Arama : | Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Çocuklarda Uyku Düzeni ve Uyku Bozukluklarını Giderme Yolları
MAKALE #8888 © Yazan Meral HASANDAYIOĞLU | Yayın Nisan 2012 | 28,562 Okuyucu
ÇOCUKLARDA UYKU DÜZENİ VE UYKU BOZUKLUKLARINI GİDERME YOLLARI

Uyku, çocukluk ve yetişkinlikte önemli fizyolojik ihtiyaçlardandır. Uykusuz kaldığımız günleri hatırlayalım. Kendimizi verimsiz, mutsuz, halsiz ve hasta gibi hissederiz. Yaptığımız birçok işte başarısız oluruz. Uykusuzluk uzun sürerse bedenimizde sağlık sorunları başlar. Vücudumuzun çalışma sisteminde uyku düzeni de önemlidir. Uyku, beslenme, temizlik ve hareket ihtiyaçlarından birisi aksarsa sistemde bozulmalar görülür.

Yaşamın üçte birinin uykuda geçtiği biliniyor. Uyku, sinir sisteminin yenilendiği bir dinlenme dönemi olarak düşünülmeli. Bu süreç boyunca, gün içinde öğrenilenler tasniflenip depolanır ve beyin bir sonraki güne hazırlanır.

Yetişkin bir insanın günlük uyku gereksinimi yedi sekiz saat kadardır. Ancak bu süre kişilere göre önemli değişiklikler gösterir. Kimileri günde üç saat uykuyla sağlıklı ve zinde bir yaşam sürdürebilirken, bazılarıysa günde sekiz dokuz saat uyudukları halde kendilerini dinlenmiş hissedemiyor olabilir. Bazı araştırmacılara göre, sıkıntılı ve karamsar kişilerin çok uyuduğu belirlenmiştir. İyimser ve canlı kişilerinse uykuya daha az gereksinim duydukları saptanmıştır. Az ya da çok herkesin uykuya gereksinimi vardır. Uyumadan sağlıklı bir yaşam sürdürmek olanaklı değil. Laboratuarlar da yapılan çalışmalar uzun süre uykusuz bırakılan kişilerde önemli ruhsal ve bedensel sorunların ortaya çıktığını gösterir. Altmış saat uykusuz kalan kişilerde boyun kaslarında güçsüzlük ve ellerde titreme görülerek, sendelemeye ve sallanmaya başlamış; Doksan saati aşan uykusuzluk durumundaysa kişinin gözüne hayaller görünmeye başlamış, içinde bulunduğu zamanı ve nerede olduğunu bilemez hale gelmiştir. Bu belirtiler bir iki gün uyumakla geçmiş. Vücut sisteminde meydana gelen bozukluk ve aksaklıklar doğal olarak kişinin yaşamını ciddi biçimde etkilemektedir. Dolayısıyla, uyku bozuklukları ve bunların tedavileri son yıllarda üzerinde en çok araştırma yapılan alanlardan birisi olmuştur.

Bebeklik döneminde uykunun düzenli ve yeterli oluşu, gelişimsel açıdan önemlidir. Büyüme hormonunun uyku sırasında salgılandığı bilinmektedir. Bebeğin sağlıklı büyümesi için düzenli bir uyku alışkanlığının da olması gerekmektedir.
Yeni doğan bebekle birlikte anne baba için de uykusuz geceler başlar. İlk aylarda bebekler, gece ve gündüzü ayırt etmezler. Bazen bütün günü uyuyarak, geceyi ise uyanıp ağlayarak geçirirler. Zaman içerisinde gece uykusu daha uzun süreli olmaya, gündüz uykusu ise azalmaya başlayacaktır.

Uyku gereksinimi yaş büyüdükçe azalmaktadır. Yeni doğan bir bebeğin uyku gereksinimi yaklaşık 16,5 saatken 3 aylık olduğunda 15 saat, 9 aylık olduğunda 14 saat, 18 aylık olduğunda 13,5 saat, 3 yaşına geldiğinde 12 saate inmektedir. Ayrıca bebeklerin 3 yaşına gelene kadar gece uyku ihtiyaçları olduğu gibi gündüz uykusuna gereksinimleri de vardır. Yine yaş büyüdükçe gece uykusu artarken gündüz uykuları azalmaktadır. 9 ayın altındaki bebeklerin uyku ritimlerinin beyin dalgalarının ölçülmesi yöntemiyle incelendiğinde uykularının çok derin olmadığı 50-60 dakikada bir uykularının hafiflediği ve kısa süreli uyanabildikleri saptanmıştır. Sağlıklı normal bir bebek, 1 haftalıkken toplam olarak 16,5 saat uyur. Toplam uyku gereksiniminin 8,5 saati gece uykusu iken geri kalan 8 saati de günde 4 kez olmak üzere gündüz uykusudur.

İlk haftalarda gaz sancısı ve mide asidinin ağzına gelmesi nedeniyle bebek huzursuz olup uyumayabilir. Hastalıklar, gereksiz fazla besleme ve fazla panik ve huzursuzluk da bebeğin uykusunu bozar. İlk aylarda bebeğinizin uykusu daha hafif olacağı için daha sık uyanır ve daha sonra tekrar uykuya dalmakta güçlük çeker.

Bebekler üç aylıkken gece 9 saat, ve gündüz üçe bölünmüş olarak 6 saat yani toplam 15 saat uyurlar.

6 aylıkken gecede kabaca 2'şer saatlik 2 kez hafif uyku ve kalan sürede derin gece uykusu uyur . 9 aylık olduğunda ise hafif uykuların süresi 30 dakikaya iner ve toplam uyku süresi 14 saat olur. Bebeğiniz bir yaşına girdiğinde günlük uykusu yaklaşık 13-14 saat ve bunun 11 saati gece uykusu haline gelecektir.

3-6 ay arası 3-4 aylık bebekler günde yaklaşık 15 saat uyur; 10 saat gece ve kalanı parçalar halinde gündüz uyurlar. Hala geceleri bir ya da iki kez bebeğinizi beslemek için uyanabilirsiniz ancak 6 aylıktan itibaren bebeğiniz bütün gece boyunca uyumaya başlayabilir. 6 aylık olduklarında ise uyku sürelerini kesintisiz 6-8 saate uzatabilirler• Bebeğinizin gündüz uykularını azaltın.

9-12 ay arası Bu aylarda bebeğiniz geceleri 10-12 saat ve gündüz iki kez 1.5-2 saat uyur. Bebeğinizin yeterince uyuyup uykusunu aldığından emin olmalısınız çünkü uyku bebeğinizin gelişimi için çok önemlidir. Sabit uyku düzenine ve bebeğinizi hep aynı saatlerde uyutmaya özen gösterin. Eğer bu düzeni kaydırırsanız gece uykuya dalması güçleşip daha sık uyanabilir. Banyo yaptırmak, masal okumak, sessiz bir oyun oynamak gibi. Her gece aynı rutini aynı sırayla yaptığınızda daha kolay uykuya dalacaktır. Bebekler düzenden hoşlanır ve sırada ne olduğunu bilmek onları mutlu eder. Eğer banyo yapmaktan hiç hoşlanmıyorsa bu aktiviteyi başa koyup ilk önce onu tamamlayabilirsiniz. Masal sevmiyorsa ona şarkı mırıldanabilirsiniz.

12-18 ay arası bebeğiniz artık bebeklikten çıkıp bir çocuk oldu ancak hala küçüklüğündeki kadar uykuya ihtiyacı var. İki yaşına kadar 11 saati gece olmak üzere günde 13-14 saat uyuması gereklidir. Hala gündüz iki kısa uykuya ihtiyaç duyar ancak 18 aylık olduğunda günde bir kez akşamüstü 1,5-2 saat arası uyku yeterli olacaktır. Bu düzeni ise 4-5 yaşına kadar devam etmelidir. İki gündüz uykusundan bir gündüz uykusuna geçişi zor olabilir. Bunun için geçiş döneminde bir süre bebeğinizin gece ne kadar uyuduğuna dikkat ederek bir veya iki gündüz uykusu ayarlamanız ve gündüz bir kez uyuduğunda gece uykuya erken yatırmanız işe yarayabilir.

18-24 ay arası Bebeğiniz artık gece 10-12 saat, akşamüstleri ise bir kez 1,5-2 saatlik uyku ihtiyacı duyar. Bazı bebekler ise 2 yaşına kadar günde iki kez gündüz uykusu uyuma ihtiyacı duyarlar ve sizin bebeğiniz de onlardan biri ise onunla savaşmayın, uyumasına izin verin. Bu yaşta bebeğinizin hala kötü uyku alışkanlıkları varsa bunları değiştirmeye çalışın. Bebeğiniz hala sallanarak, kucakta veya ninni ile uyuyorsa artık bunları değiştirmenin zamanı gelmiştir. Bebeğiniz bu aktiviteler olmadan uyuyamıyorsa size bağımlı demektir ve gece de uyanınca size ihtiyaç duyacaktır. Bunu engellemek için bebeğinizi uykusu geldiğinde henüz tam uyumamışken yatağına yatırıp kendi kendine uyuması için yalnız bırakmak gereklidir.

Bebeğimize düzenli uyku alışkanlığı kazandırmak için neler yapabiliriz?

Bebeğinizi ilk 6 aya kadar gece beslemeleri ve güven ortamı yaratmak amacıyla kendi yatak odanızda ancak bebeğin yatağında yatırabilirsiniz. 6 aydan sonra artık kendi odasında yatma zamanı gelmiştir. Gece beslemelerini kaldırmak daha uzun süre uyumasını sağlamak için gerekmektedir.

Bebeğinizin gece uykusu düzeni gibi gündüz aktivitelerini de düzene sokarsanız, gece rutinini daha kolay kabullenir. Eğer hep aynı saatlerde yer, oynar, uyur ve aynı anda yatağa giderse daha rahat uyur. Bebeğinize pek çok yeteneği kazanmasında yardımcı olduğunuz gibi uykuya kendi kendine dalması konusunda da yardımcı olabilirsiniz. İlk aylarda kolik sancıları anne-babaları uyutmazken, bebek büyüdükçe diş çıkarma dönemi, gündüz yaşanan korkuların rüyalarda tekrarlanması, annenin işe başlaması ile terk edilme korkusu, anne sütünün kesilme dönemi gibi çeşitli nedenler geceleri uyanmaya yol açabilir. Bazı bebekler etrafta çok fazla uyaran olduğunda, kalabalık ortamlarda, eve yabancıların gelmesi ve aşırı aktivite yapılan bir günün sonunda uyuyamazlar. Anne-baba ile fazla zaman geçirmek isteyen bazı çocuklar da uykuya direnirler. 8-9 aylarda ki uyku problemleri büyük bir olasılıkla bebeğinizin yeni öğrenmeye başladığı ve çok zevk aldığı oturmak, yuvarlanmak, yerde sürünmek ve hatta birkaç adım atmak gibi aktivitelerden uzak kalmak istememesi olacaktır. Bu başarılar onu çok heyecanlandıracak ve uyumak istememesine, uyusa bile uyanıp yeniden pratik yapmak istemesine neden olacaktır. Kendini sakinleştirip uykuya dalamazsa ağlamaya başlayacaktır. Öncelikle bebeğin fiziksel gereksinimlerinin karşılandığından yani karnının tok, altının kuru, ortam ısısının yeterli olup olmadığını anlamalıyız. Bebeğin kısa bir süre sonra tekrar uyuyabileceğini düşünerek aşırı gürültü, ışık gibi uyaranlar vermemeliyiz. Bebeği yatağından uzaklaştırmadan sakinleştirmeye çalışarak bir süre onunla konuşmalıyız. Sakinleşmesini beklemeliyiz.
Bebeğin kendini güvende hissedebilmesi için ağladığında yanına gitmeliyiz. Ama kendi yatağımıza almak bir süre sonra alışkanlık yaratacağı için uygun bir davranış değildir.

İdeal Uyutma Ortamı Nasıl Olmalı?

Ortalama 20 derecelik ısısı olan sessiz, loş bir ortam uyku için idealdir. Her gün aynı ortam ve aynı saatte uyutmaya çalışmalıyız. Yatak güvenli, kenarları yumuşak, yatak örtüleri pamuklu ve yumuşak olmalıdır. Yastık kullanmak tehlikeli olabilir. Bebeğin sevdiği yumuşak bir oyuncak yatağa konulabilir. Başka bir çocukla aynı yatakta asla yatırmamalısınız. Uykunuz ağırsa asla yatağınıza almamalısınız.

Uykudan önce banyo rahatlatıcı olabilir. Hafif bir müzik, hafif sallama hareketleri uykuya dalmayı kolaylaştırabilir. Uykudan önce aşırı heyecan yaratıcı aktivitelerden, büyük çocuklarda bilgisayar oyunları ve televizyondan kaçınmak gerekir. Yatmadan önce pijama giymek, kitap okumak gibi belirli aktiviteleri yaparak uyku saatinin yaklaştığını hissettirmek gerekir.


Anne- Babadan ayrı kalma korkusu gelişiminin doğal bir parçasıdır. Sizi özlemesi, geri dönüp dönmeyeceğiniz konusunda huzursuz olması normaldir. siz odasına gidip sakin bir şekilde onunla konuştuğunuzda geçecek ve rahatlayıp uykuya dalacaktır.
Bebekler için uygun uyku saati akşam 7 - 8:30 arasıdır. Daha geç saatte bebeğiniz çok yorulmuş olacak ve uykuya dalmakta zorlanacaktır. Bu yorgunluk fazlası size çok farklı gözükebilir, bebeğiniz duvarlara tırmanacak kadar uyanık ve canlı olabilir. Bu durum, kesinlikle uyku vaktinin geçirilmiş olduğunun işaretleridir. Gece uykusu rutini; banyo yaptırmak, masal okumak, ninni mırıldanmak gibi, bebeğinizi sakinleştirip uyumasına yardımcı olacaktır. Unutmayın bütün bu aktiviteleri hep aynı sırayla ve oldukça sakin ve huzurlu hareketlerle uygulayıp bebeğe gece uykusunun huzur ve mutluluk verici olduğunu hissettirmek gerekir. Unutmayın bebekler ve çocuklar düzeni sever, aktivitelerin hep aynı sırayla yapılması ve arkadan ne geleceğini bilmeleri onları heyecanlandırır ve mutlu eder. Eğer bebeğinizin hala harcaması gereken fazla enerjisi varsa onu çok zorlamadan biraz daha oyun oynatıp veya masal anlatıp tekrar yatağına götürebilirsiniz.


Günlük aktivitelerde de hep aynı sırayı ve saatleri uygulamaya özen gösterin, bu düzeni benimsediğinde uyku vaktini daha kolay kabullenecektir.

Bebeğinizin uykuya her gece kendisinin dalmasına özen gösterin. Uyuyabilmesi için sallanma, ilgi ve ninni söylenmesi gibi aktivitelere ihtiyaç duymaması gerekmektedir. Eğer uyuyabilmesi için özel bir aktiviteye ihtiyaç duyuyorsa gece her uyanışında aynı aktiviteyi sağlamadan tekrar uykuya dalamayacaktır. Örneğin; Bebek ayakta sallanarak uyuyorsa her uyandığında aynı aktiviteyi isteyecektir. Sabahları bebeğinizi en az 10-12 saat uyuduğuna eminseniz aynı saatte uyandırın. Bu belli bir düzen oluşturmanıza yardımcı olacaktır.


Ağlayan bebeğin yanına gidilmediğinde, ailelerinin onları rahatlatmak için ilgilenecek kadar sevmedikleri hissine kapılırlar. Ağlamayı kesmelerindeki neden aile ilgisinden ümidi kesmiş olmalarıdır. Burada sorulması gereken soru "bebeği en az ilgilenerek nasıl uyuturum?" değil, "bebeğimin huzurlu, kendine güvenli ve sevildiğini ve önemsendiğini hissettirerek nasıl kendi kendine uyumasını sağlayabilirim?" olmalıdır.
Bebeği uykusunun geldiğini gördüğünüzde yatağına koyun ve ona şarkı mırıldanın, sırtını okşayın ve huzurlu olmasını sağladıktan sonra odadan ayrılın. Eğer ağlarsa yeniden odaya dönüp onu rahatlatıp tekrar çıkabilirsiniz.

İlk yıl içinde pek çok kereler bebeğinizin odasına dönüp onu sakinleştirmeniz, beslemeniz gerekebilir. Bebeğiniz onun ihtiyaçlarına cevap verdiğinizi ve size güvenebileceğini öğrenip huzur içinde uykuya dalabilir. Bebeğiniz ne kadar sizin onun ihtiyaçlarınıza cevap vereceğine inanırsa o kadar az ağlayacak ve huzurlu bir şekilde uyuyacaktır. Her ne kadar bebeğinize ihtiyacı olduğunda yardım etmek onu ağlamaya bırakmaktan daha fazla zaman harcamanıza neden olsa da, bebeğinizin şu anda ve ilerde daha mutlu ve huzurlu bir insan olmasını sağlayacaktır.

Eğer çocuğunuz gece uyandığı zamanlarda sizden yakın ilgi görmeye alıştıysa, onu yavaş yavaş bu durumdan vazgeçirmeye başlayın. Örneğin gece uyandığı saatlerde rahatlatmak amacıyla onu sütle beslemek yerine, sadece su verin ya da hiçbir şey vermeden tekrar uyutmaya çalışın. Geceleri uyandığında ışığı yakıp onunla oynamaya alıştırdıysanız, buna devam etmeyin. Işığı yakmadan, onu kucağınıza almadan sadece konuşarak rahatlatmaya çalışın.

Alıştığı uyku rutinlerinde bir değişim çocuğunuzda uyku problemine yol açabilir (örneğin odasının ya da yatağının değişmesi veya mutlaka birlikte uyuduğu ve sevdiği bir oyuncak hayvanının kaybolması gibi). 12-14. aylar arasında bebekler aktif olarak rüya görmeye başlarlar, bu da onun şaşkınlıkla ya da korkuyla uykusundan uyanmasına sebep olabilir.

Bu durum anne ve babalar için gerçekten zor, stresli ve yorucu olabilir. Ancak uyku eğitimi konusunda sabırlı ve istikrarlı davranırsanız, bir süre sonra olumlu sonuçlarını almaya başlayacak ve yaşadığınız zorlukları unutacaksınız.

Uykuya dalmak için savaşma süresini kısaltmak amacıyla bebeğinize gece uykusu rutininde seçim yapması şansı verebilirsiniz, örneğin hangi masalı dinlemek istediği, hangi pijamayı giymek istediğine karar vermesi gibi. Çocuğunuza yüzlerce ihtimal yerine sizinde uygun bulacağınız birkaç seçenek vermek, onun seçimini kolaylaştıracağı gibi direncini de kıracaktır. Örneğin çocuğunuza "yatmak ister misin?" diye sormak yerine, çünkü alacağınız cevap büyük ihtimalle hayır olacaktır, "şimdi mi yoksa beş dakika sonra mı yatmak istersin?" şeklinde sorabilirsiniz. Hala kararı o vermiş olacak ancak her iki seçenekte de sizin istediğiniz olacaktır.


Çocuklar büyüdükçe daha az uykuya ihtiyaçları olur.
2 yaşında bir çocuk için 10-12 saat gece uykusu 1-2 saat gündüz uykusu
5 yaşında bir çocuk için 10-12 saat gece uykusu 0-1 saat gündüz uykusu yeterli olacaktır.
Akşam daha uzun uyuyan 2-3 yaş çocukları gündüz uykusuna ihtiyaç duymayabilirler.
4 ve 5 yaşlarındaki çocukların da artık gündüz uykusuna ihtiyaçları kalmamış olabilir.

Sizin çocuğunuz yeteri kadar uyku uyuyor mu?

Arabaya biner binmez uyuyorsa, her sabah onu sizin uyandırmanız gerekiyorsa, gün boyunca hassas ve yorgun bir tablo sergiliyorsa , sizin çocuğunuz da yeterli uyku uyumuyor demektir. O zaman sizin ona düzenli uyku alışkanlığı vermek için uğraşmanız gerekir.
Çocukların uykuyu reddetmesinin birkaç sebebi olabilir:
Kontrolü ele geçirmenin bir ifadesi olabilir. Tek başına kalmayıp ilgiyi üstüne toplamak amaçlı olabilir.
Karanlıkta karşılaşılan pek çok figürü korkutucu bulabilir. Odanın sıcak ya da soğuk olması, gürültü gibi dış etkenler, fiziksel ya da duygusal ihtiyaçlarının tam olarak karşılanmaması ve sıkıntılı düşler görmesi olabilir.

6-12 yaşındaki çocukta uykuya dalma zorlukları:

Uyku sessiz, sakin, karanlık ve uygun koşullar ister. Eğer içeride onun dikkatini çeken bir şeyler yapılıyorsa, sevdiği bir filmin sesi geliyorsa çocuk uyumak istemeyecektir. Bu nedenle çocuğunuzu uymaya gönderdiğiniz zaman, ya da yatağına siz yatırdığınız zaman aklının içeride kalmamasına dikkat edin. Örneğin evde misafir varsa o çocuk için odasına çekilmek işkence gibi gelecektir.

Çocuğun bedensel ve psikolojik ihtiyacı karşılanmamışsa yine uykuya dalması sorun olacaktır. Karnı açsa, bütün gün anne babasından uzak kalmış ve henüz onlarla oynamaya konuşmaya doyamamışsa yine uyumak için içeri gitmesi zor olacaktır. Özellikle çalışan anne-babaların çocuklarında bu çok sık rastlanır. Çocuğunuzla her akşam mutlaka belirli bir süre baş başa geçirmeye çalışın. Bu ona iyi gelecektir.
Uyumamak için direnen çocukların bir diğer nedeni de, baskıcı anne-baba tutumuna karşı tepki göstermektir. Anne-babanın baskıcı tutumuna karşı kendi otonomisini, bireyselliğini korumaya çalışan çocuklar uyku uyumama konusunda kontrolü ellerinde tutmaya çalışırlar.

Yatmaya direnen çocukların bir diğer bahanesi de kötü rüyalar görmektir. İki yaşından sonra tüm çocuklarda olabilir. Çocuk ağlayarak uyanabilir. Rüyaları kovalamak, onların gelmesini engellemek için de uykuya direnebilir. Genellikle beş yaşından sonra sıkıntılı düşler kaybolur. Bu tür durumlarda çocuğunuza sevdiği bir oyuncağını verip, hafif bir ışık açık bırakarak rahatlatabilirsiniz. Ya da bir süre onun yanında kalıp sakinleşmesini bekleyebilirsiniz.

Gece Korkuları ve Karanlık korkusu; çocukların uyumaya direnmesinin bir başka sebebidir. Özellikle çocuklar bu bahaneyi kullanarak anne-babalarının yatağında yatma alışkanlığı geliştirebilirler. Yatağın altından canavar çıkması, karanlıktaki gölgelerin üstüne saldırması ve tek başına kalma korkusu başta gelenleridir. Bu yaşlarda çocukların hayal güçleri çok kuvvetlidir. Oyun oynarken de gözleyebileceğiniz gibi hayali arkadaşlar ve oyunlar kurarlar. İşte akşamları da aynı hayal gücüyle korkunç senaryolar, ürkütücü arkadaşlar akıllarına gelebilir. Özellikle de karanlık bir odada tek başına kalınca korkular başlar. Bu yaşlarda çocuklar hayal ve gerçek arasındaki farkı tam olarak anlayamayabilirler. Bu nedenle yatağın altından bir canavar çıkma düşüncesi ona çok olası gelebilir. Duydukları bir ses, anne babadan ayrı uzak kalma korkusu, kötü insanların onu kaçıracağı korkusu gibi pek çok şey düşünebilirler.

Böyle durumlarda öncelikle korkusunun ne boyutta olduğunu anlamaya çalışın. Eğer sadece karanlık onu ürkütüyorsa ufak bir ışık açık bırakabilirsiniz. Ya da yatmadan önce ona masallar okuyarak, “kötü kalpli cadı” nın gerçek olmadığını yani onun odasında da bir kötü kalpli cadının saklanamayacağı mesajını aktarabilirsiniz. Belki bir masal dinlettirmek, ya da onun kendini rahat hissedeceği bir uykudan önce rutini geliştirmek çocuğunuzun daha rahat uykuya geçmesini sağlayabilir. Bazen de çocuklar sadece anne-babayı görememe kaygısıyla uyumamakta direnirler. Böyle bir durumda da kısa aralıklarla onu ziyaret edeceğinizi söyleyip 5dk da bir kafanızı kapıdan içeri uzatıp yine işinize geri dönebilirsiniz. Böylece sık sık sizi göreceği için huzurla uyuyabilecektir.

Uyku saati yaşa göre belirlenir. Sabah uyanıp erkenden okula giden 2-5 yaşlarında bir çocuk için 20.30 civarı
uygun olacaktır. Tabi bu çocuğun enerji harcamasına ve bünyesine göre öne ya da geriye çekilebilir.
6-12 yaş Çocuğunuza uyku düzenini oluşturabilmek için ailelere öneriler:
· çocuğunuzu yatağa yatırmadan önce dişlerin fırçalanması, babaya ve anneye iyi geceler öpücüğü verilmesi, bir masal okunması, bir bardak süt içilmesi gibi bir rutin oluşturun.
· Yatağa yatırdıktan sonra onunla günü hakkında biraz sohbet edin. Belki sadece sizinle konuşmaya ihtiyacı var diye uykuyla savaşıyor olabilir.
· Uyku öncesi rutinlerine sıkıca uyun. Hatta uyku saati gelmeden az önce ona haber verin. “dişlerin fırçalanmasına beş dk kaldı canım” Kaçamak yapmasına izin vermeyin. Bir masal yerine iki masal olabilir ama üçüncü ve dördüncü olmamalıdır.
· Zamanında hazırlanıp yatağa gittiği zaman onu kutlayın. 3 gün arka arkaya uyku rutinine uyduğunda ertesi gün onu sevdiği parka götürebilirsiniz.
· Uykuyu reddetmek çocuğun kendini ifade edebilmesinde oldukça güçlü bir yöntemdir. Bu nedenle ona karar verme hakkı tanıyın. Uyku uyuma uyumama konusunda değil de “kırmızı başlıklı kız masalını mı istersin yoksa uyuyan güzeli mi?” diye masal seçme konusunda gücünü kullansın. Ya da yatmadan önce süt mü içersin yoksa meyve suyu mu? Böylece yatağa gitmek ya da gitmemek gibi bir seçeneği olmadığını iyice anlamış olur.
· Çocuğunuz kuralları zorlamaya çalışacaktır. Ona karşı sert olmayın ama kararlı davranın. Belki bir miktar süreyi esnetebilirsiniz ama “ süre doldu” dediğiniz zaman gerçekten bittiğini anlasın. O yine de on dakika daha diye mızırdanacaktır ama bir kere izin verirseniz her gece bu on dakikaları hakkı olarak görmeye başlayacaktır.
· Çocuğunuza kendi başına uyumasını öğretin, buna alıştırın. Her gece o uyuyana kadar yanında kalmanızı istiyor olabilir. Ancak, onu beş dakika sonra geri geleceğim diyerek odadan çıkmanıza alıştırın. Siz başka odada iken de güvende olacağına inansın.
· Çocuğunuz bir kerede bu düzene alışmayacaktır. Örneğin sizin yatağınızdan kademeli olarak yanınızdan ayırın. Önce kendi başına uyumaya alıştırın. Sonra bir gece kendi yatağında bir gece sizin yatak da uyumasına. Daha sonra da çok geceler kendi yatağında uyumaya ve belki de sonraları uyanınca sizin yatağa gelmek yerine size seslenip yanına çağırması gibi küçük adımlarla onu yalnız uyumaya alıştırın. Sizin yatağınıza her geldiğinde uykunuz kaçmasın diye onu yatağına geri götürmek yerine, kabul edişiniz onun bu davranışını pekiştirecektir. O yüzden bir süre uykunuz kaçma pahasına da olsa onu yatağına geri taşıyın. Her uyandığında kendini kendi yatağında bulsun.
· Uyumak istememesinin nedenlerini araştırın. Acaba yorgun mu? Korkuyor mu? Seyrettiği tv programları onu daha aktif hale mi getiriyor? Bunu keşfettikten sonra yöntemlerden birine karar verip uygulayın.
· Gün boyunca yeteri kadar enerji harcıyor mu? Çocuğunuz öğlen uykusu uyuyorsa, belki de sizin belirlediğiniz uyku saatinde henüz uykusu gelmemiş olabilir. Belki de akşam uyku saatini ileri çekmek buna çözüm olabilir. Sağlıklı uyku düzeni dileklerimle hoşça kalın.

Meral Hasandayıoğlu
Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı& Aile Danışmanı

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuklarda Uyku Düzeni ve Uyku Bozukluklarını Giderme Yolları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Meral HASANDAYIOĞLU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Meral HASANDAYIOĞLU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Meral HASANDAYIOĞLU Fotoğraf
Meral HASANDAYIOĞLU
İzmir
Çocuk Gelişimi Ve Eğitimcisi
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi21 kez tavsiye edildi
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Meral HASANDAYIOĞLU'nun Makaleleri
► Sağlıklı Uyku Düzeni Nasıl Oluşturulur Psk.Dnş.Sehir HİLOOĞLU
► Çocuklarda Uyku Problemi Psk.Dnş.Kıvanç TIĞLI
► Çocuklarda Uyku Bozuklukları Psk.Dnş.Nevin BAKIRCI
► Çocuklarda Uyku Bozukluğu Psk.Armağan ADANAR
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,491 uzman makalesi arasında 'Çocuklarda Uyku Düzeni ve Uyku Bozukluklarını Giderme Yolları' başlığıyla benzeşen toplam 57 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Neden Öfke ? Şubat 2016
► Eşimi Kıskanıyorum Ocak 2015
► Ailenin Önemi Kasım 2012
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


17:27
Top