2007'den Bugüne 82,011 Tavsiye, 26,002 Uzman ve 18,205 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Terör, Deprem ve Ruh Sağlığımız (Travma Sonrası Stres Bozukluğu)
MAKALE #7668 © Yazan Uzm.Psk.Gülüm BACANAK | Yayın Ekim 2011 | 3,995 Okuyucu
Son günlerde ülke olarak oldukça zor bir dönemden geçmekteyiz. Bir yandan terör eylemleri nedeniyle her gün gelen şehit haberleri canımızı yakmaya ve içimizi acıtmaya devam ederken, bir yandan da doğal felaketlerle mücadele etmek zorunda kalıyoruz. Tabi ki herşey insanlar için, insanoğlu var olduğundan beri hayatı boyunca türlü zorluklarla mücadele etmek ve ayakta kalmak zorunda. Ama bazen mücadele gücümüz azalabiliyor ve kendimizi çaresiz ve umutsuz hissedebiliyoruz. Hayatımızı derinden etkileyen, sarsan, bir daha hiç bir şey eskisi gibi olmayacak mı diye düşündüren olaylar ruh sağlımızı da olumsuz etkilemektedir ve toplum olarak psikolojik desteğe en çok ihtiyaç duyulan dönemlerden birindeyiz. Elbette ki bu günler de geçecek, ama ruhumuzda bazı izler bırakacak, önemli olan bu dönemden olabilecek en sağlıklı biçimde çıkabilmektir.

Başımıza travmatik bir olay geldiğinde günlük hayatımıza dönmekte, diğer insanlarla iletişim kurmakta ve kendimizi yeniden güven içinde hissetmekte zorlanıyorsak bu durumda Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) yaşıyor olabiliriz. Travmatik bir olay yaşayan herkes kendini korkmuş, üzgün, mutsuz, endişeli ya da hayattan kopmuş hissedebilir. Genellikle travmatik olayın üzerinden belli bir süre geçtikten sonra bu olumsuz duygular azalır ve hayat normale döner. Ancak bazen kişi travmanın etkilerini üzerinden atmakta ve günlük hayatına devam etmekte güçlük yaşar, sürekli bir tehlike içinde olduğu duygusundan ve ve olayın anılarından kurtulmakta zorlanır.

Peki travmatik olay olarak nitelendirebileceğimiz durumlar nelerdir:

Savaş, doğal afetler, araba ya da uçak kazaları, terör saldırıları, sevilen bir yakın kişinin ani kaybı, tecavüz, kaçırılma, saldırıya uğramak, cinsel ya da fiziksel taciz, çocuklukta istismara uğramış olmak, çocuklukta terkedilmiş ve ihmal edilmiş olmak, vb. Travma sonrası stres bozukluğu kişiye kendini çaresiz ya da tehlike içinde olduğunu hissetiren bu tür olaylardan sonra ortaya çıkabilir. Asker ya da polis gibi tehlikeye daha yakın olan mesleklerde Travma sonrası stres bozukluğu sıkça görülebildiği gibi, önceden tahmin edilemeyen ve kontrol edilmesi mümkün olmayan büyük olaylar Travma sonrası stres bozukluğuna neden olabilir.

Travma sonrası stres bozukluğu herkeste farklı bir şekilde gelişir. Belirtiler genellikle olaydan saatler ya da günler sonra ortaya çıkarken, bazı kişilerde haftalar ya da aylar sonra da görülebilir.

Travmatik bir olay yaşandığında herkeste belli tepkiler ortaya çıkar, bu tepkilerin ortaya çıkmaması mümkün değildir. Hayatımızı derinden etkileyen, beklenmedik bir olay sonrasında herkes kendini tehlike içinde hissedebilir, dünyaya karşı güvenini yitirebilir, korkabilir, olayı kafasından atamaz ve korkulu rüyalar görebilir. Bunlar travmatik olaylara karşı verilen normal tepkilerdir. Ancak çoğu kişide bu tepkiler kısa sürelidir, belli bir süre sonra kişiler olayın üstesinden gelmeye ve daha iyi hissetmeye başlar. Ancak Travma sonrası stres bozukluğu söz konusu olduğunda kişi kendini daha iyi hissetmez, aksine daha kötü hissetmeye başlar ve olayın üstesinden gelemez.

Travmatik bir olaydan sonra kişi şoka girer, akıl ve beden şoktadır. Ancak bir süre sonra kişi ne olduğunu anlamaya ve değerlendirmeye başlar ve şoktan çıkar. Ancak Travma sonrası stres bozuklukluğunda kişi psikolojik şoktan çıkamaz. Ne olduğu ile ilgili bilgi ve duygular arasında bir kopukluk olur. Bu durumu aşabilmek için olayla ilgili anılar ve duyguları hatırlamak, hissetmek ve bunlarla yüzleşmek çok önemlidir.

Travma sonrası stres bozukluğunun belirtileri hemen ya da zamanla ortaya çıkabilir, artıp azabilir ya da bazen ortadan kaybolup yeniden ortaya çıkabilir. .belirtiler bazen aniden ortaya çıkabildiği gibi, bazen de yaşanılan o travmatik olayı hatırlatan bir ses, görüntü, koku ya da söz sonucunda ortaya çıkabilir.

Herkes Travma sonrası stres bozukluğundan farklı şekillerde etkilense de, belirtileri 3 ana başlık alında toplayabiliriz:

1- Aynı olayı sürekli tekrar yaşamak ( olayla ilgili aniden hatırlanan anılar, olayı tekrar yaşıyormuş gibi hissetme- flashback, olayla ilgili kabuslar, olayı hatırladığında hissedilen yoğun bir stres, olay hatırlandığında yoğun bir fiziksel belirtile gösterme- kalp çarpıntısı, nefes alışverişinin hızlanması, mide bulantısı, terleme, tansiyon yükselmesi,vb.)
2- Travmayı hatırlatan şeylerden kaçınmak ( Yaşanan travmatik olayı hatırlatacak yerler, aktiviteler, düşünceler ve duygulardan kaçınma, travmatik olaylarla ilgili önemli parçaları unutma, genel olarak günlük yaşantıyla ilgili aktivitelere karşı ilgi kaybı, insanlardan uzaklaşma, duygusal olarak uyuşma, hissizleşme, gelecekte durumun düzeleceğiyle ilgili bir umudu olmama vb.)
3- Sürekli artan bir endişe hali ve yoğun duygusallık ( Uyumakta güçlük, öfke, konsantrasyon güçlüğü, sürekli alarm halinde ve korku içinde olma, vb.)

Ayrıca huzursuzluk, utanç, kendini suçlama, madde kullanımı, kendine güvensizlik, depresyon, umutsuzluk, intihar düşünceleri, yalnızlık hissi ve fiziksel ağrı ve acı ile ilgili belirtiler de Travmatik stres bozukkluğunun yaygın belirtilerindendir.

Çocuklarda ve ergenlerde Travmatik stres bozukluğu semptomları yetişkinlerden farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Özelliklerde çocuklarda;
  • Ebeveynlerden ayrılma korkusu
  • Tuvalet eğitimi gibi önceden öğrenilmiş bazı becerilerin yitirilmesi
  • Uyku sorunları ve korkulu rüya görme
  • Sıkıntılı olma
  • Travma yaratan olayla ilgili tekrar edici oyunlar oynama
  • Travma ile ilgisi olmayan yeni korkular ve endişeler
  • Belirli bir nedeni olmayan ağrılar
  • Sinirlilik hali, vb. belirtiler görülmektedir.
Travma sonrası stres bozukluğunun kimde ne şekilde ortaya çıkacağını önceden tahmin etmek imkansız olsa da, kişinin yatkınlığını arttırabilecek bazı risk faktörleri mevcuttur. Çoğu risk faktörü zaten başlı başına travmatik olayın doğası ile ilgilidir. Kişinin hayatını ya da güvenliğini tehdit eden olaylar Travma sonrası stres bozukluğunu ortaya çıkarmada daha etkili olabilir. Ayrıca olayın maksatlı ve kötü niyetli oluşu, beklenmedik, kontrol edilemez ve kaçınılamaz oluşu da kişideki çaresizlik hissini arttırdığı için Travma sonrası stres bozukluğuna yol açma olasılığı yüksektir.

Ayrıca kişinin daha önce yaşamış olduğu travmatik deneyimler, ailede geçmişte travma sonrası stres bozukluğu ve depresyon öyküsü olması, geçmişte fiziksel ve cinsel taciz öyküsü, madde kullanımı, depresyon, geçmişte anksiyete ya da başka bir ruhsal rahatsızlık geçirmiş olmak, günlük hayatta yüksek stres düzeyine sahip olmak, travma sonrası destek azlığı ve kişinin travma ile baş etme becerilerindeki eksiklikler de Travma sonrası stres bozukluğunun ortaya çıkışında rol oynayan önemli risk faktörlerindendir.

Travma sonrası stres bozuklukluğu belirtileri ortaya çıktığında, bunun üstesinden gelebilmek için psikolojik destek almak ve tedaviye başvurmak çok önemlidir. Öncelikle sorunun varlığını kabul etmek ve onunla yüzleşmek gereklidir. Sorunla ne kadar çabuk yüzleşilirse, sorunun üstesinden gelmek de o kadar kolaylaşacaktır. Travma sonrası stres bozukluğu bir zayıflık göstergesi değildir, bununla baş etmenin tek yolu ne olduğuyla yüzleşmek ve bu olayı geçmişin bir parçası olarak kabul etmeyi öğrenmektir. Acı verici anılardan ya da duygulardan kaçmak, onları yok saymaya çalışmayı istemek çok doğaldır, ancak kendinizi hissizleştirmeye ve anıları uzaklaştırmaya çalışırsanız, bu durumun kötüye gitmesine neden olur. Duygulardan kaçmak mümkün değildir.

Travma sonrası stres bozukluğunun tedavisinde;
  • Travma ile ilgili duygu ve düşünceleri keşfetmek,
  • Kendini suçlama ve güvensizlik duyguları ile başetmeyi öğrenmek,
  • Aniden hatırlanan anılarla baş etmek
  • Travma sonrası stres bozukluğunun kişinin hayatında ve diğer kişilerle ilişkilerinde yarattığı sorunları belirlemek ve çözüm bulmak amaçlanır.
Travma sonrası stres bozukluğunun tedavisinde psikolojik tedavi ile birlikte ilaç tedavisi de uygulanmaktadır. Travma odaklı bilişsel- davranışçı terapinin yanı sıra, aile terapisi, rahatlama ve gevşeme egzersizlerinin ve duygu boşaltım tekniklerinin kişiye öğretilmesi, EMDR, EFT gibi teknikler de uygulanmaktadır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Terör, Deprem ve Ruh Sağlığımız (Travma Sonrası Stres Bozukluğu)" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Gülüm BACANAK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Gülüm BACANAK'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Gülüm BACANAK'ın Makaleleri
► Travma Sonrası Stres Bozukluğu Uzm.Psk.Şeyda KUTSAL
► Travma Sonrası Stres Bozukluğu Psk.Emir Emre DOĞAN
► YENİTravma Sonrası Stres Bozukluğu Nedir? Psk.Sümeyye KESKİN
► Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nedir? Uzm.Psk.Ziya ÜNLÜTÜRK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,205 uzman makalesi arasında 'Terör, Deprem ve Ruh Sağlığımız (Travma Sonrası Stres Bozukluğu)' başlığıyla benzeşen toplam 24 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Evlilikte Cinsel Sorunlar Şubat 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


09:27
Top