1997'den Bugüne 73,127 Tavsiye, 24,343 Uzman ve 16,574 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Teog Kalkıyor İşte Alternatifi
MAKALE #18793 © Yazan Psk.Halil TÜRKMEN | Yayın Eylül 2017 | 318 Okuyucu
TEOG KALKIYOR, TEOG DAHİL TÜM SINAVLARIN ALTERNATİFİ YÖNLENDİRMEDİR

BEN TAM GÜNÜMÜZDEN 30 YIL ÖNCESİ VE BU KONUDA 2003 YILINDAN BERİ HİÇ BİR DEĞİŞİKLİK YAPILMADAN KİŞİSEM SİTEM GELECEĞİN EĞİTİMİ Sayfamda ÇOCUKLARIMIZIN PSİKOLOJİK VE KİŞİLİK YAPISINI BOZAN Sınav KAYGISI VE STRESİ YAŞAMALARINA YOL AÇAN....
SINAVSIZ SİSTEMİN ALTERNATİFİNİN YÖNLENDİRME OLDUĞUNU...Alt yapısı ve koşulları düzenlendiğinde... EN AZ ÖĞRENCİLERİN YARISI Akademik Başarı=IQ=Mezuniyet Diploma Notları ile en az diğer yarısı veya %60' ı Duygusal Zeka=EQ= İlgi, istidat, yetenek vb. İSTEDİKLERİ LİSE PROGRAMLARINA SINAVSIZ VE LİSE NOTLARI İLE ÜNİVERSİTE PROGRAMLARINA SINAVSIZ YÖNELECEĞİNİ BELİRTMİŞTİM.
GELİŞMİŞ BİR ÇOK AVRUPA VE DÜNYADAKİ ÜLKELERDE UYGULANAN SINAVIN ALTERNATİFİ YÖNLENDİRME...
ÇOK ŞÜKÜR!.. ÜLKEMİZDE DE ÖNEMİ YENİ YENİ ANLAŞILMAYA BAŞLANDI...
TEKRAR EDİYORUM. YILLARDIR SORUNLAR YARATAN ELEYİCİ, SINAV ENDEKİSLİ EĞİTİM SİSTEMİNİN ALTERNATİFİ EĞİTİMDE YÖNLENDŞİRME BOYUTUNUN UYGULAMASINDAN GEÇMEKTEDİR YETKİLİLERİN DİKKATLERİNE
SUNULUR...
Aşağıdaki url adresinden GELECEĞİN EĞİTİMİ kitabıma erişebilirsiniz.
www.geleceginegitimi.com
YETKİLİLERİN BU YAPITIN YALNIZ YÖNLENDİRME BÖLÜMÜNÜ ALMALARI VE Bir Bölümü Yıllardan gerçekleştirilmiş olan ALT YAPISI ile ilgili bazı düzenlemeler yapıldığında... UYGULAMAYA KOLAYLIKLA GEÇİLEBİLECEKTİR.
SAYGILARIMLA...

GELECEĞİN EĞİTİMİ ÜZERİNE

Benim 1983 yılında yazımına başladığım ve 2000 yıllarında tamamladığım. GELECEĞİN EĞİTİMİ “ Çağdaş, Bireysel ve Yönlendirici Eğitim Dizgesi” adlı yapıtımı Temmuz 2003 Yılı’ nda aşağıdaki ilk kişisel web sitemde yayımlamaya başladım.

Bu dipnotu yazmamın gerekçesi GELECEĞİN EĞİTİMİ adını ülkemizde ilk defa kullanarak, yazdığım yapıtımı yayım-ladığım siteme bu adı verirken; tamamen Dünyada ve Ülkemiz-de kalkınmanın gelişmenin ve medeni bir ülke olmanın ve Dün-ya Ulusunun bir parçasına dönüşümün, ancak Geleceğin Eğitim Sistemi ile gerçekleşeceğini 1983-2000 yılları arasında vurgula-mış olmamdır. Ne tesadüftür ki ben siteme bu adı verdiğim yıl E. Morin’in Benzer ismi kullandığı “Geleceğin Eğitimi Üzerine 7 Bilgi” kitabı da 2003 de Türkçeye çevrilmiştir.
Diğer bir gerekçesi 2010 yıllardan yani ben bu ismi kullanmaya başladıktan tam 23 yıl, web sitemi aynı adla oluşturduğum 2003 yılından 7 ile 10 yıl sonra Türkiye’de Eğitim Sektörü, kurum, kuruluşların sık sık aynı ismi kullanır oldukları, projeleri yeni yeni oluşturdukları hatta dernekler kurularak GELECEĞİN EĞİTİMİ yeni gündeme geliyormuş ve kendileri getiriyormuş gibi sahiplenmeleri ve tartışmaya açışları beni derinden yaralamış ve üzmüştür. Oysa ben bu eseri oluşturduğumda ÜLKEMİZ YALNIZ ÜLKEMİZ İÇİN OLUŞTURDUM. Herhangi bir çıkar gözetmedim. O yıllarda Üniversitelerin Eğitim Fakülte-lerine ve MEB’ na yolladım. Eğitim Şur’ası üyeliğimde ilimde ve bölge toplantılarında, panel ve seminerlerde konuşmacı olarak, gündeme getirerek bazı projelerim Şur’a kararlarına eklendi.Tavsiye niteliğinde olan bu projeleri ve önerileri her iktidar işine geldiği kadarından yararlandı. Ayrıca gelişmiş ülkelerin büyük bölümünde öğrencilerin %40 ile %60 arasında öğrenci YÖNLENDİRME ile IQ=Akademik Zeka veya Derlerden alınan not ortalaması dışında EQ= Duygusal Zeka veya İlgi, istidat, yetenek ve potansiyelleri vb. Bireysel Ayrıca-lıkları dikkate alınarak MESLEKİ ( Spor, İmam Hatip,Turizm ve Otelcilik vb. tüm meslek programları) MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM ve İŞE HAYATA HAZIRLAYICI PROGRAMLARA ( Aşçılık, Kuaförlük, Fırıncılık vb. Ata mesleklerine) Yönlendi-rildiğinde ( Bu sayı %40 ile 60 yani yarısı) kalan en fazla yarısı veya %40 Yükseköğretim Kontenjanlarına Akademik Başarı Lise mezuniyet Not ortalamaları dikkate alınarak istediği programa kayıt yaptırır. Başarısız olup 4 yerine 6 yılda mezun olması kendi sorunudur.
Yıllar öncesinden emekler verilerek yazılmış, GELECEĞİN EĞİTİM adlı bir yapıt varken, yeni arayışlara girmek ve Dünyanın yuvarlak olduğunu yeniden araştırmak, tartışmaya açmak yanılgıların en büyüğünü oluşturmakla kalmayıp, zaman israfı olacaktır.
Yapıtımdan olduğu gibi alınan ve aşağıda İlk Söz ve Özet okunduğunda, yapıtımın Geleceğe Uygun nasıl bir eğitim sistemi önerdiği anlaşılacaktır. Ayrıca bu yapıttan yararlanırken şu ilke asla göz ardı edilmemelidir. Bir model hiçbir koşulda olduğu gibi alınamaz, yönetim biçimleri, değiştirilmek istenen hedef davranışlar ve nasıl bir geleceğin yetişmesi isteniyor……tüm koşullar dikkate alınarak gerekli düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.
Her yapıt belirli oranda içinde bulunduğu koşullara uygun yanlı olarak yazılabilir. Ancak bu yanlılık bu yapıtın önemli ve ana hatlarını oluşturan bölümlerden yararlanmamak anlamına gelmemelidir. Ben yapıtımın ilk söz veya ön sözde belirtildiği gibi Bu yapıtın bitmediğini bitmeyeceğini…. hep aç susuz kalacağını….eğitimcilerin görüşleri doğrultusunda, oluşturacakları kurullar, komisyonlarca sürekli çağa uygun geliştirilmesine ihtiyaç bulunduğunu sürekli vurguladım.
Yine her ülkenin örf, adet, gelenek, görenek, dini inanç, kültür yapısı vb. farklılıkları olduğu için yetiştirilecek yeni nesillerin her ülkenin hatta her ilin yapısına, iklim, zenginlik kaynakları ve üretim koşulları dikkate alınarak eğitimin yapılandırılması gerektiğini…..vurguladım.
Şimdi bu yapıttan bazı bölümleri dikkatlerinize sunuyorum.
İLK SÖZ veya ÖN SÖZ: Eğitim, bireylerin yaşantılarında amaçlanan hedefler doğrultusunda, kasıtlı, istendik ve kalıcı davranış değiştirme sürecidir. Eğitimin girdisi olan öğrencinin davranışları, eğitimi süresinde değiştirilmek istenen hedef davranışlar ve belirli amaçlar doğrultusunda değiştirilmeye çalışılır. Değişen bu olumlu ya da olumsuz davranışlar alınan üründür. Diğer değişle eğitim dizgesinin çıktılarıdır. Bu çıktıların hedeflenen amaçlar doğrultusunda olup, olmadığının sistemce kontrol altına alınması ve değerlendirilmesi gerekir. Değerlendirme sonucu hedeflenen amaca ulaşmak için çaba gösterilmesi gerekir. Eğitim işlevinin bir bütünlük içinde tüm bu unsurları taşıyan biçimine Eğitim Dizgesi diyoruz. Bu günkü Eğitim Sistemi, Milli Eğitim Temel Kanununda ve Anayasamızda belirtilen ilkelere uygun eğitim işlevini, eşitlikçi ve öğrenci merkezli olarak gerçekleştirme görevini yerine getirememektedir. Bu yönü ile demokratik, çağdaş ve evrensel bir sistem olmaktan uzak ilkel bir yapıya sahiptir.
Eğitimim bir neferi olarak, ülkemizde eğitim konusunda çağdaş bir esere gereksinim duyulduğu düşüncesinden yola çıkarak; 1983 yılında bu eseri kaleme almaya başladım. 1991-1997 yılları arasında, eğitim bilimleri alanında ve eğitimin uygulanması işlevini yürüten bir eğitimci olarak, bana eğitim-ciliğin verdiği bir sorumluluk ve görev anlayışı ile eğitimde yaptığım çeşitli araştırmalar ve uygulamalarım sonucunda; her eğitim dizgesi gibi sürekli düzenlenmesine ihtiyaç bulunan yapıtımda, küçük ve yeni düzenlemeler yapma ve geliştirme ihtiyacını duydum. 2001-2002 yıllarında emekliye ayrıldığım zaman yayımlamak düşüncesi ile 2000 yılı başlarında, basıma hazır bir yapıta dönüştürdüm.
Bu yapıt bir gün basımı yapılarak yayımlanacak, okuyucularımca okunacak. Ancak bitmedi !.. Bitmeyecek !.. Hep açtı!.. Hep Susamıştı !.. Hep aç ve susuz kalacak !..
Günümüzde, gelecekte, insanoğlu evrende var olduğu süreçte; kuşaktan, kuşağa, nesilden, nesle her Eğitim Dizgesi gibi bu yapıttaki eğitim dizgecinin de sürekli geliştirilmesi gerekecektir.
Eğitim sistemlerinde, insanın insan olmasının gerektirdiği evrensel değerler, yalnız insana has değerlerdir. Çağdaş bir insan toplumu olmanın felsefesi, çağa uygun insan olmanın gerektirdiği tüm değerlerin yaşam biçimine dönüştürülmesidir. Bu değerlerin teknolojinin, bilimin, evrensel bazı güçlerin ya da kendi ürettiklerimizin esiri ya da kölelerine dönüşmemesi, düşünce ürünlerimizle yok edilmemesi için hep var olmaları gereken ve yalnız insana has duygular ve davranış örüntüleri olduğu unutulmamalıdır.
Bu amaçla insanın insan olmasının gerektirdiği bu değerler, sürekli eğitimcilerin düşünceleri, görüşleri, önerileri ve katkıları ile geliştirilmeye, beslenmeye, büyümeye ve sürekli düzenlemelere gidilmesine ve sistemin yapılanmasında yer almasına ihtiyacı bulunmaktadır.
Çağımızda, bilim ve teknolojinin baş döndürücü bir hızla geliştiği, ” Sibernetik Uzay Çağını “ yaşadığımız evrende, artık devletler küçülmeye başlamışlardır. Bu amaçla bir çok ulus ya da devlet bir araya gelerek “Avrupa Birleşik Devletleri, Avrasya Devletleri, 3. Dünya Devletleri, Afrika ve Orta Doğu Devletleri, Amerika Birleşik Devletleri vb” birlikler oluşturmaya ihtiyaç ve gereksinim duymaktadırlar. Bu birliklerden yola çıkarak, küçülen dünyamızda süreç içinde bir bütünleşme ile dünyanın birliğine doğru bir gelişme, birliktelik ve bütünleşme yakın çağımızda yaşanacaktır. “Dünya Devletinin “ Dünyamızın korunması, tüm olanaklardan her insanın eşit yararlanması için bu zorunludur. Bu nedenle de herkes için geçerli çağdaş bir eğitim zorunlu hale gelecektir.
Tüm bu amaçlarla globalleşen dünyamızda, eğitim, bilgi, iletişim, enformasyon, teknoloji, siyaset, ekonomi vb. alanlarda insanoğlunun birlikteliğine, barış içinde birlikte yaşamasına, anlaşabilmesine, tüm olanaklardan eşit ve birlikte yararlanmalarına ihtiyaç bulunmaktadır. Bu gün insanların, bilgiye ulaşması, bilgiden yararlanması, bilgiyi kullanması ve tüm toplumun yararına ve hizmetine sunması; daha gelişmiş, daha kalkınmış, daha özgürlükçü, daha demokrat, daha insancıl, daha barışçı, daha çağdaş bir ülkeyi ve dünyayı gelecek kuşaklara ve nesillere bırakma özlemimizin; çağdaş, demokratik bir eğitimle gerçekleşeceği unutulmamalıdır.
Ülkemizin, gelecekte dünya aileleri arasında uygar bir ulus olarak yer alabilmesi için ülkemiz üzerinde yaşayan tüm bireylere bu bilincin verilerek, insan olmanın gerektirdiği, çağdaş, demokrat, laik ve özgürlükçü bir ulus olarak; geleceğine güvenle bakacak güven ve öz güveni gelişmiş; kendisi, çevresi ve tüm toplumla barışık; sevgi ortamında büyüyerek, kendini ve insanları sevmekten, ülkesini ve dünyayı seven, koruyan; insan haklarını savunan, koruyan ve uygulayan; laik, demokratik, sosyal ve hukuk devleti ilkesini gözeten ve tüm yönleri ile eşit uygulayan, bilimsel ve hür düşünceye sahip; tüm bu insani ve toplumsal özellikleri yaşam şekline dönüştüren; sağlıklı kişilikli, verimli, kendine ve topluma yararlı üretken bireylere dönüştürülmeleri, bunları gerçekleştirmek için daha çağdaş ve daha demokratik ve öğrenci merkezli bir eğitime ihtiyaç bulunmaktadır.
Eğitimimizin bu günkü yapısına baktığımızda insanın insan olmasının gerektirdiği, çağın koşullarına uygun erdem olan evrensel değerleri kazandırmaktan uzak olduğunu, süslü yazılarla metinlerde bulunmasına rağmen, uygulamada bunları davranışa dönüştürecek bireyleri yeterince yetiştiremediği ; sevgiye- saygıya, özveriye tutsak, kendine ve yakın çevresine güvensiz, özgüvensiz, mutsuz, umutsuz, karamsar, kötümser, bencil, kendi çıkarlarını toplumun çıkarlarının üstünde tutan, soyan, talan eden, kaçıran, göçüren ve bu davranışları kurnazlık diye maharet bilen, kısacası doğanın sunduğu olanakları bilinçsizce tüketen, insan olmanın gerektirdiği olum-lu davranışlardan çok olumsuz davranış örüntülerini alışkanlığa ve yaşam biçimine dönüştürmüş bireylerin yetiştirilmesine, zemin hazırladığı acı gerçeği ile karşı karşıya gelmekteyiz.
Çağdaş bireylere dönüşmek yerine, çağdışı kalmış ve çağ dışılık özlemlerini sürekli yaşayan bireyler; demokratik, laik, özgür, bağımsız, hür düşünen bireyler yerine, demokrasiye, laikliğe, insan hak ve özgürlüklerine hatta Atatürk’e düşman, kaderci ve gerici bireyler; çalışkan, sağlıklı kişilikli, üretken, verimli ve topluma yararlı bireyler yerine, ben merkezli, bana neci, bilinçsizce tüketen sağlıksız kişilikli bireyler; ülkemize ve topluma kazandırma işlevini gerçekleştirerek; insanlarımızı sürekli çağın gerisinde kalmaya, Uygar Avrupa, Dünya Devleti ailesi olma yerine barbar olmaya mahkum ettiğimiz gerçeği ile karşı karşıya kalmaktayız. Oysa çağdaş bir ulusa dönüşmenin, tüm alanlarda çağdaşlaşma ve bu gününe, gelece-ğine güvenle bakan sağlıklı kişilikli, üretken bireyler yetiştirmekten geçtiği, bunun tek yolunun Öğrenci ve Öğreten Merkezli Bir Eğitim olduğu gerçeğidir.
ÖZET: Okuyacağınız bu yapıtda, ülkelerin gelişip, kalkınmasında ve çağdaş dünya ailesi içinde uygar bir ulus olarak yer almasında, ülkede verilen eğitimin ne kadar önemli olduğu ve hükümetlerce önemsenmesi gerektiği üzerinde durulmuştur. Evrende yaşayan her canlı varlığın belirli oranlarda öğrenebildiğinden yola çıkılarak her insanın doğuştan getirdiği potansiyeli oranında öğrenip, kendini geliştirebileceği; bireylere uygun koşulların oluşturulduğu eğitim ortamlarında her bireyin optimum düzeyde öğrenebileceği, potansiyeli oranında kendini geliştirebileceği, bireye uygun eğitimin nasıl gerçekleşebileceği vurgulanmıştır.
Eğitilenin insan olması nedeni ile eğitimde yapılan hatanın telafisi olmayacağı, ürününün tekrar insana döneceği unutulmadan insana gereken önem ve değerin verilmesi için öğrenci merkezli bir eğitime ihtiyaç bulunduğu; eğiten ve eğitilenlerin oluşturdukları kurullar ve komisyonlar kanalı ile demokratik ve katılımcı bir eğitim yönetimi yapısını oluşturmaları hedeflenmiştir. Çağdaş bir eğitimin, bugünün insanını yetiştirmekten çok geleceğin insanını yetiştirmeyi amaçlaması, geleceğe uygun planlanması, programların uygulayan eğitimcilerce oluşturulması, öğrenilen bilgilerin ürünlerinden tüm insanlığın yararlanması ve öğrenci kontenjanlarının ihtiyaçlara uygun belirlenmesi, uygulama ağırlıklı kaliteli bir eğitim verilmesi ve her programdan, her derecede mezun olan öğrencilerin istihdam edilmesi sağlanarak, eğitimin üretim amaçlı yapılanmasının önemine değinilmiştir.

Eğitim demokratik, çağdaş ve özerk bir yapıya kavuşmasında en büyük engellerden biri olan eğitimin siyasete alet edilmesi ve yetkilileri tek elde toplayan merkeziyetçi hantal bürokratik yapısıdır. Bu amaçla eğitim siyasetten arındırılarak yetkiler yörelere devredilerek eğiten ve eğitilenin yönetimine bırakılmalıdır. Program merkezli, ezberci ve kuru bilgi yükleyici, sınav endeksli ve eleyici, bilimsel ve çağdaş olmaktan uzak bir eğitim dizgesine alternatif olarak, öğrenci merkezli, öğrencinin aktif olduğu ve öğrenmenin öğrenilmesinin gerçekleştiği ve sınavı ortadan kaldırıp yönlendirmenin önerildiği bilimsel, çağdaş ve demokratik bir eğitim dizgesi “ sistemi” önerilmiştir.
Eğitim alanında yıllar süren araştırma, uygulama ve deneyimlerimin ürünü olan bu yapıttan, başta eğitimcilerin, eğitilenlerin ve tüm okuyucularımın yararlanacağı, onların görüş ve katkıları ile besleneceği ve gelişeceği umudunu taşımaktayım.
Önemli Not: Yukardaki bölümler, 1983 İLE 2000 yılları arasında yazılan ve 2003 yılından beri yayımlanan aynı kitap ve web sitesi olan GELECEĞİN EĞİMİ yapıtından olduğu gibi eklenmiştir.
Halil Türkmen
Psikolog/ Rehber Öğretmen
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Teog Kalkıyor İşte Alternatifi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Halil TÜRKMEN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Halil TÜRKMEN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Halil TÜRKMEN'in Yazıları
► Teog Anne Babalarına Öneriler Psk.Ümit KARABULUT
► Teog Kapıda Sınav Stresi Dorukta Uzm.Psk.Dnş.Tuğba KURT
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,574 uzman makalesi arasında 'Teog Kalkıyor İşte Alternatifi' başlığıyla benzeşen toplam 16 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Stres Testi Aralık 2008
◊ Unutkanlık Testi - Unutkanlık Ölçeği ÇOK OKUNUYOR Ağustos 2008
◊ Beck Anksiyete Ölçeği Ağustos 2008
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


12:29
Top