2007'den Bugüne 76,218 Tavsiye, 24,878 Uzman ve 17,104 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Obezite ve Şişmanlığın Tanımı ve Nedenleri
MAKALE #19446 © Yazan Dyt.Meltem YAMAN | Yayın Mart 2018 | 362 Okuyucu
OBEZİTE VE ŞİŞMANLIĞIN TANIMI VE NEDENLERİ
Obezite ‘Adipoz dokuda yağ miktarının sağlığı bozacak ölçüde aşırı miktarda artışı’ dır. Obezite kalp-damar, sindirim, hormonal ve solunum sistemi gibi vücutta bir çok organ ve sistemi etkileyerek hipertansiyon, Tip II diyabet, kalp-damar, osteoartrit, safra kesesi hastalıkları, kanser ( meme, prostat, kolon vb), gastroözafagial reflü, uyku apnesi ve solunum yetmezliği vb hastalıklara neden olur.
Fiziksel aktivitede azalma, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, yaş, cinsiyet, doğum sayısı, psikolojik problemler, genetik faktörler ve eğitim düzeyi obezite oluşmasına neden olan faktörlerdir.
Yetişkin bir insanın obez veya fazla kilolu oluşunun tanımlanabilmesi için boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının, vücut bileşiminin ve vücuttaki yağın dağılımının değerlendirilmesi gerekir.
Şişmanlığın değerlendirilmesinde en geçerli yöntem vücutta yağ miktarının saptanmasıdır. Vücut yağ miktarının erkeklerde %25, kadınlarda %35’in üzerinde olması, çocuk ve adolesanlarda ise erkeklerde %25, kızlarda %30’un üzerinde olması şişmanlık olarak değerlendirilir.
Pratikte sıklıkla kullanılan diğer bir yöntemde beden kütle indeksi (BKI)’dir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından önerilen BKI değerlerinin yetişkinlerde 25-30 kg/m² olması hafif şişmanlık ve ≥30 kg/m² olması şişmanlık olarak tanımlanmaktadır.
OBEZİTE VE ŞİŞMANLIĞIN DİYET TEDAVİSİ
Obezitenin tedavisi ve yönteminde amaç, vücut yağını azaltmak için yaşam tarzında değişiklikler yapmaktır. Kişiye sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırılarak sporu da yaşam tarzı haline getirebilmesi amaçlanır. Obez bireylerde başlangıçtaki ağırlığın %5-10’u arasında kilo kaybı kısa dönemde sağlığın geliştirilmesine olumlu etki sağlar. Hastalıkların etkilerini azaltır.
Başarılı bir diyet programını planlamak için ilk aşama nutrisyonel anamnezin alınmasıdır. Anamnezde bireyin yediklerinin miktarı, kaç öğün beslendiği, öğünlerinin süresi, sıklıkla tercih ettiği ve sevmediği besinler, hangi duygu ve düşünce ile yemek yediği, kiminle ve nerede yediği, uyguladığı pişirme ve hazırlama yöntemleri bulunmalıdır. Beslenmenin yanında bireyin fiziksel aktivite düzeyi de sorgulanmalıdır. Obeziteye neden olan faktörlerin saptanması ve çözümüne yönelik kişiye özgü önerilerin geliştirilmesinde birebir görüşmelerin yanısıra, grup çalışmaları da yararlı olmaktadır. Odaklanılan konu, 8-10 kişiden oluşturulan küçük gruplarla 1.5-2 saat olacak şekilde tartışılmalıdır. Bu grup tartışmaları çok fazla sayıda hastaya hizmet verilmesi gereken durumlarda kolaylık sağlar. Eğitimde yapılması planlanan değişikliklerin ilk basamağı hastanın mevcut durumunu anlamak ve ortak bir bilinç ortamı oluşturmaktır. Yeni beslenme alışkanlıklarının kazandırılması ile ilgili eğitime başlamak için kişinin eski alışkanlıklarının doğru ve yanlış olduğunun bilincinde olması gerekir. Diyet alışkanlıklarının değerlendirilmesi için 7 günlük besin tüketim kaydının alınması gerekmektedir. Besin tüketim kaydı, temelde bildirilen besin alımı ve beslenme davranışı ile ilgili kayıt sağlamanın yanısıra, uygulanacak olan tedavinin gözden geçirilmesi ve geleceğe yönelik tedavinin planlanması amacıyla kullanılır. Aynı zamanda besin tüketim kaydı, hastayı tedavide aktif rol alma, motivasyonunu arttırma ve diğer davranış değişikliklerini gerçekleştirme doğrultusunda cesaretlendirir.
Sağlık ve obezite konusunda öneriler yapan uluslararası kuruluşlar obezite tedavisinde çeşitli besinlerden oluşan yeterli protein, vitamin, mineral ve posa içeren, enerjinin makro besin ögelerine dağılımı dengeli, düşük kalorili bir diyetle birlikte, egzersiz ve davranış değişikli tedavisini de içeren, maliyeti çok yüksek olmayan zayıflama programlarını önermektedir.
Obezitenin diyet tedavisinde besin çeşitliliğini sağlayarak yeterli protein, vitamin, mineral ve posa alımı gerekmektedir. Enerjinin makro besin ögelerine dağılımı dengeli olmalıdır. Kişinin metabolizmasına uygun kalorili bir diyetle birlikte, egzersiz ve davranış değişikliği hedeflenir.
Enerji
Obezite tedavisinde diyetin enerjisi haftalık 0.5-1 kg ağırlık kaybını sağlayacak şekilde ayarlanmalıdır. Bu durum yağsız vücut kütlesinden daha az, yağ kütlesinden daha çok kaybetmeyi sağlar. Sağlıklı zayıflama programlarında bireyin bazal metabolizmasının altında enerji verilmemelidir. Bireyin metabolizmasının azalmasına neden olur.
Enerjinin dağılımı % 55-60’ının karbonhidratlar % 25-30’unun yağlar ve % 15-20’si proteinler şeklinde olmalıdır.
Karbonhidrat
Diyetin karbonhidrat içeriği hesaplanırken beyaz şeker gibi basit karbonhidratlar azaltılmalıdır. İşlenmemiş tam tahıl ürünlerine yeteri kadar yer verilmelidir. Posa mide boşalmasını geciktirerek tokluk hissini sağladığından enerji alımını kontrol amacıyla diyet programlarında önemlidir. Çeşitli posa türlerinin özellikle de suda eriyebilen posanın kalp hastalıkları, diyabet ve bazı kanser türlerinden korunma ve tedavisinde olumlu etkisinin olduğu bilinmektedir. Pek çok araştırmada posa tüketiminin değişik yaş gruplarında eksikliği bilinmektedir. Diyet posası alımı günde 25-35 g olmalıdır.
Protein
Diyetin protein içeriği RDA (Recommended Dietary Allowances)’nın önerilerine göre enerjinin %15-20’si olmalıdır. Hayvansal kaynaklı bu proteinin % 40-70’i yağsız süt ve ürünlerinden, %20-30’u ise yağı az et, balık ve yumurtadan gelmelidir. Toplam proteinin kalan kısmının % 25’inin ise kuru baklagiller, sebze ve yağlı tohumlardan gelmelidir.
Yağ
Sağlıklı kilo vermede enerjinin %25-30’u yağlardan gelmelidir. Yağların ˂% 10’unun doymuş, % 7-10 çoklu doymamış, geri kalanının tekli doymamış yağlardan sağlanması gerekir. Yağlar, yağda eriyen vitaminlerin (A, D, E, K) kullanımı ve protein biyosentezinde enerjiye katkısı açısından önemlidir. Düşük yağ içerikli besinler kilo vermek isteyen bireyler için daha uygundur. Düşük yağ/ yüksek posayla beslenen bireylerde düzenli kilo kaybı oluşmaktadır.
Vitamin ve Mineraller
Sağlıklı zayıflama programlarında vitamin ve mineraller yeterli olmalıdır. Çok düşük kalorili diyetlerde enerjinin azlığına paralel olarak özellikle B grubu vitaminleri, demir ve kalsiyum eksikliği görülebilir. Günlük 1200 kcal’den az enerji alan bireylerde ve bazı besinlere karşı intoleransı ve alerjisi olanlarda vitamin ve mineral takviyesi gerekebilir.
OBEZİTE VE ŞİŞMANLIKTA DAVRANIŞ DEĞİŞİKLİĞİ
Obezite tedavisinin önemli basamaklarından birisi de yeme alışkanlığı ve yaşam tarzında davranış değişikliğinin sağlanmasıdır. Şişmanlığa neden olan yemek yeme ve fiziksel aktivite ile ilgili istenmeyen davranışları, istenen davranışlarla değiştirmek veya istenmeyen davranışları azaltmak, ayrıca istenen davranışları pekiştirerek yaşam tarzı haline gelmesini sağlamak amacıyla uygulanan tedavi şeklidir.
Davranış değişikliği tedavisindeki amaç, yaşam boyu sürecek davranış değişikliğini oluşturmak ve böylece ağırlık kaybının korunmasını sağlamaktır. Yapılan araştırmalarda davranış değişikli tedavisi süresinin en az 16 hafta, tedavi sonrasında ağırlığın korunma süresinin ise en az 1 yıl olması gerektiği belirtilmedir. Amerikan Aile Hekimleri Derneği’nin yayınladığı bir derlemede davranış değişikliği tedavisi diyet uygulamasının bir parçası olması ve uzman kişi (doktor, diyetisyen, egzersiz uzmanı ve psikiyatrist gibi) tarafından uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Davranış değişikliği tedavisinde yapılan toplantıların sıklığı da önemlidir. Tedavinin başlangıcında toplantılar daha sık ( 1 ay süreyle- haftada 3 kez, yarım saatlik görüşmeler) , sonrasında iki haftada bir kez, daha sonraları ise ihtiyaç olduğunda toplantı yapılmalıdır.
KAYBEDİLEN KİLOLARIN KORUNMASI
Kaybedilen kiloların korunması işin en önemli kısmıdır. Kilo kaybetmeye göre daha zor bir süreç olduğundan bireylerin koruma programına alınması büyük önem taşır. Ağırlık kaybetmiş kişilerde, eski yaşam tarzına ve beslenme alışkanlıklarına dönüşün fazla olduğu görülmektedir. Bireylerin eski alışkanlıklarına dönmeleri ile tekrar yağ dokusundaki artış oluşmaktadır. Kilonun tekrar alınmasıyla da hiperlipidemi, tansiyon, diyabet gibi sağlık problemleri tekrar nüksedebilmektedir.
Verilen kiloların tekrar alınmaması için kiloyu kaybederken uygulanan diyet programının enerjisinin çok düşük olmaması gerekir. Çok düşük kalorili diyetler uygulandığında korumaya geçildiğinde kalori alımının yüksek olmaması için, kilo verme ile kilo koruma arasındaki enerji dengesi en iyi şekilde kurulmalıdır.
Kaybedilen kiloların geri alınmaması ve kazanılan sağlığın kalıcı olması için beslenme, egzersiz ve yaşam tarzıyla ilgili uygulamalarda davranış değişikliği eğitimi oldukça önemlidir. Bireylerin kilo verdikten sonra kaydettikleri kiloyu korumaları için dengeleme çalışmalarını öğrenmeleri gerekmektedir.
ÖNERİLER
Obezite multifaktöriyel bir etiyolojisi olan ve bu nedenle multidisipliner bir yaklaşımla tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Tedavisi beslenme alışkanlığı ile birlikte egzersiz ve yaşam tarzına uygun uygulamalarda değişiklik yapılmasını gerektirir. Her bireyin beslenme alışkanlığı ve yaşam tarzı aynı olmadığından diyetler bireysel olmalıdır. Kişilerin biyolojik ve genetik özellikleri diyet bileşiminin belirlenmesinde önemlidir. Diyet programı bireyin besin tercihleri ve olanakları dikkate alınarak bireye özgü planlanmalıdır. Enerjisi azaltılmış bir diyet programının mutlaka egzersiz ile desteklenmesi gerekir. Kaybedilen kiloların geri alınmaması ve kazanılan sağlığın kalıcı olması için beslenme, egzersiz ve yaşam tarzıyla ilgili uygulamalarda davranış değişikliği eğitimi hayati önem taşır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Obezite ve Şişmanlığın Tanımı ve Nedenleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Meltem YAMAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Meltem YAMAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Meltem YAMAN'ın Makaleleri
► Şişmanlığın Nedenleri Dyt.Gülşen LÜKEL
► Şişmanlığın Abc'si Uzm.Dyt.Turgay KÖSE
► Şişmanlığın Ölçüsü Dyt.Seçil KENAR
► 7 Den 77 Ye Obezite Uzm.Dyt.Aysen ARICAN ÖZ
► Obezite ve D Vitamini Dyt.Nursena AKKAYA
► Obezite Nedir? Dyt.Çayan KUYTAK
► Çocuklarda Obezite Dyt.Zehra GÖKTAŞ
► Çocuklarda Obezite Dyt.Sevgi Gökçen ERKÜN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,104 uzman makalesi arasında 'Obezite ve Şişmanlığın Tanımı ve Nedenleri' başlığıyla benzeşen toplam 58 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
--
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


21:50
Top