TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Emeklilik Sendromu
MAKALE #5840 © Yazan Psk.İlkten ÇETİN | Yayın Ekim 2010 | 11,231 Okuyucu
Yıllar süren eğitimimizi meslek seçimimiz üzerine kurarız. İş edinebilmek ve sürdürebilmek için yoğun emek harcarız. İşimiz hayatımızın büyük bir kısmını doldurur. Ancak bu işe sahip olduğumuzda hep şikâyet ederiz. Çalıştığımız yıllar boyunca çalışma hayatının yoruculuğundan, kendimize ve sosyal çevremize zaman ayıramadığımızdan yakınırız. Hep emekliliğimizi bekler, emekli olunca hayatımızda radikal değişiklikler yapacağımızı (bir sahil kasabasına yerleşme, uzun tatillere çıkma gibi) hayal ederiz.

Ancak emeklilik günü gelince hayal edilenler tümüyle gerçekleştirilemeyebiliyor. Emeklilik dönemi evde geçirilmesi gereken, içi bir türlü doldurulamayan uzun ve sıkıcı günler haline dönüşebiliyor. Ayrıca emeklilik, emekli olan kişinin yanı sıra eş ve çocuklar için de bir değişim ve uyum sağlama sürecini beraberinde getiriyor. Emeklilik dönemine uyum sağlamada aşağıdaki faktörler rol alıyor.

İŞE DÜŞKÜNLÜK

İşe düşkünlük bireysel farklılıklar gösterebilir. Kimi insan işini sadece bir zorunluluk ve bir araç olarak görür ve yapılması gerekenleri yeterli zaman ve enerjiyle gerçekleştirirken, kimisi de işini ilk planda, özel yaşamının önünde tutabilir. İşkolik olarak adlandırabileceğimiz bu kişiler, işin dışında da aklı işte kalan, işle ilgili gereğinden fazla sorumluluk alan, işi en iyi şekilde yapmak için mücadele eden kişilerdir. Ancak, çalışma hayatları süresince işle ilgili aktiviteler zamanlarını doldurduğundan ve iş dışı aktivitelerle zamanlarını geçirme alışkanlıklarına bu nedenle sahip olamadıklarından, emekli olunca yaşadıkları boşluk ve işe yaramama hissi daha fazla olabilmektedir. Tabii ki bu yine de emekli olmak için gün sayan kişilerin emekli olunca buna uyum sağlamada güçlük çekmeyeceği anlamına gelmez.

CİNSİYET FARKI

Emekli olan kadınların ev işleri, arkadaşlık/komşuluk ilişkileri ve hobilerle zamanlarını doldurması daha kolay olurken, emekli olan erkekler kendilerini oyalayacak günlük aktiviteler bulmada daha fazla zorlanabilmektedir.

ZAMAN PLANLAMA

Çalışma hayatı boyunca, evde geçirdiğimiz zamandan daha uzun bir süreyi işte geçiririz. Zamanımız dolaylı olarak planlanmış olur. Akşam eve gelince dinlenmeye anca zaman bulur; hızla geçen haftasonlarımızı arkadaş görüşmeleri, aile ziyaretleri, alışveriş ve eğlence ile kaliteli bir şekilde geçirmeye çalışırız. Emekli olunca ise, artık her gün “haftasonu”dur; başlarda bunun tadı çıkarılır. Artık geç kalkılır, saate daha az bakılır, koşuşturma-yetişme kavramları yaşamdan yavaş yavaş çıkar. Ancak emekliliğin balayları hızla geçer. Bu kez de zaman algısı iyice tersine döner; zaman geçmiyormuş, gün bitmiyormuş hissi başlayabilir. Buna hazırlıklı olmak için emeklilik öncesinde planlar yapılması yerinde olur. Belli bir yaştan sonra hobi edinmek güç olabildiğinden, önceden edinilmiş olan hobiler de yaşamımızda olmalıdır. Bu aktivitelerin hem tek başına ve hem de eş veya arkadaşlarla yapılabilecek türde olması yararlı olur.

DEPRESİF BELİRTİLERE ve İLİŞKİ SORUNLARINA DİKKAT!

Emekli olunca, işi sürdürürken taşınan rolün getirdiği beceri ve deneyimin anlamı ve saygınlık kişinin elinden alınmış olur; bu da işe atfedilen önemin derecesine göre kişinin kimliğinde bir boşluk yaratabilir. Kişi yıllarca çaba harcadığı işin maddi/manevi karşılığını alıp almadığını düşünmeye, yeterince takdir mi edildiğini yoksa boşu boşuna mı çalışmış olduğunu yargılamaya başlayabilir.

Emeklilerde artık işe yaramama düşüncesi nedeniyle tahammülsüzlük, gece geç yatıp yapılacak bir iş olmaması nedeniyle sabah yataktan kalkmak istememe ve bunun getirdiği uyku düzeninde kayma, evden çıkmak istememe, geçirilmiş yılların anlamsız gelmesi, gelecekle ilgili boşluk hissi gibi durumlar gelişebilir. Emeklilik dönemine ertelenilen, istenilen planları gerçekleştirememe veya gerçekleştirilse de yıllar önce beklenen tatmini yaşayamama da hayal kırıklığını arttırabilir.

Emeklilik bireysel olarak algılanır ve yorumlanırken, evin diğer bireyleri de bundan etkilenir. Eşi yıllar boyunca çalışan kadınların ev içinde sürdürdüğü belirli bir düzeni oluşmuştur. Eşinin hâkim olduğu bir ev düzeni karşısında emekli olan erkek evde sözünün geçmediğini düşünebilir; evde sorumluluk almak üzere kendine bir yer açmaya çalışır. Eşlerinin bu çabalarını, kadınlar “her şeye karışıyor” şeklinde algılayabilir. Artık eşlerle daha fazla zaman geçirileceğinden eşler arasındaki iletişimsizlik su yüzüne çıkabilir, sorunların farkına varılabilir ve çatışmalar artabilir. Her iki taraf da yıllardır sürdürdüğü evliliğini sorgulamaya başlayabilir. Bu durumda aile içindeki dengenin yeniden kurulması için yardım gerekebilir. Ayrıca emekli eşlerinde de bu dönemde depresif belirtiler gelişebildiğinden, bu açıdan da bir aile değerlendirmesi yapılması uygun olur.

Bu makale Psikolog İlkten Çetin ve Uzm. Psikiyatrist Aylan Gımzal Gönentür tarafından hazırlanmıştır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Emeklilik Sendromu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İlkten ÇETİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İlkten ÇETİN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İlkten ÇETİN'in Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 15,674 uzman makalesi arasında 'Emeklilik Sendromu' başlığıyla benzeşen toplam 51 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Dinle !! Dinliyorum Mayıs 2016
► "Değer"Siz Misiniz, "Değersiz" Misiniz ??? ÇOK OKUNUYOR Nisan 2016
► Erteleme Obsesyonu Haziran 2015
► Mitomani Haziran 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


13:30
Top