2007'den Bugüne 84,234 Tavsiye, 26,382 Uzman ve 18,830 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Otizmli Çocuğa Sahip Anne Olmanın Kaygı Düzeyine Etkisi ve Bu İlişkinin Eş Desteği Açısından İncelenmesi
MAKALE #15895 © Yazan Uzm.Psk.Gizem HÜNERLİ | Yayın Aralık 2015 | 2,491 Okuyucu
2012 yılında Gizem Hünerli, Mehtap Karakoç ve Senem Yılmaz tarafından İstanbul Bakırköy'de yapılan bu araştırmada, Otizm’li çocuğa sahip annelerin kaygı düzeyleri ve eş desteğinin buna etkileri incelenmiştir. Otizm’li çocukların annelerinin kaygı düzeylerinin incelenmesi açısından sağlıklı çocuğa sahip annelerin kaygı düzeyleri de araştırılmış, ikisi arasında kıyaslama yapılmıştır.

Literatür araştırmaları sırasında otizm’li çocuğa sahip annelerin kaygı düzeyleri ile ilgili kısıtlı çalışmaya rastlanmıştır. Eş desteği ile ilişkisinin incelendiği literatüre ulaşmakta zorluk yaşanmıştır.

Araştırmada otizmli çocuğa sahip annelerin kaygı düzeyleri, sağlıklı çocuğa sahip annelerin kaygı düzeylerinden anlamlı derecede farklı çıkmıştır. Otizmli çocukların annelerinin kaygı düzeyleri sağlıklı çocuk annelerinden daha fazladır. Bu sonuca göre bizi bu araştırmaya iten düşünce kısmen kabul edilmiş gibi görülmektedir. Bu araştırmaya başlarken otizmli çocuğa sahip olmanın annelerde kaygı düzeyini arttırdığı düşünülmekteydi. Kısmen bu tez doğrulanmıştır. Anneler arasında yapılan kıyaslama sonucu otizmin annelerin kaygı düzeylerini etkilediği görülmektedir.

Şartlı değişken analizinde, eş desteğinin otizmli çocuk annelerinin kaygı düzeyini etkileyebileceği düşünülmekteydi. Yapılan analiz sonucunda, eş desteğinin yüksek olduğu gruplar kıyaslandığında anlamlı bir fark görülmüştür. Eş desteğinin incelenmeden kıyaslama yapıldığı durumlarda da bu fark anlamlı olduğundan, eş desteğinin bu duruma etki etmediği düşünülmektedir. Ancak eş desteğinin düşük olduğu gruplarda bu fark anlamsızdır. Yani annelerin kaygı düzeyleri arasında anlamlı bir fark yoktur. Bunun kesin nedeninin tam olarak bilinmemesiyle beraber, eş desteği düşük olduğunda sağlıklı çocuk annelerinin kaygı düzeylerinin yükseldiği ve bu sebeple annelerin kaygı düzeyleri arasında anlamlı bir fark olmadığı düşünülmektedir.

Araştırma sonunda merak edilen bazı durumlar incelenmiştir. Araştırmada modele alınmayan ancak kişisel bilgi formunda sorduğumuz yaşın, mesleğin, evlilik süresinin ve eğitim durumunun da annelerin kaygı düzeylerini etkileyebileceği düşünüldüğünden ek bulgular adı altında incelenmiştir. Yapılan ek bulgularda; eş desteğinin bağımsız değişken olduğu araştırma modeli merak edilmiş ve eş desteği ile kaygı düzeyi arasındaki ilişkiye bakılmıştır. Analiz sonucuna göre eş desteği ile kaygı düzeyi arasında negatif yönlü doğrusal bir ilişki olduğu görülmektedir. Yani eş desteği yükseldiğinde kaygı düzeyi azalmakta, eş desteği azaldığında kaygı düzeyi artmaktadır. Diğer bir çalışmada, ev hanımı ve çalışan otizmli çocuk annelerinin kaygı düzeyleri incelenmiş ve aralarında kıyaslama yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre ev hanımı otizmli çocuk anneleri ile çalışan otizmli çocuk annelerinin kaygı düzeyleri arasında bir fark görülmemiştir. Yani çalışan veya ev hanımı olmanın annelerin kaygı düzeyi üzerinde etkili olmadığı düşünülmektedir.

Bir diğer analiz sonucuna göre, annelerin evlilik süresi ile kaygı düzeyleri arasındaki ilişki incelendiğinde, evlilik süresi ile kaygı düzeyi arasında bir ilişki görülmemektedir.

Merak edilen bir başka durum da, eğitim düzeyinin şartlı değişken olduğu araştırma modelidir. Eğitim durumu şartlı değişken olarak düşünülmüş ve eğitim düzeyinin yüksek ve düşük olduğu iki durumda analiz yapılmıştır. Yapılan analiz sonucunda, eğitim düzeyinin yüksek olması durumunda sağlıklı ve otizmli çocuğa sahip annelerin kaygı düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bunun nedeninin ne olduğu bilinmemekle beraber, 2 farklı neden olabileceği düşünülmektedir. Ya eğitim seviyesi yükseldikçe otizmli çocuğa sahip anneler bilinçlenip, daha az kaygı duymakta ya da eğitim seviyesi yükseldikçe sağlıklı çocuk annelerinin kaygı düzeyleri artmaktadır. Eğitim düzeyinin düşük olduğu durumlarda annelerin kaygı düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. İlk ve orta okul mezunu sağlıklı ve otizmli çocuğa sahip annelerin kaygı düzeyleri arasında fark olmadığı düşünülmektedir. Eğitim seviyesi genel olarak tüm örneklemde ele alındığında ise farklı sonuçlara rastlanılmıştır. Yapılan analize göre anneleri sağlıklı ve otizmli çocuğa sahip şeklinde ayırmaksızın yapılan incelemede, eğitim seviyesi düşük olan annelerin kaygı düzeyleri eğitim seviyesi yüksek olan annelere göre daha fazladır. Bu sebeple eğitim seviyesinin kaygı düzeyini etkilediği düşünülmektedir.

Annelerin mesleklerini şartlı değişken olarak ele aldığımızda, ev hanımı otizmli çocuğa sahip annelerin kaygı düzeyi ile ev hanımı sağlıklı çocuğa sahip annelerin kaygı düzeyleri arasında anlamlı bir fark görülmemiştir. Yine aynı şekilde çalışan otizmli çocuğa sahip annelerin kaygı düzeyleri ile çalışan sağlıklı çocuğa sahip annelerin kaygı düzeyleri arasında da anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Buradan hareketle çalışmanın ya da ev hanımı olmanın, annelerin kaygı düzeylerini etkilemediği düşünülmektedir.

Otizmli çocuğa sahip annelerin yaşlarının bağımsız değişken olduğu bir araştırma modeli merak edilmiş ve yaş ile kaygı düzeyi arasında Korelasyon Analizi yapılmıştır. Sonuçlar annelerin yaşı ile kaygı düzeyleri arasında ilişki olduğuna dair bir ipucu vermemektedir.

Uygulama yapılırken en dikkat çeken konulardan biri, bazı annelerin çocuklarının tanılarını tam olarak bilmemeleriydi. Annelere otizm’li çocuğa sahip annelerin kaygı düzeyinin incelendiği bir anket uygulandığı ve katılmak isteyip istemedikleri sorulduğunda kurumdan alınan bilgiye göre çocuğunun otizm tanısı olan bazı annelerden ‘Çocuğumun tanısı otizm değil.’ şeklinde cevaplar alınmıştır. ‘Benim çocuğum tamamen iyileşti.’ gibi cevaplar vererek anket uygulamayı reddetmişler. Bu durum annenin tanıyı kabullenmeye direnç göstermesi, tanı hakkında bilgisinin olmaması şeklinde yorumlanmıştır. Bazı durumlarda da anneler kaygı düzeylerinin çok fazla olduğunu söyleyerek çocuklarının tanısı otizm olmadığı halde, ankete katılmayı kendiler istemiştir. Özellikle eşinden destek görmediğini söyleyen anneler anket formu dışında da bilgiler vermek istemiş, konuşmaya ve kendilerini anlatmaya ihtiyaçları olduğunu göstermişlerdir.

Rehabilitasyon merkezlerinde yapılan gözlemlere göre annelere özel aktivitelerin olmadığı ve annelerinde bu eksiklikten yakındığı gözlenmiştir. Bu sebeple piknik, gezi gibi birçok sosyal aktivitenin annelerin stres ve kaygı düzeylerini birazda olsa olumlu yönde etkileyebileceği düşünülmektedir. Annelerin çocuklarının hastalığının tedavi ve rehabilitasyonları hakkında bilinçli olmamaları nedeniyle annelere bilgilendirme amaçlı eğitimler, seminerler verilmesi önerilmektedir.

Otizm’li çocuğa sahip ailelere psikolojik danışmanlık hizmetlerinin verilmesinin, aile ve eş desteğini artıracak programlar verilmesinin faydalı olacağı düşünülmektedir. Aile destek grupları oluşturup eşlerin de katılımı sağlanmalıdır. Yapılan çalışmalarla ve eğitim programlarıyla ailelerinin streslerinin azaltılabileceği ve buna bağlı olarak kaygı düzeylerini azaltılabileceği öngörülmektedir.

Genel olarak çevre tarafından, otizmin kabul edilmediği, tam olarak bilinmediği ve fark edilmediği düşünülmektedir. Farkındalık yaratacak ve otizmli çocukları toplum tarafından kabul görmesini sağlayacak etkinlikler ve kamuoyu aracılığı ile bilgilendirilmeler yapılmasının faydalı olacağı düşünülmektedir.

Yapılacak sonraki araştırmaların eş desteğinin daha belirgin etkilerini inceleyerek, literatüre katkıda bulunmaları önerilmektedir. Aynı zamanda otizmli çocukların annelerinin bakım verme sürelerine göre kaygı düzeylerinin incelenmesi, ekonomik durumunda analiz edildiği araştırmaların yapılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Otizmli Çocuğa Sahip Anne Olmanın Kaygı Düzeyine Etkisi ve Bu İlişkinin Eş Desteği Açısından İncelenmesi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Gizem HÜNERLİ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Gizem HÜNERLİ'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Gizem HÜNERLİ Fotoğraf
Uzm.Psk.Gizem HÜNERLİ
İzmir (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi33 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Gizem HÜNERLİ'nin Yazıları
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,830 uzman makalesi arasında 'Otizmli Çocuğa Sahip Anne Olmanın Kaygı Düzeyine Etkisi ve Bu İlişkinin Eş Desteği Açısından İncelenmesi' başlığıyla benzeşen toplam 30 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Bahar Yorgunluğuna Dikkat Ağustos 2016
► Sosyal Jet-Lag Sendromu Ağustos 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


19:57
Top