2007'den Bugüne 73,602 Tavsiye, 24,426 Uzman ve 16,675 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Çocuklarda Hayvan Sevgisi : İşte Biz Çocukken Böyleydik..
MAKALE #7120 © Yazan Vet.Hek.A.Kutlu DAYIOĞLU | Yayın Haziran 2011 | 3,789 Okuyucu
İşte biz çocukken böyleydik ..herkes köpek yavrularına kediciklere yardım ederdi...kışın aç kuşlara vermek için evdeki bayat ekmeklerimizi sıcak su ile ıslatır babamızla parklara koyardık...hep balkonlarımızdaki saksılarda kumrularımız oldu...balkonumuza yuva yapan kırlangıçların yuvasının altındaki dışkılarını hiç üşenmeden ve kızmadan her gün temizlerdi annelerimiz…parklarda karga yavrusu bulduğumuzda önce iki yudum su içirip sonra onu anne babasına kavuşturmak için onlarca karganın saldırısına göğüs gerip kedilerin ulaşamayacağı uygun bir yere bırakırdık... sokakta bir köpek veya kedi gördüğümüzde önüne hemen su koyar ve evdeki yiyeceklerden ne aşırıp verebiliriz diye bakmak için koşa koşa eve giderdik hemen…hep sokaklarımızda karabaşlarımız sarı kızlarımız olurdu..evlerimizden okula giderken onlar için bir parça peynir,kek, ekmek alırdık yanımıza cebimize koyarak...annemiz anlayamazdı hep önlüklerimizin ceplerinde kırıntı ve artıkların olmasını… eskiden köpek kedi sahiplenmek diye bir şey yoktu..zaten onlar bizim yavrularımızdı ve hep çevremizde bizlerle birlikte yaşarlardı..çevremizde ne kadar köpek kedi yavrusu varsa hepsine bakmaya çalışırdık...hatalarda yapardık, kedi yavrularına bakkaldan aldığımız soğuk sütleri açardık içmeleri için.... köpeklerin üzerindeki keneleri saatlerce toplar taşla ezip onu yüzlerce keneden kurtarmaya çalışırdık...hiç mikrop kapmadık, hiç hasta olmadık bu yüzden...ama veteriner hekim olunca anladık aslında biraz daha dikkatli olmamız gerektiğini.. evlerimizde tavşan, civciv besledik..ama büyüyünce akıbetinin ne olduğunu çocukken anlayamayacağımız şekilde bir yerlere gönderilmelerini çaresiz izledik…sincap, kirpi ,semender, kurbağa, kertenkele ve yılan gibi yaban hayvanlarını evlatlık aldık besledik…ama o zamanlar bile bakış açımızın doğruluğunu şimdi daha iyi anladığım bir davranışla hep doğaya geri saldık yaban hayvanlarını..onlar oraya aitti çünkü.. şimdilerde petshoplarda yaban hayvanının satılması normal bir şey gibi geliyor hiç düşünmüyorlar onlar bizim ülkemizin, Dünyanın tabi zenginlikleri diye..ama biz daha çocukken bilirdik onların doğada yaşamaları gerektiğini..
Biz çocukken böyleydik işte..ama biz hala çocukluğumuzdaki gibiyiz..Ya siz !? kendinize sorun: Ya siz nasılsınız?!
Ne oldu size, ne oldu bu insanlara!... neden artık gözleri kabuk kabuk yara olmuş bir kedi yavrusunun yanından yüzlerce insan çoluk çocuk geçiyor da neden sadece bir çocuk ağlayarak annesi ile yavruya bir şey oldu mu kör oldu mu diye endişelenerek veteriner hekime getiriyor. Diğerleri görmüyor mu yavrunun çaresizliğini!? Asıl kör olan onlar mı yoksa?
Duygusal körlük bu olsa gerek!? Kedicik gözleri kabuk kabuk, uzun süredir aç ve susuz miyavlamaktan sesi kısılmış öylece kaldırımda duruyor. Neden yanından yürüyüp geçiyorsunuz? O orada çaresiz dururken nasıl devam ediyorsunuz hayatlarınıza?! Bu muhtaç hayvanın yanından yürüyüp giderken hatta ‘’Elleme çocuğum pis kedi!’’ derken onlara nasıl öğreteceksiniz merhameti, sevgiyi, insanlığı, iyiliği ?
Köpek yavrusu yola fırlıyor ve normalden çok hızlı giden bir araba zaten yolların ve arabaların ne demek olduğunu bilmeyen yavrucağa çarpıyor ve yolun kıyısına savrulan yavru acılar içinde bağırıyor. Bu yavruya çarpan arabanın sahibi arkasına bile bakmadan basıp gidiyor. Hiç vicdan azabı hissetmiyor! Çocuklara, insanlara bile çarpıp kaçıyorlar diyeceksiniz.! Aynı şey işte! Bugün o minik korunmasız yavruya çarpıp giden insan yarın da benzerini bir insana yapıyor. Çünkü gün geçtikçe vicdan duygusu derinlere itiliyor. Bencillik, umursamazlık, duyarsızlık yüzeye çıkıyor. Köpeğe çarpan araba sahibi basıp gidiyor… sonra…yavrucak yolun kıyısına savrulmuş ağlıyor… etrafta onlarca insan var.. onlarca insanın birkaç tanesi koşup bakıyor yavruya.. o anda ne yapacağını düşünen sorumluluk ve sevgi kırıntıları kalmış insanlarda var aralarında ama çoğu amaaan! birileri nasıl olsa ilgilenir deyip hızlı hızlı yürüyüp geçiyor acılar içindeki yavrunun yanından!
Birileri ise Hah! Bir it daha ezildi..ne olacaktı ki habire üreyip duruyorlar her taraf sokak köpeği doldu,, birkaç tanesi gebersin ki sayıları azalsın diyor içinde söylenerek! Etraftan yardım etmeye çalışanlara da sinir oluyor.. insan olarak onun yapmadığını birileri yapmaya çalışıyorlar diye düşünmüyor hiç! Açıklanamaz garip bir şekilde hem ezilen köpek yavrusundan hem de ona yardım etmeye çalışan insanlardan nefret ediyor.
Bazıları büyük bir iş yapmış gibi kendilerinin dışında sorumluluk yükleyebilecekleri birilerini arıyor hemen telefonla ve vicdanları rahat hayatlarına devam ediyorlar. Çünkü hayvanlara yardım etmek sadece belediyelerin ve hayvan korumacıların sorumluluğunda diye düşünüyor.
Ama tüm bu insanlar bu acı çeken yavrunun yanından yürüyüp giderken birisi durup bir şeyler yapıyor…yavruya yaklaşıyor, acısını hissediyor, onun gözlerinden akamayan yaşlar bu insanın sevgi dolu gözlerinden süzülürken yavruyu sakinleştiriyor önce…sonra yavaşça acı çektirmeden daha sakin bir yere alıyor. Yaralarına bakıyor iğrenmeden, rahatsız olmadan..ama tedavi etmek için değil…yavrunun durumunu anlayabilmek ve telefon açıp danışacağı veteriner hekime bilgi verebilmek için…sonra hayvan beslemesi şart değil her duyarlı insanın kayıtlı acil telefon numaraları arasında bulunması gereken veteriner hekim telefonunu çeviriyor. Ne yapması gerektiğini doğru yerden öğreniyor. Kültürlü ve medeni insan olarak biliyor ki : Dünyada bir köpeğin sağlık durumu ve ne yapılması gerektiğini veteriner hekimden daha iyi bilecek meslek sahibi yoktur..
Sonra…sonra…yavruyu elindeki tüm imkanlarını kullanarak ve gerekeni yaparak bir araçla veteriner hekime ulaştırıyor..veteriner hekim kendisine gelen acılar içindeki yavruyu önce ağrı kesiciler ile rahatlatıp, röntgen vb elindeki tüm imkanlarını kullanarak yavrunun tedavisini yapıyor acılarını dindiriyor…klinikte uygun bir yerde sakince dinlenmeye çekilebilecek hale gelen yavru nihayet huzur içinde uyumaya başlıyor. Daha sonraki günlerde yine bu durup bir şeyler yapmayı bilen insanın köpeği alması ve yine üşenmeyerek şartlarını zorlayıp gerekirse evindeki bir odayı veya bir köşeyi ayırıp bu yaralı köpeğe bakabilmek için tüm enerjisini kullanarak bu yavruya yapılabilecek en iyisi yapmaya çalışıyor. Bu bakımın kolay olmadığını biliyor ama yapması gerekenin bu olduğunu da biliyor. O anda bu yavrunun ona ihtiyacı var ve başka birisinin bunu yapması mümkün değil! Bundan dolayı mutsuz olmuyor, endişe duymuyor bu durum ona dert oluşturmuyor ve hiç söylenmeden insanlık görevini yerine getiriyor. Ve yarın öbür gün benzer bir durum oluştuğunda yine aynısını yapacak..
Yavru kaza sonrası acılar içinde şaşkın ne olduğunu anlamamış vaziyette yatarken yanından yürüyüp geçenlere bakıp neden durup bir şeyler yapmıyorsunuz dediğini gözlerinden okuyabilen bir insan tarafından kurtarılınca yine o güzelim sevgi dolu bakışları ile kendisini kucaklayıp tedaviye getiren insana ve iyileştiren veteriner hekime bakıp işte siz insanlığın ne olduğunu bana gösterdiniz, o yüzden ben insanları çok seviyorum ve evcilleştiğim günden beri hep sizin yanınızda yaşamak için çabaladım durdum.
İnsana aşık, insansız yaşayamayan, insanların yaptıklarına koşulsuz katlanan ve insanı karşılıksız inanılmaz bir sevgiyle ödüllendiren tek hayvan olan köpek bir kez daha yanından yürüyüp gidenleri affedip durup bir şey yapanları kutluyor…
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuklarda Hayvan Sevgisi : İşte Biz Çocukken Böyleydik.." başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Vet.Hek.A.Kutlu DAYIOĞLU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Vet.Hek.A.Kutlu DAYIOĞLU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Vet.Hek.A.Kutlu DAYIOĞLU'nun Yazıları
► Hayvan Refahı ve Veteriner Hekimlik Vet.Hek.Dr.Mustafa ALTUNTAŞ
► Hayvan Haklarına Genel Bir Bakış Vet.Hek.Cemal KURT
► Hayvansever Olmadan Hayvan Sahibi Olmak Vet.Hek.Kemal ŞİMŞEK
► Hayvan Aşıları Hakkında Merak Edilenler Vet.Hek.Ozan Ezgi BERBEROĞLU
► Evlerde Evcil Hayvan Beslenmesi ve Guinea Pig Vet.Hek.A.Kutlu DAYIOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,675 uzman makalesi arasında 'Çocuklarda Hayvan Sevgisi : İşte Biz Çocukken Böyleydik..' başlığıyla benzeşen toplam 25 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kedilerde Agresiflik-Saldırganlık ÇOK OKUNUYOR Nisan 2013
◊ Bu da Bir Akrep Macerası ÇOK OKUNUYOR Haziran 2017
◊ Pisipisi Otu Ekim 2009
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


08:53
Top