2007'den Bugüne 87,045 Tavsiye, 26,998 Uzman ve 19,257 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Koç Gibi Psikolojik Yardım: Yaşam Koçları ve Psikoloji
MAKALE #3084 © Yazan Psk.Ahmet ANADOL | Yayın Mayıs 2009 | 7,444 Okuyucu


KOÇ GİBİ PSİKOLOJİK YARDIM


Psikolojik yardım almak günümüzde hemen hepimizin ihtiyaç duyabileceği bir olgu haline gelmiştir. Kentleşme-kentlileşmeyle birlikte; sosyal destek sistemlerinin azalması, insanoğlunun doğadan-topraktan kopması, yabancılaşma, stres faktörlerinin (hayatı idame ettirmeye ilişkin kaygılar, gürültü, çevre kirliliği, zaman baskısı altında yaşamak... gibi) artması bireylerin sınırlarını zorlarken, dolaylı iletişim olanaklarının (internet, telefon vb.) gelişmesi, zamansızlık gibi faktörler de kişilerin yüz yüze iletişim kurma şansını azaltmaktadır. Bunun sonucunda da insanoğlu hem daha çok sorunla, hem de daha tek başına mücadele etmek zorunda yaşamda.

İnsan; biyo-psiko sosyo kültürel bir varlıktır. Dolayısıyla; diğerlerine her zaman ihtiyacımız vardır. Bu gerçeklikle çelişen her türlü yaşamsal tercih, her zaman bir bedel ödemeye mahkûmdur: ama depresyonla, ama panik atakla, ama başka bir semptomla. Diyeceksiniz ki tek etken bu mu ruh sağlığımızı tehdit eden? Tabi ki hayır. Genetik, doğumsal etkenler, travmatik deneyimler vs. de var ancak, sıklığı ve yaygınlığının her geçen gün artmasını sanırım en çok yukarıdaki tespitlerle açıklayabiliriz. Bugün Dünyada en çok reçetelenen ve en büyük bedeller ödenen ilaçların antidepresanlar olduğunu unutmamalıyız bu noktada.

Geçmişte (en çok 50 yıl, 100 yıl önce) insanların tek başlarına, yapayalnız yaşadıkları tek deneyim ölümdü belki. Bunun dışındaki her şey "diğerleriyle" birlikte gerçekleşiyordu, paylaşılıyordu. Bugünse tek başınalıklar, tek başına yaşamlar o kadar arttı ki hangi birini saysak? Bey Amerika'da, hanım Malezya’da; internet üzerinde chatlaşıp (doğrusu böyle mi yazılıyordu bilmiyorum ??!!) birbirlerini uyarıyorlar ve cinsel doyuma ulaşıyorlar tek başına tek başına. Evde yalnız, yemekte yalnız, sokakta yalnız..Evde birlikteyken de yalnız üstelik. Hanım televizyon karşısında "dizisini" kaçırmamakla meşgul, bey salondaki "tv"sinde maçlara ilişkin son yorumları kaçırırsa dünya yıkılacak zannediyor, çocuksa odasında "pc"sine gömülmüş "knıght on knıght"ini (böyle yazıldığından yine emin değilim!) oynuyor. Hani aileydik, hani birlikteydik, hani hayatı paylaşıyorduk?

İşte bu elim durum içinde "gibi" yaşayan insanlar; görüyor gibi, evli gibi, birlikteymiş gibi, bir şeyler paylaşıyormuş gibi, yaşıyormuş gibi..Kişiler; gittikçe kendilerine de, diğerlerine de, kültür ve değerlerine de yabancılaşmakta, derin yalnızlıklarına gömülmektedir.

Bir tarafta başka, diğer tarafta bambaşka bir dünya. Biz kimiz, neye inanırız, neyi severiz, neden hoşlanır- ne yer ne içeriz, huyumuz-suyumuz-soyumuz, ahlakımız nedir? Hangisi doğrudur; dizide arkadaşının karısını ayartan adamın yaptığı mı, bunun karşısında durmak mı?

Bu çelişkiler içinde bireyler; karışan zihinlerini birazcık toparlamak, geliştirdikleri patolojilerle baş etmek için psikolojik yardım ve destek arayışına doğal olarak eskisinden çok daha fazla ihtiyaç duymaktadır. Her talebin bir arzı doğurduğu gibi bu alanda da bin bir türlü "cambazlıklar" türedi:

Koçları-tekeleri, koyunu-keçisi, alaylısı-mekteplisi, heveslisi-bilgisizi, kişisel genleşmecisi, NPL'cisi- (haaa bunun doğrusunun NLP olduğunu biliyorum ama kutsal bir arkadaşımız tabelasında bu şekilde belirttiğine atfen böyle yazmayı yeğledim!!),cincisi-hocası, falcısı, hokkabazı.. Ve bu kutsal insanlar her derde deva: Ereksiyona-enjeksiyona, evliliğe-bekarlığa, çoluğa-çocuğa, karıya-kocaya, ÖSS’ye-MÖÖSS’ye, ona-buna, ahirete-devlete, depresyona-perküsyona, cinselliğe-tinselliğe.. Yok yok mübareklerde.!

Ve kendilerine her türlü yöntem ve tekniği kullanma hakkını da reva görürler: Terapisi-parapisi, hipnozu-hoooopnozu (bu; orada biraz durun bakalım demek. Adam psikozun ne demek olduğunu bilmiyor, hipnotazor ilan ediyor kendini!) NPL’si-DNA’sı (aslında NLP), EFT’si-havalesi (elektronik fon transferi değil taki ki!), reiki’si-her ikisi.. artık aklınıza gelen bilumum şeyler.

Haa bu arada asıl korkum şu değerli okurum; bunlar yakında biraz daha cesaretlenip ellerine bisturiyi alacak ve “açık kalp ameliyatı” yapmaya başlayacaklar bu işte daha çok para var diye!

Mesleki etik, değerler, kaideler- kurallar… Kim arar, kim sorar? Adam meslekten değil ki.! Psikolojiye merak sar. İki- üç kitap oku. Sonra da şu bin dolarlıklardan iki kursa katıl. Sonra da kendine şöööyle havalı bir isim bul. Mesela: KİŞİSEL GENLEŞMECİ- NPL’ci- KURBANLIK, UZVU EKSİK OLMAYAN KOÇ- KARİYEEER DANIŞMANI-AİLE DANIŞMANIII-HİPNOZ CAMBAZI gibi işte. Ne bileyim ben? Seç birini al. As tabelayı, gelsin paralar!

Bu iş bu kadar "ucuz" değil değerli okurum. Ama maalesef şu anda ülkemizde belki de en çok istismar edilen alandır; ruh sağlığı hizmetleri alanı. Bir vakitler hatırlar mısınız bilmiyorum; her köşe başında bir "dişçi" olurdu. Eline penseyi geçiren kendini diş hekimi zannediyordu. Daha sonra gerekli yasal düzenlemeler yapıldı da dişlerimiz ağzımızda kaldı Allah’tan.

Yasal boşluklar en önemli eksikliğimiz kuşkusuz. Bir de bilgi ve bilinç eksikliğimizi ekleyelim. Ruh sağlığı hizmetini kim ya da kimler verir sorusuna en bilinçlilerimiz dahi yanıt vermekte zorlanırız. Yeri gelmişken; bu hizmetleri yürütmeye tüm uygar ülkelerde yasal olarak yetkin kılınmış meslekler: Psikiyatristler, psikologlar ve hekimlerdir.

Psikiyatristler; tıp fakültelerinden mezun olduktan sonra psikiyatri alanında "uzmanlık" alırlar. Ruhsal sorunların tanı ve tedavisini daha çok biyomedikal yöntemler (EEG, ilç tedavisi, yerine göre beyin cerrahıyla-nörologla birlikte beyin ameliyatları, elektroşok vs.) kullanarak yapmaya çalışırlar. Yerine ve duruma göre psikoterapi de yaparlar.

Psikologlar ise edebiyat-fen edebiyat fakültelerinin PSİKOLOJİ bölümlerinden mezun olurlar.

Kuşkusuz psikologların geniş bir çalıma alanı vardır. Ancak; "klinik" alanda ( ruhsal sorunların tanı ve tedavisi) çalışacak bir psikolog bu alanda eğitimini sürdürür; yüksek lisans, doktora, süpervizyon gibi. Ruhsal ve davranışsal sorunların tanılanması ve tedavisi sürecinde test ve envanterler, kişilik testleri, zekâ testleri gibi araçlar kullanır ve "tedavi" sürecinde sadece psikoterapi yapar. Psikolog, terapi sürecinde bireyin zihinsel süreçlerini, düşünme, duygulanım ve davranış stillerini inceler. Hatalı ya da çarpıtılmış düşünce biçimlerini değiştirerek; dolayısıyla duygulanım ve davranış stillerinin farklılaşmasını sağlar. Bugünü ketleyen geçmiş olumsuz yaşam deneyimlerinin "yeniden yapılandırılması" ile şimdinin daha nitelikli hale getirilmesini gerçekleştirmeye uğraşır. Bazen danışmanlık boyutunda da çalışmalar yapar; sınav kaygısıyla başa çıkamayan öğrenciye bu konuda bilgi ve beceri kazandırır, bazen de eğitimcilik yapar bir bakıma; iletişim becerileri gelişmediğinden sürekli didişen bir çifte bu yöndeki bilgi- becerileri geliştirmelerine katkı sağlayarak daha nitelikli bir evlilik yaşamı sürdürmelerini destekler..

Psikoterapi; yerine ve duruma göre, oyun terapisi- uğraşı terapisi- evlilik terapisi vs. isimler alır. Bu süreçte danışanın (hasta değil, psikologun danışanı olur, hastası değil!) psikiyatrik yardım ve desteğe ihtiyacı varsa bir psikiyatristle işbirliğine gider.

Değerli okurum; en basit bir giysiyi alırken bile onlarca parametreye bakarız: Markası, biçimi, rengi, modeli, bedeni... Hayatınızın belki de en incelikli noktalarını paylaşacağınız, "ruhunuzu teslim edeceğiniz" (kastım Azrail değil ama!!) insanlara ilişkin seçim yaparken de lütfen birazcık daha özen ve dikkat..



Sağlıcakla, yaşam dolu ve yaşamda kalın..

Psikolog Ahmet ANADOL








Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Koç Gibi Psikolojik Yardım: Yaşam Koçları ve Psikoloji" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Ahmet ANADOL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Ahmet ANADOL'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Ahmet ANADOL'un Yazıları
► Psikolojik Yardım Nedir? Psk.İzzet GÜLLÜ
► Psikolojik Yardım Almaktan Utanıyor Musunuz? Psk.Dnş.Fatma KIRIMLI TAŞKIN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,257 uzman makalesi arasında 'Koç Gibi Psikolojik Yardım: Yaşam Koçları ve Psikoloji' başlığıyla benzeşen toplam 30 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Evlilik ve Balayı Haziran 2009
► Ön Sevişme Son Sevişme Haziran 2009
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


12:03
Top