2007'den Bugüne 84,705 Tavsiye, 26,487 Uzman ve 18,855 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Dikkat Eksikliği ve Öğrenmede Kısa Süreli Belleğin Önemi
MAKALE #8444 © Yazan Uzm.Psk.Ramazan ŞİMŞEK | Yayın Şubat 2012 | 7,643 Okuyucu
Kısa Süreli Hafızanın Öğrenme ve Dikkat Üzerindeki Etkisi ve Öğretmenlerin Dikkat Etmesi Gereken Özellikleri

Dikkat eksikliği olan öğrencileri incelediğimde en sık karşılaştığım durum unutkanlıktır. WISC-R Testi Sayı Dizisi alt testi süreli belleği ve unutkanlığı en iyi ölçen testlerden birisidir. Bu öğrencilerin önemli bir bölümünün Sayı Dizisi alt testinden normalin altında puanlar aldığını gözlüyorum. Bu durum özellikle bilginin öğrenildiği zamanlarda-özellikle sınıf ortamında- kısa süreli belleğin çok önemli olduğunu ve öğretmenlerin konuya daha fazla önem vermelerini zorunlu kılmaktadır.

Kısa süreli hafızanın gerek süre bakımından gerekse alabildiği bilgi birimi bakımından kapasitesinin sınırlı olması, öğretmenlerin sınıfta öğrenmeyi sağlayabilmeleri için bazı önlemler almalarını gerektirmektedir. Örneğin; öğretmenler çoğu zaman, çocukların bir parçayı sadece doğru okuyabildikleri, ancak parçanın anlamını kavrayamadıklarından şikayet etmektedirler. Çünkü sesli okuma sırasında çocuklar, işleyen belleğin kapasitesinin tamamını sözcükleri doğru seslendirme ve telaffuz etmede kullanmakta, fikirleri anlamak, anlamlandırmak için yer kalmamaktadır. Bu nedenle öğrenci, parçayı okumaya çabalarken anlamını kavrayamamaktadır. Bu durum özellikle küçük çocuklarda sıkça gözlenir. Yine benzer bir duruma yazma etkinliklerinden örnek verilebilir. Öğrenci, okunan parçayı dilbilgisi kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun olarak yazmaya çalışırken, kısa süreli hafızanın kapasitesinin tamamını bu iş için kullanacağından, parçanın anlamını kavramak için yer kalmaz ve çocuk parçadaki fikirleri anlayamaz. Aynı durum matematik vb. diğer dersler için de söz konusudur.

Kısa süreli hafızanın kapasitesinin sınırlı olması nedeniyle, sadece sözlü sunuya dayalı derslerde öğrencinin öğrenmesi büyük ölçüde engellenmektedir. Simon’a göre, bir birimlik bilginin kısa süreli hafızadan, uzun süreli hafızaya aktarılması on saniye almaktadır. Normal bir konuşma hızıyla anlatımda ise, bir dakikada 150 sözcük söylenmektedir. Aşağı yukarı her beş sözcükle bir fikir üretilebilmektedir. Bu durumda, öğrenci bir dakikada otuz fikri; yani anlamı almakla yükümlü tutulmaktadır. Öğrenci, bu fikir bombardımanı karşısında diyelim ki, çok önemli olan on beşi ile yüz yüze gelse bile dakikada bunların ancak altısını işleyerek uzun süreli belleğe gönderebilecek kapasiteye sahiptir (60/10=6). Durum böyle olunca da, öğrenci geri kalan dokuz önemli fikri alamayacak, kaçıracaktır. Kısa süreli hafızanın işlem hacminin sınırlı olması nedeniyle öğrenci, hızlı bir biçimde art arda gelen fikirleri anlamlandırıp uzun süreli hafızaya gönderemeden unutmaktadır.

Öğretmenlerin bu tür sorunların önüne geçmek için bazı tedbirler alması gerekir.
ü Açıklamalarını sürekli ve hızlı yapmak yerine, öğrencilerin kısa süreli hafızada işlem yapmalarına olanak verecek biçimde aralıklı ve değişik öğretim teknik ve araçlarını kullanmak,
ü Aralıklarla yapılan yeniden gözden geçirmeler, özetlemeler, önemli kısımların vurgulanması, not alınması, altının çizilmesi gibi etkinliklere yer vererek, fikirlerin kısa süreli hafızada işlenerek uzun süreli hafızaya geçirilmesine yardımcı olmak,
ü Sunulan önemli fikirler, işlemlerle ilgili olarak, öğrencilerin derste alıştırmalar yapmalarına fırsatlar vermek,
ü Sınıfta kısa süreli hafızayı gereksiz yere meşgul edecek çok fazla uyarıcı bulundurmamak,
ü Kısa süreli hafızayı geliştirici etkinliklere yer vermek(Kitabın son bölümünde egzersizler verilmiştir.)
ü Ortalama yedi kelimeyi aşmayan cümlelerle konuşmak ve yazmak,
ü Kısa süreli belleğin gereğinden fazla yüklenmesini önlemek öğrenciye otomatiklik/hız kazandırmaktır. Otomatiklik, bilgi ya da işlemlerin çok fazla tekrar edilerek yetkin bir şekilde öğrenilmesi sonucu oluşur ve otomatiklik meydana geldiğinde bilgi ya da işlem çok az zihinsel çabayla gösterilebilir. Sınavlarda yüksek başarı gösteren öğrencilerin ortak özelliklerinden birisi de hızlı işlem yapabilmektir. Örneğin; konunun iyice öğrenilmesinden sonra konu hakkında bolca sorunun çözülmesi artık daha az zihinsel işlem gerektirir. İşlemlerde otomatikleşmenin özellikleri şunlardır:
· İşlem için kendiliğinden odaklanmaya geçme.
· İşlemi çok hızlı yapma.
· İşlemi zihinsel çaba harcamadan ya da çok az çabayla yapma.
· İşlemi yaparken kendini bilinçli olarak kontrol etmeye gereksinim duymama.
· İşlemi bağımsız olarak, kendiliğinden gösterme.

Sınavlarda yüksek başarı gösteren öğrencilerin ortak özelliklerinden birisi de hızlı işlem yapabilmektir. Bu özelliklere sahip otomatik işlemler, kısa süreli hafızada yer kaplamadığı için, otomatik işlemler sürdürülürken, işleyen bellek de başka problemlerle meşgul olabilir. Sonuç olarak, otomatikleşmiş işlemler, kısa süreli hafızanın kapasitesinin gereğinden fazla yüklenmesini önlemiş olurlar. Örneğin; matematikteki temel işlemler, ana dilde okuma yazma işlemleri, yabancı dilde sözcüklerin telâffuzu vb. işlemler otomatikleştikten sonra, birey çok fazla zihinsel çaba harcamaksızın, hızlı bir şekilde, hemen hemen bilinçsizce yapabilir. Böylece diğer işlemler için kısa süreli hafızada yer açılabilir.


Özetle, öğretmenler, öğretimi düzenlerken kısa süreli belleğin kapasite sınırlılığının farkında olarak bazı önlemler almalıdırlar. Özellikle okul öncesi ve ilkokul yıllarında bu durum çok daha önemlidir;

· Bazı araştırma sonuçları üç yaşındaki bir çocuğun, kısa süreli belleğin sadece üç birimlik bir bilgiyi tutabildiğini; yedi yaşına kadar kapasitenin beş birime yükseldiğini; on yaşından sonra da yetişkinde olduğu gibi kapasitenin beş birimle dokuz birim arasında değiştiğini göstermektedir.
· Elde edilen bu sonuçlar, küçük yaşlardaki öğrencilere yapılacak sözlü sunuların daha yavaş, daha çok ara tekrarlara ve özetlemelere yer vererek yapılmasını; sunular sırasında öğretmen ve öğrenci etkileşiminin daha çok olması gerektiğini göstermektedir.
· Öğrenci kaç yaşında olursa olsun, yeni bir şey öğretilirken öğrencinin işleyen belleğinin gereğinden fazla yüklenmesini önlemek gerekir.
· Yukarıda da belirtildiği gibi, yavaş sunu yapılmalı, aralıklı tekrarlara yer verilmeli, anlaşılıp anlaşılmadığını kontrol edici sorular sorulup cevaplandırılması sağlanmalıdır.
· Bu sırada yerinde ve etkili bir şekilde kullanılacak öğretim araç ve materyalleri kısa süreli hafızanın aşırı yüklenmesini önleyecektir. Örneğin; yazı tahtasının, projektörün, tabloların, grafiklerin, haritaların vb. diğer öğretim araç ve gereçlerinin öğretim sırasında etkili kullanımı, öğrencinin işleyen belleğinin kapasitesini işlevsel olarak kullanabilmesi için gerekli zaman aralıklarını sağlayacaktır.
· Başarılı öğretmenler, öğrencinin kavrayıp kavramadığını izlemesine yardım edecek sorular sorarak, öğrencinin kendi öğrendiklerini izlemesini sağlayabilirler. Böylece, öğrencinin işleyen belleğinin aşırı yüklenmesini önleyebilirler. Bu durumda öğretmen, derste çok şey anlatıp öğrencinin çok az öğrenmesine neden olmak yerine, çok önemli şeyleri seçip, öğrencilerin tam öğrenmelerini sağlayabilirler.

Kaynak: Şimşek, R. 2010 Dikkat Dağınıklığını Önleme El Kitabı, 2. Basım, İstanbul, İmleç Kitap.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Dikkat Eksikliği ve Öğrenmede Kısa Süreli Belleğin Önemi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Ramazan ŞİMŞEK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Ramazan ŞİMŞEK'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     3 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ramazan ŞİMŞEK Fotoğraf
Uzm.Psk.Ramazan ŞİMŞEK
İstanbul
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi205 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Ramazan ŞİMŞEK'in Yazıları
► Çözüm Odaklı Kısa Süreli Terapi Psk.Dnş.İsa Ozan GÜN
► Çözüm Odaklı Kısa Süreli Terapi Psk.Dnş.Şerife AKSOY
► Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi Psk.Mahir Efe FALAY
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,855 uzman makalesi arasında 'Dikkat Eksikliği ve Öğrenmede Kısa Süreli Belleğin Önemi' başlığıyla benzeşen toplam 21 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


16:06
Top