2007'den Bugüne 77,797 Tavsiye, 25,209 Uzman ve 17,435 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Sosyal Duygusal Alanda Ham Kalan Çocuklar Okula Alışmakta Zorlanıyor !
MAKALE #19791 © Yazan Uzm.Psk.Ebru ZORLUTUNA | Yayın Eylül 2018 | 180 Okuyucu
Yaz ayının sonlarına yaklaştık. Anaokulları oryantasyon programlarını hazırlamaya başladılar. Bazı okullar bayram sonrası oryantasyon sürecine başlarken bazıları ise eylül ayında başlayacak. Çocuklar yaz ayı boyunca anne babalarıyla ya da büyük anne-babalarıyla olmaya alıştılar. Yaz ayları çocuklar için sabırsızlıkla bekledikleri bir zaman dilimidir. Çünkü anne babaların yanında daha uzun süre kalıp gönlünce eğlenirler. Okul başladığında ise bu zaman aralığı daralmaktadır. Onun için de yaz ayının bitmesini hiç istemezler.

Anne babalar bu zamana kadar çoktan okul seçmiş olabilirler. Bazı anne babalar ise hala kararsız olabilirler. Belki de çocuğunun hazır olmadığını düşünüp bir yıl daha evde kalması yönünde karar da vermiş olabilirler. 3 yaşını doldurmuş olsa bile bazı çocuklar anneden ayrışmakta zorlanabilirler. Her çocuk biriciktir ama yine de ayrışamama nedenlerini de incelemek gerekir. Çünkü anne-çocuk bağlanması kadar ayrışabilmesi de hayatın temelini oluşturan önemli süreçlerdir.

Birçok aileyle kayıt aşamasında görüştüğümde en büyük kaygıları çocuğunun okula alışamaması yönünde oluyor. “Ya alışamazsa”, Ya çok ağlarsa”, “Ya bacaklarıma yapışırsa” gibi kaygılı düşüncelerden kurtulamıyorlar. Hâlbuki çocuklar bu süreçte anne babalarını yetkin ve sakin görmek isterler. Böyle söylediğimde ise anne babaların cevabı şu yönde oluyor: “Ama ben kaygımı asla ona belli etmiyorum”. Kaygınızı ne kadar belli etmemeye çalışsanız da çocuğunuz bunu hisseder. Kaygı bulaşıcı olduğu için çocuğunuza da geçer. Oryantasyon sürecindeki en büyük engel anne babaların kaygıları oluyor. Sonuç olarak da çocuğunun bir yıl daha okula gitmemesi kararı alınıyor. Aileler çocuğu alışamadı diye evde kalmasını daha uygun görüyor. Çocuk da anneden ayrışma sürecinde ham kalıyor. Bazı çocuklar okula başlamakta zorlanabilir. Her çocuk biriciktir ve özel durumları gereği okula başlama süreci de daha farklı olacaktır. Fakat bu demek değil ki evde bir yıl daha otursun. Çocukların evde kalmasını sağlamak sosyal beceri kaslarını geliştirmez. Ham kalmaması adına ne kadar egzersiz yaparsa o kadar gelişecektir. Evde size bağımlılığı arttıkça sosyal ve duygusal becerilerini geliştirmekte zorlanacaktır. Aynı zamanda olumsuz duygularıyla da baş etmeyi öğrenemeyecektir. Çocuğunuzla ilgili böyle bir şey yaşıyor ya da düşünüyorsanız mutlaka bazı adımları takip etmeniz gerekir.

Güvenli bağlanma kadar güvenli ayrışma okula başlamayı kolaylaştırır!
Hayatımızın iki temel noktası önemlidir. İlki 0-2 yaş döneminde anne-çocuk arasındaki bağlanma sürecidir. Bu dönem ilerideki tüm ilişkilerimizin temelini belirler. Annenin çocuğuna güvenle bağlanması çocuğun kendini güvende hissetmesini sağlar. Bu dönemde çocuklar kendileriyle ilgili bir takım inançlar geliştirirler. Anne şefkatli, sıcak, temel ihtiyaçlarını karşılayan biriyse “güvendeyim”, “değerliyim” gibi kararlar alabilir. Bunun aksine çocuğunun ihtiyaçlarını karşılamayan, depresif, kaygılı, sinirli, duygularını regüle edemeyen, reddeden bir anneyse çocuğun kendiyle ilgili en temel kararı ise “tehlikedeyim”, “güvende değilim”, “sevilmiyorum” olabilir. Çocukların erken dönem çocuklukta kendiyle ilgili aldıkları birçok karar onun ilerideki hayatının temel yapı taşlarını oluşturmaktadır. Bunun yanında yakın zamanı düşünecek olursak anne-çocuk arasındaki bağlanma ile çocuğun okula alışması arasında anlamlı bir ilişki vardır.

Çocuğunuzun okula başlamasına karar verdiğinizde aranızdaki ilişkiyi de değerlendirin. Eğer aklınızdan “nasıl ayrılacak benden”, “her şeyini benim yapmamı istiyor.”, “yan odaya gitmemi dahi istemiyor, yanımdan ayrılamıyor”, “şimdiye kadar hiç ayrılmadık, kuaföre bile onla gittik”, “babasıyla dahi kalamaz”, “o bensiz yapamaz” gibi düşünceler geçiyorsa okula alışma sürecinde zorlanabilirsiniz. Bu süreçte çocuğunuzdan zamanında ayrışamamış olduğunuz için ufak adımlarla alıştırmanız gerekmektedir. Bunun için neler yapılabilir?

1. Kim bağımlı? Kendi duygularınızı gözden geçirin. Her çocuk 1,5 yaştan itibaren özerkleşmeye ihtiyaç duyar. Bu yaş döneminde anneden de ayrışıp kendi kararlarını vermeye başlar. Çocuğun özerkleşmesine izin verilmediğinde bağımlılık süreci de beraberinde gelir. Bunun için özerkliği gecikmişte olsa bugünden itibaren fırsat verin. Onun adına yaptığınız ne varsa yumuşak geçişlerle onun yapması için teşvik edin.

2. Kısa süreli ayrılıklar yaşayın ki bu duygusuyla baş edebilmeyi öğrensin. “Çocuğum bensiz yapamaz” düşüncesinin altında aslında “ben onsuz yapamam” vardır. Kim kime bağımlı onu fark edin. İnsanlara güvenin ve çocuğunuzu kısa süreli bırakıp kendi ihtiyaçlarınızı karşılayın. Buna hem çocuğunuzun hem de sizin ihtiyacı vardır. Çocuğunuz uzaklaştığınızda ağlayabilir. Bu çok normal bir tepkidir. Çocuğunuz üzüntü duygusuyla baş etmeye çalışırken ağlayabilir, öfkelenebilir ya da kusabilir. Önemli olan o ağladığında sizi aradıklarında hemen gelip gelmediğinizdir. Çocuğunuzun size bağımlı olmasını istiyorsanız ya evden ağladığı için çıkmamanız ya da hemen eve geri dönmeniz gerekir. Karar sizin.

3. Yukarıdaki düşüncelere sahipseniz tam gün zamanlı okula vermektense anne-çocuk grupları ya da oyun gruplarıyla başlayın. Anne-çocuk gruplarına katılıp beraber gidin. Bunun ardından ikinci adım olarak 2 saat sizden ayrı okulda kalma sürecine geçin. Her şeyi birden keskin geçişlerle asla yapmayın. Adım adım ilerleyin. Ama hep ilerlemeyi unutmayın.

4. Kendi kaygılarınız ya da travmalarınız çocuğunuzla aranızdaki bağınızı ve ilişkinizi de etkiler. Kendiniz içinde yardım almaktan asla çekinmeyin ve ertelemeyin.

Bir yıl daha evde kalmak çocuğun ham kalmasına neden olur!
Çocuğunuz okula başladıktan sonra ona 1.5 ay zaman tanıyın. Çocuğunuzun 3 gün oryantasyon programından sonra hemen alışmasını beklemeyin. Her çocuk biriciktir. Okula ağlamadan giren çocuklarla kendi çocuğunuzu kıyaslamayın. 1.5 ay sonra hala okula alışamadıysa altında yatan sebeplerin incelenmesi gerekir. Okula alışamadı diye okula başlamasını asla ertelemeyin. Bu süreçte bir çocuk psikoloğu araştırması yapın ve danışın. Çoğu anne baba bunu önemsemeyerek evde kalsın düşüncesiyle yaklaşıyor. Çünkü en kolay yol evde kalmasıdır. Fakat bir sonraki sene bu çocuklar okula alışmaya daha dirençli oluyorlar.

Oryantasyon sürecindeki tutumlarınız çocuğunuzun okula alışma sürecini etkilemektedir. Çocuğunuzun okula başlamasına önce sizin hazır olmanız gerekir. Okula ödeme yapmakla hazır olmak farklı şeylerdir. Anne baba kendi duygularıyla baş edemiyorsa çocuğunun okula alışma süreci sancılı olduğunda emek vermek de zorlanacaktır. Özellikle bir ebeveyn okula başlamasını istememişse hemen “bak ben demiştim, okula hazır değil işte” diye çocuğunun bir yıl daha evde kalması için diretecektir.

Bir çocuk okula alışma sürecinde çok ağladığı ve anne babayı bezdirdiği için evde kalma kararı aldırıyorsa bir sonraki okula başlama deneyimi daha sancılı olacaktır. Çocuğunuz 3 yaşına geldiğinde sizden ayrışıp bir süre ayrı kalabilmelidir. 1.5 ay uyum süreci yaşayabilir. Bu çok normaldir. Fakat çocuğunuzla ilgili keskin kararlar almak yerine tam gün vermeyip yarım gün ya da saatlik gruplarla başlayın. Ama mutlaka geri adım atmayın.

Çocuğunuza “ben anne babam olmadan yapamıyorum. Yetersizim. Bağımlıyım” gibi kararlar almasına neden olmayın. Kaslar düzenli egzersizlerle gelişir. Çocuğunuzun ayrışması, sosyal becerileri ve duygusal gelişimi de küçük ama sürekliliği olan adımlarla gelişecektir. Egzersiz yapmadığımızda nasıl ham kalırsak çocuğunuzun bu küçük adımları atmasına fırsat tanımadığınızda sosyal-duygusal kasları gelişmeyip ham kalacaktır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Sosyal Duygusal Alanda Ham Kalan Çocuklar Okula Alışmakta Zorlanıyor !" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Ebru ZORLUTUNA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Ebru ZORLUTUNA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Ebru ZORLUTUNA'nın Yazıları
► Bebeklik ve Çocuklukta Duygusal ve Sosyal Gelişim Uzm.Psk.Burcu ÇATALOĞLU SİNANGİN
► Erken Okula Başlayan Çocuklar Uzm.Psk.Yeşim CANLI
► Bazı Çocuklar Neden Okula Alışamaz? Uzm.Psk.Ebru ZORLUTUNA
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,435 uzman makalesi arasında 'Sosyal Duygusal Alanda Ham Kalan Çocuklar Okula Alışmakta Zorlanıyor !' başlığıyla benzeşen toplam 21 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:25
Top