2007'den Bugüne 92,312 Tavsiye, 28,221 Uzman ve 19,978 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Hayır Diyememek
MAKALE #5471 © Yazan Psk.Fulya KAYA | Yayın Eylül 2010 | 24,997 Okuyucu
HAYIR DİYEMİYORUM

İyilik yapmaktan, iyi olmaya fırsat bulamayan insanlar vardır.

Seanslarıma her biri diğerinden farklı renk ve öykülerle gelen danışanlarımın ortak olarak dile getirdikleri bir “sorunları” var. Hayır diyememek. İşte bu yazıda bu probleme, nedenlerine ve olası çözümlerine değinmek istiyorum.

Hayır dememek bir anlamda bu kelimeden kaçmak, kaçınmaktır. Her türlü kaçınma davranışının altında ise insanın acıdan kaçınma arzusu yatar. Peki öyleyse nedir hayır ile gelen acı? İşte bu sorunu paylaşan kişilerin ağzından çıkanlar: “Beni kaba bulurlar”, “Benden bir daha bir şey istemezler”, “Bencil biri olduğumu düşünecekler”, “Bunu yapabilirim, yapabileceğimi göstermeliyim”, “Tembel olduğumu düşünür”, “Onu reddettiğimi düşünür, onu sevmediğimi düşünür” ve nihayetinde “Beni sevmezler.”
Hayır diyememekten şikâyet edenlerin kimi kendini yıllarca feda etmiş, kimi saçını süpürge etmiş, kimi başarılı oluşuyla, kimi yardımseverliğiyle, kimi fedakârlığıyla tanınan, “iyi niyetli”, “iyi” insanlar hepsi. Bu şikâyet nedeniyle kimi işinde, kimi ilişkisinde problem yaşıyor. Bununla birlikte içlerinde bir yerde koca bir sıkıntı var. Kendileri gibi olamamaktan kaynaklanan bir sıkıntı….Ve ağız birliği etmişçesine söyledikleri bir şey daha var. “Şimdi fark ediyorum, zaman geçmiş ve hiç benim istediklerim olmamış” ya da “Ben neredeyim?” “Niye onaylanmak istiyorum?”
Bu durumun kişinin psikolojik uyumu yönünden ne kadar zarar verici olduğunu bana hatırlattıkları için hepsine teşekkür ediyor ve bu yazının hayır diyememekten şikayetçi herkese bir nebze de olsa yardımcı olacağını umuyorum. Gelin hayır diyememe durumunun altında yatan nedenlerin birkaçına göz gezdirelim.

Reddedersem Reddedilirim…
Birçok kişi hayır kelimesinin kullanılmasını, tercihlerin ifade edilmesi, önerilen şeyin reddedilmesi değil de teklifi yapan kişinin reddedilmesi olarak görür. Hâlbuki hayır kelimesi ile karşınızdaki kişiyi reddetmezsiniz onun size önerdiği şeyi reddedersiniz sadece. Üstelik bu cevap sadece o an ve koşullara göre verilmiş bir cevap da olabilir. Bir kere hayır demeniz bu teklifi/isteği her zaman geri çevireceğiniz anlamına da gelmez. Daha sonra, başka bir gün ve ya başka bir ortamda aynı şeye evet diyebilirsiniz.
Kabul görme, reddedilme teması ise onaylanma ihtiyacını akla getiriyor. Onaylanma ihtiyacı yüksek olan kişiler ise diğerlerini reddetmek istemezler, çünkü bu reddedilmekle sonuçlanır. Daha da derinlerde yalnızlaşmak korkusu gelir.

Kaygının Yansıtılması
Reddetme korkusu genellikle reddedilme korkusundan kaynaklanır. Lütfen kendinize dönüp, hayır kelimesini işitmekten rahatsız olup olmadığınıza bakın. Belki de siz bu kelimeyi duymaktan pek hoşlanmıyor, çünkü bunu bir reddedilme olarak algılıyorsunuzdur. “Hayır dediğimde onu sevmediğimi düşünecek” derken belki de siz hayır kelimesini duyunca o kişi tarafından sevilmediğiniz fikrine kapılıyorsunuzdur. Kısacası “Hayır” kelimesini duymak sizin için kabul edilmeme, yalnız kalma korkularını tetikliyor olabilir ve bu korkunuzu diğer insanlara yansıtıyor olabilirsiniz.

Sevginin dışarıdan gelmesi..
Tüm bu kabul edilme, sevilme, onaylanma ihtiyacı ise yaygın bir yanlış inançtan kaynaklanıyor. Kendimizi önce kendimizin değil, diğer insanların sevmesini beklemek, böylelikle kendimizi değerli hissetmek yanılgısı…. Mahatma Gandhi, “Siz kendi elinizde teslim etmedikçe, kimse kendinize olan saygınızı elinizden alamaz” demiş. Sevgi için de aynı durumun geçerli olduğunu düşünüyorum. Şimdi şu soruyu kendinize sorun. Ben kendimi seviyor muyum? Ben kendimi kabul ediyor muyum? Bu soruları içten bir evetle cevapladığınızda kendiniz gibi olmakta, gerektiğinde hayır demekte zorlanmayacaksınız. Kendimizi sevmek içinse nedenlerimiz olmasını beklememeliyiz.
Üstelik hayatta herkesi memnun edemeyeceğinizi biliyorsunuz öyle değil mi? Örneğin siz her şeye rağmen başkaları tarafından sevilemeyebileceğinizi kabul ettiniz mi? Bu kabul sizi önemli ölçüde rahatlatacaktır. Her ne kadar sevilme ve kabul görme evrensel bir insan ihtiyacı olsa da bu ihtiyacınızın her ilişkinizde karşılanmayacağı bir gerçektir. Siz olabileceğinizin en iyisi olduğunuzda dahi birileri sizi beğenmeyebilir. Dolayısıyla beğenilmek ve sevilmek hoşunuza gitse de her zaman davranışlarınızın temel çıkış noktası olmamalıdır.

Ben mükemmelim….
Hayır demekten kaçınmanın temelinde yatan faktörlerden bir diğeri de kişinin mükemmeliyetçi olmasıdır. Kişi kendini başarılı ve mükemmel olmak adına öyle zorlar ki, kendisine önerilen, kendisinden talep edilen her işe evet diyerek yeterliliğini kanıtlamaya çalışır adeta. Bu durum çoğunlukla işyerinde yaşanır, kişi görevi olmadığı halde kendisinden istenen birçok şeyi yerine getirir. Hayır demeyi “hayır, bunu yapamıyorum” şeklinde algıladığından kabul etmez. Bununla birlikte araştırmalar insanların kendilerini mükemmel ve kusursuz olanlara değil kendileri gibi hataları ve eksikleri olanlara karşı daha yakın hissettiklerini ortaya çıkarmıştır.
Pasif Öfke…
Pasif agresif kişilik özellikleri de hayır diyememe sorunun altında yatan faktörlerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu özelliklere sahip kişi hayır kelimesini kullanmaz ama pasif yollarla hayır der. Surat asar, beden dilini kullanır. Sonuç olarak kendinden istenileni yapmaz ama yapmam da demez. Yani kendi fikrini net bir şekilde ifade etmekten kaçınır ve dolaylı yollar tercih eder. Bu durum kişilerarası ilişkilerde ciddi problemlere yol açar ve uzun vadede kişinin aksi, güvenilmez ya da geçimsiz olarak tanınmasıyla sonuçlanabilir.

Peki ya diğerleri…
Bizi hayır demekten alıkoyan toplumsal nedenlerimiz de var. Gösterdiğimiz her davranışın aynı zamanda sosyolojik temelli olduğunu düşündüğümüzde bu hiç de şaşırtıcı gelmeyecektir. Toplumumuzda evet demek “uyumlu olmak, yardımsever olmak, fedakâr olmak” la özdeşleşmiştir. Çoğu zaman da hayır diyemeyişimizin sebebi uyumlu, fedakâr ya da yardımsever nihayetinde iyi biri görünme güdüsüdür.

Gördüğünüz gibi yalnız kalma korkusu, onaylanma isteği, toplumun beklentileri, mükemmeliyetçi özelliklerimiz, öfkenin pasif şekilde ifade edilmesi, gelecek tepkinin ne olacağını bilmemekten kaynaklanan belirsizlik nedeniyle hayır kelimesinden kaçınabiliriz. Çoğu zamanda hayır kelimesini nasıl uygun bir dille ifade edeceğimizi bilmeyişimizden ve bununla ilgili yeterli pratiğimizin olmayışından kaynaklanır bu kaçınma.


Ne zaman hayır…
Hayır demezseniz hayatınızın direksiyonunda siz olmazsınız ve yolculuğunuzun sonunda kendinizi istemediğiniz bir yerde bulabilirsiniz. Hayır demedikçe başkasının hayat planında olduğunuzu hissedersiniz ve insan ne zaman kendi hayat planından çıksa huzursuz olur. Fakat hayır demeye çalışırken kendinizi diğer uçta bulmamaya özen gösterin lütfen. Yani bu sefer de size gelen her öneri ya da teklife hayır diyerek, tekrar yapay bir gerçeklik yaratmayın kendinize. Unutmayın size huzur ve güven verecek şey dengedir. Kimi zaman evet kimi zaman hayır diyerek bu dengeyi sağlayabilirsiniz. Burada önemli olan nokta nelerin sizin sınırlarınızı zorlayıp nelerin zorlamayacağına sağlıklı bir şekilde karar verebilmek. Bunu yaparken diğer insanlardan etkilenmemeye dikkat edin. Bunun için kendinize sorun
• Ben ne istiyorum?
• Neler /kimler beni mutlu eder?
• Ben kimlerle birlikte zaman geçirmekten zevk alıyorum?
• Değerlerim /sınırlarım nedir, hangi durumlarda, kimler için, ne ölçüde esneyebilirim?
Bu sorulara verdiğiniz cevaplar seçimlerinizi ve kararlarınızı kolaylaştıracaktır. Seçimleriniz ise hayatınızı şekillendirecektir.
Bu noktada sadece kendi isteklerinize odaklanıp, insanların beklenti ve ihtiyaçlarına sırtınızı dönmenizi değil, sizden beklenenleri kendi değerleriniz içinde ölçüp biçtikten sonra karar vermenizi ve bu konuda aceleci olmamanızı öneriyorum. Ne güzel söylenmiş “Ne zulmedin, ne de zulme uğrayın.” diye.

Peki nasıl Hayır…
Aslında hayır demek sonradan öğrenilebilen sosyal bir beceridir. Aşağıda hayır demenizi kolaylaştıracak bazı önerilere değinildi.
  • Yapmak istemediğiniz şeyi öncelikle kısaca tanımlayabilirsiniz “Benden ………………. yapmamı istiyorsun”. Psikolojide buna aynalama denir. Karşınızdakine ayna tutarak, onu tekrar düşünmeye itersiniz. Daha aktif bir teknik olarak, istenilen şeyle ilgili kendi düşünce ve duygularınızdan bahsedebilirsiniz “…….. yaparsam kendimi huzursuz hissedeceğim.”, “…. yaparsam gerileceğim, yorgun düşeceğim, işlerim aksayacak”. “Maalesef, benim için pek mümkün gözükmüyor”. Dikkatinizi çektiyse bu cümlelerin hepsi ben diliyle kurulmuştur. Bu şekilde karşınızdaki insanı isteği nedeniyle yargılamaz, kınamazsınız. Böylelikle onun kendini savunmaya odaklanmasını ve isteğinde ısrarcı olma olasılığını da azaltırız.
  • Karşınızdaki kişinin talebi ya da önerisini değerlendirmek için aceleci davranmayın. Örneğin bir davet veya bir buluşma talebini hemen cevaplamak zorunda değilsiniz. “Çok iyi olur, bunu bir düşüneyim”, “Ayarlamam gereken işlerim var, en yakın zamanda sana geri döneceğim” şeklinde cevap verebilirsiniz. Bu hem programınızı hem de davete katılma isteğinizi değerlendirmek için zamana ihtiyacınız olduğunu gösterir ki bu son derece dürüst ve zararsız bir cevaptır.
  • Yardım etmek ile kendinizi feda etmek arasında bir denge kurmalısınız. Yardımsever ve iyi görünmek adına değil gerçekten karşınızdaki kişiye yardımcı olmak, onun işini kolaylaştırmak adına yardımcı olmalısınız. Böyle yaparsanız yardımınız sonunda kendinizi iyi ve yeterli hisseder, huzur duyarsınız. Ancak yardım etmek adına kendi sınırlarınızı sıklıkla zorlarsanız, iyi görünmek adına yardım ederseniz bir süre sonra kendinizi feda ettiğinizi düşünür ve huzursuz olmaya başlarsınız. Yani yardım etme davranışınızın altında onaylanma, sevilme gibi kendi bireysel ihtiyaçlarınız yerine karşınızdaki insanın ihtiyaçlarının olmasına dikkat edin. Buna dikkat ederseniz gerçekten istediğiniz zaman yardım etmiş olursunuz.
  • Pratik yapın. Şimdi “hayır” demeyi düşünmeye başlayın, bugün düşünün, bugün planlayın ve bugün söyleyin. Biliyorsunuz davranış kazanımında pratiğin önemi büyüktür. Yeni bir davranışın edinimi aynı zamanda biyolojik ve nörolojik tekrarı da gerektirir. Yani öğrendiğiniz yeni bir davranışın (örn. Bisiklete binmek, hayır demek vs.) oturması için bedeninizin, o davranışlar ilgili organlarınızın, beyninizdeki ilgili sinir ağlarının da alışması gerekiyor.

Hayır diyebilince…
Hayır diyebilince kendiniz olacaksınız. Belki de tek kazancınız bu olacak. Hayır diyebilince kendinizi tanıyacaksınız, insanların da sizi tanımasına izin vereceksiniz. İnsanları reddetmemek için sürekli evet diyen bir danışanımı hatırlıyorum, bir gün tavuk çorbası içmeyince “Ne dengesizsin!” eleştirisiyle karşılaşmıştı. Hâlbuki kendini bildi bileli tavuk çorbasını hiç sevmezdi. Ama farkında olmadan hep evet demişti, istemeye istemeye bu çorbayı içmeye zorlamıştı kendisini. Reddetmemek adına, reddedilmemek adına… ve sadece kendisi olduğunda bu eleştiriyle karşılaşması üzücüydü.
Gerektiğinde hayır diyebilirseniz aslında doğru bulmadığınız şeyleri yapmadığınız için kendinize olan saygınız da korunacaktır. Böylelikle istemediğiniz şeyler yaşam alanınızın dışında kalacak ve sizi rahatsız etmeyecektir. Unutmayın doğal olan güzeldir, sahte olan ne varsa size zarar verir. Sahte bir yakınlık, sahte bir onay...
Evet ve hayır bizim kapılarımızdır. Evetle kapıyı açar hayırla kapatırız. Lütfen gireceğiniz kapıları seçin. Kendinize hayır demek için izin verin.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Hayır Diyememek" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Fulya KAYA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Fulya KAYA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     22 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Fulya KAYA'nın Yazıları
► Hayır Diyememek Psk.Begüm SAYAN
► Hayır Diyememek Psk.Seda BİRCAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,978 uzman makalesi arasında 'Hayır Diyememek' başlığıyla benzeşen toplam 16 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


11:59
Top