TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Mutluluk Üzerine Yazılar: Yaşamak Nefes Alıp Vermek Midir?

İzzet GÜLLÜ Fotoğraf
Psk.İzzet GÜLLÜ
Malatya
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi15 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 491 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 6614,

* Yayın Tarihi : 13-01-2010 - 22:05 (1929 gün önce),

* Ortalama Günde 3.43 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 4797 , Kelime Sayısı : 684 , Boyut : 4.68 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Psk.İzzet GÜLLÜ hakkında söyledikleri:
İzzet Güllü'nün mesleğindeki birikimi ve başarısını vurgulamak istiyorum. Sanırım bunun sebebi biraz da insanlarla olan iletişimi ve sevgisi. İnsanı bir makine olarak gören ve onu bu açıdan elen alan yaklaşıma karşı oluşturduğu insani yaklaşım dikkate değer. Eminim pek çok hastanın boşyere ilaç tedavisi almasını da bir şekilde engellemiştir. Ayrıca kötü niyetli yaklaşan kişiler için de kesin olarak engelleyici bir etkisi var. Dilerim onun bu yaklaşımı, kendi gibi düşünenlerin cesaretini ve sayısını artırır.

Saygılarımla

(Nergis , Danışan, 19-10-2012)

İzzet hocamı tesadüfen okudugum bir makalesınden dolayı tanıdım ve kendısıne yazdıgım maile kısa surede cevap vermesı,bana tavsıyelerde bulunması para vererek gıttıgım psıkolog dan daha fazla yardımcı oldu.
keşke bu kadar uzak mesafelerde ıkamet etmıs olmasaydımda kendısını sahsen zıyaret etme lüksüne,sansına erısebılseydım.
ask acısı yasayan,terk edilmiş olan hatta benım gıbı cok karmasık bır durumdayım dıyen arkadaslarıma İzzet bey le tanısmalarını tavsıye edıyorum.
her ne kadar ınsan her sorunu ıcınde bıtırmelı mantıgı dogru olsada ızzet bey gıbı hocalardan desdek almak bulunmaz nımet g... [DEVAMI..]

(erhan Kxx, Danışan, 28-07-2012)

Psk.İzzet GÜLLÜ Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Mutluluk Üzerine Yazılar: Yaşamak Nefes Alıp Vermek Midir?

Önemsediğimiz, kıymet verdiğimiz her şeye “sanat” demek moda oldu. Kimine göre “konuşmak” bir sanat, kimine göre ise “susmak”... Bazılarımız için de “dinlemek” bir sanat. “Ne sanattır ne değildir” tartışması yapacak değilim. Ama hayatı yaşamanın bir sanat olduğu muhakkak. En azından bana göre. Yoksa yaşam, sadece nefes alıp vermek, habire bir şeylerin peşinden süreklenip gitmek, dalından düşmüş yaprak misali esen rüzgarın yönüne ve şiddetine göre sağa sola savrulup durmak mıdır, yitik umutlarımız, yitirilen sevdalarımız gibi!

Hayat, ası
rlardır şu dünya üzerindeki yatağındaki ince ince kıvrılan bir su misali akıp gidiyor. Bizim değilse hiçbir şeyin umurunda değil, nasıl bir yaşam sürdüğümüz yahut sürmediğimiz. Nazlansak kime ne, kızsak kime ne, hayıflansak kime ne! Geç kalsak yahut erken davransak kime ne! Hayat bizim hayatımızken ve avucumuzun içinden yağmur taneleri misali kayıp giderken bütün bunlar bize değilse, kime ne!

Pek çoğumuz şu kıymetli yaşamı akıntıya kapılmış ve oraya buraya sürüklenip duran yaprak misali dışımızdaki şartların buyruklarına “amade” bir şekilde yaşıyoruz. Kaçımız, zaman denen hazinenin bırakalım dakikalarını yıllarını bile kıymetsiz bir pul misali harcayıp da koyuvermiyoruz bir kenara! Yaşamı bir “sanat” bilinciyle ve özeniyle yaşasaydık “yıllar nasıl da su gibi geçti” kavramı çoktan çıkmış olmaz mıydı dağarcığımızdan!

Ya
şamı günlük olağan akışının o bitip tükenmek bilmeyen “dayatması” dışında kalabilerek, dışımızdaki şartların ve alışkanlıklarımızın ördüğü o görünmez “kalın duvarların” dışına çıkarak yaşamayı başarabilmiş kaç kişi vardır şu dünyada, hiç düşündünüz mü?

Mesela kaç kişi izleleyebilmiştir güneşin doğuşunu, en azından ömründe bir kere olsun, gözlerini dikerek ta uzaklara!

Kaç kişi seyreylemiştir ışıl ışıl parıldayan yıldızları, gecenin zifiri bir karanlığındaşöyle uzanarak yemyeşil çimlere!

Kaç kişi yürümüştür, sabahın ılık esintileriyle kol kola sohbet ederek, serin bir dağ yamacının güneye bakan derin kuytularında!

Kaç kişi bilmediği uzak bir köye gidip tanımadığı bir “insan kardeşinin” evinin önüne çekmiştir arabasını, tanrı misafiri olmuştur hayatında bir, sadece bir kere bile olsa!

Kaç kişi o kölesi olduğu işini ömründe bir kere olsun şöyle olduğu yere olduğu gibi bırakıverip de “haydi çocuklar kalkın, bugün şuraya gidiyoruz, hazırlanın” sürprizinin coşkusunu yaşatabilmiştir, o uğruna yaşadığını söylediği ailesine.

Kaç kişi üç beş kuruş daha az kazanmayı göze alıp da akşam belli bir saatte kilit vurabilmiştir dükkanının kepengine...


Kaç kişi yüksek bir yere çıkıp, yaşama karşı “Ey yaşam, dur, senin akıp gitmene ve bana bir “köle” muamelesi yapmana artık izin vermiyorum” diyerek avazı çıktığınca haykırabilmiştir!


Kaç ki
şi, evet kaç kişi tüketmek üzere üretmeye çalıştığı “nesnelerin” üretiminde çalışırken farkında olmadan “tüketilen bir nesne” haline getirildiğini fark edebilmiştir!

Kaç kişi “gençliğini verme” karşılığında yitirdiği sağlığını geri almak için geçecek bir yaşlılıktan önce bu “sessiz gerçeği” duymaya cesaret edebilmiştir!

Kaç kişi, cambaza bakması istenilip ardında da cebinin boşaltılması misali, belli belirsiz bir “geleceğe” bakması istenirken aslında gerçek sermayesi olan “bugününün” çalınmasına karşı insani bir refleks ve başkaldırı sergileyebilmiştir!

Kaç kişi, tek değer haline getirdiği ve imanının yerine gizlice kutsadığı paranın bir yerden sonra sadece banka kayıtlarındaki rakamların artmasından ve azalmasından başka bir şey olmadığını anlayabilmiştir, haram lokmalarla benzi ve vicdanısararmadan evvel!


Arabası
nın zaten çok genç olan yaşını “iki rakam” daha gençleştirmekle meşgulken “iki lokma” ekmek bulamayanlara gözünü kapadığını, ancak bir güneş kadar açık olan gerçeğe gözlerini kapayanların sadece kendilerine gece yaptıklarını kaç insan anlayabilmiştir!

Kaç kişi “yükselmek” uğruna insafsızca oraya buraya basarken bir ayağıyla da kardeşinin ağzını, burnunu kapadığını ve onu nefessiz bıraktığını, bunun bir yükselme değil aslında en aşağılara doğru bir “alçalma” olduğunu kim, kim fark edebilmiştir!

Kaç kişi kırabilmiştir bu paslıprangaları, kaş kişi atabilmiştir kolundan bu görünmez kelepçeleri.

Kaç kişi diyebilmiştir, "şuan sahip olduklarıma aslında bu kadar bedel ödemeden ve ödetmeden de sahip olabilirdim" diye.

Kaç kişi sorabilmiştir açık yüreklilikle kendine, bütün bu olup bitenlerden sonra “ne kaldı, ne kalacak elimde” diye!


“En az
şeyle en çoğa sahip olunabileceği” tezadına şahit olabilmiş midir, şu akıp giden zamana yenilmiş, ruhu manaya kör olmuş, maddeye ise gözleri fal taşı kesilmiş, bugün geri kalan mahdut ömrünün ilk gününü yaşayan ve adına “insan” denilen meçhul; insanoğlu!

Psk. İzzet Güllü


Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Mutluluk Üzerine Yazılar: Yaşamak Nefes Alıp Vermek Midir? ile İlgili Kavramlar : mutluluk, mutlu
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Mutluluk Üzerine Yazılar: Yaşamak Nefes Alıp Vermek Midir?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Psk.İzzet GÜLLÜ Tarafından Yazılan Diğer Makaleler:
  • Neden İyileşemiyorsunuz? Çünkü Hasta Değilsiniz
  • Bana Hasta Olduğumu İspat Et
  • Bir Profesörün Terapisi
  • Sizi Psikolojiniz Değil; Psikiyatriniz Mahvediyor
  • Hiperaktivite Ve Dikkat Bozukluğu Sömürüsü İçin Uyarı
  • Psikiyatri İlaçları İle İyileşmek
  • Psikiyatride Hipotezler
  • Psikiyatri İlaçlarını Aman Bırakmayın Kötü Olursunuz!
  • Şizofrenide Dopamin Hipotezi
  • Ruhumuzun Kadın Doğumcuları Şimdi Psikiyatrist Olmuş
  • Bizi Etkiliyorsa Hastalık Mıdır
  • Tıpta Algı Oyunları
  • Ruhsal Sorunlar Hastalık Mıdır Yoksa Algı Ve İnanç Sorunu Mudur
  • Sorun Fare Algımızda & Üzüntüyü İlaçla, Şizofreniyi Resimle
  • Kısa Bir Terapi Hikayesi
  • Almanya'da Çocuk Yetiştirme İşi Nasıl
  • Yanlış Kullanılan Antidepresanlar İleride Suça Bulaşma Riskini Artıyormuş! Peki Doğru Kullanılınca?
  • Anadolu Ebeveyninin Çileli İşi: Çocuk Büyütmek
  • Depresyon Yalanları
  • Biblioterapi: Takıntılarla (Okb, Vesvese Vb.) Başa Çıkma Yazısı
  • Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Mükemmeliyetçilik Sağlığınızı Nasıl Etkiler? , Nihal ARAPTARLI
  • Emdr (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma Ve Yeniden İşlemleme) Nedir? , Bengisu Nehir AYDIN
  • Kaygı Ve Kaygının Bileşenleri , Dilek ÇELEBİ ÇELİK
  • Yeterince İyi Anne Miyim? , Gülsen SÜSLÜ
  • Aşk Korkutur! , Nilüfer YALINÇETİN
  • Çocuk İstismarı , İdem TONOZ
  • Rahatsız Olmayı İstemek… , Ayşe ERBAŞ
  • Çocuğunda Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu Olan Ailelere Öneriler , Güven KAYA
  • Bilgisayar Bağımlılığı , Cihangir ACAR
  • İntihar Kalıcı Bir Probleme Geçici Bir Çözümdür! , Gonca BAĞLAR
  • Bahar Depresyonu: “bahardandır, Geçer” Demeyin! , Gonca BAĞLAR
  • Sınav Kaygınızı Yok Etmeye Çalışmayın! , Gonca BAĞLAR
  • İş Yaşamının Yükselen Değerleri - Öykü Ve Senfoni , Nihan DİKME
  • Kendine Zarar Veren Ergenlerle İlgili Toplumsal Ön Yargılar , Fatih SÖNMEZ
  • Sınav Kaygısı , Cihangir ACAR
  • Çocukluk Ve Ergenlik Döneminde Depresyon , Meral YALÇIN
  • Öyle Horozlar Vardır Ki Ben Öttüm Diye Güneş Doğdu Sanırlar: Narsisizm Üzerine Bir Deneme , Gülsen SÜSLÜ
  • Çocuk Ve Saldırganlık Davranışı , Reyhan UZUN
  • Evlilik Bilmecesi , Fatih SÖNMEZ
  • Benimle Oynar Mısın? (Otizmli Çocuğa Sahip Bir Anneden Esinlenerek Yazdığım Bir Yazı) , Bahar ŞAHİN
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    20:05
    Top