeri seviyelerinin, beyinde yüksek depresyon riskine ve anksiyete ataklarına yol açtığı yakın zamanda kanıtlandı. 69 bin kişi ile yapılan bir araştırmada, yüksek miktarda işlenmiş şeker tüketimi ile artan depresyon arasında doğrudan ilişki gözleniyor. Aynı çalışma beslenmedeki karbonhidrat türünün laktoz, lif ve sebze gibi doğal içerikleri yüksek olduğunda ise depresyon değeri oldukça düşük ölçüldüğünü gösterir. Mental yönden sağlıklı olduğu değerlendirilmiş başka bir çalışma ise günde 67 gram ve daha fazla şeker tüketenler, günde 40 gramdan az şeker tüketenlere kıyasla %23 oranında daha yüksek depresyon gözlenmiştir.

6. Hafıza problemlerine neden olur. 5000 kişinin takip edildiği 10 yıl süren bir çalışmada, kan şekeri ne kadar yüksekse bilişsel fonksiyonlarda (bilgileri alma, depolama, geliştirme, dönüştürme vb. mental süreçlerde) o kadar hızlı bir düşüş olduğu gözlendi. Glisemik indeksi yüksek besinlerden oluşan (kan şekerini hızlı yükselten) bir kahvaltının hem yetişkinlerde hem çocuklarda dikkat ve hafıza problemlerine yol açtığını kanıtlayan bir başka çalışma aynı zamnda günlük alınan kalorinin %58’inden fazlasının karbonhidrat olması durumunda, zihinsel problemler ve bunama riskinin ikiye katlandığını kanıtlamış oldu.

1800 ‘lü yıllarında kişi başına düşen yıllık şeker tüketimi sadece 5kg iken, bugün kişi başına düşen yıllık şeker tüketimi 80 kg olmuş durumda. Hal böyle olunca obezite ve beraberinde gelen kronik sağlık problemlerinin de artması kaçınılmaz son oluyor.

Sağlıklı yaşamın temeli yeterli ve dengeli beslenmedir. Peki, bu sağlıklı beslenme içerisinde şekere ne kadar yer verilmeli? Veya yer verilmeli mi? Günlük kaç gram şeker tüketilmeli? Bunlar günümüzde insanların en çok merak ettiği konu haline gelmiştir.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO); şekerin sonradan eklendiği yiyecek ve içeceklerin sağladığı kalorinin, bir insanın bir günde aldığı toplam enerji miktarının yüzde 10’undan daha azını oluşturması gerektiğini belirtiyor. Hatta mümkünse enerjinin % 5 ‘ine kadar azaltmayı şiddetle tavsiye ediyor. Enerji gereksinmesi kişiye, cinsiyete, aktiviteye, hastalık durumuna göre değişiklik gösterse de ortalama olarak günlük 2000 kcal/gün enerji alımı için: günlük şeker tüketiminin 25 gr a kadar güvenli olduğu, ancak kesinlikle 50 gramı aşmaması gerektiği vurgulanıyor.

Amerikan Kalp Derneği'ne (AHA) göre ise , cinsiyete göre bir günde tüketmeniz gereken maksimum ilave şeker miktarını aşağıdaki gibi belirtiyor:

Erkekler için; günde 150 kalorilik ilave şeker (37.5 gram veya 15 küp şeker)
Kadınlar için; günde 100 kalorilik ilave şeker (25 gram veya 10 küp şeker)

Ben ilave şeker kullanmıyorum diyen sevgili okur, tam da sizi ilgilendiren yere geliyoruz. Dikkat edilmesi gereken asıl konu işlenmiş yiyeceklerden alınan veya ilave olarak kullanılan şeker miktarını azaltmak olmalıdır. Bu gün piyasada “tuzlu” özelliği vurgulanarak veya şekersiz denilerek satılan bir çok ürün tuzdan çok şeker içeriyorken ilave şeker kontrolü yapmak için etiket okuma zorunluluğunu da unutmamak gerekiyor.

Ne? Hazır Çorba Ve Light Yoğurtta Şeker Mi Var?

Örneğin: bir kutu gazlı içeceğin günlük limitlerin üzerinde (40 gram )şeker içerdiğini biliyor muydunuz? Evet, herkes gazlı içeceklerin yüksek şeker içerdiğini bilir; ancak birçok kişi, bir paket hazır çorbanın bir porsiyon başına yaklaşık 20 gram şeker içerebileceğini veya sağlıklı diye aldığı gazlı olmayan bir elma suyunun şekersiz olarak etiketlenmiş olsa bile bardak başına yaklaşık 25 gram şeker içerdiğinin farkında olmayabilir.

Düşündüğünüzden çok daha fazla şeker içeren birkaç besini sırlayarak belki etiket okuma konusuna biraz daha dikkatinizi çekebilirim.
Daha sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemeye çalışıp az yağlı ürünler tüketmeye çalışırken eğer etikete bakmazsanız yağdan kaçarken şekere tutulursunuz. "Light" veya "az yağlı" olarak pazarlanan ürünler bile normal yağı azaltılmamış eşdeğerlerinden daha fazla şeker içerebiliyor. Normalde evde mayalanan yoğurtta süt şekeri dışında ilave şeker bulunmaz. Ancak Marketten satın aldığınız bir porsiyon tam yağlı sade yoğurt 4,7 gram şeker içerirken bir porsiyon diyet, başka bir deyişle az yağlı sade yoğurt 6 ila 12 gram kadar şeker içerebiliyor.

Tatlı ve acı gibi çeşitleri ile dünyadaki en popüler çeşnilerden biri olan ketçabın sadece domates içerdiğini mi düşünmüştünüz? Tatlısından kaçınıp acı olanı seçerek metabolizmanıza destek olacağını düşündüğünüz için tercih ederken, bir çorba kaşığı ketçaptan neredeyse 1 küp şeker kadar ilave şeker alabileceğinizi biliyor muydunuz?

Egzersiz yapanlar için genellikle sağlıklı bir seçenek olarak tanımlanan sporcu içeceklerinin etiketlerine baktınız mı? Bu içecekler uzun ve yoğun egzersiz dönemlerinde eğitimli sporcuların su ihtiyacını gidermek ve onlara egzersiz sırasında sindirime ihtiyaç duymayacak hazır enerji vermek için tasarlanmıştır. Bu yüzden sporcu içecekleri de hızlı bir şekilde emilebilen ve enerji için kullanılabilen yüksek miktarda ilave şeker içerirler. Profesyonel sporcu değilseniz sizin sağlıklı bir seçim olmayabilir. Çünkü standart bir 591 mL'lik sporcu içeceği şişesi 32,5 gram (13 küp şekere eşit miktar ) ilave şeker içerir.
Meyveler ve pancar, mısır, patates gibi sebzelerin içinde bulunan şeker, günlük önerilen miktarı karşılayacak ölçüdedir.Şekeri bırakmak demek bunlardan da vazgeçmek değil . Sağlıklı diyetin önemli bir parçası olan bu yiyecekleri hayatınızdan çıkarmanızı elbette istemiyoruz.

Şekeri Bırakmaya Karar Verdim, Beni Nasıl Bir Süreç Bekliyor?

Şekerli besinler tıpkı uyuşturucu maddeler gibi bağımlılık yapar. Bu nedenle şekeri bırakma kararı aldığınızdan çok kısa bir süre sonra canınız şeker içeren tatlı bir şeyler yemek ister. Sadece aldığınız karar bile sizde yoksunluk hissi yaşatmış olabilir.

Şekere veda edeli sadece 1 gün olduğunda, kendinizi mutsuz ve enerjisiz hissediyor olabilirsin. Bu durumla tatlı isteğini meyvelerle tatmin edebilir ,kuruyemişler ya da kefir yardımcılar ile kan şekerini dengeleyebilirsiniz. Diyetinizde yağ, protein ve karbonhidrat dengeli bir şekilde bulunduğunda ve yüksek lif içerikli besinler aldığında şeker isteğinin üstesinden gelmek daha kolay olur.

Şekersiz bir haftayı geride bıraktıktan halsiz ve ani enerji düşüşleri yaşarsınız ve sonra canınız yoğun bir şekilde şekerli besin çeker. Bu durum şiddetlidir dengesiz, öfkeli ve depresif ruh hallerine girmenize neden olabilir. Bu gergin tablo bağımlılığınızın süresine göre 2-3 haftaya kadar uzayabilir. Bu dönem çok önemlidir. Bu zorlu süreci atlattıktan sonra artık her şey çok daha kolay olacaktır. Giderek kendinizi daha dinç ve enerjik hissetmeye başlayacaksınız.
Şekeri bıraktıktan 1 ay sonra bağımlılığının yaşattığı olumsuz durumların hepsi biter. Artık olumlu gelişmelerin olduğu zaman gelmiştir. Depresif duygu durumu, kronik yorgunluk ve gerginlik bitmiştir. Yerini zindelik almıştır.
Şekeri bırakmanın üzerinden birkaç ay sonra uzun vadeli olumlu etkiler de gün yüzüne çıkar. Fazladan ve sağlıksız kalori almadığınız için muhtemelen zayıflamış , ve daha fit bir görünüme sahip olursunuz. Hormonlarınız daha düzenli çalışmaya başlayacağından daha sağlıklı olacak ve daha genç bir görüneceksiniz.

Bütün bu açıklamalar yeterli gelmiyorsa ve hala “ neden hayatımdan şekeri çıkarmalıyım ki? “ diyorsanız buyurun size maddeler halinde nedenleri:

Hayatınızdan Şekeri Çıkarmak İçin Sizi İkna Edecek 9 Sebep!

1. Güçlü Bir Hafıza İçin
Yüksek miktarda şeker tüketilen bir beslenme düzeninin, öğrenme ve hafızayı olumsuz yönde etkilediğini biliyor muydunuz? Şeker tüketimini azaltarak hafızanızı güçlendirip, unutkanlığı azltmanız ve günlük işlerinizi daha da kolaylaştırmanız mümkün.
Amerikan Klinik Beslenme Dergisi’nde 2013’te yayınlanan bir araştırmaya göre, ilave şekerli besinler tüketmek, beynin ödül merkezini uyarıyor. Böylece daha fazla şeker tüketiliyor ve ardından tatlı bir şeyler yeme isteği devam ediyor. Malesef bu olay kısır bir döngü halinde devam ediyor. Bir ay kadar kısa bir süre içinde yüksek miktarda şeker ve doymuş yağ tüketen kişilerin, hafıza testlerinde 1 ay öncesine göre daha kötü bir performans gösterdikleri ortaya çıkıyor. Bu da basit şekerin kısa vadede hafızaya zarar verdiği sonucunu ortaya koyuyor. Uzun vadede değerlendirildiğinde ise aşırı miktarda şeker tüketmenin; beyinde hücreler arasındaki iletişime zarar vererek (nörodejenerasyon), Alzheimer ve benzeri hastalıkları da tetiklediğini ortaya koyuyor.

2. Parlak Bir Cilde Sahip Olmak İçin
Cilt gözenekleri tıkandığında, gözenek içinde bulunan bakteriler için uygun bir üreme ortamı oluşturur; bu bakteriyel çoğalma zamanla iltihaba yani inflamasyona neden olur. İnflamasyon; cilt sorunları ve aknenin başlıca nedenidir. Şeker; inflamasyonu tetikleyerek, ciltte sivilcelerin artmasına neden olur. Ayrıca şeker vücutta proteinler ile reaksiyona girerek, kolajen ve elastin yapıyı sertleştirerek esnekliğini azaltıp dayanıksız hale getirerek ciltte yaşlanmayı hızlandırır. Şeker tüketimi azaltılarak, cilt sorunları ile savaşabilir, daha sağlıklı, parlak ve gergin bir cilt görünümü elde edebilirsiniz.

3. Sürekli Aç Hissetmemek İçin
Tükettiğiniz besinler sadece enerji içermez, aynı zamanda protein, karbaonhidrat, yağ , diyet lifleri, vitamin ve mineraller de içerir. Ancak şekerler basit karbonhidrat dediğimiz “ boş enerji kaynağı” enerji dışında bir fayda içermeyen işlenmiş bir karbonhidrattır. Ve şeker içeren besinler tüketildiğinde ne yazık ki diğer besin ögeleri eksik kalır. Kan şekeri regülasyonu bozulur, yetersiz posa ve protein tüketimi yüzünden de tokluk hissi çok gecikir. Beslenmede kontrolü sağlayamazsanız sonunda kendinizi sürekli yerken bulabilirsiniz.

4. Göbek Çıkıntısından Kurtulmak İçin
Basit karbonhidrat alımı yerine posalı besinler ( sebze-tam tahıl- meyve) tüketerek; dümdüz bir karın hayaliniz için ilk adımı atmış olursunuz. Sağlıklı beslenme temel önerilerinde ideal posa alım düzeyi günde 25-38 gr arasında olması vurgulanır. Bu önerinin bulunmasına rağmen, yapılan çalışmalar sonucunda ortalama olarak bireylerin sadece 15 gram posa tükettikleri görülüyor. Yetersiz posa tüketimi sonucunda da bağırsaktaki lifle beslenen yararlı bakteriler beslenemeyip sayıca azalırken, yerine şekerle beslenen zararlı bakterilerin sayısı artıyor. Ne yazık ki bu küçük yaramazlar da karnınızın nomalden daha büyük ve de şişkin gözükmesine neden oluyor. Lifli gıdaların alınmasıyla bağırsakta artan sağlıklı bakteriler aynı zamanda sağlığınızın korunmasında, kilo vermenizde ve bağışıklık sisteminin daha güçlü olması için de oldukça önemli.

5. Şeker Hastalığı Riskini Azaltmak İçin
Basit karbonhidratlar dediğimiz şekerlerin aşırı tüketiminin, uzun vadede kronik sağlık problemlerine yol açabileceğinden yukarıda bahsetmiştik. Bu tadı ile cezbeden leziz şeyler ağzınızı tatlandırırken sinsi zararlar veriyor. Çabucak sindirilip kan şekerinizi hızla yükseltir. Bu da vücudun gerekenden çok daha fazla insülin salgılamasına, sürekli ve çok salgılanan insülin olması da vücutta insülin direnci gelişmesine neden olur. Ve eğer bu durum süreklilik arz eder ve limit aşımı ( günde 25 gr şekerden fazla) devam ederse, bir de genetik yatkınlığınız var ise tip 2 diyabete dönüşmesi işten bile değildir.
Vücudunuzun fazla insülin salınımına neden olan, kan şekerindeki ani yükselişlerdir ve önlemek için sindirimi daha yavaş de daha uzun olan, lif bakımından zengin kompleks karbonhidratlar tüketmek gerekir. Eğer kan şekerimiz ani iniş çıkışlar olmadan normal seviyede seyrederse, pankresınız daha az insülin salgılar. Bu da hücrelerin insülinle buluşmasını daha kolay hale getirir ve vücut daha fazla enerji harcar. Özetle basit karbonhidrat veya rafine şeker dediğimiz şekerlerin eklenmemeiş olduğu, doğal yapısı bozulmamış besinler tüketerek genetik yatkınlık varsa bile kan şekerini dengeli tutmayı başararak diyabet oluşumunu engelleyebileceğinizi gösterir.
6.Fazla Yağlarınızdan Kurtulmak İçin
Yoğun karbonhidrat tüketiminizi ( örneğin gazlı içecekler, meşrubatlar, bisküviler, çikolatalar, pastane ürünleri, şerbetli tatlılar gibi.) azalttığınızda yerine başka – ama sağlıklı- besinler yeseniz de doğal olarak günlük aldığınız kalori miktarınızı da azalmış olursunuz. . Bu durumda vücutta bir enerji açığı yaratarak , işlenmiş karbonhidratlardan gelen fazla enerjiyi harcamak yerine vücutta depolanan yağları yakmayı tercih ediyor. Ve yağ fazlalıklarınızdan kurtulmaya başlıyorsunuz.

7. Daha Güçlü Kaslar İçin
Basit karbonhidrattan zengin, ama besleyici mikromolekillerden yoksun yiyecekleri tüketerek, sağlıklı bir cilt, canlı saçlar, sağlam tırnaklar, güçlü kemikler ve kaslar için gerekli olan proteini vücuda alamamış oluyoruz. Protein ve vitamin/mineral açısından zengin ( tam tahılllar, bakliyatlar, kabuklu yemişler, sebze meyveler) yiyecekleri tercih ederek kaslarımızı koruyabilir, metabolizmamızı hızlandırabiliriz. Ayrıca varsa – ki rafine şeker tüketimi varsa ödem de vardır- vücuttaki ödemi de uzaklaştırmış oluruz.

8. Daha Zinde Hissetmek İçin
Bütün karbonhidrat içeren besinleri ‘kötü’ olarak nitelendiremeyiz. Vücudun beyin ve kas fonksiyonlarını devam ettirmek, organ işlevlerini eksiksiz yerine getirmek için karbonhidratlara ihtiyacı vardır. Ancak basit karbonhidratlar dediğimiz işlenmiş ve faydalı bileşenlerinden arındırılmış saf şekerler yerine daha uzun süreli tokluk sağlayan sebze, meyve, esmer pirinç, tam buğday ekmeği, bulgur, karabuğday, kuru baklagiller gibi sağlıklı, kompleks karbonhidratları tercih etmelisiniz. Vücutta sürekli bir enerji akışı vardır, ancak bu enerjinin asıl kaynağı basit karbonhidratlardan sağlanmamalıdır. Özellikle öğleden sonraki saatlerde, enerjiniz düştüğünde, canınız tatlı istediğinde hızlı enerji sağlamak için besin içeriği yönünden kötü ve yeterli tokluk oluşturmayan basit karbonhidratlar yerine; protein ve karbonhidratları bir arada içeren dengeli bir ara öğün yapmak, akşama kadar daha dinç hissetmenizi sağlar; örneğin1 paket gofret tüketmek yerine 1 bardak kefir ile 1 küçük muz ve 2-3 ceviz içi tüketmeyi seçebilirsiniz.

9. Kalp Hastalıkları Riskini Azaltmak İçin
Günümüzde kalp hastalıklarından ölüm riski 3 kat arttı. Bunun en büyük nedenlerinden birisi de basit şeker tüketiminin gün geçtikçe artması. Şeker tüketimi kan basıncı ve kalp hızını artırır, sempatik sinir sistemini aktive eder ve insülin seviyelerinde kronik artışa neden olur. Öte yandan fazla şeker tüketimi vücutta yağ sentezini ve kolesterolü de artırır. Bu da birçok hastalığın yanı sıra kardiyovasküler hastalıklar yönünden de risk faktörüdür.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Hayatınızdan Şekeri Çıkarmak İçin 9 Neden!" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Ayşegül YILMAZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Ayşegül YILMAZ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ayşegül YILMAZ Fotoğraf
Dyt.Ayşegül YILMAZ
Ankara (Online hizmet de veriyor)
Diyetisyen
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi15 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Ayşegül YILMAZ'ın Yazıları
► Spor Yapmak İçin 100 Neden Dyt.Turgay KÖSE
► Kilo Verme Neden Durur ? Hızlandırmak İçin Tavsiyeler Dyt.Zeynep Işıl KÜÇÜKGÖNCÜ
► Bayram Şekeri Tadında Diyet Dyt.Yunus Emre UZUN
► Gestasyonel Diyabet (Hamilelik Şekeri) Dyt.Fatma Gül ÖZTÜRK
► Gestasyonel Diyabet- Gebelik Şekeri Dyt.Aysen ARICAN ÖZ
► Yeni Nesil Tehdit: Fruktoz Şekeri. Dyt.Mustafa TİLEKLİ
► Chia Tohumu: Diyete Chia Tohumu Eklemek İçin 10 Neden ÇOK OKUNUYOR Dyt.Perran AYDEMİR
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,543 uzman makalesi arasında 'Hayatınızdan Şekeri Çıkarmak İçin 9 Neden!' başlığıyla benzeşen toplam 40 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Sağlımız İçin Yulaf Aralık 2017
◊ Neden Kilo Alırız? Nisan 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


00:32
Top