TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Disleksi (Öğrenme Bozukluğu) Hastalığı
MAKALE #1924 © Yazan Psk.Aysun AKTAŞ ÖZKAFACI | Yayın Aralık 2008 | 16,843 Okuyucu
Öğrenme bozukluğu dinleme, konuşma , okuyup yazma, muhakemede bulunma ve matematik işlemleri yapma yeteneklerinin elde edilmesi ve kullanılmasında önemli zorluklarla beliren bir bozukluktur.Okuma becerisinde bozukluğa (doğru okuyamama, yavaş okuma gibi) disleksi adı verilmektedir.Bu duruma ek olarak, konuşmada gecikme, dil becerilerinde sıralamada, sağ-sol ayrımında bozukluk ile birlikte görülebilen bir psikiyatrik sorundur. Çocuklar yaşıtlarına göre bu özellikler açısından daha zayıf kalırlar. Çocuklar kelimeleri ses ya da anlamca benzerleri ile değiştirebilirler. Zeka düzeylerinde sorun olmamakla birlikte, öğrenmek için gerekli olan zihinsel organizasyon bazı açılardan yeterli değildir. Öğrenememeleri yüzünden bu çocuklar üzerine fazla gidilebilir. Oysa izafiyet teorisini ortaya çıkaran büyük bilgin Albert Einstein, kalipso müziğinin kralı Harry Belafonte, büyük mimar, heykeltraş ve Mona Lisa’yı resim dünyasına armağan eden ressam Leonardo da Vinci, İrlandalı yazar Yeats, başta “Düşünen adam”olmak üzere pek çok önemli eserin sahibi heykeltraş Rodin, şarkıcı ve sinema oyuncusu Cher disleksili ünlüler arasındadır.

Toplumda ortalama olarak, % 2-10 arasında görülmekte olup, okul çağındakilerde % 4 oranında görülmektedir. Erkek çocuklarda kızlara göre 3-4 kat daha sık gözlenmektedir. Nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte beynin sol yarım küresindeki bazı anormallikler ve beyin ön lobundaki konuşma merkezlerindeki sorunlarla ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Ayrıca başka bir görüşe göre bebeğin anne karnında kanındaki testesteron düzeyi bozukluğu ile ilişkili olabileceği bildirilmektedir. Okuma bozukluklarında 15. kromozomdaki sorunların bu durumdan sorumlu olabileceği de bir başka hipotezdir.

Doğum öncesi annenin geçirebileceği enfeksiyonlar, ilaç alımları ve yetersiz beslenmesi; doğum esnasında ya da sonrasında görülen bazı sorunlar ( zor doğumlar, kordon dolanması, plasenta-kordon bozuklukları, doğum travmaları, bebeğin doğumdan sonra uzun süre nefessiz kalması, erken doğum, düşük ağırlıklı doğum, annenin hamileliğinde gebelik toksemisi denen rahatsızlığı geçirmesi, bebekte uzayan sarılık gözlenmesi, tekrarlayan kulak iltihapları, menenjit, ve kansızlık ) da bu duruma eşlik edebilmektedir. Ayrıca kalıtsal da olabilmektedir. Okuma ve öğrenme bozukluklarında % 75’ in üzerinde bir oranda bu tür sorunlardan birine rastlanmaktadır. Yapılan testlere göre bu çocukların % 90’ında dil becerisinde bozukluklara ve bu orandan bir miktar daha fazlasında konuşma,dil ve işitme fonksiyonlarında bozulmalara rastlanmıştır.

Dislekside sık rastlanan bulgular:

Okuma bozukluğu olan bu çocukların konuşma akıcılıklarında bozukluk, kısıtlı sözcük dağarcığı, uygun sözcüğü bulma, kavramlarda bozukluklar ( “yarın geldim, dün geleceğim” gibi) ve gramer sorunları olabildiği gözlenmiştir. Kendi kendini yönetebilme, toplumsal etkileşime girebilme ve çevresel algılama da sorunlar yaşanabilmektedir.

Sözcükleri öğrenme ve hatırlamada sorunlar yaşama, bazı harfleri ayna görüntüleri şeklindeki benzerleri şeklinde kullanma ( örneğin 6 yerine 9; b yerine d ya da u yerine n gibi) bazı sayıların yerine ayna görüntüleri şeklini kullanma (38 yerine 83 gibi)görülebilmektedir. Yalnız dikkat edilmesi gereken şey bu türden ayna görüntüsü stilinde yazı yazmanın, yazmayı öğrenirken başlangıçta her çocukta görülebileceğidir. Ancak bu normalden daha uzun sürerse disleksiye ait bir özellik haline gelir. El yazısında bozukluk,yazım hataları, bazı hecelerde ses hataları yapmak ve elleri kullanmada beceriksizlik de görülebilmektedir.

Bu bozukluğa matematik öğrenme bozukluğu ( diskalkuli) ve diğer öğrenme bozuklukları ( yazı yazma sorunları-disgrafi gibi) da eşlik edebilmektedir. Ayrıca dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, davranım bozuklukları ve depresyon da bu durumla bir arada bulunabilmektedir. Sosyal beceriler yaşıtlarına göre daha zayıftır.

Disleksili çocuğun yaşadıkları ve hissettikleri:

“İstediğim ve alıştığım halde bir türlü doğru okuyamıyorum,yapamıyorum, ben akıllı değilim, bana arkadaşlarım aptal diyor, annem okuyamazsam beni tamircinin yanına vereceğini söylüyor, beni sevmiyorlar” şeklinde düşünebilen bu çocuklar çocukta aşağılık komplekslerine, kendini sevmemeye yol açabilmektedir. Kimsenin kendisini gerçek anlamda anlayamadığını düşünür. Her yaptığının yanlış olabileceğini düşünerek, bildiği ve doğru yaptığı şeylerden de kuşku duyar hale gelebilir. Anne baba ve öğretmenlerinin kendisini başkaları ile kıyaslaması ve sonuçta kendisinden beklenenleri hemen verememesi nedeniyle öfkelidir. Hem çevresindekilere hem de kendisine. Duymak ve bilmek istediği şey aslında arkadaşları gibi akıllı olduğu ancak daha yavaş öğrenebildiği ama muhakkak öğrenebildiği gerçeğinin kendisine anlatılmasıdır. Bir takım toplumsal becerileri kazandıkça kendine olan güveni artar.

BELİRTİLERİ;

Okul Öncesi Dönemde:
  • Konuşmada gecikme görülebilir.
  • Birbirine yakın heceli kelimelerde sesler karıştırılır. (“Su” yerine “bu” gibi)
  • Ayakkabıların bağlanmasında başarısızlık yaşanır.
  • Sağ – sol karıştırılır.
  • Bir iş yapılırken her iki el de kullanılır, kullanılacak el konusunda belirgin bir seçim yapılamaz.
  • Alfabedeki harf ve seslerin öğrenilmesinde zorluk yaşanır.
  • Zaman ve yön kavramları birbirine karıştırılır.
Okul Döneminde:
  • Okuma geç ve zor öğrenilir.
  • Yavaş ve hatalı okunur.
  • Yazı bozuklukları çok görülür.
  • Matematikte güçlük çekilir.
  • Çarpım tablosunu öğrenememe görülür.
  • İmla ve noktalama hataları yapılır.
  • d ile b, p ile b harflerini karıştırılır.
  • Okuduğunu anlamada sorun yaşanır.
  • Okurken sık sık harfler karıştırılır. (“dağ” yerine “bağ”, “sal” yerine “şal” vb)
  • Harflerin sırası karıştırılır. (“kız” yerine “zık” veya “ızk” gibi)
  • Benzer kelimeler birbirine karıştırılır. (“incir” yerine “zincir”, “en” yerine “ne” vb)
  • Ayna imajı ile ters olarak yazma
  • Bazı kelimeler yanlış hecelenir, hece atlanır, heceler tersten okunur – yazılır.
  • Sesli okuma sırasında vurgulamalar inişli – çıkışlı olur ve noktalama işaretleri görülmez.
  • Dil problemleri görülür.
  • Sayfa yanlış ve düzensiz kullanılır, çizgiler arasında yazmada zorluk yaşanır.
  • Kelimeler çok yer kaplayacak şekilde aralıklı veya birbirine çok bitişik yazılır.
  • Yuvarlak ve düz çizgiden oluşan harfleri yazmada zorluk yaşanır.
  • Aşırı düzensizlik görülür.
  • Dikkat dağınıklığı veya erken unutma görülür.
  • Geç ve yavaş yazılır.
  • Şekiller, semboller ve işaretler tersten algılanır ve yazılır. ( “+” yerine “x” kullanma gibi )
  • Öz güven yoksunluğu yaşanır.
  • Problem çözme becerilerinde gerilik gösterirler.
  • Yazılı sınavlarda, sözlü sınavlara oranla daha başarısızlık görülür.
  • Zamanı kullanma, kavrama ve söylemede zorluk yaşanır.
  • Kurulan cümlelerin sonunu getirmede zorluk yaşanır, genelde kısa cümleler kurulur.
  • Aşırı hareketli ya da aksine çok durağan olabilirler.
  • Birden fazla işlem gerektiren problemlerde sorun yaşarlar.
  • Soyut kavramları algılamada zorluk yaşanır.
  • Organize etme, sentez ve analiz etmede güçlük yaşanır.
  • Uyum sorunu görülür.
  • Görsel ve işitsel algıda yavaşlık söz konusudur.
  • Motor koordinasyon sorunları yaşanır.

Öğretmenlere Öneriler
  • Çocukların mekan analizini geliştirmek önemlidir.
  • Çocuğa sağını, solunu öğretmek önemlidir (Kesinlikle bilmeli. Örneğin, saat taktığı kolun sol kol, yazı yazdığı elin sağ el olduğu gibi)
  • d ve b harflerinde büyük d’nin karnı bu tarafta, küçük d’nin karnı diğer tarafta demek ki küçük d annesine uymuyor, küçük d yaramaz. “b” ise annesine uyuyor. Uslu çocuk olan b gibi.
  • Noktaları birleştirme çalışmaları yapılır.
  • Bir öğrenci okunaklı, hızlı, doğru ve düzenli yazamıyorsa, öğretmen endişeye kapılmadan sabırlı davranmalıdır.
  • Kolay anlayabilecekleri kısa kelimelerden, basit cümleler yazdırılmalıdır.
  • Çocuğun anlam dünyası, karmaşık değil, dengesiz ve belirsizdir. Devamlı bir kararsızlık içinde olduklarından çoğunlukla bocalrlar. Bu yüzden sık sık yönlendirme yapılmalıdır.
  • Grup içinde çalışırken kolaylıkla başarabileceği görevler verilmelidir.
  • Resimli kitaplar daha çok kullanılmalıdır.
  • Her öğrenci ile teke tek ilgilenilmeli ve öğretmenin kolaylıkla görebileceği ber yere oturtulmalıdır.
  • Çabaları ödülle desteklenmelidir.
  • Eğitime en başarılı olduğu yerden başlanmalı, tam başarılı olmadan başka bir çalışmaya geçilmemelidir.
  • Çocuğun ilk tercihi tespit edilip, sağ ve sol ayrımına bakılmalıdır. Eğer çocuk iki elini de kullanıyorsa öğretmen değişik alıştırmalar yaptırarak etkin olarak kullanılan eli tespit etmeye çalışmalıdır.
  • Okuma alıştırmaları günde 2 –3 kez, 5- 10 dakikalık devreler halinde yaptırılmalı ve düzenli bir şekilde yüksek sesle yaptırılarak, çocuk yorulunca ara verilmelidir.
  • 2 – 3 cümlelik okuma parçaları üzerinde çalışılmalıdır. Bu okuma parçaları çocuğun ilgi duyduğu konularda seçilmeli, öğrendiği parça anlattırılmalı ve okurken satırları cetvelle veya parmakla takip etmesine izin verilmelidir.
  • Yazmaya hazırlık döneminde tahta ve plastikten harfler, oyun hamuru ve harf resimleri verilmeli, harf yazdırılırken adı söylenmeli ve çizilmeli, bir yandan da çocuğun bunu sesli ve yazılı olarak tekrar etmesi sağlanmalıdır.
  • Çocuğun yaptığı imla hatalarını kendisinin bulması sağlanmalıdır.
  • Sözlük kullanarak sözcük dağarcığı zenginleştirilmelidir.
  • Sınavlar sözlü veya test olarak uygulanmalıdır.
  • Öğrendiği konuların devamlılığı için aile ile sıkı bir işbirliğine girilmeli

Ailelere Öneriler
  • Çok geç kalınmadan ve zarar verilmeden; fark edilir edilmez bir uzmana götürülmesi.
  • Öncelikle çocuğu olduğu gibi, kimseyle kıyaslama yapmadan ve inkar etmeden kabul edilmeli
  • Sabırlı, anlayışlı ve hoş görülü olmalı
  • Tutarlı davranmalı. Bir gün sabılı ve anlayışlı iken diğer gün “senden bıktım” dememeli. Aynı zamanda çocuğa karşı evdeki diğer bireylerin de birbirleri ile tutarlı olmaları gereklidir.
  • Her bireyin kendine ait yapabilirlikleri, ilgi ve yetenekleri olduğu unutulmadan; çocuğun yapamadıkları üzerinden değil yapabildikleri üzerinden hareketedilmeli.
  • Okul ve öğretmenleri ile yakın bir iletişim içine girilerek birlikte ortak adımlar atılmalı
  • Okul dışında gerekli destekleyici eğitim ve çalışmaların yapılması için ilgili yerlere yönlendirilmeli
  • Öz güven kazanması için gerekli desteğin verilmesi, sosyal faaliyetlere yönlendirilmesi, yapabildiklerinin takdir edilmesi ve teşvik edilmesine dikkat edilmeli
  • Çocuktan utanılmamalı ve toplumdan uzaklaştırılmamalı.
  • Çocuğa her şeyin yolunda olduğuna dair güven verilmeli
  • Kendini ifade etmesine, farklılıklarını ortaya koymasına izin verilmeli
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Disleksi (Öğrenme Bozukluğu) Hastalığı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Aysun AKTAŞ ÖZKAFACI'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Aysun AKTAŞ ÖZKAFACI'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Aysun AKTAŞ ÖZKAFACI'nın Makaleleri
► Disleksi (Özel Öğrenme Bozukluğu) Pdg.Gökhan KARATEPE
► Özel Öğrenme Güçlüğü (Disleksi) Psk.Dnş.Ertan GÖRGÜ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 15,672 uzman makalesi arasında 'Disleksi (Öğrenme Bozukluğu) Hastalığı' başlığıyla benzeşen toplam 22 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kardeş Kıskançlığı Temmuz 2009
► Okul Fobisi Ocak 2009
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


01:48
Top