2007'den Bugüne 88,146 Tavsiye, 27,306 Uzman ve 19,452 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Med-Yanılmak : Medyanın İnsan Davranışları Üzerindeki Etkisi
MAKALE #6771 © Yazan Psk.Hatice ZENGEL | Yayın Nisan 2011 | 9,835 Okuyucu
Yazılı ya da görsel medyanın insan davranışları üzerindeki etkisi, sanıldığından çok daha fazladır. Raiting ya da tiraj kaygıları maalesef öne geçmekte, toplum yararı çoğu zaman göz ardı edilmektedir.

Henüz ergenliğin başındaki kız çocukları sıfır beden, yani 34 beden, normalde ancak çocuk reyonundan giyinebilecek yetişkin kadınları örnek alabilmekte, anoneksiya, bulimia ile bir deri bir kemik kalabilmekte, gene de içe çökmüş karnının derisini ''Göbeğim çıktı!'' diye soranlara gösterebilmekte, yani vücut algısı bozulabilmektedir. İlgili-ilgisiz neredeyse her habere, dünyaca ünlü bir mankenin bikinili, dümdüz karınlı görüntüsünü eklemek habercilik sanılmaktadır. Yıllardır aslında hiçbir işe yaramayan, insanların sağlığını riske atma ihtiamli oldukça yüksek olan, zayıflattığı iddia edilen ürünler ''Bu en yenisi, en iyisi, öbürlerini unutun!'' sloganlarıyla pazarlanmakta, olan insanların parasına ve sağlığına olmakta, bunlar da daha çok basın yoluyla, reklamlar aracılığıyla yapılmaktadır.

Belinize titreşimli bir kemer takıp yıllarca body building yapmış insanların görüntüsüne kavuşacağınızı, üstelik bunu günde 10 dakika ayırıp yapabileceğinizi iddia eden reklamlar da, gene fit görünme çabasındaki günümüz insanının zaafını kullanmaktadır.

Bazı televizyon kanalları insanlara kul hakkı yememeyi öğretmeyi kendine görev edinmiş gibi durmakta ve bunu hep birbirine benzeyen programlarla yaptığını sanmaktadır. Ömrümce unutamayacağım 8 yaşında bir erkek çocuğunun ve daha nicelerinin hakkını kendilerinin nasıl ödeyeceğini düşündüklerini hiç sanmıyorum. Annesi ölmüş, babası tekrar evlenmiş, ama korkudan dedesinde kalan çocukcağız, herkesle tek tek görüştükten ve görünürde bir sorun bulamadıktan sonra bana ''Ama benim babam gece bekçisi, şimdi eve gidersem ablam (üvey annesi) beni bu soğukta, gece dövüp dışarı atar. Ben de dedemgile yürüyerek gidemem ki, donarım!'' diye ağlayarak asıl (!) sorunu anlatmıştı.

Ergen çocukların televizyon dizilerindeki gücünü belindeki silahtan alan, adam öldüren, gömen, bunu da adaleti kendi sağlamak adına yapan tipleri örnek almayacağını hiç kimse iddia edemez. Şiddet de bütün davranışlar gibi öğrenilen bir davranıştır sonuçta. Gene öldürülen ya da tecavüze uğrayan kadın haberlerinin kötü örnek olma potansiyeli göz önünde tutularak daha dikkatli verilmesi hatta hiç verilmemesi daha iyi olacak gibi görünmektedir.

Prime-time denilen zaman diliminde, yani çoluk-çocuk tüm ailenin birlikte televizyon karşısında olduğu zaman şiddet ve cinsellik içeren programların yayınlanması, denetlemelere rağmen devam etmektedir. Sonra da aile gelip bana, 3-4 yaşındaki komşu oğlunun yaşıt kızlarını öptüğünü, bunun taciz sayılıp sayılmadığını sorduğunda, cevap vermeden önce gülmekle ağlamak arasında kalıyorum. Profesyoneliz, mimiklerimizi kontrol etmeyi biliyoruz şükür!

Onca insanın, pek yaygın tabiriyle 70 milyonun (evet, herkes o anda televizyon başında ve tek kanalı izliyor sanki) önünde eş bulabileceğini uman insanların gerçekte hangi nedenle oraya gittiğini anlamak da zor. Gerçekten evlenmek için mi, ünlü olmak için mi? Sonra da o programda tanıştığı adam tarafından fuhuşa zorlanan kadın haberlerini okuyoruz. Ama her kanalda bir tane ve saatlerce süren ''izdivaç'' programları tam gaz devam ediyor. Gerçekten kaç kişinin evlendiğini ve boşanmadan ne kadar süre evli kalabildiklerini bilmemiz mümkün değil, gösterilmiyor çünkü!

Saatlerce televizyon başında hipnotize olmuş gibi oturmak, özellikle 0-6 yaş arasındaki çocuklarda otizmin en önemli sebeplerinden biridir ve yazık ki otizm öyle kolay düzelebilen bir durum değildir. Ayrıca çok küçük yaşta, henüz her şeyi somut gerçek sanan çocukların çizgi film kahramanlarına özenip pencereden aşağı ''uçtuğu'' haberlerini unutmayalım lütfen!

Tamam, medya halkı eğlendirmek, bilgilendirmek ve haber vermek için vardır. Sonuçta raiting ve reklamlar onlar için çok önemli, para kazanmaları ve kurumlarını ayakta tutmaları gerekmektedir, bu anlaşılabilir bir şey. Ama bu durumda topu topu birkaç bin evdeki raiting ölçüm cihazı sahibi vatandaşımızın zevkine göre televizyon izlemek ya da izlememek arasında kalıyoruz ve sanırım bu tüm dünyada böyle.

Yetişkinler olarak tabii ki istediğinizi izleyin, ama çocuklarınızın televizyona ayırdığı zaman ve izledikleri program konusunda lütfen dikkatli olun! Onların iyiliği için.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Med-Yanılmak : Medyanın İnsan Davranışları Üzerindeki Etkisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Hatice ZENGEL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Hatice ZENGEL'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     5 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Hatice ZENGEL'in Yazıları
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,452 uzman makalesi arasında 'Med-Yanılmak : Medyanın İnsan Davranışları Üzerindeki Etkisi' başlığıyla benzeşen toplam 19 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


15:47
Top