2007'den Bugüne 81,932 Tavsiye, 25,988 Uzman ve 18,188 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Hayvan Dostluğu, Sorunsuz, Kişilikli, Sorumluluk Sahibi, Kendisi ile Barışık Çocuklar Yaratır
MAKALE #8222 © Yazan Vet.Hek.A.Kutlu DAYIOĞLU | Yayın Ocak 2012 | 5,487 Okuyucu
Hayvan dostluğu sorunsuz, kişilikli,sorumluluk sahibi, kendisi ile barışık çocuklar yaratır.
Çocuklarımızın psikolojik gelişiminde en büyük pozitif etki hayvanlarla birlikte yaşamakla oluşur.

Hem çocuklar hem hayvanlar karşılıksız sevgiyi biliyorlar.. Onlar tabi ki aynı değiller, bambaşka dünyaları ve yaratılışları var ama aynı olan tarafları sevgiyi biliyorlar ve yaşıyorlar.


Bir çocuğa sorun, bir yavru kedi hakkında ne düşünüyor diye!? Benim oğlum daha 4 yaşındayken evdeki kedimiz Moly için ‘’O benim arkadaşım’’ diyordu. Şimdi ise Köpeğimiz Nanook ve Pörty için söylüyor aynısını…Valla biz öğretmedik. O öyle biliyor, öyle istiyor, öyle hissediyor.

Bazen onları kucağına alıp okşuyor, öpüyor, seviyor. Bazen de yaramazlığı tutuyor hayvanı sıkıştırıyor, mıncıklıyor. Ama kedi onu asla tırmalamıyor, köpekler ısırmıyor. Onlar da biliyor , söyleyemiyorlar ama onlar da oğlum Ege için kendi kedi-köpek lisanları ile tırmalamayarak, ısırmayarak ‘’ O benim dostum’’ diyorlar.

Hep böyle değil midir onların dostluğu ; Ufacık çocuklar kocaman çoban köpeklerinin üstüne çıkar, kulaklarını çekiştirir ama o kocaman hayvancık onun çocuk olduğunu bilir, sabreder, asla onu ısırmaz, çok rahatsız olursa kalkar uzaklaşır. Tabi eğer insanlar tarafından yıllarca bağlı tutularak , eziyet edilerek çıldırtılmış, sabrı tükenmiş zavallı bir köpek değilse! Zaten o zaman değil çocuklara, kendisine bile zarar verir. Nasıl bir düşüncedir ki bir canlıyı 4-5 aylıkken bir zincirin ucuna bağlayıp, yıllarca , yaz-kış, karda-çamurda, güneşte-sıcakta aynı yerde durmasını isterler ve bu insan dostunu bile vahşi saldırgan bir hayvan yapabilirler.

Ama siz hayvanları çocuklara bırakın, onlar sevgiyi bilirler. Eğer anne babalarından ve çevrelerinden yok etmeyi , zarar vermeyi öğrenmedilerse, seyredin onların oyunlarını, birbirlerine yaklaşımlarını, seyredin de örnek alın dostluklarını!
Artık anne babalar çocuklarının hayvanla beraber yaşama isteklerini engelleyemiyorlar. Aslında anne babalar da istiyor hayvanların dostluğunu biliyorum. Hepiniz seviyorsunuz bir kanaryanın ötüşünü, bir köpeğin neşeli soluyan dilini, bir kedinin keyifli mırıltısını ; Ama sizler kendinizden uzaklaşıp, günün sıkıntılarından bu dostluklara vaktiniz kalmadığını düşünüyorsunuz. Zaten yoğun olan yaşamımızda hayvanlara yer yok sanıyorsunuz. Ama onlar tüm hevesleri ve neşeleri ile sizleri bekliyorlar. Sokaklarda, bahçelerde, evlerde, yeni dostluklar, yeni paylaşımlar için.

Çocuğumuz kaç yaşındayken evimize hayvan almalıyız?


Çocukların hayvanlarla birlikte büyümesinin ileriki yaşlarında onlara sağlayacağı yararlar artık tüm psikologlar tarafından kabul görmektedir. Hayvanlarla birlikte yaşamında sevgiyi, sorumluk duygusunu, arkadaşlığı öğrenebilen çocuklar yetişkinliklerinde de daha başarılı, insanlarla daha kolay anlaşabilen ve problemsiz kişiler olmaktadırlar.

Bu gerçeği kabul ettikten sonra önemli bir soruyu cevaplamamız ve karar vermemiz gerekmektedir : Çocuklarımızın hayatına bir hayvanı, mesela bir köpeği veya bir kediyi hangi yaşlarda dahil etmeliyiz?

Bu güzel dostluğun başlangıcı için doğru olan iki ayrı seçeneğiniz var:
1. seçenek; Evde zaten kedi veya köpek varken bir bebeğinizin olması ve hayvanlarla beraber, onları yavaş yavaş tanıyarak büyümesidir. Hayvan olan bir evde büyüyen çocuklar hayvanlarla yavaş yavaş tanıştıkları için asla onlara zarar vermezler ve hayvanlarda yeni bir bebeği düşünemeyeceğiniz kadar çabuk ve güzelce kabullenir ve hatta sahip çıkarlar.

2. seçenek içinse çocuğun en azından 11-12 yaşına gelmesini beklemektir. Bu yaşların arasında kalan dönemde çocuk hayvanları tam algılayamaz ve oyuncak gibi görür. Zaten bir sürü ses çıkaran tüylü oyuncağı vardır. Obje olarak onları da oyuncak gibi algıladığı için köpek veya kedi yavrusuna da zarar verebilir. En iyi ihtimalle zarar vermese bile sürekli peşinde koşturup, mıncıklayıp, sıkıştırır ve çoğu zamanda canını yakar.

Bebek ve köpek ilk karşılaşma ve doğru davranışlar


Daha önce sizlere çocuğunuz olmadan önce bir köpek veya kedi almanın en iyi seçenek olduğunu anlatmıştım. Evde bir hayvan varken doğan çocuklar hem hayvanın ona alışması hem de çocuğun hayvanla bağlantı kurabilmesi için daha avantajlıdır.
Bu konu içinde daha çok köpek üzerinde duracağım. Çünkü köpekler çok daha fazla kendileriyle ilgilenilmesini isteyen ve sevgi bekleyen canlılardır. Bebeğinizin doğacağı günde dahil olmak üzere köpeğinizle birlikte geçirdiğiniz, gezdirme, oyun vb zamanları aksatmamalısınız. Böylece köpeğiniz sizin yeni gelen bebekle birlikte onu artık sevmediğinizi düşünmeyecek ve bebeğe karşı kıskançlık veya benzer duygular hissetmeyecektir. Vurgulamam gereken önemli bir konuda köpeklerin kıskançlık sonucu asla bebeklere veya çocuklara zarar verme ihtimalleri olmadığıdır. Sadece bir önce doğan çocuğunuzun yaptığı gibi üzülür kendilerini yalnız hissedebilir ve dikkat çekmeye çalışırlar.

Onları anlamalı ve haksızlık etmemelisiniz. Empati kurmak dediğimiz karşındaki canlıyı anlamak ve ona doğru davranmayı da kapsıyor.
Bebeğinizin eve ilk geldiği gün köpeğinizi aşırı şımartmadıysanız anneyi ve bebeği rahatsız etmemek için dikkat ettiğini fark edeceksiniz. Çünkü doğal iç güdüleri doğum yapan bir dişinin yakınına yaklaşmaması gerektiğini söyler . Normal sürüsü içinde bir dişi doğum yaparsa diğer bireyler mümkün olduğunca telaşlı, yavrularını koruma eğiliminde olan anneyi yalnız bırakırlar. Sizin köpeğinizde benzer bir anlayış ve saygı ile anne ve bebeğin bulunduğu alanlara girmemeye çalışacaktır.
Bebeğinizin büyüme sürecinde de köpeğinizin gezdirme sürelerini kısaltmak yerine biraz daha artırırsanız köpeğiniz kendisine ait zamanların olduğunu bilecek ve diğer zamanlarda sizin üzerinize düşmeyecektir.

Bebekler 5-8 aylık olduklarında emeklemeye başlarlar ve evde köpeğinizle bağlantısını biraz daha artırma zamanı gelmiştir. Yavaş yavaş bebeğin olduğu ortamlara köpeğinizi de almaya başlayın ve küçük dokunuşlara izin vermeye başlayarak birbirleri ile tanıştırın. Bu arada köpeğinizin huyunu iyi tartın ve bebeğin onun canını acıtması durumunda kendini korumayacağından emin olun. Tabi bebeğin köpeğinizin canını yakmasına da engel olun.

Bebek büyüdükçe özellikle ayağa kalkıp yürümeye başlayınca köpekle ile çok daha doğru ilişkiyi kurabilecektir. Özellikle küçük köpekler bazen bebeklere ve çocuklara karşı daha az toleranslıdır ve büyük köpeklerde hareketlerini ayarlayamayabilirler veya cüsselerinin farkında olmadan sert hareketler yapabilirler. Bütün bu kontaklar sırasında her zaman kontrolü elde tutmalı ve riskler yaratmamalısınız.
Tüm bebek, çocuk ilişkisinde yanlış eğitilmiş veya ihmal edilmiş veya aşırı şımartılmış köpekler dışındaki hiçbir köpek asla bir bebeğe veya çocuğa bilerek zarar vermek istemez.

Çocuğunuz hayvanlardan korkuyorsa, şehir yaşamı yüzünden hayvanlarla tanışmamış olma ihtimali fazladır. Bizler ve bizden önce de babalarımız ve dedelerimiz, şimdiki çocuklara göre daha şanslıydık. Her geçen yıl biraz daha artan modernleşme adı altında bizler ve çocuklarımız doğadan dolayısıyla hayvanlardan kopmaktalar. Hayvanı hiç tanımadan büyüyen bir çocukta eğer annesi ve babası hayvan sevgisi konusunda bir çaba göstermiyorsa haklı olarak onlardan korkma ihtimali fazladır.
Bu dünyayı hayvanlar ve bitkilerle paylaşıyoruz. Lütfen çocuklarınızı onlara yabancı büyütmeyin. Unutmayın ki bir köpek,kedi,guineapig ya da en azından akvaryum veya kuş ile olan dostluk, çocuğunuzun ilerde yaşayacağı bilgisayar bağımlılığı veya başka bir kötü alışanlığının oluşmasını engelleyebilecektir. Geç olmadan çocuklarınızın hayvanları tanımalarının ve dolayısıyla onlardan korkmaları için hiçbir neden olmadığını anlatmanın yolunu bulmalısınız.

Çocuğunuz bir hayvan isteyince ona kızmayın, panik yapmayın, şaşırmayın. Bu onların en doğal isteği ; Onlar sizin görmediğinizi görüyorlar, hissediyorlar. Zaten yaşamlarında olan ama uzaklaştırılmış hayvan dostlarını tekrar yanlarına istiyorlar. Onları ayırmayın, bir araya gelmelerini sağlayın ve o zaman dostluğu, karşılıksız sevgiyi görün.....
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Hayvan Dostluğu, Sorunsuz, Kişilikli, Sorumluluk Sahibi, Kendisi ile Barışık Çocuklar Yaratır" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Vet.Hek.A.Kutlu DAYIOĞLU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Vet.Hek.A.Kutlu DAYIOĞLU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Vet.Hek.A.Kutlu DAYIOĞLU'nun Yazıları
► Hayvansever Olmadan Hayvan Sahibi Olmak Vet.Hek.Kemal ŞİMŞEK
► Hayvan Refahı ve Veteriner Hekimlik Vet.Hek.Dr.Mustafa ALTUNTAŞ
► Hayvan Haklarına Genel Bir Bakış Vet.Hek.Cemal KURT
► Hayvan Aşıları Hakkında Merak Edilenler Vet.Hek.Ozan Ezgi BERBEROĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,188 uzman makalesi arasında 'Hayvan Dostluğu, Sorunsuz, Kişilikli, Sorumluluk Sahibi, Kendisi ile Barışık Çocuklar Yaratır' başlığıyla benzeşen toplam 96 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kedilerde Agresiflik-Saldırganlık ÇOK OKUNUYOR Nisan 2013
◊ Bu da Bir Akrep Macerası Haziran 2017
◊ Pisipisi Otu Ekim 2009
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


05:39
Top